SON DAKİKA
header-ad

‘Saraydan kız kaçırma' sezona veda ediyor

Mozart’ın ölümsüz eseri “Saraydan Kız Kaçırma”, Antalya Devlet Opera ve Balesi sahnesinde sezonun son temsiliyle tekrar sahnelenmeye hazırlanıyor. Nisan ayındaki prömiyeriyle büyük ilgi gören eser, büyüleyici müzikleriyle Antalyalı sanatseverleri son kez bekliyor.

Antalya Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın en dikkat çekici eserlerinden biri olan ‘Saraydan Kız Kaçırma’ operasını 7 Mayıs 2026 Perşembe akşamı saat 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde sezonun son temsiliyle sanatseverlerle buluşturuyor. Avrupa müziğinde Türk etkilerinin en belirgin örneklerinden biri olarak kabul edilen eser, rejili konser formatında sahnelenecek.

Rejisör Cenk Bıyık tarafından sahneye koyulan eserin dekor ve kostüm uyarlaması Zekiye Şimşek imzası taşırken, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz tarafından gerçekleştirildi. Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı orkestra şefleri Hakan Kalkan yönetirken, Antalya Devlet Opera ve Balesi Korosu koro şefi Mahir Seyrek tarafından hazırlandı. Eserin başkemancısı Sibel Aydın.

Eserde Belmonte rolünü Dağhan Ergün; Osmin rolünü Enis C. Kızılgül; Constanze rolünü Ş. Sılay Erman; Blonde rolünü İrem Başak Alkan; Pedrillo rolünü Fatih Kayhan; Selim Paşa rolünü ise Ümit Burak Tekinay canlandıracak.

Mozart’tan Osmanlı’ya uzanan bir hikâye

‘Saraydan Kız Kaçırma’, 18. yüzyılda Avrupa’da yaygınlaşan ‘Türk modası’nın en çarpıcı yansımalarından biri olarak müzik tarihinde yerini almıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun askerî gücü kadar kültürel etkisinin de hissedildiği bu dönemde, özellikle mehter müziğinin ritmik yapısı ve vurmalı çalgıları Mozart üzerinde önemli bir etki bırakmıştır. Besteci, bu etkileri kendi müzik diliyle harmanlayarak eserde özgün bir atmosfer yaratarak seyirciyle buluşturmuştur.

1782 yılında Viyana’da ilk kez sahnelenen opera, Mozart’ın Avrupa’daki ününü pekiştiren önemli eserlerden biri olmuş; Doğu’ya dair egzotik anlatımıyla büyük ilgi görmüştür. Ancak eser, yalnızca egzotik bir hikâye sunmakla kalmaz; aynı zamanda Osmanlı figürlerini alışılmış kalıpların dışında, daha insani ve erdemli bir bakış açısıyla ele alarak dikkat çeker.

Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek ‘Saraydan Kız Kaçırma’ operası 7 Mayıs 2026 Perşembe akşamı saat 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde sahnelenecek olup eserin sınırlı sayıdaki biletleri; Antalya Devlet Opera ve Balesi gişelerinden ve www.biletinial.com adresinden temin edilebilir. Gişeler hafta içi ve Cumartesi günleri 10.00–18.00 saatleri arasında, temsil günlerinde ise konser saatine kadar hizmet vermektedir.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.05 08:34:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yangında ölen kadının kimliği 25 gün sonra belirlendi

Antalya’da çıkan yangında cesedi tanınmaz halde bulunan 2 çocuk annesi 41 yaşındaki kadının kimliği, yakınlarının alınan DNA örneğiyle tespit edildi. Kadının cenazesi toprağa verilmek üzere yakınları tarafından morgtan alındı.
Yangın, geçtiğimiz 19 Mart tarihinde gece yarısı Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi Yener Ulusoy Bulvarı üzerindeki bir apartmanın bodrum katında meydana geldi. Eşinden ayrı yaşayan 2 çocuk annesi 41 yaşındaki Meltem Bereket, evinde çıkan yangında feci şekilde hayatını kaybetti. İtfaiye ekiplerinin çalışmasına rağmen ev kullanılamaz hale geldi. Tanınmaz hale gelen ceset, olay yeri ve savcılık incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis kadının kimliğini belirlemek için çalışma başlattı. Bölgede yapılan çalışmanın ardından polis, kadının Finike’de yaşayan yakınlarına ulaştı. Alınan DNA örneğinin ardından cesedin 25 gün önce ölen Meltem Bereket’e ait olduğu belirlendi. Ağabeyi ve yakınları tarafından morgtan alınan kadının cenazesi Finike Turunçova Mahallesi’nde toprağa verildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 13:34:14
Son Düzenlenme Tarihi :





