SON DAKİKA
header-ad

Gündem: Düden Çayı

Antalya’nın önemli su kaynaklarından ve doğal zenginliklerinden biri olan Düden Çayı’nın ekolojik yapısının korunması, yer altı su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve havzada kirliliğe neden olan unsurların bertaraf edilmesine yönelik yürütülen çalışmalar, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda ele alındı.

Antalya Valiliği Toplantı Salonu’nda, Vali Hulusi Şahin başkanlığında düzenlenen toplantıya; Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Yardımcısı Salih Yüce, Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, DSİ 13. Bölge Müdürü Özhan Erdanışman ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Toplantıda, Düden Çayı Bilim Kurulu adına Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Topkaya tarafından Düden Çayı ve beslenme havzasının mevcut durumu, su potansiyeli, yer altı su kalitesi ve kirlilik kaynaklarına ilişkin detaylı bir sunum yapıldı.

Bölgenin karstik yapısı nedeniyle yüzey suları ile yer altı sularının doğrudan bağlantılı olduğu, Burdur Kestel Ovası ve Kestel Düdeni gibi üst havzalardan başlayan akım güzergâhının Kırkgöz kaynakları, Bıyıklı Düdeni ve Varsak üzerinden Düden Şelalesi ile Akdeniz’e ulaştığı ifade edildi. Havzada yer alan zeytinyağı işletmeleri, sanayi tesisleri, tarımsal faaliyetler, vahşi atık depolama alanları ile plastik geri dönüşüm işletmelerinden kaynaklanabilecek kirlilik unsurları ele alınarak 2024-2025 yıllarında sahada çözüme kavuşturulan temizlik çalışmaları ve mevcut durum değerlendirildi.

Toplantıda konuşan Vali Hulusi Şahin, Düden Çayı ve beslendiği yer altı su havzasının korunmasının Antalya’nın geleceği ve su güvenliği açısından hayati bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Karstik yapının hassasiyeti nedeniyle en küçük kirlilik kaynağının dahi geniş bir alana yayılabildiğini vurgulayan Vali Şahin, tüm kurumların tam bir eş güdüm ve kararlılıkla sahada denetimlerini sürdüreceğini, mevzuata aykırı faaliyet gösteren ve çevre kirliliğine sebebiyet veren işletmelere karşı gerekli idari ve yasal yaptırımların tavizsiz uygulanacağını belirtti.

Toplantı; havzada kirlilik izleme sistemlerinin güçlendirilmesi, atıkların kaynağında ayrıştırılması, plastik kirliliği ile mücadele edilmesi ve kurumlar arası ortak eylem planı çerçevesinde yürütülecek çalışmaların karara bağlanmasıyla sona erdi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.08.21 09:22:44
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sürdürülebilir Beslenme Sağlık Veriyor ve İsrafı Önlüyor

