SON DAKİKA
header-ad

Kimler yoktu ki ?

Elmalı'nın sevilen siyasetçi ve işadamlarından Mustafa Başkaya’nın kızı Aybuke Başkaya’nın Mimarlık Bürosu’nun açılışında,

Ak Partili Vekil Mustafa Köse’de vardı, CHP’li Belediye  Başkanı Halil Öztürk’te.

Açılışta MHP Elmalı İlçe Başkanı Hasan Sert’te vardı, CHP İlçe Başkanı Yakup Coşkun’da.

Ak Parti İlçe Başkanı Yunus Emre Coşkun’da açılıştaydı, bir zamanlar Elmalı siyasetine yön veren Şadi Dumlupınar, Halit Akar ve Ahmet Yakalı gibi isimlerde.

Salih Türkiş, Hüseyin Aslan ve M. Mustafa Turhan gibi STK başkanları da vardı, Elmalı’da siyaset üstü bir kimliğe sahip olan Mustafa Türkiş gibi isimlerde Aybuke Başkaya Mimarlığın  açılışındalardı.

Açılışta Elmalı'nın en önemli iki kooperatifinin başkanları ELMİSKO Başkanı Salih Kurubaş'ta açılıştaydı, Eskihisar Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ali Çankırlı'da.

Özetle, Elmalı'da bir açılış,  siyasette ve ticarette ilçenin önde gelenlerini bir araya getirdi. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.08.28 11:14:30
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Köse “Tütüncü Cumhurbaşkanı’nın talimatını taçlandırdı”

AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, Başkan Hakan Tütüncü’nün, eski Dokuma Fabrikası’nda Antalya Bilim Merkezi’ni kurarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Dokuma alanını halka kazandırın’ talimatını taçlandırdığını söyledi.

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, AK Parti Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse ile Kemal Çelik’i, kültür ve sanat adası haline getirdiği eski Dokuma Fabrikası yerleşkesinde ağırladı. 
Milletvekilleri Köse ve Çelik, ilk olarak Dokuma Fabrikası içerisinde kurulan ve Antalya’da bir ilk olan Anadolu Şehitler Müzesi’ni ziyaret etti. Milletvekilleri, Başkan Hakan Tütüncü’nün rehberliğinde müzeyi gezdi. Başkan Tütüncü, müzede yer alan objelerle ilgili milletvekillerini bilgilendirdi.

“Tütüncü, Türkiye’nin ihtiyacı olan bir işi gerçekleştirdi”
 Ziyaretin ardından bir açıklama yapan AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, “Hakan Başkanımıza çok teşekkür ederim. Sadece Antalya'nın değil Türkiye'nin ihtiyacı olan bir işi gerçekleştirdi.” dedi.
Türk milletinin, Anadolu topraklarında Malazgirt'ten başlayıp, 15 Temmuz'da nihayetlenen bütün destanlarının Anadolu Şehitler Müzesi’nde yaşatıldığına işaret eden Köse, açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Müze o kadar güzel formüle edilmiş ki; Türk tarihini başından sonuna kadar hem yaşıyoruz, hem de şehitlerimizi anıyoruz. Müzede,  Antalyalı şehitlerimizi de yâd etme imkânı buluyoruz. Antalya tarihinde bugüne kadar Antalyalı kim şehit olmuşsa bu müzede görme imkânımız var. Hatta eşyalarına dokunma, duygularını anlama ve ailelerinin hissettiklerini yaşama imkânı da buluyoruz. Böylesine duygulu bir müzeye daha tanık olmamıştık.
Müzedeki objeler, nice nesillere ve bizden sonraki zamanlara kalacak çok önemli bir hatıra. Bu müze, hem hafızamızı tazeliyor, bilincimizi diri tutuyor, hem de hakikaten duygusal anlar yaşamanıza sebep oluyor.  Anadolu Şehitler Müzesi, Antalyalıların ivedilikle görmesi, ziyaret etmesi gereken bir müze olmuş.

“Anadolu Şehitler Müzesi, Türkiye için bir ihtiyaçtı”
AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik de, Anadolu Şehitler Müzesi ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Müzede, vatan, bayrak ve millet ne demek, yani millet nasıl olunur onun arka planını görüyoruz. Bu müzede, millet olabilmek için, bağımsız bir ülke olabilmek için ve vatan olabilmek için canlarını feda eden aziz şehitlerimizin hatıraları var. Anadolu Şehitler Müzesi,  Osmanlı Devleti’nin İslam âlemine ve Türk dünyasına liderlik ettiği bir dönemin de küçük ama muhteşem bir örneği olmuş. Yakın tarihimizi müzede çok güzel görüyoruz. PKK terör örgütü gerçeğini; şehit olmanın ne demek olduğunu bu müzede anlayabiliyoruz. Bu müze, Antalya’mız, Türkiye’miz için bir ihtiyaçtı. Anadolu Şehitler Müzesi, öğrencilerimiz,  Antalyalı hemşerilerimiz, hatta Antalya'ya gelen tüm turistlerin gezebileceği çok güzel bir müze oldu.”

