SON DAKİKA
header-ad

Gökpınarlı çiftçi bayanlar Kumluca Tarım Fuarı’na katıldı

Gökpınarlı çiftçi bayanlar Kumluca Tarım Fuarı’na katıldı

    Elmalı Gökpınar Mahallesi’ndeki kadın çiftçiler, Kumluca’da düzenlenen fuara katıldılar. Domatexpo fuarında stantları tek tek ziyaret eden Gökpınar’lı kadın, ilgililerden bilgi aldılar. Fuara katılımlarını sağlayan Tarım İlçe Müdürü Dilek Boğatimur’a teşekkür eden Gökpınarlı kadınlar, fuara katılımların bilgi açısından son derece faydalı olduğunu kaydettiler. Bu tür fuarlarda son teknolojileri görme imkanını da bulduklarını kaydeden ve çiftçinin bilinçlenmesinin daha kaliteli, daha bol ürün açısından önemli olduğunu kaydeden Gökpınarlı kadınlar, “Kadın çiftçilerin sayısı Türkiye’de bir hayli fazla. Bu nedenle kadın çiftçilerin eğitiminin önemi de kendiliğinden ortaya çıkıyor, Kadın çiftçi ne kadar bilgili ve bilinçli olursa üretim de o derece sağlıklı ve bol olur, daha çok kazanılır” dediler.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.03.13 14:52:50
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AYKIRILIKTAN SORUMLUSUNUZ

Antalya Valiliği’nden kamu kurum ve kuruluşların yapacakları mal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin ihalelerle ilgili Uyarı:

Yayınlanan genelgede;
Kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları mal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapıldığı hatırlatılan genelgede kamu idarelerinin saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu kaydedildi.

İhale süreçlerindeki parasal limitler ve doğrudan temin usulüne ilişkin bilgilendirmelerin yer aldığı genelgede aşağıdaki ifadelere yer verildi:
“Kanunun ‘İdarelerce Uyulması Gereken Diğer Kurallar’ başlıklı 62. maddesinde, bu Kanun kapsamındaki idarelerce mal veya hizmet alımları ile yapım-onarım işleri için ihaleye çıkılmadan önce uyulması zorunlu hususlar belirtilmiş, sözü edilen 62. maddenin (ı) bendinde ise  Kanunun 21 ve 22. maddelerindeki  parasal limitler dahilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin yüzde 10‘unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamayacağı belirtilmiştir.

Açık İhale Usulü ile temini gereken ihtiyacın, Kanunun 22. maddesinin (d) bendi için öngörülen parasal sınırlar altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere ve gruplara bölünmek sureti ile Kanunun 22. maddesinin (d) bendine göre temini, 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinden bu yönde uygulamalar sorumluluk teşkil etmektedir.

Yine aynı Kanunun 60. maddesinde, görevlilerin cezai sorumluluğu düzenlenmiştir.

İlimiz genelinde ‘doğrudan temin’ usulünün, genel bir ihale yöntemi olarak algılanmaması, doğrudan temin hükümlerinden faydalanmak için yapılacak ya da alınacak mal ve hizmet alımları ile yapım-onarım işlerinin bölünmemesi, Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen hükümlerin dışına çıkılmaması, istenilen rekabet ortamının oluşturularak, kamu menfaatinin en üst seviyede sağlanması, ihalenin ilanına ilişkin hükümlerin yerine getirilerek olası itiraz ve iptallerin önüne geçilmesi için 
Basın İlan Kurumu aracılığıyla süreli yayınlarda neşrinin gerçekleştirilerek herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi...

Genelgede; Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen hükümlerin dışına 
çıkılmaması, istenilen rekabet ortamının oluşturularak, kamu 
menfaatinin en üst seviyede sağlanması istendi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.06.09 08:34:43
Son Düzenlenme Tarihi :





ÖLÜMLERİN 3’TE 1’İNİN SEBEBİ KALP-DAMAR HASTALIKLARI

Dünya ve ülkemizde en önemli ölüm sebeplerden biri olan kalp ve damar hastalıklarının, ölümlerin 3’te 1’ine sebep olduğunu söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Okutan, 3’te 1’inin de 70 yaş altındaki kişilerde görüldüğüne vurgu yaptı. 

