Elmalı Belediyesi tarafından doğal tabiat harikası Çamkuyu’larda düzenlenen Akçaeniş Nostalji Günlüğü Programına büyük ilgi görürken, vatandaşlar hem mangal keyfi yaptılar, hem de Lale DOĞAN ve Güven ÇOŞKUNER’in ile Fatih DEMİRHAN’ın seslendirdiği birbirinden güzel türkü ve şarkılarla muhteşem bir akşam yaşadılar.
Elmalı Belediyesi tarafından doğal tabiat harikası Çamkuyu’larda düzenlenen Akçaeniş Nostalji Günlüğü Programına büyük ilgi görürken, vatandaşlar hem mangal keyfi yaptılar, hem de Lale DOĞAN ve Güven ÇOŞKUNER’in ile Fatih DEMİRHAN’ın seslendirdiği birbirinden güzel türkü ve şarkılarla muhteşem bir akşam yaşadılar. Belediye tarafından mangal yakmayanlara da yemek ikram edilirken, Elmalı Belediyesi’nin Ak Partili üyelerinden İsmail Demir ile Ramazan Adıgüzel, Belediye Başkanı Ümit Öztekin’in gelişini arabanın içerisinde beklediler. Başkan Öztekin, bir başka Ak Parti Belediye Meclis Üyesi Fatih Özgür ile etkinliğin gerçekleştiği Çamkuyular’a gelirken, vatandaşlar başkana geleneksel hale gelen nostalji günü etkinliğinden dolayı teşekkür ettiler.
ATSO Başkanı Bahar: "İşletmelerin kira ve finansman maliyetleri düşürülsün"
Mart ayı enflasyon oranlarını değerlendiren ATSO Başkanı Ali Bahar, "Gıda enflasyonu ve kira artışları çalışanların refahını ağırlıkla etkilediği için ücret dengelerinin bozulmasına yol açmakta, istihdam ve üretimi de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle işletmelerin kira ve finansman maliyetlerinin düşürülmesi, çalışanların kira ve vergi yüklerinin azaltılması hususunda taleplerimizi uzun süredir dile getiriyoruz" dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mart ayında yüzde 2,29 arttı. Yıllık TÜFE yüzde 50,51’e geriledi. Enflasyon oranlarını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar, "Maalesef depremin yol açtığı üretim kayıpları, ilave harcama zorunlulukları, kuraklık, konut sorununa bağlı kira artışları, EYT tazminatları gibi finansman yük ve maliyetleri enflasyon baskısının devam etmesine neden olmaktadır" diye konuştu.
Kira ve finansman desteği
Gıda enflasyonu ve kira artışlarının sektöre olumsuz etkileri olduğunu kaydeden Başkan Bahar, "Çalışanlarımızın refahını etkileyen bu sorun ücret dengelerinin de bozulmasına neden oluyor, istihdam ve üretimi de olumsuz yönde etkiliyor" ifadelerini kullandı. Enflasyonla mücadele konusunda refah politikalarının daha güçlü bir biçimde gündeme gelmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Bahar, "Bu nedenle işletmelerin kira ve finansman maliyetlerinin düşürülmesi, çalışanların kira ve vergi yüklerinin azaltılması hususunda taleplerimizi uzun süredir dile getiriyoruz" şeklinde konuştu.
"Enflasyon artışı devam ediyor"
Enflasyon artışında mevsimlik ürünler ve enerji haricinde enflasyon göstergelerinde katılık sebebiyle artışların devam ettiğini kaydeden Başkan Bahar, "Tüketici enflasyonunda baz etkisine ve giyim fiyatları indirimlerine, üretici enflasyonunda baz etkisiyle birlikte dünya genelinde ve yurt içinde enerji fiyatlarında geri çekilmeye bağlı düşüş görülmektedir" ifadelerine yer verdi. TÜFE’de aylık enflasyonun eğitimde yüzde 6,30 ile en yüksek kalem olduğunu belirten Başkan Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yüzde 3,85 artışla lokanta ve otel grubu, yüzde 3,84 artışla gıda ve ayrıca konut ve ev eşyası grupları en fazla katkıyı yapmışlardır. Gıda enflasyonu sebze ve meyve değil, et gibi ürünlere ve işlenmiş ürünlere bağlı olarak artmış, Mart ayında en yüksek artış gösteren ürün yüzde 19,90 ile dana eti olurken, bunu yüzde 15,16 ile şarküteri ürünleri ve diğer et çeşitleri ve yüzde 11,16 ile yumurta izlemiştir."
