Elmalı Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından, Tarihi Elmalı Güreşleri öncesi kimi zaman müze bahçesinde, kimi zaman ise müze karşısındaki boş alanda kazanlarda kaynatılan üzümün suyunun çıkarılıp kazanlarda toprakla birlikte kaynatılması sırasında elde edilen köpük ve yine geleneksel yöntemle sıkılan üzüm suyundan elde edilen şıra içimi/tadımı için geri sayım sürerken, gerek Elmalılı, gerekse yazlıkçıların ve sadece köpük yemek, şıra içmek için Antalya’dan, Finike, Kumluca ve Demre’den gelecek olan konukların tatlarla buluşmak için sabırsız bekleyişi de sürüyor.
Elmalı, bu yıl tarihi yağlı pehlivan güreşlerinin 674 ncüsüne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 4 Eylül Cuma günü başlayacak tarihi güreşler 6 Eylül Pazar günkü final güreşleri ile sona erecek. Yurdun dört bir köşesinden binlerce güreşsever, Elmalı er meydanında 674 ncüsü düzenlenecek güreşleri seyretmek için Elmalı’ya gelecek.
Elmalı, Eylül ayında sadece tarihi güreşleri ile Türkiye’nin gündeminde yer almıyor. Güreş etkinlikleri kapsamında Elmalı Kültür ve Dayanışma Derneği’nce düzenlenen bir gelenek hem yaşatılıyor, hem de gelecek kuşaklara aktarılmaya çalışılıyor.
SADECE GELENEK DEĞİL,
ÖNEMLİ BİR SOSYAL
PROJEDE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR
Sadece bir gelenekte yaşatılmıyor, aynı zamanda bu etkinlikten elde edilen gelir Elmalılı ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak geri dönüyor ve önemli bir sosyal proje de oluyor.
Bir avuç gönüllünün işlerini-güçlerini bir kenara bırakarak, eşiyle-çocuğuyla belirli süre içerisinde gece geç saatlere kadar emek verdiği bu etkinlik, kısaca pekmez köpüğü ve Şıra yapımı olarak adlandırılıyor.
Gönüllülerden biri olan Süleyman Ertuğrul, pekmez köpüğü ve şıra yapımını şöyle anlatıyor:
“Üzümü çuvala katarak şerefe dediğimiz teknede suyunu çıkartıyoruz. Çıkardıktan sonra onu kestirme kazanı dediğimiz kazanlara katıp toprakla mayalayıp kaynatıyoruz. Daha sonra kazanı indirip soğutmasını katıp dinlenmeye bırakıyoruz.
Dinlenip, toprak tabana çöktükten sonra üstte kalan kısmı baş kazan dediğimiz büyük kazana alıyoruz. Orada yaklaşık 4-5 saat kaynatmak suretiyle onu pekmez haline getiriyoruz.
Daha sonra küçük bir kazanda savurup köpürtüyoruz. Onu da gelenlere ikram ediyoruz.
Şıra yapımı için önce torbadaki üzümün ham suyunu alıp kazana atıyoruz. Torbanın içinde kalan posayı da “Kıskı dediğimiz makineye katıyoruz, makinede o posayı sıkıştırmak suretiyle Şıra’yı elde ediyoruz. Şıra üzümün koyu kısmı, duru kısmı pekmez olur, bu kısmı ise şıra olur.”
KÖPÜK VE ŞIRANIN
MÜDAVİMLERİ VAR
O günlerde Elmalı’ya ayrı bir değer kazandıran bu etkinliği sabırsızlıkla bekleyenler var. Köpük ve şıranın müdavimleri sadece Elmalılar ya da yaz ayını geçirmek üzere Elmalı’da bulunan yazlıkçılar değil.
Antalya merkez ilçelerinden ve Kumluca, Finike, Demre gibi komşu ilçelerden çok sayıda kişi sadece köpük ve şıra içmek/tatmak için Elmalı’ya geliyor. Fethiye’den gelenlere bile rastlanılıyor.
Köpük ve şıranın tadına bir kez varan, ertesi yılı sabırsızlıkla bekliyor.
ELDE EDİLEN GELİR
BURS PARASI OLUYOR
Elmalı’da geçmişte oldukça sık örülen ama zamanla azalan pekmez yapımı geleneğini yaşatmaya çalışan Elmalı Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri, elde edilen gelirinde Elmalılı ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak dönmesini sağlayarak, bu etkinliğe daha da ayrı bir anlam katıyor, değer kazandırıyor.
NE ZAMAN
AÇILACAK ?
Elmalı Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen pekmez yapımı köpük ve şıra tadımı/ içimi etkinliği genelde güreşlerden 7-10 gün önce başlıyor.
Tarih açıklandıktan sonra gazetemizde okuyucularımızla paylaşacağız.
* Ferudun Özgünsür
ANTALYA GAZETECİLER CEMİYETİ YÖNETİM KURULU’NDAN AÇIKLAMA: BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAZGEÇİLMEZ BİR HAKTIR
Antalya Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu tarafından yapılan basın açıklamasında, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk için; “Antalya Gazeteciler Cemiyeti üyesi de olan Özgünsür’ün Sayıştay raporuna da giren belediyenin ihale yapılacak işleri bölüp parçalamak suretiyle ihaleden kaçmasını gündeme getirmesi kabahat olmuş, “İlçeyi terk et” aşamasına getirilmiştir. Bu tavrı kınıyor, bir an önce yapılan hatadan geri dönülmesini bekliyoruz” denildi.
