Büyükşehir Belediyesi Elmalı'nın Armutlu mahallesinde asfalt öncesi stabilize hazırlık çalışmalarına başladı. Altyapı ekipleri 3.5 kilometrelik grup yolunu yeniliyor.
Karnı burnunda ev hanımının tekvando aşkı
Antalya’da 4 çocuğunu ve kendisini tekvandoya kursuna yazdıran ev hanımı Seher Gözükızıl, 6 aylık hamile olmasına rağmen doktorundan ve antrenöründen aldığı olurla tekvando yapmaya devam ediyor. Karnının büyümesiyle tekvando kıyafetini giyemeyen kırmızı kuşaktaki Gözükızıl, farklı kuşaklardaki çoc..
Ev hanımlarına ayrı bir seans açan Kepez Belediyesi Spor Kulübü’nün Turgut Özal Spor Salonu’ndaki tekvando branşına 2 yıl önce yazılan 38 yaşındaki Seher Gözükızıl, spora olan tutkusuyla herkesin takdirini topluyor. Ev hanımlarının da spor yapabileceğini göstermek için tekvandoyu tercih eden 4 çocuk annesi Gözükızıl; 6 yaşındaki kızı, 8, 11 ve 13 yaşlarındaki 3 oğluyla aynı kursta tekvando eğitimi aldırıyor. Kırmızı kuşağa kadar ilerleyen ve karnındaki 6 aylık bebeğiyle kendi kuşağındaki sınava giren Gözükızıl, gereken tüm hareketleri yaparak sınavını geçti. Doktor oluru ve Baş Antrenör Derya Uyankaya’nın belirttiği programa göre hareket eden azimli ev hanımının hedefi ise siyah kuşakta iki kez ‘dan’ yapmak.
“Doktor ve antrenörün kontrolünde yapıyorum”
Şu anda 6’ncı ayı bitirdiğini ve doktor kontrolünde antrenmanlarını sürdürdüğünü belirten Seher Gözükızıl, kilosunun fazlalaşması üzerine tekvando kıyafetlerini giyemediğini söyledi. Antrenörünün şu anda kendisine sadece kol teknikleri, yürüyüş ve nefes alma programları çerçevesinde planlama yaptığını aktaran Gözükızıl, “Tedirginliğim yok, çünkü en başından bu yana doktor ve antrenörün kontrolünde yapıyorum. Bebeğin gelişimi gayet normal. Nefes egzersizlerimi tam olarak yapabildiğim için beni çok rahatlatıyor” dedi.
“Bebeğim doğuştan tekvandocu olacak”
Gözükızıl, kendisiyle birlikte 4 çocuğunun da tekvando kursunda antrenman yaptığını aktararak, “Büyük oğlum kırmızı-siyahta, küçük oğlum kırmızıda, üçüncü oğlum beyazda, kızım sarıda ben kırmızıdayım. Bebeğim ise doğuştan tekvandocu olacak. Evde kuşağı olmayan sadece eşim. Evde çocuklarım sürekli kendi aralarında çalışıyorlar. Evde sürekli bir müsabaka var” ifadelerini kullandı.
“İmkanları varsa gelsinler”
Hedefinin siyah kuşakta 2 kez dan yapmak olduğunu da belirten Gözükızıl, ev hanımlarına da, “Ellerinde imkanları varsa buyursunlar gelsinler. Burada hem sosyalleşiyorlar hem sporlarını yapıyorlar. Spor yapmanın bedenlerine kattıkları faydaları gördükten sonra zaten bırakamazlar. Ama önemli olan ilk adımı atmaları” sözleriyle seslendi.
