SON DAKİKA
header-ad

ANSİAD BAŞKANI ERCAN ÖZBEK’TEN EKONOMİ PROGRAMI VE REEL SEKTÖRÜN GELECEĞİNE DAİR ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Muhabiri Fikri Cinokur’a verdiği özel röportajda, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu, reel sektörün sahadaki reflekslerini ve önümüzdeki döneme ait yol haritasını paylaştı. Bakan Mehmet Şimşek’in göreve gelmesiyle başlayan süreçten KOBİ'lerin finansman sorunlarına kadar pek çok konuya değinen Özbek, kalıcı çözümün yapısal reformlardan geçtiğini vurguladı

Özbek: "Ekonomi Programının En Büyük Kazanımı Öngörülebilirlik Oldu"

 

Sözlerine son üç yıldır uygulanan ekonomi programını genel hatlarıyla değerlendirerek başlayan ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, programın iş dünyasına en büyük katkısının "önünü görebilmek" olduğunu belirtti. Özbek, "Son üç yılda uygulanan ekonomi programının en önemli kazanımı ekonomide öngörülebilirliğin yeniden tesis edilmesi olmuştur. İş dünyası açısından yatırım kararı alabilmek, bütçe yapabilmek ve önünü görebilmek en az rakamların kendisi kadar önemlidir. Zorlu küresel koşullara, bölgemizde yaşanan jeopolitik gerilimlere ve içeride yaşadığımız deprem felaketinin ekonomik etkilerine rağmen Türkiye ekonomisinin direncini koruyabilmiş olması önemli bir başarıdır" dedi. Enflasyonla mücadelede henüz hedeflenen noktada olunmadığını fakat finansal istikrarda olumlu gelişmeler gördüklerini ekleyen Özbek, sadece para politikalarına odaklanmanın yeterli olmayacağını, üretimi ve verimliliği artıracak yapısal reformların şart olduğunu dile getirdi.

 

Özbek: "Enflasyon Aynı Zamanda Psikolojik Bir Süreçtir, Adil Bir Vergi Reformuna İhtiyaç Var"

 

Ekonomi programında henüz tam olarak tamamlanamayan ve odaklanılması gereken alanlara dikkat çeken Ercan Özbek, enflasyonun psikolojik boyutuna ve vergi adaletine değindi. Fiyatlama davranışlarının normale dönmesinin zaman aldığına işaret eden Özbek, şu tespitlerde bulundu:

"Enflasyonla mücadelede beklentileri daha hızlı düzeltecek adımların atılması faydalı olabilirdi. Çünkü enflasyon sadece ekonomik değil aynı zamanda psikolojik bir süreçtir. İkinci olarak, ülkemizin uzun vadeli ve doğrudan yabancı yatırımları daha güçlü şekilde çekmesi gerekiyor. Finansman ihtiyacını kısa vadeli kaynaklarla karşılamak yerine üretim, teknoloji ve istihdam oluşturan yatırımları artırmalıyız. Bir diğer önemli konu ise vergi reformudur. Vergi sisteminin daha adil, daha sade ve daha geniş tabana yayılan bir yapıya kavuşması hem kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendirecek hem de rekabet ortamını iyileştirecektir."

 

Özbek: "Türkiye Ekonomisinin Omurgası Olan KOBİ’ler Güçlenmeli"

 

Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmasının KOBİ'lerin gücüne bağlı olduğunu savunan Özbek, "Özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim ve teknolojik dönüşüm konusunda daha fazla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü Türkiye ekonomisinin omurgasını KOBİ’ler oluşturuyor. KOBİ’ler güçlenmeden sürdürülebilir büyümeden söz etmek mümkün değildir" açıklamasını yaptı.

