SON DAKİKA

logo

Elmalı Yakaçiftlik'in içme suyu sorunu çözülüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı'da Yakaçiftlik Mahallesi'nin içme suyu ile ilgili sorununu çözmek üzere çalışma başlattı. Yamaç arazi üzerindeki evler için 1100 metre uzunluğunda yeni bir hat imal ediyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı’da Yakaçiftlik Mahallesi'nin içme suyu ile ilgili sorununu çözmek üzere çalışma başlattı. Yamaç arazi üzerindeki evler için 1100 metre uzunluğunda yeni bir hat imal ediyor.
    Elmalı Yakaçiftlik Mahallesi'nde basınç yetersizliğinden dolayı su sıkıntısı yaşanıyordu. ASAT Genel Müdürlüğü, vatandaşların mağduriyetini gidermek için çalışmalara başladı. Özellikle yamaç ve dağlık bölgede oturan vatandaşların bu konudaki mağduriyetini gidermek için harekete geçen ASAT ekipleri Yakaçiftlik Mahallesi’ne su sağlayan su deposundan başlayarak Elmalı-Finike karayolu üzerinde bulunan yamaç arazi üzerine 1100 metre yeni boru yerleştiriyor. Bu  alışma ile birlikte mahalle sakinlerinin daha kaliteli ve yeterli suya kavuşacağını ifade eden ASAT yetkilileri, basınç yetersizliğinin son bulacağını ve su şebekesi
ile ilgili sorunun tamamen ortadan kalkacağını belirtti.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.10.28 07:03:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






40 SANİYELİK DOĞRU EL YIKAMA İLE HASTALIKLARDAN KORUNMAK MÜMKÜN

El hijyeni, enfeksiyonların önlenmesi ve antibiyotik direncinin yayılmasıyla mücadelede en etkili çözümü oluşturmaktadır. Yapılan çalışmalarda el hijyenine uyumun artmasıyla bu enfeksiyonların %50 oranında azaltılabileceği gösterilmiştir. El hijyeninin iyileştirilmesi, etkin enfeksiyon kontrolünün kritik bir parçasıdır. Bu nedenle hasta ve sağlık çalışanlarının güvenliği için vazgeçilmezdir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü olarak belirlenmiştir. Memorial Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Funda Timurkaynak, el hijyeninin önemi ile ilgili bilgi verdi. 

Elleri doğru yıkamamak hastalıklara yol açıyor 

El hijyeni hastalıklardan korunmada önem taşımaktadır. Ellerin doğru ve uygun bir biçimde yıkanmaması bulaşıcı hastalıklara yol açabilmektedir. Temas edilen yüzey veya maddelerden alınan mikroplar bulaşıcı hastalıkların yayılmasında rol oynamaktadır. 

  • Grip 
  • Nezle
  • İshal 
  • Göz enfeksiyonları 
  • Cilt enfeksiyonları

Gibi hastalıklar el hijyeninin yanlış uygulanması veya uygulanmamasıyla ortaya çıkabilmektedir. 

Yemek hazırlarken eller mutlaka yıkanmalı 

Dışarıdan eve gelindiğinde, yemek yemeden önce ve sonra, tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra, çöp veya kimyasal maddelerle temas edildikten sonra, para ile temas sonrası, hastalarla veya vücuttaki yaralarla temas öncesi ve sonrası, öksürdükten veya hapşırdıktan sonra eller yıkanmalıdır. 

Hastane enfeksiyonlarına (SHİE) dikkat etmek gerekiyor 

Sağlık hizmetiyle ilişkili enfeksiyonlar (SHİE), hasta güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturmakta ve sağlık hizmetinin kalitesini etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.  Hastalar için iş gücü kaybı,  sakatlık, ölüm gibi olumsuz sonuçlara neden olmaktadır. Yapılan çalışmalarda ABD’de yılda 99.000, Avrupa’da ise 37.000 kişinin SHİE nedeniyle hayatını kaybettiği gösterilmiştir. Aynı zamanda hastanede yatışın uzaması ve uygulanan antibiyotikler gibi ek tedaviler sağlık sistemi üzerine ciddi bir mali yük getirmektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada en sık görülen 5 SHİE yani hastane enfeksiyonlarının, yıllık toplam maliyetinin 9.8. milyar dolar olduğu hesaplanmıştır. Aynı zamanda SHİE için yoğun antibiyotik kullanımı antibiyotik direncinde artışı da beraberinde getirmekte, bu da SHİE’in daha zor tedavi edilir hale gelmesine neden olmaktadır. 