 Milletvekilleri, Antalya Bilim Merkezi’ni inceledi
Milletvekilleri Köse ve Çelik, daha sonra Dokuma Fabrikası içerisinde 12 bin m2 alana kurulan ve bilimsel sergilerinin oluşturulması çalışması devam eden Antalya Bilim Merkezi’nde incelemelerde bulundu.
Başkan Tütüncü, merkezin tamamlanan bilimsel sergileriyle ilgili milletvekillerini bilgilendirdi. İnceleme gezisinde milletvekilleri,  sergilerdeki objeleri kullanarak, test etti.

Hayal etmeden gerçeğe dönüştüremiyorsunuz”
AK Parti Milletvekili Köse, Antalya Bilim Merkezi ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Hayal etmeden gerçeğe dönüştüremiyorsunuz. Antalya Bilim Müzesi, Hakan Başkanımın çok güzel bir hayaliydi.  Bu hayalin tecessüm etmiş halini yavaş yavaş görüyoruz. Bilim merkezi, Antalya’mızın, hatta Akdeniz'in çok önemli bir ihtiyacını karşılayacak.  Akdeniz'in en büyük bilim merkezini, Kepez’imize,  Dokuma’nın tam göbeğine yerleştiriyoruz.
Antalya açısından çok önemli bir yer olan Dokuma alanıyla ilgili hayallerimiz var. Dokuma, çocukluğumuzun geçtiği yerler. Hakan Başkan, hayallerimizin olduğu bu mekânları, eski Dokuma Fabrikası’nın olduğu yeri, yine çocukların hayallerini yaşayacağı bir mekana dönüştürüyor.  Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’a teşekkür ediyorum. Onların iradeleri olmasa Antalya Bilim Merkezi’ni ortaya çıkarmak mümkün olmazdı.
Antalya bilim merkezi, hem Kepez'in, Antalya'nın, hem de bütün Akdeniz'in bilim, ilim ve irfan merkezlerinden birisi olacak. Bilim merkezi tamamlandığı zaman Hakan Başkan’ın kafasındaki o hayalin nasıl bir gerçeğe dönüştüğünü bütün Türkiye'nin göreceğini düşünüyorum.

Dokuma’nın yanına Millet Bahçesi geliyor
Antalya’mızın böylesine önemli bir yerinde, Kepez'in tam ortası Dokuma alanında bilim merkezinin kurulması bizim için büyük bir gurur oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dokuma Fabrikası alanını halka kazandırın” talimatının boyut kazandığı hali bilim merkezi ile taşlandı.  Müzeleriyle, sanat galerisiyle, yeşil alanlarıyla, botanik bahçesiyle tarihi dokusu ile birlikte Dokuma, Antalya’nın yaşam merkezi oluyor. Dokuma’nın yanına da bir millet bahçesi kondurduğumuz zaman inşallah böylelikle de Dokuma alanını ve çevresini çok güzel bir kampüs haline getirmiş olacağız.”

Antalya teknoloji ile anılan bir kent olacak
Antalya AK Parti Milletvekili Kemal Çelik de, bilim merkeziyle ilgili şunları söyledi: “Bu merkezde bilimin ve teknolojinin temel ilkeleri olacak. Çocuklarımız, burada bilimi ve teknolojiyi öğrenecekler. Dokuma alanının,  bilimin temel ilkelerini öğretildiği bir yer olarak değerlendirilmesi önemli buluyorum. Bu bakımdan Hakan Başkan’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Antalya’mız, turizm ve tarımla  anılan bir şehir. Bilim merkezi ile de Antalya teknoloji ile anılan bir şehir haline gelecek. Bilim merkezi, bu bakımdan iyi bir gelişme… Çocukların bilimle, teknolojiyle ve fen ile ilgili hayallerini gerçekleştirecekleri bilim merkeziyle Antalya teknoloji ile anılan bir kent haline gelecek.”