  

Özbek:“Yeni Nesil Kalkınma Vizyonu Ortaya Koymalıyız: Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Zorunluluktur"

 

Önümüzdeki süreç için net bir yol haritası çizilmesi gerektiğini vurgulayan ANSİAD Başkanı, ucuz iş gücüne dayalı rekabet modelinin geride kaldığını belirtti. Dijital dönüşüm, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve yüksek katma değerli üretimin yeni dönemin temel başlıkları olması gerektiğini ifade eden Özbek, eğitim ve bölgesel kalkınma vurgusu yaptı:"Üniversitelerimiz ile özel sektör arasındaki iş birliği güçlendirilmeli, gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlayacak eğitim modelleri geliştirilmelidir. Yapay zekâ, veri analitiği, yazılım ve ileri teknoloji alanlarında insan kaynağı yetiştirmek artık bir tercih değil zorunluluktur. Özellikle Anadolu şehirlerinin ekonomik potansiyelini daha etkin kullanacak bölgesel kalkınma politikalarına ihtiyaç var. Antalya gibi üretim, tarım, turizm ve ticaret kapasitesi yüksek şehirlerin yeni yatırımlardan daha fazla pay alması sağlanmalıdır."

 

Özbek: "Yüksek Faiz Ortamı Finansmana Erişimi Zorlaştırıyor"

 

Reel sektörün üretim, hammadde ve maliyetler noktasında yaşadığı güncel zorlukları sahadaki gözlemleriyle aktaran Özbek, sıkı para politikasının iç talebi yavaşlattığını ve kapasite kullanım oranlarını gerilettiğini söyledi. İhracatçıların ciddi bir rekabet baskısı altında olduğunu ifade eden Özbek, "İş gücü, enerji ve finansman maliyetleri birçok firmanın karar süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bugün reel sektörün en önemli gündemlerinden biri finansmana erişimdir. Şirketler yatırım yapmak, üretmek ve ihracatını artırmak istiyor ancak yüksek faiz ortamı bu süreci zorlaştırıyor. Bu nedenle üretimi ve ihracatı destekleyen seçici finansman modellerinin geliştirilmesini önemli görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

 

Özbek:"Jeopolitik Riskler Baskı Yaratsa da Türkiye Önemli Fırsatlara Sahip"

 

Küresel ve bölgesel gerilimlerin ekonomi üzerindeki etkilerini yorumlayan Ercan Özbek, jeopolitik gündemin lojistik ve enerji maliyetleri üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu söyledi. Buna rağmen Türkiye’nin konumunun sunduğu avantajlara değinen Özbek, "Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika arasında bir üretim ve lojistik merkezi olma potansiyelimiz bulunuyor. Bölgedeki belirsizliklerin azalması halinde Türkiye’nin savunma sanayi, lojistik, enerji, teknoloji ve veri merkezleri gibi alanlarda çok daha fazla yatırım çekebileceğine inanıyoruz" dedi.

 

Özbek:Kalıcı Çözüm Borç Ertelemede Değil, Verimlilik Odaklı Finansmandadır"

 

Son dönemde iş dünyasından gelen borç erteleme ve yapılandırma taleplerine de açıklık getiren ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, geçici pansumanlar yerine kalıcı çözümlere odaklanılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Özellikle KOBİ’ler açısından nakit akışının yönetimi her geçen gün daha kritik hale geliyor. Ancak kalıcı çözümün sürekli yapılandırma veya borç erteleme uygulamalarında olmadığını düşünüyoruz. Bunlar bazı dönemlerde gerekli olabilir ancak tek başına çözüm üretmez. Asıl ihtiyaç duyduğumuz şey; verimliliği artıran, teknolojik dönüşümü destekleyen ve firmaların rekabet gücünü yükselten uzun vadeli finansman modelleridir. Eğer üretimi, teknolojiyi, ihracatı ve insan kaynağını merkeze alan bir dönüşümü başarabilirsek, bugünkü zorlukları aşarak çok daha güçlü bir ekonomik yapıya ulaşabiliriz. İş dünyası olarak bizler de bu dönüşümün aktif paydaşı olmaya hazırız."


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.06.18 08:37:29
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Elmalı-Korkuteli bölünmüş yolunda işte son durum !

