SON DAKİKA
header-ad

ANSİAD 36 yaşında

ANSİAD’ın 36. kuruluş yıldönümü Ödül Töreni ve Balosu yoğun katılımla gerçekleşti. ANSİAD’ın 36 yıllık kurumsal yolculuğuna dikkat çekti. ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, “36 yıl önce Antalya’nın kalkınmasına katkı sunmak amacıyla bir araya gelen idealist iş insanlarının attığı bu adım, bugün ilkeleri olan, duruşu olan ve gerektiğinde sözünü sorumlulukla söyleyen güçlü bir sivil toplum yapısına dönüşmüştür. ANSİAD, kuruluşundan bu yana Cumhuriyet değerlerinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden ve çağdaş uygarlık hedeflerinden sapmadan yoluna devam etmiştir” dedi.

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD), 1995 yılından bu yana geleneksel olarak verdiği Yılın İş İnsanı ve Medya Ödülleri ile 2001 yılından itibaren takdim ettiği Yılın Sanat Ödülü kapsamında, Antalya’nın ve Türkiye’nin değerlerini onurlandırmaya devam ediyor. Bu yıl gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda; Yılın İş İnsanı Ödülü  Nihat Oktay’a, Yılın Sanat Ödülü  Haydar Barut’a, Yılın Medya Ödülü  Süleyman Elçin’e, Yılın Medya Jüri Özel Ödülü ise Sevgi Gümüş’e layık görüldü. Ödüller, ANSİAD’ın 36. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen geleneksel Ödül Töreni ve Balosu’nda  Akra Hotel’de takdim edildi.
36. Kuruluş Yıldönümü Ödül Töreni ve Balosu Yoğun Katılımla Gerçekleşti
Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, CHP Antalya Milletvekilleri Aliye Coşar, Cavit Arı ve Aykut Kaya, Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Cem Oğuz, Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Ekercin, Dışişleri Bakanlığı Antalya Temsilcisi & Büyükelçi Deha Erpek ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, meslek kuruluşları başkanları ve basın mensupları katıldı. 
Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, konuşmasına 2026 yılına ilişkin temennileriyle başlayarak, ANSİAD’ın 36 yıllık kurumsal yolculuğuna dikkat çekti. Özbek, “36 yıl önce Antalya’nın kalkınmasına katkı sunmak amacıyla bir araya gelen idealist iş insanlarının attığı bu adım, bugün ilkeleri olan, duruşu olan ve gerektiğinde sözünü sorumlulukla söyleyen güçlü bir sivil toplum yapısına dönüşmüştür. ANSİAD, kuruluşundan bu yana Cumhuriyet değerlerinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden ve çağdaş uygarlık hedeflerinden sapmadan yoluna devam etmiştir” ifadelerini kullandı. Başkan Özbek, derneğin bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm kuruculara, geçmiş dönem başkanlarına, yöneticilere, üyelere ve çalışanlara teşekkür ederken, hayatını kaybeden ANSİAD üyelerini de saygı ve rahmetle andı.
“ANSİAD, İlkeleri Olan ve Sorumlulukla
Söz Söyleyen Bir Sivil Toplum Yapısıdır”
Konuşmasında küresel ölçekte yaşanan dönüşüme dikkat çeken Özbek; jeopolitik riskler, iklim krizi, teknolojik gelişmeler, küresel ticaretteki kırılmalar ve finansal belirsizliklerin iş yapma biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurguladı. Bu yeni dönemde sivil toplumun rolüne de değinen Özbek,
“Artık sivil toplum; yalnızca eleştiren değil çözüm üreten, yalnızca izleyen değil yol gösteren, yalnızca anlık gelişmelere odaklanan değil geleceği okuyan bir yapı olmak zorundadır” dedi.
“Yeni Dönemde Sivil Toplum; Çözüm Üreten,
Yol Gösteren ve Geleceği Okuyan Bir Yapı Olmalıdır”
Özbek, ANSİAD’ın 2025 yılı boyunca yürüttüğü faaliyetlere değinerek, “Girişimcilik ve yenilikçi iş modelleri, dijital dönüşüm ve yapay zekâ, iklim krizi ve sürdürülebilirlik, Antalya’nın yapısal sorunları, kültür ve sanat başlıklarını merkeze alan yoğun ve nitelikli bir çalışma dönemi yürüttük.” dedi.
    Gençlerle kurulan bağın önemine de dikkat çeken Özbek, “Biliyoruz ki geleceğin rekabet gücü, bugünün genç zihinlerinde şekillenmektedir.” sözleriyle üniversitelerle yapılan iş birliklerinin ve girişimcilik çalışmalarının önemini vurguladı. ANSİAD’ın vizyonunun yalnızca yerel değil, uluslararası bir perspektife sahip olduğunu belirten Özbek, şu değerlendirmede bulundu: “Antalya’nın ekonomik ve kurumsal kapasitesini uluslararası alanda daha görünür kılmayı öncelikli bir hedef olarak görüyoruz.
Bu anlayışla Berlin ve Brüksel’e iş gezileri gerçekleştirdik. ”Özellikle Brüksel temaslarının önemine değinen Özbek, “Bu ziyaretler; derneğimizin uluslararası platformlardaki bilinirliğini artıran, üyelerimizin küresel iş ağlarına erişimini güçlendiren ve uzun vadeli, stratejik iş birliklerinin zeminini oluşturan son derece önemli kazanımlar sağlamıştır.” dedi.
“Ekonomik İstikrar İçin Öngörülebilirlik,
Hukuk Güveni ve Verimlilik Şart”
2026 yılına girerken ekonomik tabloyu da değerlendiren Özbek, iş dünyasının karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekerek şunları söyledi :“Ekonomik istikrar yalnızca rakamlarla sağlanamaz. Öngörülebilir ekonomi politikaları, güçlü bir hukuk sistemi, sağlıklı işleyen piyasalar ve yatırımcı güveni olmadan sürdürülebilir büyüme mümkün değildir. ”Özellikle KOBİ’ler açısından finansmana erişim ve verimlilik konularının kritik olduğunu vurgulayan Özbek, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
   ANSİAD 36. Kuruluş Yıl Dönümü Ödül Töreni ve Balosu, ödül takdimleri, Müzik Grubu Performansı / Tuğçe Çolakoğlu Orkestrası ve Dj Performansının ardından sona erdi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.01.19 08:06:07
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Adana’ya Şehit ateşi düştü