Dokuma’nın zeytinyağını hediye etti
Milletvekilleri son olarak, 125 oranında küçültülen Anadolu medeniyetleri eserlerinin sergilendiği DokumaPark Açık Hava Müzesi’ni gezdi.
Başkan Hakan Tütüncü, belediyenin en önemli projelerinden biri olan Antalya Bilim Merkezi'ne yaptıkları katkılarından dolayı AK Parti Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse ve Kemal Çelik’e teşekkürlerini iletti.
Tütüncü,  milletvekillerine DokumaPark alanına diktikleri zeytin ağaçlarından elde edilen zeytinyağını da hediye etti.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.28 07:49:21
Son Düzenlenme Tarihi :





Yumurta dondurma yöntemi, ileri yaşta anne olma imkanı sunuyor

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şafak Olgan, günümüzde kadınların eğitim ve kariyer planları nedeniyle ileri yaşta evlendiği için bebek sahibi olmayı ertelediğini belirterek, bu noktada yumurta dondurma işleminin kişinin doğurganlığının korunmasına önemli bir katkı verdiğini ..

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şafak Olgan, günümüzde kadınların eğitim ve kariyer planları nedeniyle ileri yaşta evlendiği için bebek sahibi olmayı ertelediğini belirterek, bu noktada yumurta dondurma işleminin kişinin doğurganlığının korunmasına önemli bir katkı verdiğini belirtti.
Memorial Sağlık Grubu Antalya Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şafak Olgan; yumurta dondurma, gebelikte yaşın önemi ve sigaranın bu sürece etkileri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Olgan, günümüzde çocuk sahibi olamayan çiftlerin sıklığında bir artış olduğuna değindi ve çiftlerin evlendikten sonra belli bir süre korunmasız cinsel ilişkide bulunduktan ve ancak bu süre sonunda gebelik olmadığında hekime başvurduğunu dile getirdi.
Geçmiş dönemde çocuk sahibi olmada güçlük çeken kişilerin oranının 10 hastadan 1 iken, günümüzde neredeyse her 6 çiftten 1’e düştüğünü ifade eden Olgan, “Artık eskisi kadar doğal beslenmiyoruz, fast food hayatımıza girdi. Hareketsiz yaşantı gittikçe arttı ve obezite önemli bir problem haline geldi. Bunlara bir de kötü alışkanlıklar da eklenince hem yumurta hem de sperm kalitesinin bozulması söz konusu oldu. Yumurta ve sperm hücreleri normalde üreme hücreleridir. Yani çocuk sahibi olmak için sağlıklı bir yumurta ve sağlıklı bir sperme ihtiyaç vardır. Dolayısıyla kalitesi bozulmuş bir yumurta ve spermden bebek olma şansının azaldığını söyleyebiliriz” diye konuştu.
Gebelikte yaşın önemli olduğuna değinen Olgan, günümüzde çiftlerin 20’li yaşlarda evlenmediğini, evlenenlerin de çocuk sahibi olmayı düşünmediklerine dikkat çekti.

"Kadınların üreme potansiyeli yaşla azalıyor"
Gebeliğin 40’lı yaşlara kadar ertelendiğini dile getiren Olgan, “Son yıllarda kadının toplum içerisindeki rolünün artması, kariyer planları, eğitim faaliyetlerine daha önem vermesi gibi durumlar, evlilik ve çocuk sahibi olma planını ertelemektedir. Ancak şöyle bir durum söz konusudur. Kadınlarda üreme hücreleri yani yumurtalar daha anne karnında bebekken ve bir sefere mahsus oluşuyor ve yaşla birlikte kademeli olarak da azalıyor. Yani bir kadın 30 yaşında iken yumurta hücresi de 30, 40 yaşında iken yumurta hücresi de aynı yaş oluyor. Bu azalmayı mevcut teknolojiyle engelleme olasılığımız olmadığı gibi yumurta sayısını arttırma şansımız da yok. İleri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu durumdan dolayı gebe kalma şansı da azalıyor. Bir de genetik olarak problemli yumurtaların sıklığı artarken, bir yandan da eldeki yumurta sayısı azalıyor. O yüzden kadınlar için yaş göz ardı edilmemesi gereken önemli bir faktör” dedi.

"Ülkemizde başarıyla uygulanıyor"
Evli olmayan bekar kişilerin doğurganlık potansiyelinin günümüz teknolojisiyle korunabileceğini ifade eden Şafak Olgan, “Yumurta dondurma işlemi ilk olarak bekar bir hastada 1986 yılında Avustralya’da yapıldı. Sonrasında 2000’li yıllarda teknolojinin ilerlemesiyle vitrikasyon denilen daha güncel, daha başarılı yaklaşımlar kullanılmaya başlandı. 2010’dan sonra Avrupa’da, Amerika’da yaygın olarak bu işlemler başarıyla uygulandı ve bu tedaviler deneysellikten çıktı. Türkiye’de de 2014 yılından itibaren bu tedavi başarıyla yapılıyor. Ülkemiz dünya standartlarında üremeye yardımcı tedaviler açısından çok başarılı bir noktadadır” ifadelerine yer verdi.
Olgan, 2014 yılından bu yana yumurta dondurma işleminin Türkiye’de yasal olarak uygulandığını bildirdi.

