Akdeniz Üniversitesi (AÜ), Elmalı Meslek Yüksekokulu’nda öğrencilerin mesleki yaşamlarına katkı sağlaması amacıyla başlatılan “Kariyer Söyleşileri”nin konuğu Türkiye’nin önemli tarım firmalarından Agrobest’in Akdeniz Bölge Müdür Yardımcısı Veli Demir oldu.
Antalya Veteriner Hekimler Odası'nda Sağlıkta Şiddete TEPKİ!
Antalya Veteriner Hekimler Odası, yaptığı yazılı açıklama ile hekimlere karşı gösterilen şiddete tepki gösterdi.
"Veteriner hekimlik, bir kamusal sağlık hizmetidir. Sağlık kavramının vazgeçilmez bir parçası olan veteriner hekimlerin görev alanı sadece hayvan sağlığı ve refahına yönelik faaliyetlerle sınırlı değildir. Veteriner hekimler çevrenin korunmasında, hayvanlardan insana geçen zoonotik hastalıkların önlenmesinde ve sağlıklı hayvansal gıdaya ulaşmada her aşamada sorumlu ve yetkili, halk sağlığı adına kamu hizmeti veren bir mesleğin temsilcileridir. " ifadelerinin yer aldığı açıklamada "Veteriner hekimlik, çalışma alanları yönüyle son derece zor, zahmetli, riskli ve stresi yüksek bir meslektir. Veteriner hekimler bu zorlu fiziksel ve zihinsel şartlara rağmen özveriyle görevlerini yapmaktadırlar. Zoonotik hastalıkların insan ve toplum sağlığı üzerindeki etkileri dikkate alındığında veteriner hekimliğin önemi daha net ortaya çıkmaktadır. Zoonotik hastalıklar ve çevrenin etkileşim içinde olması ve artan küreselleşme, tüm dünyada beşeri hekimlerin veteriner hekimler ve diğer sağlık çalışanları ile birlikte çalışmasını ve ortak eylem planları oluşturmalarını bir zorunluluk haline getirmiş, "Tek Sağlık" yaklaşımı ile değerlendirilen bu durum sağlıklı insan, sağlıklı hayvan ve sağlıklı çevrenin birbirlerinden ayrılamayacak bir bütün olarak ele alınması gerekliliğini ortaya koymuştur." cümlelerine yer verildi.
Veteriner hekimlerin mesleğini uygularken hayvanlarla teması kadar ve belki de daha fazla olarak insanlarla doğrudan teması kaçınılmaz bir durumdur. Veteriner hekimler hastasının bulunduğu ahır, ağıl, kümes gibi hayvan barınaklarına giderek, hijyen koşullarından uzak havasız ve soğuk ortamlarda hizmet verdiklerini ve hem hayvanların muayenesi sırasında hayvan sahiplerinden hem de hayvansal gıda ürünlerinin muayenesi sırasında işletme sahipleri tarafından şiddete uğradıkları belirtilirken sağlık hizmeti veren veteriner hekimler bu görevleri sırasında şehir merkezlerinde ve taşrada, tedavi ve aşılama çalışmalarını aksatmadan sürdürürken, özellikle et olmak üzere hayvansal gıdaların muayenesini yaparken gıda üreten işletmelerde, veteriner klinik ve polikliniklerinde, hayvan hastanelerinde, belediyelerde sağlık hizmeti verirken sık sık şiddete ve baskılara uğramaktadırlar. Bunun bir sonucu olarak insan, hayvan ve çevre sağlığı adına özveri ile sağlık hizmetini yürütmeye çalışan veteriner hekimlerimize karşı giderek artan bir şiddet tablosuna dikkat çekildi.