Kuzey Irak’ta Pençe Kilit operasyon bölgesinde şehit düşen Astsubay Üstçavuş Ünal Sipahi’nin acı haberi Adana’nın Kozan ilçesinde eşi Sevgi Sipahi’ye verildi.
Pençe Kilit Operasyonları bölgesinde şehit olan Sipahi’nin acı haberini eşi Sevgi Sipahi’ye Kozan Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü, Kozan İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, Aile ve sosyal Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri verdi. Kozan Belediyesi zabıta ekipleri şehidin eşinin evine ve sokağına Türk Bayrağı astı. Çanaklı Mahallesi Bilim Sokakta bulunan şehidin eşi Sevgi Sipahi’nin yakınları şehidin eşini teselli etmeye çalışırken şehidin iki çocuğu olduğu öğrenildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 17:46:35
Son Düzenlenme Tarihi :





Satış sorumlusuna yarım milyon liraya mal olan satış, dekontun sahte olduğu ortaya çıkınca anlaşıldı

Antalya’da su sporu araçları satan bir firma çalışanı, 580 bin TL’ye Seabob (deniz scooterıu) satıp sahte dekontla dolandırıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. “Dekontun sahteliğini bankadakiler bile başta anlayamadı. 2 bin lira da fazla göndermiş” diyen çalışan, “Sattığım Seabob’u bana satmaya çalıştılar” diyerek şikayetçi olduğunu ifade etti.
Olay, 23 Temmuz günü gerçekleşti. Antalya’da su spor araç ve aletleri satan bir firmada satış sorumlusu ve teknik servis personeli olarak çalışan Ender Aslan (33) ile Marmaris’ten bir kişi Seabob almak için irtibata geçti. WhatsApp uygulaması üzerinden görüşen taraflar, 580 bin TL’ye anlaştı. Karşı taraf, Cuma günü saat 17.04’de ödemeyi gerçekleştirdiğini belirtip, EFT’den dolayı ödemenin Pazartesi günü hesaba geçeceğini söyleyerek dekontu Aslan’a yolladı. Bunun üzerine Aslan, Pazar günü ürünü karşı tarafa yolladı. Pazartesi günü bankada herhangi bir ödeme göremeyen Aslan, bankaya gidip dekontu sorguladığında sahte olduğu bilgisini aldı. Ardından scooterın başka kişilere satıldığını da öğrenen Aslan, dolandırıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

