SON DAKİKA

Boş araziye dökülen silor ELMALILI ÜRETİCİDEN TEPKİ Mİ ?

Kış ayında mevsim gereği tavan yapan sebze ve meyva fiyatları, tarla ürünlerinin çıkmasıyla beraber ciddi anlamda geriledi ancak şimdiki fiyatlarda üreticyi memnun etmiyor. “Yaptığımız masrafı bile karşılayamıyoruz” diye adeta isyan eden Elmalılı üreticiler, “Onca emeğimizin karşılığı bu fiyatlar olmamalı. diyorlar

Sebze ve meyva fiyatlarının düşük olmasından yakınanların başında silor ya da salatalık üreticileri de geliyor. Halde kilosu 0,80 TL ile 0,90 TL ’den satılan salatalık ya da silorun bu fiyatı üreticinin emeğini ve masrafını karşılamaktan son derece uzak. Elmalı’da boş bir alan dökülen kasalar dolusu siloru görenler “fiyatlara tepki olmalı, keşke dökmeseler, fakirlere bedava da dağıtsalar ya da hayvanlara yem olarak verselerdi. Gerçekten çiftçimizin hali çok kötü. Devletin bir tarım politikası olmalı, üretici daha fazla desteklenmelidir” dediler. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.07.25 06:42:20
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Portakal ağaçları arasında avokado üretimine başladı, şimdi ihracat aşamasında

Mersin’de babasından öğrendiği avokado meyve üretimini kısa sürede büyüten sosyal bilgiler öğretmeni Menderes Bürçin, portakal ağaçları arasında başladığı işte artık yılda 100 bine yakın fidan üretimi yapıyor. Yurt içinde birçok noktaya satış yapan Bürçin, en büyük hedefinin kendi firmalarından yurt dışına ihracat olduğunu söyledi.
Mersin’in merkez Akdeniz ilçesine bağlı Dikilitaş Mahallesinde yaşayan sosyal bilgiler öğretmenliği mezunu Menderes Bürçin, çiftçi babasından aldığı destekle kısa sürede ihracat aşamasına geldi. 6 yıl önce portakal ağaçları arasında avokado üretimi yapmaya başlayan Bürçin, daha sonra fidan üretimine de geçti. Kısa sürede üretimini büyüten Bürçin, şu anda binlerce fidan üretimi yaparken, en büyük hedefinin kendi firması üzerinden yurt dışına ihracat olduğunu dile getirdi.

"Ülkemizde dikim alanı oldukça zenginleşti"
Yaşadığı üretim serüveniyle ilgili konuşan Menderes Bürçin, normalde sosyal bilgiler öğretmenliği mezunu olduğunu söyledi. Okul bitince askere gittiğini belirten Bürçin, “Geldikten sonra KPSS hayatı beni yorar diye düşünüp, babam çiftçi olunca yanında işe başladım. Onun vasıtasıyla ufaktan da olsa avokado fidan işine girdim. 2017 yılında ilk işe başladığımda portakal ağaçlarının arasında yapıyordum. O dönem zaten çok fazla da bilinmiyordu bu meyve. Tabi gittikçe tanınan bir meyve oldu. Ülkemizde de dikim alanı oldukça zenginleşti. Neredeyse Akdeniz kıyı şeridinin tamamında, Ege’ye, hatta yeni yeni Rize’de bile denemeler yapılmaya başlandı” diye konuştu.

"Avrupa pazarı özellikle has meyvesini tercih ediyor"
Avokadonun bazı cinslerinin çok fazla tutulduğunu kaydeden Bürçin, “Avrupa pazarı özellikle has meyvesini tercih ediyor. Bizim ülkemizde ise ağırlık olarak fuerte çeşitleri tercih ediliyor. Tabi burada hangi cins olacağını aslında yerin kendisi belirliyor. Yani Mersin’de farklı, İzmir’de farklı cinsler tercih ediliyor. Çünkü birçok avokado cinsi var ve bunlara soğuklara karşı biraz daha hassas olabiliyor. Biz cinsleri önerirken ağırlıklı olarak ona dikkat ediyoruz. Eğer bütün şartlar uygunsa üreticinin hasat yapmak istediği tarihi baz alarak fidan seçimi yapıyoruz” şeklinde konuştu.

