SON DAKİKA

logo

Pazarcının arabası yaya kaldırımında

Döşemealtı ilçesinde haftanın cuma günleri kurulan kapalı pazar yerinin çevresindeki kaldırımların büyük bir bölümü pazarcı esnafı tarafından araçlarla işgal ediliyor

Antalya’da sokak pazarları her geçen gün yenileri yapılan kapalı pazar yerleri ile bir bir  ortadan kalkarken, kapalı pazar yerinin yapıldığı bölgelerde ise gerek pazarcı esnafının, gerekse araçları ile pazara alışveriş etmek için gelen vatandaşların otopark sıkıntısı artarak devam ediyor. Cadde ve sokak araları araç sahipleri tarafından otopark olarak kullanılmak zorunda kalırken, bu durumda ilgili belediyelerin eleştirilmesine neden oluyor.
ŞİMDİ DE YAYA KALDIRIMLARI İŞGAL EDİLMEYE BAŞLANDI
Bazı pazarcı esnaflarının son zamanlarda nedense araçlarını yayalara ait kaldırıma çıkararak park ettikleri gözleniyor. Özellikle dün Döşemealtı ilçesinde kurulan semt pazarında tezgah açan pazarcı esnaflarının araçlarını kaldırıma çıkarak, yarısı kaldırımda, yarısı yolda kalacak şekilde park ettikleri kaydedildi. 
Bu duruma tepki gösteren ve gazetemiz aracılığıyla Hem Döşemealtı Belediyesi’nin hem de İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili birimlerinin başında olanları uyaran vatandaşlar, kaldırımların yarısından fazlasının pazarcı esnafları tara-fından araçlarını park etmek suretiyle işgal edilmesinin kesinlikle önüne geçilmesini istediler. 
Kaldırıma park eden araçlar yüzünden yayaların çoğu zaman araçlara ait yolda yürümek zorunda kaldıklarını kay-deden vatandaşlar, olası bir kaza anında yaralanma ya da ölümlerden sadece araçlarını kaldırıma park eden pazarcı esnafınn değil, bu duruma gözyuman Döşemealtı Belediyesi ile İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün de sorumlu olacağını kaydederek şunları söylediler:
“Bu duruma müsaade edilmesin. Kaldırımlar yayalara aittir. Bunun yanında kamyonetleri bile kaldırıma çıkartıp, yarısı hatta daha fazla kaldırımda kalacak şekilde araçlarını park edenler var. Sadece yayaların can güvenliği içinde yürümelerine engel olunmuyor, aynı zamanda tonlarca ağırlığındaki araçlar kaldırımlara da zarar veriyor

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.04.08 08:55:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bahar yorgunluğunu önlemek için 8 öneri

Diyetisyen Berna Ertuğ, bahar yorgunluğunu; kahvaltı ve düzenli beslenme alışkanlığı, düzenli su tüketimi, alkol tüketimine sınır, kontrollü kafein, C vitamini besinlerden karşılama, düzenli uyku ve aktif bir yaşama geçerek önlenebileceğini bildirdi.
Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Berna Ertuğ, kış mevsiminin ardından heyecanla beklenen güneşli bahar günlerinin yorgunluk hissini de beraberinde getirdiğini belirtti.
Metabolizmada gerçekleşen bazı değişimlerin kişilerde halsizlik, eklem ağrıları, sürekli uyku hali gibi şikayetlere neden olabildiğini dile getiren Ertuğ, baharın başlangıcıyla aynı zamana denk gelen birtakım ruh hali, fiziksel veya davranışsal değişikliklerle baş etmenin yolunun ise doğru beslenmeden geçtiğine dikkat çekti. Berna Ertuğ, metabolizmanın bahar aylarına uyumu için yapılması gerekenleri ise 8 başlık altında sıraladı.

"Kahvaltıyı atlamayın, düzenli beslenin"
Günün en önemli öğünü olan kahvaltının kesinlikle atlanılmaması uyarısı yapan Ertuğ, "Beyaz undan yapılmış besinler yerine; kepek, çavdar, tam buğdaydan yapılmış tahıllı besinleri tercih edin. Her gün 1 yumurta tüketmeye özen gösterin. Besin çeşitliliği oluşturarak tek tip beslenmekten kaçının. Bir öğünde bütün besin gruplarını içeren bir tabak hazırlayın. Örneğin kıymalı sebze yemeği veya tavuklu salata, 1 su bardağı ayran ve 1 dilim ekmek tüketerek besin çeşitliliğini sağlanabilir. Düzensiz tüketilen öğünler, uzun süren açlıklar kan şekerinin dengesiz düşmesine ve yükselmesine neden olabileceği için bahar yorgunluğu belirtileri daha kötü hale gelebilir. Dolayısıyla günde 3 ana, ihtiyaca göre 1 veya 3 ara öğün olacak şekilde az az ve sık sık öğün tüketmeye çalışın. Kendinizi 4-5 saatten fazla aç bırakmamaya özen gösterin. Tükettiğiniz miktarlara yani porsiyonlarınıza dikkat etmeye çalışın" diye konuştu.