Tüm bunlar göz önüne alındığında; sağlık bakımı sırasında doğru uygulandığında, el hijyeninin milyonlarca yaşamı kurtaran ve SHİE’ın mali yükünü azaltan iyi bir yatırım olduğu anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından sağlık hizmetlerinde el hijyeninin önemini vurgulamak ve farkındalığı artırmak amacıyla, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü olarak kutlanmakta ve her yıl konuyla ilgili farklı bir tema ve slogan belirlemekte ve başta sağlık çalışanları olmak üzere, hastane yönetimi, kanun yapıcılar,   infeksiyon kontrol ekip liderleri ve sivil toplum kuruluşları için ayrı mesaj ve sloganlarla tüm paydaşlarda farkındalığı artırmak amaçlanmaktadır. 

40 saniye ve 10 adımda hastalıklardan korunmak mümkün!

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre el hijyenini sağlayabilmek için el yıkamada dikkat edilmesi gerekenler bulunmaktadır. El yıkarken bu kriterlere dikkat etmek hayat kurtarabilmektedir. 

El yıkama süreniz en az 40 saniye olmalıdır. 

  1. Su ile ellerinizi ıslattıktan sonra sabunu alın. 
  2. Avuç içlerinizi dairesel hareketlerle ovalayın. 
  3. Sağ avuç içi sol el sırtına gelecek şekilde, parmak aralarınızı ovalayın. 
  4. Her iki el için de aynı hareketleri yapın. 
  5. Avuç içlerinizi birleştirerek parmak aralarınızı temizleyin. 
  6. Elleri birbirine kilitleyerek, el içlerini ve parmak arkasını yıkayın. 
  7. Başparmaklarınızı dairesel hareketlerle ovalayın. 
  8. Tırnakları ve parmak uçlarını diğer elin avuç içine temas ettirerek dairesel hareketlerle ovalayın. 
  9. Ellerinizi su ile duruladıktan sonra tek kullanımlık kağıt havlu veya havlu ile kurulayın. 
  10. Kağıt havlu ile musluğu kapattıktan sonra elleriniz artık güvenlidir

El yıkamayı öğrenmek hayat kurtarıyor

5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü’nün bu yılki slogan “El hijyeni eylemini birlikte hızlandıralım. Ellerinizi Temizleyin- HAYAT KURTARIN” olarak belirlendi.  Bu sloganla, yalnızca sağlık çalışanları değilpolitikacılar ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan güçlü toplulukların da katkısıyla SHİE ve antimikrobiyal direncinin önlenmesinde daha hızlı aksiyon alınabileceğine vurgu yapılmaktadır. Sağlık hizmetlerinde el hijyeninin iyileştirilmesi için el hijyeni alt yapısı (alkol bazlı el antiseptiği, temiz su temini) ve enfeksiyon kontrol programlarını güçlendirilmesi adına gerekli düzenlemelerin yapılmasının öneminin altı çizilmekte ve bunun iyi bir yatırım olduğuna vurgu yapılarak her 1 dolarlık sağlık harcaması için 7 ila 16,5 dolar tasarruf sağlanabileceği belirtilmektedir. Benzer şekilde değerleri ve güçlü sosyal adalet gündemleriyle hareket eden ve genellikle hizmet ettikleri topluluklara yakın olan sivil toplum kuruluşlarının yerel, ulusal ve uluslararası düzeylerde değişime öncülük edebilir ve sağlık hizmetlerinde etkili el hijyeni sağlamaya yönelik ilerlemeyi hızlandırabileceği vurgulanmaktadır. -Faselis Bsn.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.04 10:50:53
Son Düzenlenme Tarihi :





Üniversite öğrencilerinden yerli ve milli hidrojen yakıtlı otomobil

Mersin Üniversitesi (MEÜ) öğrencileri, makine mühendisi öncülüğünde yerli ve milli hidrojen yakıtlı otomobil üretti. Proje çerçevesinde üretilen otomobil, TEKNOFEST’in bu yılki yarışmasında finalde yarışma hakkı kazandı.
MEÜ Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi, projeler üretmeye devam ediyor. MEÜ Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Sugözü ve MEÜ Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Duygu Hıdıroğlu başkanlığında öğrenciler, yerli ve milli hidrojen yakıtlı otomobil üretti. Uzun süredir üzerinde çalışılan, bu yıl geliştirilen proje TEKNOFEST’te finale kaldı.