Elmalı-Korkuteki bölünmüş yolunda son durumu sizler için görüntüledik

Birkaç gün içinde Ulucak Mahallesi üzerinden Elmalı’dan Korkuteli’ye, Korkuteli’den ise Elmalı’ya araç trafiği serbest bırakılacak. Bazı araç sürücüleri tarafından şimdiden kullanılan bölünmüş yolda trafik işaret levhaları konuldu Bugün itibariyle mıcır taşları süpürülürken, yol çizgi çalışmalarına başlanılacağı ve hafta başından itibaren de yolun araç trafiğine açılacağı öğrenildi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.11.16 17:26:48
Son Düzenlenme Tarihi :





Turizm Dünyası “Sürdürülebilir Turizm” için Antalya’da buluştu

Sürdürülebilir seyahat ve turizm için global standartları belirleyen ve bu standartların uygulanırlığını yöneten Global Sürdürülebilir Turizm Konseyi’nin (GSTC) her yıl farklı ülkede düzenlediği Sürdürülebilir Turizm Konferansı, 9-12 Mayıs 2023 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi.

Bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlenen ve GSTC’nin “imza etkinliği” niteliğindeki konferans, sürdürülebilir seyahat ve turizmin geliştirilmesi ve tanıtımına dahil olan tüm turizm paydaşlarını Akdeniz’in turizm cenneti olan Antalya’da buluşturdu.

Konferansın açılışında konuşan T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, GSTC’nin imza etkinliği niteliğinde olan ve sürdürülebilir turizm alanında dünyanın en yetkin uzmanları ile kanaat önderlerinden oluşan konuşmacıları ve katılımcıları bir araya getiren bu önemli konferansın ilk kez Türkiye’de düzenlenmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konferans ile sürdürülebilir turizmle ilgili dünya çapında çok önemli kazanımlar elde edileceğini ve böylece GSTC 2023 Küresel Sürdürülebilir Turizm Konferansı’nın tüm katılımcılar için değerli bir bilgi ve fikir alışverişi platformu olduğunu söyleyen Ersoy, konuşmasında Türkiye’nin COVID-19 salgını sırasında hayata geçirdiği Güvenli Turizm Sertifika Programı’na ve daha sonrasında GSTC ile imzalanan iş birliği anlaşmasına da yer verdi. 

Türkiye’nin bu çalışmalarla global çapta örnek teşkil ettiğini belirten Ersoy, ülkenin sürdürülebilir seyahat ve turizm konusunda yaptıklarının bununla sınırlı kalmadığını da sözlerine ekledi. Ersoy, Türkiye’nin mavi bayraklı plaj sayısının 531’e yükseldiğini, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kayıtlı 19 miras alanı bulunduğunu, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne en çok unsur kaydettiren ilk 3 ülke arasında yer aldığını ve Bisiklet Dostu Konaklama Tesisi Sertifikası kriterlerini karşılayan 42 konaklama tesisine sahip olduğunu söyledi. Bakan Ersoy, sürdürülebilirlik konusunda atılan adımlara Türk mutfağını da ekleme gayretinde olduklarını belirtti ve ayrıca Rami Kütüphanesi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ile Adana Müzesi’nin Biosphere sertifikasına sahip olduklarını da sözlerine ekledi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye'nin Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programı kapsamında 2030 yılına kadar ülkedeki tüm turizm tesislerinin Sürdürülebilir Turizm sertifikasına sahip olacağını iletti. Bakan Ersoy, 8 Mayıs itibarıyla ise 1.382 işletmenin 1. Aşama Belgesi aldığını, 3. Aşama Belgesi alan işletme sayısının 202, toplam sayının 1.584 olduğunu ve program kapsamında %100 uygunluk belgesi almaya hak kazanan tüm tesislerin, Bakanlık ve TGA internet siteleri ile Türkiye'nin resmi turizm platformu GoTürkiye'de duyurulduğunu belirtti.

Konferansın açılışında konuşan GSTC Başkanı Luigi Cabrini ise, sektörün küresel zorluklarla mücadele etmesinden duyduğu rahatsızlığı paylaşarak, şunları söyledi: “Turizm büyümesini tehdit eden zorluklar değişmedi. İklim değişikliğinin etkileri giderek daha görünür hale geliyor, plastik okyanus ve nehirleri kirletiyor, su kıtlığı artarken, biyoçeşitlilik azalmaya devam ediyor. Turizm, sömürüyü önleme, insana yakışır işi teşvik etme ve erişilebilirliği artırma konusunda gelişmelidir. Toplumlara yarardan çok zarar getirdiği algılanan bir turizme geri dönemeyiz ve dönmek de istemiyoruz.” 