Yumurta dondurma işleminin yapıldığı kişiler
Her hastaya yumurta dondurma işleminin yapılmadığını işaret eden Olgan, "En önemli faktörlerden bir tanesi kanser hastalarıdır. Genç yaşta kadınlarımız kanser olabiliyor. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi, radyoterapi gibi ilaçlar kanser hücrelerini öldürürken yumurtalık dokusuna da zarar veriyor. Bu nedenle kadının üreme potansiyeli azalıyor. Meme kanseri gibi toplumda çok sık karşılaşılan kansere yakalanmış genç kadınlar eğer primer hekimleri tarafından yardımcı üreme tedavisiyle ilgilenen bir merkeze yönlendirilirse, bu hastaların kanser tedavisi başlamadan yumurtaları dondurabilir. Bu sayede de bebek hayalleri için gelecekleri garantiye alınmış olunur. Kanser tedavisinden sonra tedavi gören kadın çocuk sahibi olmak istediğinde halihazırdaki dondurulmuş yumurtaları kullanılabilir. Kanser hastaları dışında ailesinde anne, teyze, kız kardeşte eğer erken menopoz öyküsü varsa bu da o kişiyi riskli gruba sokar. Bu grup hastalarda da yumurta dondurma tedavisi yapılabilir. Ayrıca her iki yumurtalığında kist olan ve cerrahi operasyonla alınması gereken hastalarda, operasyon esnasında yumurta gücü ciddi derecede azalacağından, cerrahi öncesinde yumurta dondurma işlemi büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak tüm bunların dışında yumurta dondurma işleminin yapılması gereken diğer bir grup da yumurta gücü azalmış hastalardır” dedi.

"Yumurta rezervinin azaldığı nasıl anlaşılır"
Bir kadının yumurta rezervinin azalıp azalmadığını nasıl anlayacağı hakkında da bilgiler veren Olgan, "Ultrasonografi yapıldığında yumurtalıklar içerisindeki yumurta sayımını hekimler yapabilir veya hormon tahlilleri istenebilir. Kadınların yumurta gücü azaldığı zaman adet düzenlerinde bir sıklaşma olur. Kişi 28-30 gün arasında düzenli olarak adet görüyorsa bu kademeli olarak 27 ,26, 25, 24’e doğru kısalır. Dolayısıyla adetlerin başlangıç aralıklarında bir kısalma olması, yumurta gücünün azalması olarak yorumlanabilir” bilgisini verdi.

"Yumurta dondurma süreci"
Yumurta dondurma tedavisinin süreci hakkında bilgiler veren Olgan, “Yumurta dondurma tedavisi tüp bebek tedavisinden farklı değildir ve benzer uygulamalar yapılır. Hastalara adet döneminde kan tahlilleri yaptırılır. Ultrasonografi kontrolleriyle yumurtalıkların içerisindeki yumurta sayımları yapılır ve enjeksiyonlara başlanır. İnsülin iğnesine benzer çok küçük, hastaların kendilerinin de yapabildiği 8-10 günlük bir iğne tedavisi uygulanır. Yumurta kesecikleri büyüyünceye kadar bu işlem sürer ve ardından ameliyathane ortamında maske anestezi ile çok basit cerrahi bir işlem uygulanır. Vajinal yoldan bir iğne aracılığıyla o su keseciklerini çekilir ve sıvılar içerisindeki yumurtalar ayrıştırılır ardından embriyologlar tarafından yüksek teknoloji cihazlarla dondurma işlemi sağlıklı yumurtalar için gerçekleştirilir” dedi.

"Yaş ne kadar gençse yumurta o kadar sağlıklı"
Yumurtanın kalitesi ve sayısının yaştan etkilendiğinin altını çizen Olgan, yaş ne kadar gençse yumurtaların sağlıklı olma olasılığının o kadar yüksek olduğuna ve ayrıca dondurulan yumurta sayısının da önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti.
35 yaşın altındaki hastalarda 8 ile 10 yumurta elde etmenin makul oranlarda gebelik sağlayacağını vurgulayan Olgan, “Ancak yaş ilerledikçe elde edilecek yumurta sayısının artması gerekecektir” dedi.