"Yarışmada ilk 3’e girmeyi hedefliyoruz"
Yaptıkları çalışmayla ilgili bilgi veren MEÜ Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Duygu Hıdıroğlu, uzun yıllardır bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, “Son aşamada artık bu yıl TEKNOFEST 2023’de finale kaldı. Bunu gururla söyleyebiliyoruz çünkü 50 başvuru olmuştu. Zaten hidrojen yakıtlı araçta çok az başvuru oluyor. Bu başvurular arasında finalde yarışmaya hak kazandık. Gençlerimizle gurur duyuyoruz. Ülkemiz birçok badireler atlattı. Bu süreçte sürekli uzaktan eğitim sistemiyle öğrencilerimiz derslerine devam etti. Fakat gerek üniversite yönetimimiz gerekse sponsor destekleri ve öğrencilerimizin emeğiyle bu gün son noktaya geldik. Yarışmada da başarılar diliyorum. Yarışmada ilk 3’e girmeyi hedefliyoruz” dedi.

"Türkiye olarak bu elektrikli araç dönemini kaçırmamamız gerekir"
MEÜ Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Sugözü, 2017 yılından beri bu araç üzerinde çalıştıklarını kaydederek, “Bu pandemi ve birkaç olumsuz durumdan dolayı yarışmalara katılamadık. Geçen yıl çalışmalarımıza yeniden hız verdik. İlk önce aracımızın şase kısmı oluşturuldu. Daha sonra bir kalıp oluşturuldu. Hafif bir malzeme kullanılarak aslında kalıp ortaya çıkarıldı. Bunun elektrik motoru, batarya yönetim sistemi gibi bölgeleri bizim elektrikli araçlarda kullanılan alt yapıya sahip. Tek farkı üzerinde hidrojenli bir sistemimiz var. Çünkü dünyada baktığınız zaman daha fazla menzil sağlanabilmesi için farklı aksamlar ekleniyor. Bizde burada hidrojen enerjisi de bataryaları destekleyerek bir yakıt pili oluşturup, buradan daha fazla kilometre yapmasını sağlıyoruz. Tabi bu araç ilerleyen dönemde geliştirilebilir durumda. Türkiye olarak bu elektrikli araç dönemini kaçırmamız gerekir. İçten yanmaları motorlar döneminde biz maalesef yer alamadık. Fakat elektrikli araba dönemi güncel ve geleceği de parlak. Biz Türkiye olarak Togg’u yaparak elektrikli araçta bir adım atmış olduk. Bunun geliştirilmesi gerekiyor. İşte bu TEKNOFEST çerçevesinde yetiştirilen öğrencilerle birlikte daha kalifiyeli elemanlar ortaya çıkacaktır. Bunların hepsi fayda sağlayacak etkenler” diye konuştu.

"Ülkemize, milletimize yararlı bir birey olmak istiyoruz"
MEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Muhammet Burak Birgül ise geçen yılın Eylül ayından beri bu aracı yapmak için gece gündüz çalıştıklarını vurguladı. Birgül, “Hiçbir zaman inancımızı kaybetmedik. Her zaman bize inananlara bu gururu yaşatmaya inandık. Her ne kadar zorluklarla karşılaşsak da çalışmalarımıza devam ettik. Şu anda TEKNOFEST’te finale kalma başarısı kazandık. Bunun için çok mutluyuz, gururluyuz. Araba çalıştığı an çok güzel bir duyguydu. Bu kadar zaman sonra bunu başarabilmek büyük bir mutluluktu. Burada asıl amacımız kendimizi geliştirip, ülkemize, milletimize yararlı bir birey olabilmek. Sadece mühendislik sonucu ortaya çıkan bir proje değil bu. Farklı bölümlerde okuyan arkadaşlarımız da var” ifadelerini kullandı.
Bu aracın kendisinin çok ilgisini çektiğini ifade eden MEÜ Gıda Mühendisliği öğrencisi Nur Yaren Menziş de, “Arkadaşlarımı uzun süreden beri tanıyordum. Onlara destek olmak için bu projede yer aldım. Hepimiz tek tek arabayı ilk sürdüğümüzde çok mutlu olduk. Çünkü çok yorulduk, çok uzun süreçti bizim için. Bizim için bu çok büyük bir gurur” şeklinde konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.25 15:02:06
Son Düzenlenme Tarihi :