Cabrini, Türk yetkililere de şükranlarını dile getirdi ve “Türkiye'nin turizm yetkililerine yalnızca bizi davet ettikleri için değil, aynı zamanda ulusal sürdürülebilir turizm planı geliştirmek için gösterdikleri iddialı ve ileri görüşlü taahhüt için şükranlarımızı sunuyorum" dedi. 

GSTC CEO'su Randy Durban ise GSTC’nin 2023 Küresel Konferansı için Türkiye'de ağırlanmaktan onur ve mutluluk duyduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, ulusal sürdürülebilir turizm programı ile cesurca hareket etti. Türkiye'de ve dünyada turizmi daha sürdürülebilir hale getirmenin zorluklarına yönelik çözümlerin paylaşılmasını teşvik etmek için küresel topluluğumuzu Antalya'ya getirmekten mutluluk duyuyoruz.”

GSTC Sürdürülebilir Turizm Konferansı’nın, kamu sektörü, oteller, tur operatörleri, şirketler, akademisyenler, kalkınma ajansları, online seyahat acenteleri ve sivil toplum kuruluşlarının dahil olduğu 45 ülkeden 300’de fazla kişinin katılımıyla düzenlenen ve 4 gün süren konferans programında, birçok eğitim, interaktif çalıştay, toplantı ve sosyal etkinlik yer aldı. Katılımcılar, konferans programı ile sürdürülebilir turizmin geliştirmesi ve tanıtımında uzmanların pratik deneyimlerinden faydalanma imkânı bulurken aynı zamanda Türkiye’nin seyahat cenneti Antalya’yı da keşfetme şansı elde etti.

GSTC sürdürülebilir turizmde küresel standartları belirliyor

Dünyanın en üst çevre ve sürdürülebilirlik platformu olan Global Sürdürülebilir Turizm Konseyi, GSTC Kriterleri olarak da bilinen seyahat ve turizm alanında sürdürülebilirlik sağlamak için oluşturulan küresel standartları düzenliyor ve güncelleyerek yönetiyor. Kâr amacı gütmeyen bağımsız kuruluş, bu kriterler ile sürdürülebilir turizme dair ortak bir anlayış oluşturmayı amaçlıyor. 

GSTC ayrıca küresel liderlerle sürdürülebilir turizmde günün en kritik konularının ele alındığı konferanslar da düzenliyor. Platformun her sene dünyanın başka bir şehrinde gerçekleştirdiği Sürdürülebilir Turizm Konferansı ise turizm paydaşlarını bir araya getirerek karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmasını sağlamayı ve bu şekilde sürdürülebilir turizm için belirlenen standartların uygulanabilirliğinin arttırılmasını hedefliyor. 

Türkiye, sürdürülebilir turizm alanında dünyaya örnek oluyor

Türkiye, 2022 yılı başında GSTC ile imzaladığı iş birliği anlaşmasıyla ülkenin sürdürülebilir turizmde izleyeceği yol haritasını belirledi ve küresel sürdürülebilirlik uygulamalarına hız verdi. Bu üç yıllık protokol ile sürdürülebilir turizm alanında hükümet nezdinde anlaşma yapan ilk ülke olan Türkiye’nin turizm endüstrisini yeniden yapılandırmak amacıyla Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programı oluşturuldu. 

Konaklama tesisleri başta olmak üzere destinasyonlar ve tur operatörlerini de içine alan program ile Türkiye, turizm endüstrisinde sürdürülebilir bir dönüşüm amaçlanıyor. Kademeli olarak gerçekleştirilen programın ilk aşaması bu yıl, ikinci aşaması 2025’te üçüncü aşaması ise 2030 yılında tamamlanacak ve tüm uluslararası standartlar sağlanmış olacak.

İlk etapta konaklama tesisleri için tasarlanan, toplamda küresel ölçekte kabul görmüş 42 kriterden oluşan Sürdürülebilir Turizm Programı kapsamında konaklama tesislerinin Sürdürülebilir Turizm Sertifikası alması gerekiyor. Bağımsız değerlendirmeye tabi olan konaklama tesislerine yıllık olarak belge ya da sertifika veriliyor.  -BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.10 13:54:00
Son Düzenlenme Tarihi :