“Annemle gurur duyuyorum”
Gözükızıl’ın çocukları da annelerini sonuna kadar destekliyor ve güveniyor. 11 yaşındaki Muhammed Emin Gözükızıl, “Ailecek tekvandocuyuz, kendimizi savunmayı öğreniyoruz”, 13 yaşındaki Duran Erol, “Doğacak kardeşimin benim gibi bir sürü dalda spor yapmasını istiyorum” diye konuşurken, 8 yaşındaki Baran da, “Annemle gurur duyuyorum. Ben de siyah kuşak olmak istiyorum. Anneme de çok güveniyorum, o da siyah kuşak olacak” ifadelerini kullandı.
“Yeni bebeğimizi de ailemize dahil edeceğiz”
Baş antrenör Derya Uyankaya ise düzenli, azimli sporcusunun doktor kontrolü altında antrenmanlara katıldığını belirterek, “Şu an sadece kol teknikleri çalıştırıyorum, ufak yürüyüşler ve sık sık dinlenme gerçekleştiriyoruz. Doktorumuzun müsaade ettiği sürece antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Yeni bir bebeğimiz daha geliyor, onu da tekvando ailemize dahil edeceğiz inşallah” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.21 11:24:20
Son Düzenlenme Tarihi :
ANSİAD’DA“İŞ YERİNDE VE YAŞAMDA MOTİVASYON” KONUŞULDU
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ANSİAD) 2025 Yılı 7. Olağan Toplantısı 22 Nisan 2025 Salı günü, Franklin Covey Eğitmeni ve Tiyatro Oyuncusu Osman Karakoç’un “İş Yerinde ve Yaşamda Motivasyon” başlıklı konuşmasıyla Akra Hotel’de gerçekleşti.
Toplantının başkanlığını ANSİAD Kurucu Üyesi ve Orkun Ozan Medya Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Öcal üstlendi. Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, ANSİAD üyeleri, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılım sağladı.
Karakoç; “Motivasyon, hevesle hayal arasındaki köprüdür”
Konuşmasına motivasyonun doğasına değinerek başlayan Osman Karakoç, şunları söyledi:“Motivasyon, aslında dışarıdan gelen bir dürtü değil; içimizde var olan bir enerjinin uyanmasıdır. Hayal kurmak kolaydır, ama hayale ulaşmak için hevesin olması gerekir. Hevesin devamlılığı da motivasyonla mümkündür. Motivasyon, hayal ile heves arasındaki köprüdür.”Karakoç, motivasyonu sürdürülebilir kılmanın yolunun bireyin kendini tanımasından geçtiğini belirterek, iş dünyasındaki başarıların temelinde de bu farkındalığın yattığını vurguladı.Karakoç, Stephen Covey'in “Baltayı bilemek” metaforuna atıfla, kişisel gelişimin ve liderliğin bir seferlik değil, sürekli bir çaba gerektirdiğini ifade etti:
“Kendimize her gün küçük ama istikrarlı yatırımlar yapmalıyız. Bedenimizi, zihnimizi, kalbimizi ve ruhumuzu beslemeliyiz. Günlük özel zaferler olmadan, toplumsal veya mesleki büyük zaferler mümkün değildir”
Karakoç;“Liderlik bir pozisyon değil, bir seçimdir”
Liderliği yalnızca bir unvan ya da pozisyon olarak değil, bir yaşam biçimi olarak gördüğünü belirten Karakoç; “Liderlik, insanlara ne yapacaklarını söylemek değil; onlara ilham vermek ve onlara güvenmektir. Lider, başkalarının potansiyelini açığa çıkaran kişidir. Bugünkü zorluklarla gelecekteki fırsatlar arasında bağ kurabilen insanlar liderliği içselleştirebilir.Gerçek liderlik, başkasına ‘Ne yapması gerektiğini’ söyleyen değil, onun içinde zaten var olan cevheri ortaya çıkarandır. Bir lider, bazen sadece susarak liderlik eder. Bazen bakışıyla. Bazen bir cümleyle. Ama asla baskıyla değil. Gelişim liderliğin bir parçasıdır. İki günü aynı olan kişi gelişmiyordur. Gelişimin olmadığı yerde ise liderlik mümkün değildir. Hayatta en çok kime hayransınız?Kendimizle tanışmadan kimseyle gerçek anlamda tanışamayız. Her insan biricik ve değerlidir. Asıl mesele, kendi kıymetimizi fark etmek ve bu farkındalıkla başkalarına değer katabilmektir” şeklinde konuştu.