"10 yaşındaki bir ağaç 150-200 kilonun altında meyve vermez"
Yurt dışına ihracat hedeflerinin olduğunu vurgulayan Bürçin, “Şu anda hali hazırda zaten yapılıyor. Bizim kendi firmamız direk yapmıyor ama bizim ürünlerimizi yollayan firmalar var. Hatta meyvenin yanında şu anda fidan bile yurt dışına gidiyor. Şu an dışarıya giden meyve çeşidi fuerte ağırlıklı. Bu meyvenin rekoltesi her geçen yıl artmakta. Bunun yanında fidan üretme de arttı. Benim sadece yılda ürettiğim aşılı fidan 30 bini buluyor. Toplamda ürettiğim fidan ise 100 bini buluyor. Bakımlı bir ağaçtan 2 yaşından sonra verim almaya başlanılıyor. Her geçen sene daha fazla meyve veriyor. 10 yaşındaki bir ağaç 150-200 kilonun altında meyve vermez. Şu an meyvenin en pahalı olduğu dönem. Çünkü bu zamanlarda ülkemizde bu meyvenin üretimi azalıyor. Bu tür meyvelerde bazen dışarıdan ithal ediliyor ve o yüzden fiyatı yüksek oluyor. İklim uygunsa ülkemizde alternatif olarak yetiştirilebilecek en karlı meyve türlerinden bir tanesi avokado. Çünkü şu anda çiftçinin belini büken en büyük gider ilaç. Bu meyvede ilaç gideri yok. Sadece kök mantarı hastalıkları filan olabiliyor. Basit tedbirleri alınırsa oda olması imkansız. Cüzi miktarda yapacağız gübre destekleriyle uzun süre yaşayabilecek çok karlı bir bitki” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.09 16:09:55
Son Düzenlenme Tarihi :





MURATPAŞA'DAN KIRCAMİ AÇIKLAMASI

"Zorunlu açıklama" başlığıyla haber merkezlerine gönderilen açıklama şöyle;

"Antalya’mızda 8 mahallenin tamamı, Fener ve Çağlayan mahallelerinin bir bölümünü içine alan Kırcami, kentimizin sürdürülebilir ve sağlıklı gelişimini sağlayacak, mekan ve yaşam kalitesini arttıracak en önemli alandır.
Bölgede onlarca yıl devam eden imar sorunu, Muratpaşa Belediyemizin üstün gayretleriyle çözülmüşken 14 Mayıs seçimleri öncesi, üzerinde oybirliği dahi olmayan bilirkişi raporundan hareketle bölgenin parselasyon planları iptal edilmiştir.

Bu somut gerçek ortadayken Antalya Kent Konsey İmar ve Planlama Çalışma Grubu’nun Kırcami planlaması hakkında yaptığı değerlendirme nedeniyle bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.

      1- Planlama çok taraflı bir süreçtir. Kent Konseyi’nin mahkeme kararlarını, gerekçeleri, ortaya çıkan hukuksuz durumu yok sayarak sadece idaremizi hedef alması tüm değerlendirmelerini baştan kadük bırakmıştır.

      2- Hukuki süreci özetlersek, ilk plan yerel mahkemenin 4 yersiz gerekçesiyle iptal edilmiştir. İstinaf mahkemesi, gerekçelerin yersiz olduğunun altını çizmekle birlikte Antalya’nın 1/100.000 ölçekli planının bulunmamasını gerekçe gösterip iptali onamıştır. Bu süreçte parselasyona ilişkin en küçük bir eleştiri söz konusu değildir.
Gelinen aşamada, öncelikle 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni İmar Planı’nın bulunmaması bahanesi giderilmiştir. Oysaki Türkiye’nin birçok ilinde 1/100.000 ölçekli plan mevcut değildir. Devam eden davalarda ise, biri hariç hepsinde parselasyon uygun bulunmuştur. Sadece bir dosyada, 1’e karşı 2 oyla, parselasyon eleştirilmiştir. Ve buna dayanılarak kararlar verilmiştir.

      3- Kırcami’de planlama süreci katılımcı bir anlayışla yürütülmüştür. Uygulama imar planları hazırlanırken ilgili tüm meslek odalarının görüşleri istenmiştir. Onlarca kez muhtarlarla, derneklerle, bölge sakinleriyle bir araya gelinmiş, değerlendirmeler yapılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte Ocak 2022’de bölgede referanduma gidilmiştir. Referandum sonucunda plana yüzde 87 oranında bölgeden destek çıkmıştır.
30 bini aşkın mülkiyetin olduğu Kırcami’de parselasyon işlemine açılan dava sayısı da ancak 30’la sınırlı kalmıştır. Kırcami sakinlerinin, referandum sonuçlarıyla birlikte idaremize güvenini gösteren temel veriler bunlardır.

      4- Kent Konseyi, ne yazık ki imar planı ve parselasyon sürecini birbirine karıştırmaktadır. Kendisinden beklenen yapıcı ve objektif olmasıdır. Tek taraflı değil süreci tüm boyutlarıyla ele alan, hukuki tutarsızlara dikkat çeken ve siyasilerin yıkıcı açıklamalarına kapılmayan bir değerlendirmenin Kent Konseyi’nin üzerine düşen esas görev olduğu kanısındayız.

Bu gerçekler ışığında Belediyemiz, hukuka aykırı iptal kararına karşı Konya Bölge İdare Mahkemesi’nde itiraz etmiştir. İstinaf süreci beklenmektedir.

Her ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine güvenmek istiyoruz.

“Aslında ‘Ret’ dememiz lazımdı” diyerek bugünü önceden haber veren iktidar sahibi siyasetçilere rağmen beraber, omuz omuza Kırcami ve Antalya için mücadeleye devam edeceğiz." -BLD..BSN.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.30 15:55:16
Son Düzenlenme Tarihi :