Elmalı’nın köyden mahalleye dönüşen Çobanisa, Büyüksöğle, Bozhüyük, Akçay, Mursal, Gökpınar, Özdemir, Yakaçiftlik, Kışla, Kızılca, Kocapınar, Yalnızdam ve Avşar mahallelerinde kadostra çalışmalarında kadastro ekipleri ile birlikte görev yapacak bilirkişiler belirlendi
Elmalı’nın köyden mahalleye dönüşen Çobanisa, Büyüksöğle, Bozhüyük, Akçay, Mursal, Gökpınar, Özdemir, Yakaçiftlik, Kışla, Kızılca, Kocapınar, Yalnızdam ve Avşar mahallelerinde kadostra çalışmalarında kadastro ekipleri ile birlikte görev yapacak en az 10 yıldır aynı yerde ikamet eden bilirkişiler belirlendi.
40 yaşını bitirmiş, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, inancı kötüye kullanma, dolaylı iflas gibi bir suçtan hüküm giymemiş bilirkişiler köy muhtarları tarafından belirlenerek, belediye meclisinin onayına sunulmuştu. Geçtiğimiz günlerde Başkanvekili Ramazan Adıgüzel’in başkanlığında toplanan belediye meclisi ise bilirkişi listesi ile ilgili gündem maddesini oybirliğiyle kabul etmişti.
Seçilen bilirkişilerin çalışma alanında buluna taşınmaz malların geometrik ve hukuki durumlarını iyi bilen kimseler olduğu öğrenildi.
İşte mahalleler ve belediye meclisince onanan bilirkişiler:
AFŞAR MAHALLESİ: Hasan Aslan, Osman Gedik, Recep Dulluç, Mehmet Ali Tuş, Şakir Kocakaya, Nevzat Küçükkara
YALNIZDAM MAHALLESİ: Recep Boz, Süleyman Öztürk, Abdullah Kocabaş, Musa Balcı, Ali Balcı, Necati Dönmez
KOCAPINAR MAHALLESİ: Hüsnü Kocabaş, Salih Öztürk, Mehmet Yılmaz, Kadir Sarıtekin, Osman Kaygısız, Durmuş Çankaya
KIZILCA MAHALLESİ: Muzaffer Koçoğlu, Celal Uysal, Salih Kolsuz, Hüseyin Kamaycı, Salih Karaca, Sebahattin Koçoğlu
KIŞLA MAHALLESİ: Salih Ekiz, Bayram Çavuş, Emin Yılmaz, Emin Nazlı, Mehmet Lök, Abdullah Ünal
YAKAÇİFTLİK MAHALLESİ: Ahmet Aydınlı, Hüsnü Mavi, Mustafa Özer, Ramazan Özen, Mehmet Özdemir, Necati Altan
ÖZDEMİR MAHALLESİ: Erol Salur, Cemil İstek, Mehmet Sert, Hıdır Karataş, İbrahim Tufan, Osman Sert
GÖKPINAR MAHALLESİ: Ahmet Karakaş, Şükrü Kaplan, İsmal Kahraman, Mehmet Gök, Ali Gök, Orhan Çoban
AKÇAY MAHALLESİ: Hasan Bulut, Halil Çildir, Şükrü Kahraman, Hasan Keskin, Mehmet Uysal, Mustafa Sarı
BOZHÜYÜK MAHALLESİ: Mustafa Akkaya, Sami Kıvrak, Mustafa Kıvrak, Mehmet Ali Arnaz, Salih Gül, Nebi Öz
BÜYÜKSÖĞLE MAHALLESİ: Ramazan Boşluk, Hüseyin Kaçar, Ömer Ali Demiröz, Salim Kaçar, Ramazan Bozkurt, Abdullah Kızlkaya
ÇOBANİSA MAHALLESİ: İsmail Özdemir, Salih Özdemir, Salih Kara, Mustafa Kocabıyık, Necati Güzel, Hüdaver Güzel
MURSAL MAHALLESİ: Hasan Koyuncu, Eyüp Uçar, İsmail Akay, Osman öztürk, Ali Demir, Bilal Şentürk
Her pazar ’yangın’ korkusuyla uyanıyor, su dolu kovalarla nöbet tutup seslerini duyurmaya çalışıyorlar
Antalya’nın tarihi Kaleiçi’nde koruma altındaki evlerde genellikle pazar günleri çıkan yangın, mahalleliyi isyan ettirdi. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü çıkan ve 2 kullanılmayan tarihi bina ile 1 müstakil evi küle döndüren yangın sonrası mahalleli su dolu kovalarla nöbet tutmaya başladı. M..