Dünya nüfusu 2000 yılından bu yana sürekli artıyor ve 2050 yılında da büyük bir artış öngörülüyor. Türkiye'nin nüfusunun da 2050 yılında 100 milyonu aşması bekleniyor. Bu hızlı nüfus artışı, insanları besleme, su temini, enerji sağlama gibi temel ihtiyaçların karşılanması konusunda büyük zorluklara neden oluyor. Artan insan nüfusunun tükettiği enerji gerek besinlere gerekse iklimlere zarar verebiliyor. Sürdürülebilir beslenme ile nüfusun artan gıda talebi karşılanabiliyor. 
Akdeniz beslenme biçimi, Nordik diyeti, Çift piramit diyeti, vegan ve vejeteryan diyetlerle sürdürülebilir beslenme biçimleri karbon ve su ayak izini düşürmeye katkı sağlıyor. 
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, sürdürülebilir beslenmenin faydalarını ve yöntemlerini anlattı.
Artan nüfus gıda talebini artırıyor
Artan insan nüfusu, gıda talebini artırmakta ve gıda endüstrisini daha verimli olmaya yönlendirmektedir. Son 10 yılda gıda endüstrisindeki yenilikler ve gelişen teknolojiler, daha fazla gıda üretimi ve sürdürülebilirlik için önemli adımlar atılmıştır. Gıda endüstrisindeki yenilikler ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, artan nüfusun beslenmesini karşılamak ve çevresel etkileri azaltmak için önemli adımlardır. Ancak, daha fazla çalışma ve yatırım gerekmektedir, çünkü nüfus artışıyla birlikte gıda güvencesi ve sürdürülebilirlik konularında hala önemli zorluklar vardır. Artan insan nüfusunun iklim ve çevreye etkisi oldukça büyük bir endişe kaynağıdır. Nüfus artışı, daha fazla enerji, su ve gıda talebi demektir, bu da doğal kaynakların aşırı kullanımına ve çevresel baskılara yol açmaktadır. Bu durum ekosistem hizmetlerinin azalmasına ve doğal kaynakların tükenmesine neden olabilir.
Sürdürülebilir beslenmenin farklı çeşitleri bulunuyor
Artan insan nüfusuyla birlikte iklim değişikliği, çevresel bozulma ve kaynakların tükenmesi gibi sorunlarla mücadele etmek için sürdürülebilirlik odaklı politikalar ve çözümler gerekmektedir. Bu çözümlerden biri de sürdürülebilir beslenme çeşitleri olabilmektedir.
Sürdürülebilir beslenme çeşitleri;
Akdeniz beslenme tipi; taze gıdalar ve doymamış yağlar tüketilir. İşlenmiş ve paketli gıdaları tüketim oranı düşüktür. Ülkemiz için en uygun seçenek Akdeniz beslenme modeli olarak belirlenmiştir. Sürdürülebilir diyetlere çok kültürlü bir yaklaşım ile yerli veya yerel gıda sistemlerini anlayarak, gıdalar ve diyetlerle ilgili kültürel bilgideki çeşitliliği korumak için de fırsatlar sunabilmektedir. Aynı zamanda, yemek ve kültüre ilişkin geleneksel bilginin korunmasının önemini de gündeme getirmektedir. 
Ekolojik ayak izi bakımından beslenme modelleri incelendiğinde, Akdeniz diyetinin diğerlerine göre azot, karbon, su ve enerji ayak izinin daha küçük olması, dünyamızın sağlığına daha az olumsuz etki gösteren sürdürülebilir bir beslenme modeli olarak görülmektedir.
Nordik diyeti; İskandinav ülkeleri olan Danimarka, Finlandiya, Norveç, İzlanda, İsveç gibi ülkelerdeki geleneksel yeme biçimi Nordik diyetine dayanmaktadır. Akdeniz diyeti ile benzerlik göstermektedir. Zeytinyağı yerine kanola yağı kullanılması Akdeniz diyetinden en önemli farkıdır.
Çift piramit diyeti; klasik besin piramidinin yani Akdeniz beslenmesinin yanına besinlerin ekolojik ayak izleri sınıflandırılmaktadır. Hem bireysel hem de ekosistem açısından yeterli olacak besinleri göstermektedir.
Vegan ve Vejetaryen diyetler; kırmızı et, tavuk, balık veya peynir gibi hayvansal kaynaklı besinlerin elimine edildiği diyetlerdir.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yürütülen “Live Well Plate for Low Impact Food in Europe” (LIFE) projesi’ne göre; sürdürülebilir bir diyetin 6 temel ilkesi bulunmaktadır.
- Sebze ve meyve tüketimini artırmak
- Besin çeşitliliğini sağlamak
- Et tüketimini makul seviyelere indirmek
- Gıda israfını önlemek
- Sertifikalı gıda satın almak
- Şeker, şekerli içecekler, yağ, tuz ve tuz içeriği yüksek gıdaların tüketimini azaltmak.
Meyve sebze tüketiminde her zaman mevsiminde olanları tercih etmek, mümkünse pazarlardan alışveriş yapmak önem kazanmakta.
Her gün mor, kırmızı, turuncu, sarı, koyu yeşil, açık yeşil, beyaz olmak üzere 7 farklı renkte sebze ve meyve her gün tüketilmelidir.  6 yumruk sebze ve 2 yumruk kadar meyve günlük minimum tüketim olmalıdır.
Günde 1-2 su bardağı yoğurt veya kefir, haftada 1 kez kırmızı et, haftada 1 kez balık veya haftada 1 kez tavuk ana yemek olarak tercih edilebilir. Diğer günlerde protein ihtiyacı bezelye, barbunya, nohut, kuru fasulye veya börülce gibi bitkisel proteinlerden gelebilir ve sebzeler de haftada en az 2 gün ana yemek olabilir.
Bu temel ilkeler uygulandığında karbon ayak izi düşürülmekte ve sürdürülebilir bir beslenme şekliyle hem sağlığa hem de doğaya faydalı olunabilmekte.
* MEMORİAL BASIN

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 15:42:28
Son Düzenlenme Tarihi :





BÜYÜKŞEHİR’DEN EL­MA­LI YOL­LA­RI­NA KIŞ­LIK BAKIM

An­tal­ya Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si El­ma­lı’nın kır­sal ma­hal­le­le­rin­de­ki yol­lar­da kışa ha­zır­lık ça­lış­ma­la­rı­nı sür­dü­rü­yor

    An­tal­ya Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si Kır­sal Hiz­met­ler Da­ire­si Baş­kan­lı­ğı ekip­le­ri El­ma­lı’nın so­rum­lu­luk alanı olan yol ağın­da grey­der­li bakım ve şa­ram­pol te­miz­lik ça­lış­ma­sı ya­pı­yor. Yol ke­nar­la­rın­da çıkan diken, ot gibi ya­ba­ni bit­ki­ler te­miz­le­ni­yor. Et­ki­li yağ­mur­lar­da yağ­mur su­yu­nun taş­kın­la­ra yol aç­ma­ma­sı ve sü­rü­cü gü­ven­li­ği­ni teh­li­ke­ye sok­ma­ma­sı için ça­lı­şan ekip­ler, be­lir­le­nen prog­ram da­hi­lin­de ça­lış­ma­la­rı­nı sür­dü­rü­yor.
    Ça­lış­ma­lar kap­sa­mın­da El­ma­lı’nın Kuz­köy, Ta­vul­lar, Mur­sal Bey­ler ve Ak­ça­eniş ma­hal­le­sin­de yol ke­na­rı şa­ram­pol te­miz­lik ça­lış­ma­sı ta­mam­lan­dı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.11.12 09:27:12
Son Düzenlenme Tarihi :