SON DAKİKA
header-ad

Başsavcı Suphi Abikoğlu: Vatandaşımızın bilgilendirilmesi gereken konularda gereken açıklamaları yapacağız

Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Suphi Abikoğlu, makamında Elmalı’da yayınlanan gazetelerin sahipleri ile biraraya geldi.

    Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Suphi Abikoğlu, makamında Elmalı’da yayınlanan gazetelerin sahipleri ile biraraya geldi. Elmalı’ya atanmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu kaydeden Başsavcı Abikoğlu, adliye-basın ilişkileri konusundaki düşüncelerini paylaştı. Başsavcı Abikoğlu, Elmalılıların  bilgilendirilmesi gereken konularda, gereken açıklamanın basın aracılığıyla yapılacağını belirtti.
Gazetemiz sahibi Erkin Özgünsür, yeni Başsavcı Abikoğlu’na yeni görev yeri Elmalı’da başarılar dilerken, başsavcının göreve başlar başlamaz gazete sahipleri ile biraraya gelmesinin de basına verdiği önemin bir göstergesi olduğunu kaydederek, teşekkür etti.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.09.06 08:05:55
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






12 Eylül mağduru o günleri anlattı: "Bizleri cezalandırdılar"

12 Eylül 1980 darbesi birçok insanın hayatını hayatlarını olumsuz yönde etkiledi. Onlardan biri de Kahramanmaraş’ta yaşayan 63 yaşındaki Ahmet Bağcı oldu. Dönemin mağdurları, yaşadıkları acımasız süreci, çektikleri işkence ve zulümleri anlattı.
12 Eylül 1980 tarihinin üzerinden 43 yıl geçmesine rağmen bazı acılar halen ilk günkü gibi duruyor. Darbe yönetiminin o günlerde uyguladığı insanlık dışı muamele ve antidemokratik uygulamaları birçok hayatı olumsuz yönde etkiledi. Askeri yönetimin başa geçmesinin ardından birçok vatandaş işkencelere maruz kalmış, bazıları ise hayatlarının baharında hayatı boyunca unutamayacağı psikolojik travmalar geçirmişti. O dönemde ortaokul yıllarında Ülkü Ocakları’na giren Ahmet Bağcı, İstanbul’da 1980 darbesi öncesinde büyük bir yürüyüş düzenlediklerini ve Kahramanmaraş’tan mehter takımı ile gittiklerini söyledi.

“Arkadaşımızı suçsuz yere idam ettiler”
Askeri darbe öncesinde yaşanan olayları anlatan Ahmet Bağcı, “Dönüşte bizi topladılar. Bana zorla 28 dosya imzalattılar, ben bu 28 dosyanın 8’indan ceza aldım, 20’sinden beraat ettim. Asla eylemlere karıştım diyemem ama yapmadığımız bir sürü dosyayı da işkence ile bize üzerimize yıktılar. Kenan Evren ihtilalinden sonra birçok arkadaşımız şehit oldu. Ahmet Kerse arkadaşımız lise yıllarında sık sık Maraş’a gelir giderdi. Çok yakın tanışırdık ve tekrardan yollarımız Adana Cezaevi’nde kesişti. Ahmet’in adı bir eyleme karışmış ama eylemi gerçekleştiren kendisi değildi. Biliyordu kimin yaptığını ama arkadaşını kıyıp ismini vermiyordu. Sonunda idam kararı çıktı Ahmet’e, dışarıda asıl eylemi yapan kişi idamdan önce bu eylemi ben yaptım diye teslim olduğu halde bu arkadaşımızı bile bile idam ettiler. Yani 12 Eylül zulmünün en bariz örneği Ahmet Kerse’de sembolleşmiştir” dedi.

“Türkiye’yi 50 yıl 100 yıl geriye vurdu bunlar”
Askeri darbenin ülkeyi her anlamda geriye götürdüğünü söyleyen Bağcı, “Çanakkale’den sonra Türk milletinin, Türk gençliğinin katledildiği, yok edildiği en büyük operasyondur 12 Eylül. Yüz binlerce tutuklama bunların birçoğu idam oldu, evlerde, karakollarda işkencelerden ölenlerin hesabı yok. Öyle kıymetli gençlerimiz gitti ki, hesabı kitabı tutulmaz. Yetişmiş Türk gençliğinin Türk kadrolarının yok etmekle Türkiye’yi 50 yıl 100 yıl geriye vurdu bunlar. Bu ihtilalin zararı sadece işkencede şunda bunda değil, ekonomik olarak da yetişmiş insan kadrosu bakımından da bizi 50 yıl geriye vurdular çünkü bunların hepsi istikbalinden oldular” diye konuştu.