"Hayvancılık için kalıcı politika üretilmeli"
Yıllık enflasyon oranında baz etkili düşüşün fiyatlarda gerileme anlamına gelmediğini, ancak fiyat artışlarının yavaşladığını dile getiren Başkan Bahar, "Üretici enflasyonu Mart ayında yüzde 0,44 ve yıllık yüzde 62,45 oranında artarken, bu artışın en çok gıda grubundan, daha sonra metal ve diğer inşaat malzemeleri gruplarından kaynaklandığını, enerji indirimlerinin ÜFE’ye olumlu yönde yansıdığı görülmekte" dedi. Enflasyonda kalıcı düşüş için üretim, harcama zorunluluğu, konut sorunu, EYT gibi birçok başlıkta kalıcı çözüm getirilmesi gerektiğini belirten Başkan Bahar, "Ayrıca hayvancılık sektöründe yaşanan yapısal sorunlarda önleyici ve telafi edici politika önlemlerinin daha etkili biçimde sürdürülmesi gereklidir" açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mart ayında yüzde 2,29 arttı. Yıllık TÜFE yüzde 50,51’e geriledi. Enflasyon oranlarını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar, "Maalesef depremin yol açtığı üretim kayıpları, ilave harcama zorunlulukları, kuraklık, konut sorununa bağlı kira artışları, EYT tazminatları gibi finansman yük ve maliyetleri enflasyon baskısının devam etmesine neden olmaktadır" diye konuştu.
Kira ve finansman desteği
Gıda enflasyonu ve kira artışlarının sektöre olumsuz etkileri olduğunu kaydeden Başkan Bahar, "Çalışanlarımızın refahını etkileyen bu sorun ücret dengelerinin de bozulmasına neden oluyor, istihdam ve üretimi de olumsuz yönde etkiliyor" ifadelerini kullandı. Enflasyonla mücadele konusunda refah politikalarının daha güçlü bir biçimde gündeme gelmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Bahar, "Bu nedenle işletmelerin kira ve finansman maliyetlerinin düşürülmesi, çalışanların kira ve vergi yüklerinin azaltılması hususunda taleplerimizi uzun süredir dile getiriyoruz" şeklinde konuştu.
"Enflasyon artışı devam ediyor"
Enflasyon artışında mevsimlik ürünler ve enerji haricinde enflasyon göstergelerinde katılık sebebiyle artışların devam ettiğini kaydeden Başkan Bahar, "Tüketici enflasyonunda baz etkisine ve giyim fiyatları indirimlerine, üretici enflasyonunda baz etkisiyle birlikte dünya genelinde ve yurt içinde enerji fiyatlarında geri çekilmeye bağlı düşüş görülmektedir" ifadelerine yer verdi. TÜFE’de aylık enflasyonun eğitimde yüzde 6,30 ile en yüksek kalem olduğunu belirten Başkan Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yüzde 3,85 artışla lokanta ve otel grubu, yüzde 3,84 artışla gıda ve ayrıca konut ve ev eşyası grupları en fazla katkıyı yapmışlardır. Gıda enflasyonu sebze ve meyve değil, et gibi ürünlere ve işlenmiş ürünlere bağlı olarak artmış, Mart ayında en yüksek artış gösteren ürün yüzde 19,90 ile dana eti olurken, bunu yüzde 15,16 ile şarküteri ürünleri ve diğer et çeşitleri ve yüzde 11,16 ile yumurta izlemiştir."