“2 bin TL’de fazla göndermiş”
Mağdur olduğunu belirten Ender Aslan, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Kızının doğum gününe Seabob (deniz scooterı) almak istediğini söyledi. Diğer müşterilere yardımcı olduğum gibi ona da yardımcı oldum. Beyefendiye konuşmasından ve kızının doğum günü olduğunu söylediğinden dolayı bir istisna gösterdik. Ürünün teslim ettik. Cuma günü ödemeyi yapıp dekontu göndereceğini söyledi. O gün geldiğinde saat 17.00’de EFT geçtiğine dair dekont gönderdi. İlk başta bankanın fatura sorduğu için ödemenin geçmediğini söyledi ama inanmadım. Yine de proforma fatura hazırladım. Pazar günü de o tarafa sevkiyatımız olduğu için biz ürünü güvenip teslim ettik. Pazartesi günü olduğunda ödemeyi göremeyince beyefendiyle iletişime geçtim. Çok özür dilediğini, ilgilenip halledeceğini söyledi. Bankayla iletişime geçtiğimde havuzda bir ödeme olmadığını öğrendim. KDV dahil 580 bin liraydı, dekontta hatta 2 bin TL fazlası vardı. Yanlışlıkla 2 bin TL fazla gönderdiğini söylemişti. Salı günü de ödeme gelmeyince ve paranın neden gelmediğini sorduğumda, ‘Şirketle sıkıntı yaşadım, bu parayı çıkaramayacağım ürününü geri göndereceğim, 3 saate orada’ dedi. Akşam saat 19.00’a kadar gelmeyince ertesi gün bankaya gittim. Dekontu bankaya gösterdiğimde onlar da sahte olduğunu anlayamadılar. Anca, dekontun hangi şubeden havale yapıldığına baktıklarında, gönderen bölümündeki şirketin olmadığını teyidini alınca dekontun sahte olduğunu anladık.”

“Sattığım Seabob’u bana satmaya çalıştılar”
Karşı tarafla iletişime geçmesine rağmen sonuç alamadığını belirten Aslan, “Ardından kendisiyle tekrar görüştüm, dolandırıcılık yaptığını söylediğimde beni mahkemeye vermekle tehdit etti. Kesinlikle ürünün çalıntı olmadığını söyledi. Her şey gayet normalmiş gibi konuştu benimle. İki gün sonrası başka bir su sporu tarafından ürünümün fotoğrafı geldi. Ürünümün başkasına satıldığını görmüş oldum. 320 bin TL’ye satmış. Bu ürünün o fiyata alınması imkansız. Garanti belgesi yok, sertifikası yok. Bu kişiler bana satmaya çalıştılar. İlk defa böyle bir problem yaşıyorum. Bundan sonra ödemeyi almadan ürünü teslim etmem” ifadelerini kullandı.

“Suç duyurusunda bulunduk”
Aslan’ın avukatı Şafak Baysal ise, özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından suç duyusunda bulunduklarını söyledi. Baysal, “Müvekkilimiz gelen bir dekonta güvenerek, ürününü teslim etmiş. Ama ortada gerçek bir dekont yok, para hiç yok. Burada hileli davranışlarla bu ürününün alınmaya çalışıldığı belli. Ayrıca ürün hemen satılarak el değiştirmiş durumda. Burada maksadın en başından dolandırıcılık faaliyeti amacıyla ürünü kişiden alıp iş yapmak olduğu belli. Müvekkilimle karşı taraf konuşuyor ve o kadar rahatlar ki, bu işte hiçbir sorun yaşamayacaklarına inanıyorlar. Hukukun onları koruyacaklarını sanıyorlar. Aslında tam tersi. Ortada müvekkilin iradesi dışında elinden çıkmış bir üründen bahsediyoruz. Ortada evet gerçek bir dekont olsa ya da aralarında şu tarihte parası verilecek bir sözleşme olsa ve verilmese hukuki ilişkiden bahsedebiliriz. Ama buradaki fotoğrafa baktığımızda kişiye dekont atılıyor, dekonta göre de paranın geldiğinden, daha sonra havuzda olduğunu, ardından da bakılıyor ki böyle bir hesap hiç yok. Oyalama gerçekleşiyor ve sonrasında bakıyoruz ki ürün el değiştirilmiş. O kişilerle de irtibata geçilince de son derece rahat bir şekilde ürünün alındığını ve herhangi bir sorun yok şeklinde davranışları oluyor. Böyle bir durumda üçüncü kişinin de suç konusu eşyayı aldığı da ortada. Bizim kanunumuz ‘iyi niyetli üçüncü kişiyi korur’ deriz. Belki de deriz ki; ‘kişi nereden bilebilir bu ürünün suç eşyası olabilir’ ama ortalama 600 bin bandında olan bir ürünü siz 300-350 bin bandında satabiliyorsanız, üstüne üstlük kişiler sizle temasa geçip biz dolandırıldık diyorsa, buna rağmen hala bizlik sıkıntı yok deniliyorsa, burada bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Gerekli müracaatlarımızı yaparak suç duyurusunda bulunduk. Hukukun tecelli edeceğini düşünüyoruz” dedi.

“Dekontu teyit edin”
Ticaretle uğraşan vatandaşlara da uyarılarda bulunan Baysal, “Bir dekont gelirse bu dekontu teyit edin. Bankaya gidin sorun. Bunun teyidini almadan o dekonta göre işlem yaparsanız, böyle bir tabloya siz de katılabilirsiniz” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.31 14:18:38
Son Düzenlenme Tarihi :