"Tedavide yaşın önemi"
Yumurta dondurma işleminin tüp bebek tedavisine göre avantajından bahseden Olgan, “Tabii farklı hastalar için farklı faydaları olabilir. 36 yaşında bir kadının yumurta gücünde azlık saptandıysa, hasta eğer bir sene içinde evlenecekse, evlendikten sonra klasik tüp bebek tedavisi belki bu hastaya daha faydalı olabilir. Ancak gelecek öngörülemez olduğu için planda bir evlilik yoksa bu hastaya yumurta dondurma tedavisi yapılması çok daha uygun olacaktır. Aynı hasta 3 ila 5 sene içinde evlenmez ise 40’lı yaşlarını aşmış olacak ve 36 yaşında faydalı olabilecek olan tüp bebek tedavisinin başarısı da 40’lı yaşlarında ciddi oranda düşmüş olacaktır. Bu durumda da yumurta dondurmanın avantajı ortaya çıkar. Dolayısıyla burada tedaviye başlama yaşı hem yumurta dondurma açısından hem de klasik tüp bebek tedavileri açısından çok önemli bir faktör” ifadelerine yer verdi.

"2-3 ay önce sigara bırakılmalı"
Yumurta dondurma tedavisi öncesi ve sırasında dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Şafak Olgan, “Üreme hücreleri genel sağlık durumunu yansıtır. Yani bir kişi beslenmesi ve genel sağlık durumu üreme hücrelerinde yani kadının yumurtasına ve erkeğin sperminin fonksiyonuna etki eder. Bu nedenle sağlıklı beslenme çok önemlidir. Yine önemli faktörlerden bir tanesi sigara ve alkol tüketimidir. Sigara ve alkol tüketiminin özellikle bu tarz tedavilere başlanılmadan neredeyse 2- 3 ay öncesinde bırakılması gerekir” dedi.

"Sigara içen kadınların yumurta gücü hızlı tükeniyor"
Sigara konusuna ayrı bir parantez açan Olgan, “Sigaranın iki önemli etkisi var. Sigara içen kadınların yumurta gücü daha hızlı tükeniyor. Örnek verilecek olursa Türkiye’deki menopoz ortalaması 49 yaştır Avrupa’da ise 51’dir. Sigara içen bir kadının normal yaş ortalamasının birkaç sene altında adetten kesilme riski olur. Dolayısıyla sigara içmek kadınların çok kıymetli olan yumurtalık bankalarının erken tükenmesine neden oluyor. Sigaranın ikinci etkisi de anlık olarak yumurtalara zarar veriyor olmasıdır. Dolayısıyla yumurta gücünü azaltmasının yanı sıra tedavide toplanan yumurtaların kalitesini de bozabiliyor. Özellikle bu tarz yumurta dondurma işlemleri öncesi ve hatta kendi kendine çocuk sahibi olmak için planlama yapan çiftlerin hem erkek hem kadının sigarayı bırakması gerekiyor” dedi.

"Sınırsız değil"
Kadınların gebelikte yaşı önemsemesi gerektiğinin altını çizen Olgan, “Son dönemlerde 30’lu yaşlarda kadınlar üreme potansiyellerinin sınırsız olduğunu düşünüyor ve kariyere bağlı olarak çocuk istemlerini öteliyor ya da uygun adayı bulamadıkları için bekar kalmayı tercih ediyorlar. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı 40’lı yaşlara doğru tercih ediyorlar. Abla veya anneleri 40’lı yaşında çocuk sahibi olduysa buna da güvenerek kendilerinin de ileri yaşta gebe kalabileceğini düşünüyorlar. Ancak maalesef yumurta sayısı kişiye özel olduğu için yaş yine en önemli faktör olarak karşımıza çıkıyor. Kişinin yakınları şanslı olmuş olsa da yaş ilerledikçe kadının doğurganlığı ciddi oranda azalıyor ve yaşa bağlı problemlerde her zaman tüp bebek tedavisi başarılı olamıyor. Bu nedenle çocuk istemi 38, 39 yaşların sonrasına bırakılmamaya çalışılmalıdır. Özellikle riskli hastalar, ailesinde erken menopoz öyküsü olan, daha öncesinden yumurtalık cerrahisi geçirmiş olan kadınlar veyahut da hekimleri tarafından halihazırda yumurta gücünün düşük olduğu belirtilmiş hastalar bu konuyu çok daha fazla önemsemeli. Özellikle bekar hastalar için yumurta dondurma işleminin de bir seçenek olduğu bilinmeli ve unutulmamalı” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 10:45:11
Son Düzenlenme Tarihi :