"Hayvancılık için kalıcı politika üretilmeli"
Yıllık enflasyon oranında baz etkili düşüşün fiyatlarda gerileme anlamına gelmediğini, ancak fiyat artışlarının yavaşladığını dile getiren Başkan Bahar, "Üretici enflasyonu Mart ayında yüzde 0,44 ve yıllık yüzde 62,45 oranında artarken, bu artışın en çok gıda grubundan, daha sonra metal ve diğer inşaat malzemeleri gruplarından kaynaklandığını, enerji indirimlerinin ÜFE’ye olumlu yönde yansıdığı görülmekte" dedi. Enflasyonda kalıcı düşüş için üretim, harcama zorunluluğu, konut sorunu, EYT gibi birçok başlıkta kalıcı çözüm getirilmesi gerektiğini belirten Başkan Bahar, "Ayrıca hayvancılık sektöründe yaşanan yapısal sorunlarda önleyici ve telafi edici politika önlemlerinin daha etkili biçimde sürdürülmesi gereklidir" açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.04 16:19:15
Son Düzenlenme Tarihi :
Antalya’ya bayramda tatilci yağdı, rakam beklenenin iki katı oldu
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, kente 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde 700 bine yakın yerli turistin geldiğini, ülke genelinde ise bu rakamın 3 milyonu bulduğunu kaydetti.
Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi konumundaki turizm kenti Antalya’ya, 9 günlük..
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, kente 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde 700 bine yakın yerli turistin geldiğini, ülke genelinde ise bu rakamın 3 milyonu bulduğunu kaydetti.
Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi konumundaki turizm kenti Antalya’ya, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde, hem havadan hem karadan ziyaretçi akınına uğradı. Kentteki 5 yıldızlı otellerin doluluk oranı yüzde 100’e ulaşırken, tüm plajlar ve tarihi turistik yerler ziyaretçileri ağırladı. Bayramdan önce turizmciler 300 bine yakın bir hareketlilik beklerken bu rakam, iki katını aşarak 700 bini buldu.
"700 bin misafir ağırladı"
Doluluğun yaşandığı The Marmara Otel’de konuşan Kuk, geride kalan 9 günlük Kurban Bayramı tatilini hem Antalya hem de ülke genelinde değerlendirdi.
9 günlük tatilin Antalya için verimli ve dolu dolu geçtiğinin altını çizen Kuk, 300 bin misafir beklerken bu rakamın, eş dost, karavan ile çadır turizmiyle 600-700 bini bulduğunu kaydetti.
"Erken planlama yapıldı"
Pandemiden bu yana ek yüksek yoğunluğa ulaştıklarını dile getiren Kuk," Turizmciler olarak güzel bir bayram dönemi geçirdik. Tatil dönemlerinin erkenden açıklanması sektörün hep faydasına oldu. Çünkü ona göre planlamalar yapılıyor, paket fiyatlar açıklanıyor. Tüketiciler planlamasını erken yapıyor. Misafir 9 günlük tatilde 5 günü, eş dost akraba diğer 4 günü tatil yaparak geçiriyor. Son dakikaya kaldığı zaman planlama yapmada zorluk oluyor. İleri yıllarda da erkenden açıklanırsa güzel olacaktır" dedi.
"2 milyon ülke geneli"
Geçen yıla oranla bayram hareketliliğinin çok yüksek olduğunu belirten Kuk, "İnsanlar pandemi endişesinden kurtuldu. Bu sene Kurban Bayramı tatilinde bunu açıkça gördük. Bütün sahillerimiz doluydu. Biz 2 milyonun insanın bu dönemde, tatil amaçlı, eş dost akraba ziyareti için tatile çıkacağını düşünmüştük. Bayram dönemindeki rakam ile 3 milyona yakın bir seyahat olduğunu gördük. Bunun 600-700 bini Antalya, 500 bini Ege Bölgesi’ne diğer 1 buçuk milyonun üzerinde kişi ise diğer bölgelerdeki turistik yerleri ve akraba ziyaretini tercih etti. verimli ve güzel bir bayram tatili geçirdik" ifadelerine yer verdi.
Kuk, Antalya ve Ege Bölgesi’ne gelen tatilcilerin çoğunluğunun 5 yıldızlı otelleri tercih ettiğini aktararak, apart ve villalara da yoğun ilgili olduğunu dile getirdi.