Her yıl nisan ayının ikinci haftasında kalp ve damar hastalıklarına dikkati çekmek için düzenlenen “Kalp Sağlığı Haftası” nedeniyle açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hüseyin Okutan, kalp-damar hastalıklarının sebepleri hakkında açıklamalarda bulunarak, “İlk risk faktörü genetik nedenlerdir. Ailede kalp-damar hastalığı varsa, bu hastalığa yakalanma riski artmaktadır. İkinci faktör cinsiyet. Erkeklerde daha çok görülmekte ancak menopoza kadar şanslı olan kadın cinsiyeti menopozdan sonra kalp-damar hastalığı görülme oranları artmaktadır. Değiştirilemeyen üçüncü risk faktörü ise; yaşın ilerlemesidir. Yaş arttıkça kalp-damar hastalıkları görülme oranları da artmaktadır” dedi.

“YÜKSEK TANSİYON VE ŞEKER GÖRÜLME SIKLIĞINI ARTTIRIYOR”

Kalp-damar hastaları için değiştirilebilir risk faktörlerinin de var olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hüseyin Okutan, “Değiştirilebilir risk faktörlerinin başında sigara ve her türlü tütün kullanımı gelmektedir. Yine kan kolesterol düzeylerinin yüksekliği, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, şişmanlık, hareketsiz yaşam tarzı, stres ve kişilik özellikleri de kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını arttırmaktadır. Bu hastalıkların tanı ve tedavisi önemli bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Ülkemizde de en önemli ölüm nedeni olan kalp-damar hastalıklarıyla ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesi için her yıl Nisan ayının ikinci haftası, Kalp Sağlığı Haftası’dır” ifadelerini kullandı. 

“TETKİKLERİN YAPILMASI MEVCUT HASTALIĞI, YIKICI BİR HASAR VERMEDEN TANINMASINA SEBEP OLABİLİR”
Kalp Sağlığı Haftası’nın kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacını içerdiğini belirten Prof. Dr. Okutan, “Bu öldürücü hastalık konusunda bilgilendirmek ve risk faktörlerinin bilinmesini sağlamak önemli bir nokta. Bireysel olarak riskli grupta yer alan insanların, hastalık başlamadan bu konuyla ilgili tanı ve tedavilere ulaşmasını ve bu konuda bir toplumsal bilinç oluşmasını sağlamalıyız. Kişisel olarak;  “Ben de kalp-damar hastalığı olabilir mi?” sorusunu sormak ve risk faktörlerden ne kadar çoğunu taşıyorsak bunla ilgili doktora başvurmak önemlidir. Tetkiklerin yapılması, mevcut hastalığı yıkıcı bir hasar vermeden tanınmasına sebep olabilir” dedi. 
KALP SAĞLIĞI İÇİN AKDENİZ TİPİ BESLENME
Kalp hastalıklarının görülme sıklığını düşürmek için sigara kullanımının bırakılmasını ve ideal kiloda olunmasını öneren Prof. Dr. Okutan, “Özellikle orta yaş ve üstündeki kişilere Akdeniz tipi beslenme önerilmektedir. Kırmızı etin haftada bir defa, balığın da menüde mutlaka bulunduğu bir diyet seçilmelidir. Kalp dostu beslenme de temel yağ, zeytinyağıdır. Yağ tüketiminin en az %80’i zeytinyağı olmalıdır. Kalan %20 tereyağı olarak kullanılabilir. Tam tahıl ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, kalp dostu beslenme de önemlidir. Baklagiller menüde mutlaka bulunmalıdır. Mevsiminde sebze ve pozisyonuna dikkat ederek meyve, Akdeniz tipi beslenmeyi oluşturur” ifadelerini kullandı. 

“KİŞİSEL SPOR, KİŞİSEL GİYSİ GİBİDİR”
Kalp sağlığını korumak için spor önerilerinde de bulunan Prof. Dr. Hüseyin Okutan şöyle devam etti: “Kişisel spor, kişisel giysi gibidir. Nasıl herkesin giysisi birbirine uymuyorsa, sporu da kendine özel olmalıdır. Spordan önce mutlaka kalp-damar muayenesi ve kan tetkikleri yapılmalı, bir kalp-damar hastalığı olup olmadığı anlaşılmalıdır. Hasta, yaşına ve klinik durumuna göre bir spor seçmelidir. Orta yaş üzerinde yarışmalı sporlar yerine, düzenli yürüyüş, yüzme, bisiklete binme ve kondisyonu arttırıcı sporlar seçilmelidir. Kalp hastalıkları faktörleriyle ilgili risk faktörlerinin gözden geçirilmesi ve beslenme spor yaşam tarzıyla ilgili değişikliklerin yapılması; kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını azaltacaktır.” -HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 14:48:14
Son Düzenlenme Tarihi :