Darbenin ardından 43 yıldır acısı dinmedi, tek isteği soyadının geri verilmesi

12 Eylül 1980 darbesi sonrası idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına, kardeşinin ölümünün ardından soy isimlerinin değiştirildiğini ifade ederek, "Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye ..

12 Eylül 1980 darbesi sonrası idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına, kardeşinin ölümünün ardından soy isimlerinin değiştirildiğini ifade ederek, "Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye yapıyorlar. Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi? Ben bu ızdırabı 43 yıldır yaşıyorum. Bu acıyı her sene çekiyorum. Hayatımız karardı, annem kardeşimin adını sayıklayarak öldü. Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz" dedi.
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 43 sene geçti. Darbe sonrası cezaevlerinde 171’i işkence sonucu olmak üzere yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi ise idam edildi. Mustafa Pehlivanoğlu da 7 Ekim 1980’de 22 yaşındayken Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde asılarak idam edildi. Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına o dönemi gözleri dolarak anlattı.

"Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi?"
Askeri ihtilalin sağ kesime yapıldığını belirten Fırtına, "Kardeşim o zaman cezaevinde bulunuyordu. Mahkemesi devam ediyordu. Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye yapıyorlar. Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi? Askeri cuntanın ülkemizde yaptığı budur. Ben bu ızdırabı 43 yıldır yaşıyorum. Bu acıyı her sene çekiyorum. Hayatımız karardı, annem kardeşimin adını sayıklayarak öldü. Son sözü de Mustafa oldu. Bizi perişan ettiler, ailede bir ben bir de kız kardeşim kaldık. Ben gücüm yettiği kadar anılarını yaşatıyorum. Bu mektubunu 81 ile dağıttım" dedi.

"Bize idamını 2 gün sonra haber verdiler"
Tek istediğinin soy isminin geri verilmesi olduğunu belirten Fırtına, "Geçen yıl eski İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ile bir araya gelerek bu durumu görüştük. Her sene bu şekilde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın benimle bir kez görüşmesini istiyorum. Elimdeki tüm belgeleri teslim edeceğim. Kardeşim 3 parça halinde bize mektup yazarak, mektubunda suçsuz olduğunu belirtip, hakkımızı helal etmemizi istiyor. Bize idamını 2 gün sonra haber verdiler, annem ve babam görüşmek için gidiyorlar. Görüşemezsiniz diyorlar, savcılıkla görüşmek için gittiklerinde idam edildiğini söylüyorlar. Gazeteye bir bakıyorlar orada yazıyor. Cenazeyi kendileri defnediyorlar. 9 ay 10 gün sonra mahkeme kararıyla mezarını açtırdık, tespit yaptırdık" açıklamasına yer verdi.

"Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz"
Kenan Evren’in ülkeye yaptığı en büyük zararın ihtilal olduğunu belirten Fırtına, "1980 ihtilalinden sonra 15 Temmuz oldu. Onu da Kenan Evren’in harp okullarında yetiştirdiği öğrenciler Türkiye Cumhuriyetini yıkmak istediler. Allah’ın izniyle başaramadılar. Kenan Evren Paşa bizim soy ismimizin değiştirilmesini istiyor. Avukat neden diye sorduğunda da bizim zarar gördüğümüzü belirtiyor. Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz. Bizim bir müracaatımız olmadı, bize nüfus kağıtları kendisi geldi. Biz soy ismimizin geri verilmesini istiyoruz. Bunu yaparsa hükümetimiz yapar. Bizim gibi çok mağdur var. Acımız hiçbir şekilde dinmiyor, her yıl bu zamanlarda dünyamız kararıyor. Allah kardeşimizin mekanını cennet eylesin" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.10 09:35:56
Son Düzenlenme Tarihi :