Karakoç;“Etki alanımızı bilirsek, gerçek değişimi başlatabiliriz”
Karakoç iş dünyasının gelişimi için bireysel farkındalığın önemine vurgu yaparak bireylerin kendi iç dünyalarıyla barışmalarının, liderlik becerilerini geliştirmek için ön koşul olduğuna dikkat çekti. Karakoç; “Ben FranklinCovey eğitmeniyim ama aslında ben bir tiyatro oyuncusuyum. Tiyatroyla başlayan yolculuğum, insanla ilgilenmeye başladığım andan itibaren başka bir yöne doğru aktı. Sınıfta gözüm sürekli öğretmende değil, öğrencilerdeydi. Kim ne düşünüyor, kim ne hissediyor? Bu ilgi beni tiyatroya, oradan da eğitmenliğe taşıdı” dedi ve ekledi. “İki alan var: Etki alanımız ve ilgi alanımız. İlgi alanımızda dünyada olup biten her şey var: savaşlar, iklim krizi, ekonomik dalgalanmalar… Ama bu olayları bizim değiştirme gücümüz yok.
Etki alanımızda ise; kendi davranışlarımız, alışkanlıklarımız, bakış açımız, iletişim biçimimiz var. Değişim ancak buradan başlar. Eğer etki alanımıza odaklanırsak, zamanla o alan büyür ve daha fazla insana dokunabiliriz.”
Karakoç; “İletişim, niyetle başlar”
Günümüz iş yaşamında iletişim eksikliğinin sadece performansı değil, motivasyonu da ciddi biçimde etkilediğini vurgulayan Karakoç; “İletişimde en çok ihmal ettiğimiz şey niyettir. Karşımızdaki insanı kazanmak mı istiyoruz, yoksa haklı çıkmak mı? Eğer niyetimiz sadece karşı tarafı bastırmaksa, iletişim olmuyor, monolog oluyor. Niyetimizi düzeltmeden, hiçbir iletişim tekniği işe yaramaz. Bugün burada iş insanları var; liderlik, yöneticilik yapıyorsunuz. Liderlik, pozisyondan değil, tutumdan gelir. İnsanlar size güveniyor mu? Sizi sadece iş sonuçları için mi takip ediyorlar, yoksa gerçekten sizi bir rehber olarak mı görüyorlar? Bunun yanıtı tamamen sizin onlarla kurduğunuz bağda saklı” dedi.
Karakoç; “Alışkanlıklarınız kaderinizdir”
Stephen R. Covey’nin “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” modelini
katılımcılarla paylaşan Karakoç, alışkanlıkların bireyin yaşam biçimini nasıl
şekillendirdiğine dair örneklerle konuşmasını sürdürdü. Karakoç; “Her sabah
neye odaklanarak güne başlıyorsunuz? Tehlike ve kriz mi, yoksa fırsat ve çözüm
mü? Bu bir alışkanlıktır. ‘Proaktif ol’ demek, dış koşullar ne olursa olsun,
sorumluluğu almaktır. Kimseyi suçlamadan, her sabah kendi aynana bakarak
başlamak...” şeklinde konuştu. Karakoç iş dünyasındaki liderliğin sadece stratejiyle
değil, insan psikolojisini anlama becerisiyle gelişeceğini vurgulayarak
konuşmasını sonlandırdı.
“ANSİAD 7. Olağan Toplantısı” soru cevap kısmından sonra ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in konuğumuz, Franklin Covey Eğitmeni ve Tiyatro Oyuncusu Osman Karakoç’a “Triskeles” hediye takdiminin ardından sona erdi.