“Türkçülerin, Turancıların yazgısı bu olmamalıydı”
İnsanlara zulüm yapanların mahkeme kararlarını dinlemeden işkence yaptıklarını ifade eden Bağcı, “Eğer onların başına iş gelmeseydi Türkiye’nin en önemli insanlarıydı ve Türkiye’yi ekonomik olarak, siyaset olarak muhasır medeniyetler seviyesine çıkaracak insanlardı. Bunlar bir garez ile böyle bir nefretle saldırdılar. Mahkeme kararlarını dinlemediler, bir kinle saldırdılar bize. Türkçülerin, Turancıların yazgısı bu olmamalıydı. Ben dünyada hiçbir ülkede o ülkenin milliyetçilerinin Türkiye’deki kadar ezildiğini horlandığına şahit olmadım. O dönemde psikolojini kaybeden, davranış bozukluğu sergileyen günlük hayatını idame ettiremeyen binlerce arkadaşımız tedavi gördü” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.12 17:55:29
Son Düzenlenme Tarihi :





Bileği kırılıp alçıya 44 bin 555 TL ödeyen Ukraynalı kadın, muayenesini Ukrayna’da yaptıracak

Antalya’da kızıyla pazar alışverişi yaparken bileği kırılan ve ardından özel bir hastanenin bin 650 dolar faturasıyla şoka uğrayıp yaptıkları itiraz üzerine 850 dolarını iade alan 61 yaşındaki Ukraynalı kadın, “Bu hem Türkiye hem de Ukrayna’da yaşayanlar için çok para” dedi. “Acil bakım, enjeksiyo..

Antalya’da kızıyla pazar alışverişi yaparken bileği kırılan ve ardından özel bir hastanenin bin 650 dolar faturasıyla şoka uğrayıp yaptıkları itiraz üzerine 850 dolarını iade alan 61 yaşındaki Ukraynalı kadın, “Bu hem Türkiye hem de Ukrayna’da yaşayanlar için çok para” dedi. “Acil bakım, enjeksiyon, röntgen ve geçici alçı için bin 650 dolar aldılar” diyen talihsiz kadının kızı ise, annesinin Ukrayna’da muayene olacağını söyledi.
Olay, 4 Ağustos Cuma günü Kemer ilçesi Aslan Bucak Mahallesi Cuma pazarında yaşandı. Savaştan kaçıp Antalya’ya yerleşen Olena Buletsa (61), burada Şeyhmus Doğan ile yakın bir tarihte evlenen kızı Kateryna Buletsa’la (32) pazar alışverişine çıktı. Kızıyla birlikte yürüdüğü sırada dengesini kaybedip yere düşen Olena Buletsa’nın bileği kırıldı. Çevredekilerin durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine Buletsa ambulansla Kemer Özel Yaşam Hastanesine götürüldü. Burada iddiaya göre, sadece röntgen ve alçıya bin 680 dolar (günün kuruyla 44 bin 555 TL) fatura kesildi. Buletsa ve kızı bu parayı ödeyip evlerine döndü. Faturayı gören damadı Şeyhmus Doğan hastaneye gidip faturaya hastane çalışanları ve yetkililerine tepki gösterip itiraz etti. Olaydan bir gün sonrası ise 850 dolar Kateryna Buletsa’nın hesabına geri yatırıldı.

“Annem Ukrayna’ya gidip muayene olacak”
Çıkan fatura karşısında halen şaşkınlığını gizleyemeyen Kateryna Buletsa da şunları söyledi:
“Bir röntgen çekildi, ardından cerrah kolu ayarladı ve bir alçı uyguladı. Sonuçta doktor alçının geçici olduğunu ve ameliyat gerektiğini söyledi. Bize bin 650 dolarlık bir fatura verdiler. Operasyonun miktarını belirtmediler. Bütün bunların Ukrayna’da çok daha ucuz olacağını düşünüyorum. Alçı yaklaşık 30 dolara mal olacak ve ameliyat yaklaşık 800 dolara mal olacak. Ukrayna’da bir savaş var. Oradan kaçıyoruz. Yardım istedik. Ve bu hastanenin hizmetleri için çok büyük parayı ödedik. Ukrayna’da alçı fiyatı yaklaşık 30 dolar. Kısacası, acil bakım, enjeksiyon, röntgen ve geçici alçı için bin 650 dolar aldılar. Annem Ukrayna’ya gidip muayene olacak” diye konuştu.

"Ukrayna ve Türkiye’de yaşayanlar için çok para"
Bileği kırılan Olena Buletsa ise, “Sadece alçı ve röntgen için çok para. Bu hem Türkiye hem de Ukrayna’da yaşayanlar için çok para” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.12 20:41:21
Son Düzenlenme Tarihi :