"Günde 10-15 bardak su için"
Havaların ısınmasıyla oluşabilecek su kayıplarını önlemek ve mevsimsel değişikliğe bağlı dolaşım problemlerinden kurtulmak için bol bol su tüketilmesini tavsiye eden Ertuğ, susamadan su içmenin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ertuğ, günlük 2-3 litre (10-15 su bardağı) su tüketilerek dolaşım sistemini daha düzenli hale getirilebildiğini ve toksinlerden kurtulmanın sağlanacağını belirtti.

"Alkolü azaltın, kafeini kontrol altında tutun"
Mevsim geçişlerinde yüksek miktarlarda tüketilen alkolün, problemlerin daha da artmasına neden olduğunu işaret eden Ertuğ, "Bu nedenle alkol tüketimini minimuma indirmeye çalışın. Ayrıca tercihlerinizin hafif alkollü içecekler olmasına ve 1-2 kadehten fazla tüketmemeye özen gösterin. Gün içerisinde yorgunluğu atmak, uyanık kalmak için sıkça tükettiğimiz çay, kahve gibi kafeinli içecekleri kontrol altında tutun. Yüksek miktarlarda alınan kafein, kalp çarpıntısına ve vücutta su kaybına neden olabileceği için özellikle mevsim değişikliğindeki sıkıntıları tetiklememek adına kafein alımını minimumda tutmaya özen gösterin. Kahve, çay, asitli içecekler gibi kafeinli içecekler yerine rahatlatıcı özelliğinden dolayı bitki çaylarını tercih edebilirsiniz" ifadelerini kullandı.

"C vitamini ve uykunun önemi"
Gün içerisinde özellikle C vitamini içeren sebze ve meyve tüketiminin önemine değinen Berna Ertuğ, beslenmeye brokoli, ıspanak, yeşil sivri biber, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzeler, portakal, kivi, kuşburnu, greyfurt gibi meyveler eklenilmesi gerektiğini bildirdi.
Uykusuzluk ve düzensiz uyumanın yorgunluğa neden olduğunu ifade eden Ertuğ, enerjik olmak için günde en az 6-8 saat uyumanın gerekli olduğunu işaret etti.

"Aktif yaşama geçin"
Haftada 3 gün yapılan tempolu yürüyüş, yüzme, gevşeme egzersizlerinin yorgunluğa karşı koruyucu olduğunun altını çizen Ertuğ, "Eğer ’vaktim yok’ diyorsanız en azından aktif yaşam tarzı için yürüyerek gidebileceğiz yerlere arabasız gitme, asansör yerine merdivenleri tercih etme gibi küçük aktivitelerle de yaşam tarzınızı değiştirebilirsiniz" ifadelerine yer verdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 12:11:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Kemer’de “Mor turizm” başlıyor

Gedelme Yaylası’nda Kemer Belediyesi’ne ait araziye geçen sene Nisan ayında ekimi yapılan “mor turizm” olarak bilinen lavanta bahçesine turlar düzenlenerek turizmin çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Kemer’de turizmi çeşitlendirmek am..

Gedelme Yaylası’nda Kemer Belediyesi’ne ait araziye geçen sene Nisan ayında ekimi yapılan “mor turizm” olarak bilinen lavanta bahçesine turlar düzenlenerek turizmin çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Kemer’de turizmi çeşitlendirmek amacıyla geçen sene 700 rakımlı Gedelme Yaylası’ndaki Kemer Belediyesi’ne ait 2 bin 650 metrekarelik araziye salıncak, oturma alanları, dilek ağacı, eşek maketi, fotoğraf çekim çerçeveleri ve tahterevalli yerleştiriliyor.
Haftanın her günü “mor turizm” olarak nitelendirilen lavanta bahçesine düzenlenecek turlar çerçevesinde vatandaşlar tarihi Gedelme Kalesi ile 2 bin yıllık çınar ağacını da ziyaret edebilecek.
Tura katılmak isteyen vatandaşlar, 10 Temmuz Pazartesi gününden itibaren saat 14.00’de Kemer Belediyesi önünden araçlarla ücretsiz olarak taşınacak.
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamasında, “Geçen sene dikimini yaptığımız lavantalarımızı herkes ziyaret edebilir. Kemer’de turizmi çeşitlendirmek amacıyla lavanta bahçemize ücretsiz olarak turlar düzenliyoruz. Vatandaşlarımızın güzel vakit geçirebilmesi için bahçemizde çeşitli düzenlemeler yapıyoruz. Rüya gibi mosmor lavanta çiçeklerinin içinde unutulmaz anlar yaşamak isteyen vatandaşlarımızı Pazartesi günü başlayacak olan ücretsiz turlarımıza davet ediyorum” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.05 16:48:57
Son Düzenlenme Tarihi :