Antalya’nın tarihi Kaleiçi’nde koruma altındaki evlerde genellikle pazar günleri çıkan yangın, mahalleliyi isyan ettirdi. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü çıkan ve 2 kullanılmayan tarihi bina ile 1 müstakil evi küle döndüren yangın sonrası mahalleli su dolu kovalarla nöbet tutmaya başladı. Mahalle muhtarı Halil Ay, "Pazar günü her uyandığımızda bir yangın daha olacak diye korkuyoruz. Artık kovalarla nöbet tutup sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ama bu olaya bir çare bulunmasını istiyoruz" diye konuştu.
Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Atatürk Caddesi Haşimişcan Mahallesi’nde kullanılmayan ahşap tarihi evlerde son 2 yıldır özellikle pazar günleri yangın çıkıyor. Sebebi henüz bilinmese de, mahalleli yangınları madde bağımlıları ya da evsiz kişilerin çıkardığı yönünde görüş bildiriyor. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü 2 katlı metruk evden çıkan yangında, alevler yan binalara sıçrayıp 2 kullanılmayan tarihi bina, 1 müstakil evi küle döndürmüş, 7 katlı bir apartmanın dış cephesine de zarar vermişti.
Kovalarla nöbet tutuyorlar
Çıkan yangınlardan sonra mahalle sakinleri tedirginlik yaşamaya başladı. Sokakların dar oluşundan dolayı itfaiyenin herhangi bir gecikme ihtimaline karşı kişisel tedbir almaya başlayan mahalle sakinleri, suyla doldurdukları kovaları yanlarında hazır bulunduruyor. Metruk binaların madde bağımlıları ile evsiz kişi ya da kişilerce yakıldığını iddia eden mahalleliler, sit alanı içerisinde yer aldığı belirtilen tarihi binalar için çözüm talebinde bulundu.
"Antalya’nın göbeğindeki mahalle metruk ve yanık evlerle dolu"
Son çıkan yangınla ilgili ‘içimiz, tarihimiz yandı’ diyen mahalle muhtarı Halil Ay, "Her pazar olduğu gibi yine pazar günü yangın çıktı. Bizim isteğimiz bu insanlar zarar görmesin. Antalya’nın göbeğinde olan mahalle, şu anda metruk ve yanık evlerle dolu. Bu evler yandıktan sonra nedense hiç kimse ne arıyor, ne soruyor. Burada insanlar yaşıyor. Bu evler eğer korunuyorsa, sit alanındaysa, değer veriliyorsa gerçek anlamda korumaya alınmalı. Artık insanlar zarar görüyor. Mahallede insanlar ve turistler kaçar oldu. Vatandaşın sesinin duyulmasını istiyoruz. Her birinin bu yangında 100’er bin liralık zararı oldu" ifadelerine yer verdi.
"Önlem alınmasını rica ediyorum"
Yangına uyuşturucu madde bağımlıları ve evsiz kişilerin neden olduğunu ileri süren Ay, "Polisimiz geliyor yardımcı oluyor ama hepsinin başına bir polis bırakamayız, vatandaş da duramaz. O girdiği zaman bir şeyler içiyor ve yangın çıkıyor. Yangın başlayınca burayı terk ediyor ama mahalleli kalıyor. Herkes gider biz kalırız ama buraya bir önlem alınmasını rica ediyorum. Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Şu anda bunun gibi 5-6 tane daha evimiz var. Pazar günü her uyandığımızda bir yangın daha olacak diye korkuyoruz. Bizim mahallemiz eski valimizin ismini almış ve şu an onun kemikleri sızlıyordur" diye konuştu.
"Kovalarla nöbet tutuyoruz ve bundan gocunmuyoruz"
Yangın tedirginliğinin vatandaşları nöbet tutmaya kadar götürdüğüne değinen Ay, "Son yangından sonra vatandaşlarımız korkudan dolayı nöbet tutar hale geldi. Daha önce de yapmıştık. Bazı sokaklarda yapmaya başladık çünkü baktık yangınlar bitmiyor, biz el atalım dedik. Biz artık kovalarla nöbet tutuyoruz ve bundan gocunmuyoruz" şeklinde konuştu.
"Her pazar aynı saatte bizim mahallemiz yanıyor"
Yangında evi zarar gören bina sakinlerinden Ayfer Beşibirlik, "Her an tedirginlik yaşıyorum. Yangın sonrası da göçme ya da çökme olayları oluyor diye korkuyoruz. Burayla ilgilenilmesi gerekiyor" dedi.