"Kamu adına hayvansal gıda denetimi yapan veteriner hekimler halk sağlığına zararlı, imhası ya da şartlı tüketimi gerektiren durumlarda şiddete maruz kalmaktadır. Bu durum aynı zamanda halk sağlığına yapılan bir saldırı olarak değerlendirilmelidir. Sağlık çalışanları için düzenlenen yıpranma payı, ek gösterge, maaş iyileştirme vb. tüm konularda ve sağlıkta şiddet yasasında veteriner hekimler unutulmuş ve adeta dışlanmıştır. Bu konuda bir an önce düzenleme yapılmasını ve bu yanlıştan bir an önce dönülmesini bir kez daha talep ediyoruz. Yozgat'ın Sorgun ilçesinde 25 Nisan 2022 tarihinde görevi başında katledilen meslek şehidimiz Veteriner Hekim Volkan LALE’nin acısını hala derinden hissediyoruz. Burada kamu hizmeti sunan veteriner hekimleri sağlık çalışanı olarak görmeyen yöneticilerimizin de sorumluluğu olduğunu bir kez daha tüm kamuoyuna duyuruyor, bu bir yıl içinde hiçbir yasal düzenleme yapılmamış olmasını ve yöneticilerimizin veteriner hekimleri görmezden gelmesini kabul etmiyoruz." diyen Antalya Veteriner Hekimler Odası, insan, hayvan ve çevre sağlığı için aynı özveriyle görevimizi yapmaya devam edecek, veteriner hekimlere karşı sergilenen her türlü şiddete ve yok sayılmaya karşı mücadelelelerini ise daha da artan bir kararlılıkla sürdüreceklerini belirttiler.
*Haber Merkezi
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.25 21:18:25
Son Düzenlenme Tarihi :
Yılda ortalama 900 ile bin 200 kişi suda boğularak hayatını kaybediyor
Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Turgut, sıcaklıkların artmasıyla birlikte gerek denizlerde, gerekse iç sularda boğulma vakalarının arttığını kaydetti.
Planlı ve programlı bir şekilde ülke genelinde suda can kurtarma bilincinin oluşturulması gerektiğinin altını çizen Turgut, “Halkımıza kitle sporu açısından yüzme becerisinin geliştirilmesi için kursların fazlalaştırılması gerekir. Serinlemek için tercih edilen deniz veya göletlerde, can güvenliği için korumaları alanlarda suya girilmelidir. Ülkemizde su kaynakları oldukça fazladır. Dolayısıyla vatandaşlarımız piknik veya serinlemek dolayısıyla göl ve göletlerdeki kontrolsüz yerlere giriyorlar. Dolayısıyla boğulma vakaları oldukça artıyor” diye konuştu.
"Çoklu boğulma"
Boğulma vakalarında yaşanan çoklu ölümlere de değinen Adnan Turgut, “Yüzme veya suda cankurtaran eğitimi almamış halkımız, can havliyle boğulmakta olan birisine müdahale etme durumunda kalıyor ve kendi de hayatını kaybediyor. Biz buna çoklu boğulma diyoruz. Bir kişinin ardından 3-5 kişi daha boğulabiliyor” dedi.
Turgut, iç sular olan; göl, gölet, baraj, dere, sulama havuzlarında boğulma oranlarının denizlere göre daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
"95 kişi öldü"
10 ile 25 yaş arasında boğulma vakalarının daha çok yaşandığını işaret eden Turgut, “Bayram tatillerinin uzun olmasına bu açıdan sevinemiyorum. Bu yıl Kurban Bayramı tatilinde fırsat bilen vatandaşlarımız su kenarlarına gitti. Boğulma sayısı çok çok artıyor. Bu yılki 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde 63 kişi boğuldu. Temmuz ayının ikinci diliminde medyadan takip edip kayıt altına aldığım 95 kişidir. Gerçekten üzücü bir rakam. Parça parça medyaya yansıdığı için yıllık boyutta 900 ile bin 200 kişi hayatını kaybediyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de artık değişik illerde örgütlü bir çalışmanın olduğunu ve plajlarda cankurtaran hizmetinin verdiğini ifade eden Turgut, “Buna rağmen kaşla göz arasında bir anlık dalgınlıkla cankurtaran da olsa ölümcül kazalar olabiliyor” dedi.