Demokrasilerde basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, bir ülkenin gelişmişlik seviyesini göstermesi bakımından hayati önemdedir. Bu özgürlüğün özel hayatın korunması başta olmak üzere istisnalar dışında serbest bir şekilde kullanılması esastır.
Üzülerek ifade etmeliyiz ki son dönemlerde ülkemizde yazar, akademisyen ve gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalarla sonuçlanan onlarca soruşturma açılmaktadır. Adli ve idari soruşturma açılamayan durumlarda ise sosyal medyada linç kampanyaları düzenlenmektedir.
Geride bıraktığımız 2024 yılında da önceki yıllarda olduğu gibi gazetecilik faaliyetlerinin başka suçlarla ilişkilendirilmesi neticesinde gazetecilerin gözaltına alındıklarını, tutuklandıklarını gördük. 2025 yılının da geride bıraktığımız yıldan farksız olmayacağı görülmektedir.
Elbette yasalar karşısında hiç kimse dokunulmaz değildir. Yasalarla sınırları çizilmiş zorunlu haller dışında düşünce ve ifade suçlarıyla ilgili adli süreçlerin gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmadan yürütülmesi esastır.
Ocak ayı sonlarında gazetecilik faaliyeti kapsamında bir bilirkişi ile yapılan görüşmenin Halk TV’de yayınlanması sebebiyle kanal çalışanlarının önce gözaltına alınmaları, Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın yargılamasının tutuklu sürecek olması basın özgürlüğünü sınırlayan, hak ihlalleri doğuran uygulamalardan biridir.
Adli süreçlerin yanında basın ve ifade özgürlüğünü sınırlayan, gazetecileri hedef gösteren, hoşgörü ikliminden uzaklaşılan uygulamalar sadece bürokrasi ve siyasi iktidar ile sınırlı olmayıp muhalefet yapan siyasi parti çevrelerinde de görülmektedir. İstanbul ve Ankara dışında Antalya’da da basın çalışanları sıkıntılar yaşanmaktadır.
Ocak ayının son haftalarında bir siyasi parti il başkanının yapılan haberlerden duyduğu rahatsızlığı ifade ederken, basın mesleğine sınır koyan, basına had bildiren, gazeteciyi ve çalıştığı kurumu hedef gösteren değerlendirmeler yapması kabul edilemez niteliktedir. Aynı şekilde geçtiğimiz günlerde bir belediye başkanının basın toplantısı davetini bir iki ajans ile sınırlaması basının bilgi alma, toplumu bilgilendirme ve denetleme görevine engel teşkil etmektedir.
Son olarak, geçtiğimiz hafta Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, belediye meclis toplantısı bitiminde “Abi…” diyerek başladığı konuşmasında ilçede yayın yapan Toros gazetesinin imtiyaz sahibi Erkin Özgünsür’ü hedef alması, ilçeyi terk etmesini istemesi hadsizlik örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Antalya Gazeteciler Cemiyeti üyesi de olan Özgünsür’ün Sayıştay raporuna da giren belediyenin ihale yapılacak işleri bölüp parçalamak suretiyle ihaleden kaçmasını gündeme getirmesi kabahat olmuş, “İlçeyi terk et” aşamasına getirilmiştir. Bu tavrı kınıyor, bir an önce yapılan hatadan geri dönülmesini bekliyoruz.
Gazetecileri hedef alan, toplumun önüne atan belediye başkanları, siyasetçiler ve bürokratlar bilmelidir ki özgür basının varlığı tüm toplum kesimleri için gerekli ve vazgeçilmezdir.
Antalya Gazeteciler Cemiyeti olarak basın ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, gazetecilerin mesleklerini kamu yararına özgürce yapabilmesi için mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğimizi ilan ediyor, meslektaşlarımız ile her anlamda dayanışma içinde olacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
ANTALYA GAZETECİLER CEMİYETİ
YÖNETİM KURULU
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.02.11 22:06:00
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.02.11 22:40:24
Türkiye’de en fazla şikayet ayakkabıdan
Ticaret Bakanlığı’na e-devlet üzerinden yapıLan şikayet başvurularında ayakkabıyı, kredi kartı aidat ücretleri takip ediyor.
2023 yılının ilk 7 ayında yapılan başvurulara ürün ve hizmet bazında bakıldığında ilk sırada %12,31 ile en çok “ayakkabı” ürünlerine yönelik şikâyette bulunulduğu görülmekte. Bu şikâyetleri %5,93 ile “kredi kartı üyelik ücreti”, %5,34 ile “cep telefonu”, %4,65 ile “kıyafet”, %4,64 ile “internet abonelikleri”, %3,60 ile “mobilya” ve %2,72 ile “GSM aboneliği” izlemekte.
Sektörel bazda ise aynı dönemde sırasıyla en çok %56,59 ile “perakende ticaret”, %11,51 ile “finansal hizmetler” ve %11,09 ile “abonelik hizmetleri” sektörlerine yönelik başvuru yapıldı.
Tüketiciler e-Devlet üzerinden ve Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla elektronik ortamda başvurularını rahatlıkla Tüketici Hakem Heyetlerine ulaştırmakta.
Tüketici Hakem Heyetlerine 2023 yılının ilk 7 ayında toplam 402 bin 110 adet başvuru yapılırken, 393 bin 768 adet uyuşmazlık ise karara bağlandı.