43 yıldır Haşimişcan Mahallesi’nde oturan Mehmet Ali Erdem de, 15 günde bir her pazar günü metruk evlerin yandığına dikkat çekerek, bölgedeki yanan evlerin tarihi evler olduğunu anlattı. Yangından dolayı tedirginlik yaşadıklarını belirten Erdem, "Metruk binada çıkan yangın, 7 katlı binanın 14 dairesine zarar verdi. Camları ve perdeleri kapalıydı. Eğer açık olsaydı apartman diye bir şey kalmazdı. Önlem alınsın istiyoruz" diye konuşurken, yine evi zarar gören vatandaşlardan İbrahim Tuluk ise, "İçeride bebeğim vardı. Yansak ne olacaktı. Balici, tinercilerden bıktık usandık. 2 yıldır isyan ediyorum, yetkililere durumu bildirdik ama henüz el atan olmadı. Yanan metruk yerlerin etrafını kapatmıştım, buna rağmen kırıp giriyorlar ve içeride yangın çıkartıyorlar. Her pazar aynı saatte bizim mahallemiz yanıyor. Bıktık" ifadelerini kullandı.
Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Atatürk Caddesi Haşimişcan Mahallesi’nde kullanılmayan ahşap tarihi evlerde son 2 yıldır özellikle pazar günleri yangın çıkıyor. Sebebi henüz bilinmese de, mahalleli yangınları madde bağımlıları ya da evsiz kişilerin çıkardığı yönünde görüş bildiriyor. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü 2 katlı metruk evden çıkan yangında, alevler yan binalara sıçrayıp 2 kullanılmayan tarihi bina, 1 müstakil evi küle döndürmüş, 7 katlı bir apartmanın dış cephesine de zarar vermişti.
Kovalarla nöbet tutuyorlar
Çıkan yangınlardan sonra mahalle sakinleri tedirginlik yaşamaya başladı. Sokakların dar oluşundan dolayı itfaiyenin herhangi bir gecikme ihtimaline karşı kişisel tedbir almaya başlayan mahalle sakinleri, suyla doldurdukları kovaları yanlarında hazır bulunduruyor. Metruk binaların madde bağımlıları ile evsiz kişi ya da kişilerce yakıldığını iddia eden mahalleliler, sit alanı içerisinde yer aldığı belirtilen tarihi binalar için çözüm talebinde bulundu.
"Antalya’nın göbeğindeki mahalle metruk ve yanık evlerle dolu"
Son çıkan yangınla ilgili ‘içimiz, tarihimiz yandı’ diyen mahalle muhtarı Halil Ay, "Her pazar olduğu gibi yine pazar günü yangın çıktı. Bizim isteğimiz bu insanlar zarar görmesin. Antalya’nın göbeğinde olan mahalle, şu anda metruk ve yanık evlerle dolu. Bu evler yandıktan sonra nedense hiç kimse ne arıyor, ne soruyor. Burada insanlar yaşıyor. Bu evler eğer korunuyorsa, sit alanındaysa, değer veriliyorsa gerçek anlamda korumaya alınmalı. Artık insanlar zarar görüyor. Mahallede insanlar ve turistler kaçar oldu. Vatandaşın sesinin duyulmasını istiyoruz. Her birinin bu yangında 100’er bin liralık zararı oldu" ifadelerine yer verdi.
"Önlem alınmasını rica ediyorum"
Yangına uyuşturucu madde bağımlıları ve evsiz kişilerin neden olduğunu ileri süren Ay, "Polisimiz geliyor yardımcı oluyor ama hepsinin başına bir polis bırakamayız, vatandaş da duramaz. O girdiği zaman bir şeyler içiyor ve yangın çıkıyor. Yangın başlayınca burayı terk ediyor ama mahalleli kalıyor. Herkes gider biz kalırız ama buraya bir önlem alınmasını rica ediyorum. Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Şu anda bunun gibi 5-6 tane daha evimiz var. Pazar günü her uyandığımızda bir yangın daha olacak diye korkuyoruz. Bizim mahallemiz eski valimizin ismini almış ve şu an onun kemikleri sızlıyordur" diye konuştu.
"Kovalarla nöbet tutuyoruz ve bundan gocunmuyoruz"
Yangın tedirginliğinin vatandaşları nöbet tutmaya kadar götürdüğüne değinen Ay, "Son yangından sonra vatandaşlarımız korkudan dolayı nöbet tutar hale geldi. Daha önce de yapmıştık. Bazı sokaklarda yapmaya başladık çünkü baktık yangınlar bitmiyor, biz el atalım dedik. Biz artık kovalarla nöbet tutuyoruz ve bundan gocunmuyoruz" şeklinde konuştu.
"Her pazar aynı saatte bizim mahallemiz yanıyor"
Yangında evi zarar gören bina sakinlerinden Ayfer Beşibirlik, "Her an tedirginlik yaşıyorum. Yangın sonrası da göçme ya da çökme olayları oluyor diye korkuyoruz. Burayla ilgilenilmesi gerekiyor" dedi.