"İki katına çıktı"
Antalya’nın bayram ve bu dönemde turistik bölgelerinde kentin nüfusunu ikiye katlayan bir hareketlilik olduğuna değinen Hamit Kuk, "Normal planlama o bölgenin nüfusuna göre yapılıyor. Ama iki katı turist gelince alt yapı zaman zaman yetersiz hale geliyor. Özellikle Antalya-Alanya Karayolu ihtiyacı karşılayamayacak durumda. Turizmin gelişmesiyle beraber, ihtiyaçlarda alt yapı da yeni yatırım ihtiyacı doğuyor. Alt yapının gelişmemiş olmaması turizm hareketliliğini olumsuz etkiler. Biz turizm Türkiye’nin petrolüdür, diyoruz. Türkiye’nin petrolü olan turizme alt yapı yatırımını yapmakta fayda var. Bu konuda adımlar atılacağına inanıyoruz" açıklamasında bulundu.
Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi konumundaki turizm kenti Antalya’ya, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde, hem havadan hem karadan ziyaretçi akınına uğradı. Kentteki 5 yıldızlı otellerin doluluk oranı yüzde 100’e ulaşırken, tüm plajlar ve tarihi turistik yerler ziyaretçileri ağırladı. Bayramdan önce turizmciler 300 bine yakın bir hareketlilik beklerken bu rakam, iki katını aşarak 700 bini buldu.
"700 bin misafir ağırladı"
Doluluğun yaşandığı The Marmara Otel’de konuşan Kuk, geride kalan 9 günlük Kurban Bayramı tatilini hem Antalya hem de ülke genelinde değerlendirdi.
9 günlük tatilin Antalya için verimli ve dolu dolu geçtiğinin altını çizen Kuk, 300 bin misafir beklerken bu rakamın, eş dost, karavan ile çadır turizmiyle 600-700 bini bulduğunu kaydetti.
"Erken planlama yapıldı"
Pandemiden bu yana ek yüksek yoğunluğa ulaştıklarını dile getiren Kuk," Turizmciler olarak güzel bir bayram dönemi geçirdik. Tatil dönemlerinin erkenden açıklanması sektörün hep faydasına oldu. Çünkü ona göre planlamalar yapılıyor, paket fiyatlar açıklanıyor. Tüketiciler planlamasını erken yapıyor. Misafir 9 günlük tatilde 5 günü, eş dost akraba diğer 4 günü tatil yaparak geçiriyor. Son dakikaya kaldığı zaman planlama yapmada zorluk oluyor. İleri yıllarda da erkenden açıklanırsa güzel olacaktır" dedi.
"2 milyon ülke geneli"
Geçen yıla oranla bayram hareketliliğinin çok yüksek olduğunu belirten Kuk, "İnsanlar pandemi endişesinden kurtuldu. Bu sene Kurban Bayramı tatilinde bunu açıkça gördük. Bütün sahillerimiz doluydu. Biz 2 milyonun insanın bu dönemde, tatil amaçlı, eş dost akraba ziyareti için tatile çıkacağını düşünmüştük. Bayram dönemindeki rakam ile 3 milyona yakın bir seyahat olduğunu gördük. Bunun 600-700 bini Antalya, 500 bini Ege Bölgesi’ne diğer 1 buçuk milyonun üzerinde kişi ise diğer bölgelerdeki turistik yerleri ve akraba ziyaretini tercih etti. verimli ve güzel bir bayram tatili geçirdik" ifadelerine yer verdi.
Kuk, Antalya ve Ege Bölgesi’ne gelen tatilcilerin çoğunluğunun 5 yıldızlı otelleri tercih ettiğini aktararak, apart ve villalara da yoğun ilgili olduğunu dile getirdi.
"İki katına çıktı"
Antalya’nın bayram ve bu dönemde turistik bölgelerinde kentin nüfusunu ikiye katlayan bir hareketlilik olduğuna değinen Hamit Kuk, "Normal planlama o bölgenin nüfusuna göre yapılıyor. Ama iki katı turist gelince alt yapı zaman zaman yetersiz hale geliyor. Özellikle Antalya-Alanya Karayolu ihtiyacı karşılayamayacak durumda. Turizmin gelişmesiyle beraber, ihtiyaçlarda alt yapı da yeni yatırım ihtiyacı doğuyor. Alt yapının gelişmemiş olmaması turizm hareketliliğini olumsuz etkiler. Biz turizm Türkiye’nin petrolüdür, diyoruz. Türkiye’nin petrolü olan turizme alt yapı yatırımını yapmakta fayda var. Bu konuda adımlar atılacağına inanıyoruz" açıklamasında bulundu.