43 yıldır Haşimişcan Mahallesi’nde oturan Mehmet Ali Erdem de, 15 günde bir her pazar günü metruk evlerin yandığına dikkat çekerek, bölgedeki yanan evlerin tarihi evler olduğunu anlattı. Yangından dolayı tedirginlik yaşadıklarını belirten Erdem, "Metruk binada çıkan yangın, 7 katlı binanın 14 dairesine zarar verdi. Camları ve perdeleri kapalıydı. Eğer açık olsaydı apartman diye bir şey kalmazdı. Önlem alınsın istiyoruz" diye konuşurken, yine evi zarar gören vatandaşlardan İbrahim Tuluk ise, "İçeride bebeğim vardı. Yansak ne olacaktı. Balici, tinercilerden bıktık usandık. 2 yıldır isyan ediyorum, yetkililere durumu bildirdik ama henüz el atan olmadı. Yanan metruk yerlerin etrafını kapatmıştım, buna rağmen kırıp giriyorlar ve içeride yangın çıkartıyorlar. Her pazar aynı saatte bizim mahallemiz yanıyor. Bıktık" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.30 12:41:07
Son Düzenlenme Tarihi :
Kocaeli’ndeki patlamadan dram çıktı, daha ilk maaşını bile alamamış
Kocaeli’nin Derince ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) silosundaki patlamada ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Ekrem Kalkan gözyaşları arasında baba ocağında toprağa verildi.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silosundaki patlamada ağır yaralanan Kahramanmaraş Afşinli Ekrem Kalkan İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 6 Şubatta yaşanan depremlerde evi yıkılan, ailesi ile birlikte konteynerde kalan Ekrem Kalkan’ın inşaat işçisi babasına destek olmak için 25 gün önce Kocaeli’nde çalışmaya başladığı, daha ilk maaşını bile alamadığı öğrenildi.
Kalkan’ın ilçeye getirilen naaşı öğle namazına müteakip Eshab-ı Kehf Külliye Camiinde kılınan cenaze namazının ardından Gerger Mahallesi mezarlığına defnedildi.
Evi yıkılan Kalkan’ın ailesine destek olmak için çalışmaya gittiğini belirten akrabası Hacı Arslantaş; “Ailesine destek maksatlı Kocaeli’ne çalışmaya gitmişti. Başına gelen bu felaketten dolayı hepimiz üzüldük. Babasına destek için 15-20 gün önce gitmişti. Daha ilk maaşını da alamamıştı” dedi.
Akrabalarından Nevzat Uluer ise “Rahmetli teyzemin torunuydu. Depremzedeydi. Babasına yardım maksatlı çalışmaya gitti. Daha ilk maaşını alamadan rahmetli oldu. Durumları belli konteynır da yaşıyorlar”diye konuştu.
Yakınlarından Yunus Uluer’de “Genç yaşta depremzede olarak ailesinin temini için uzaklara gitti. Çok gençti 19 yaşında. Babasının durumu belli. Allah sabırlar versin. Değil tanıyanlar duyanlar üzüldü” ifadelerini kullandı.
Kocaeli’nin Derince ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silosundaki patlamada ağır yaralanan Kahramanmaraş Afşinli Ekrem Kalkan İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 6 Şubatta yaşanan depremlerde evi yıkılan, ailesi ile birlikte konteynerde kalan Ekrem Kalkan’ın inşaat işçisi babasına destek olmak için 25 gün önce Kocaeli’nde çalışmaya başladığı, daha ilk maaşını bile alamadığı öğrenildi.
Kalkan’ın ilçeye getirilen naaşı öğle namazına müteakip Eshab-ı Kehf Külliye Camiinde kılınan cenaze namazının ardından Gerger Mahallesi mezarlığına defnedildi.
Evi yıkılan Kalkan’ın ailesine destek olmak için çalışmaya gittiğini belirten akrabası Hacı Arslantaş; “Ailesine destek maksatlı Kocaeli’ne çalışmaya gitmişti. Başına gelen bu felaketten dolayı hepimiz üzüldük. Babasına destek için 15-20 gün önce gitmişti. Daha ilk maaşını da alamamıştı” dedi.
Akrabalarından Nevzat Uluer ise “Rahmetli teyzemin torunuydu. Depremzedeydi. Babasına yardım maksatlı çalışmaya gitti. Daha ilk maaşını alamadan rahmetli oldu. Durumları belli konteynır da yaşıyorlar”diye konuştu.
Yakınlarından Yunus Uluer’de “Genç yaşta depremzede olarak ailesinin temini için uzaklara gitti. Çok gençti 19 yaşında. Babasının durumu belli. Allah sabırlar versin. Değil tanıyanlar duyanlar üzüldü” ifadelerini kullandı.

