SON DAKİKA

Elmalı Yakaçiftlik'in içme suyu sorunu çözülüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı'da Yakaçiftlik Mahallesi'nin içme suyu ile ilgili sorununu çözmek üzere çalışma başlattı. Yamaç arazi üzerindeki evler için 1100 metre uzunluğunda yeni bir hat imal ediyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı’da Yakaçiftlik Mahallesi'nin içme suyu ile ilgili sorununu çözmek üzere çalışma başlattı. Yamaç arazi üzerindeki evler için 1100 metre uzunluğunda yeni bir hat imal ediyor.
    Elmalı Yakaçiftlik Mahallesi'nde basınç yetersizliğinden dolayı su sıkıntısı yaşanıyordu. ASAT Genel Müdürlüğü, vatandaşların mağduriyetini gidermek için çalışmalara başladı. Özellikle yamaç ve dağlık bölgede oturan vatandaşların bu konudaki mağduriyetini gidermek için harekete geçen ASAT ekipleri Yakaçiftlik Mahallesi’ne su sağlayan su deposundan başlayarak Elmalı-Finike karayolu üzerinde bulunan yamaç arazi üzerine 1100 metre yeni boru yerleştiriyor. Bu  alışma ile birlikte mahalle sakinlerinin daha kaliteli ve yeterli suya kavuşacağını ifade eden ASAT yetkilileri, basınç yetersizliğinin son bulacağını ve su şebekesi
ile ilgili sorunun tamamen ortadan kalkacağını belirtti.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.10.28 07:03:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Bahar : “Enflasyon son 18 ayın en düşük seviyesinde”

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, piyasaların beklentilerinin karşılandığı için geleceğe daha güvenle baktıklarını kaydederek, “Yıllık enflasyon son 18 ayın en düşük seviyesine geriledi, bu durum yeni ekonomi yönetiminin ve ortaya koyulan vizyona dair atılan somut adımların bir göstergesi” dedi. 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayı enflasyon oranlarını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Aralık 2022’den itibaren küresel enerji fiyatlarında enerji indirimleriyle başlayan sürecin devam ettirilmesi ve girdi fiyatlarında mutlak bir düşüşün hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekti. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ekonomi yönetimini, Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası politikalarını desteklediklerini kaydeden Başkan Bahar, “Piyasa beklentileri karşılandığı için geleceğe daha güvenle bakabiliyoruz. Yıllık enflasyon son 18 ayın en düşük seviyesine geriledi, bu durum yeni ekonomi yönetiminin ve ortaya koyulan vizyona dair atılan somut adımların bir göstergesi” diye konuştu. 
İŞ DÜNYASI İÇİN KREDİ BEKLENTİSİ
Ekonomide alınan önlemlerin neticesinde kısa süre içerisinde düşük enflasyonu görmenin büyük bir memnuniyet olduğunu kaydeden Başkan Bahar, “Ancak baktığımızda hala enflasyonun yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bu önlemler ve sıkı politikalarla devam edilmesi tünelin sonundaki ışığı göstermiştir” dedi. 
İş dünyasının beklentilerine ilişkin konuşan Başkan Bahar, “Sanayicimizin ve üreten sektörlerimizin, ihracatçımızın kredi beklentisi para politikasının sıkılaştırılması çerçevesinde görülmesin istiyoruz. Sektörlerimizin krediye ulaşmada, finansa ulaşmada sıkıntıları halen devam etmektedir. Burada ayrımcı bir politikayla, üretime, ihracata, yatırıma ve istihdama yönelik kredi paketlerinin beklentisi tüm sektörlerimizde günden güne artan bir şikâyet olarak devam etmektedir” diye konuştu. 
ENFLASYONLA KALICI MÜCADELE
Enflasyonla kalıcı mücadele için sıkı para politikasının yanında maliye politikası ve yapısal reformların finansal istikrar için önem arz ettiğine dikkat çeken Başkan Bahar, “Tek başına para politikası yeterli değildir.  IMF raporuna göre dünyada enflasyonun yüzde 25’i işgücü kaynaklıdır.  Ücretlerdeki artış ve Mart 2024’de gerçekleştirilecek yerel seçimler nedeniyle verilen yüksek bütçe açıkları enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürmektedir. Ülkede yaşanan üçüz açık enflasyon açısından çözülmesi zor bir denklem olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
KİRA ARTIŞLARINDA YAVAŞLAMA
Başkan Bahar, 2023 Haziran ayı enflasyonunun, bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 3.92, Yİ-ÜFE’de yüzde 6.50 olarak açıklandığını belirterek “Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 38.21, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 40.42 düzeyinde artış gösterdi” dedi. 
Haziran ayında konut fiyat artışının yavaşlaması ve bazı gıda ürünlerinde gerileme olduğunu dile getiren Başkan Bahar, “Yıllık ortalama enflasyonun cari hızı TÜFE’de yüzde 60-70, ÜFE’de yüzde 90-100 bandında seyretmiştir. Seçim sonrası bir çok mal grubuna yapılan zamlar, Haziran ayında asgari ücrete yapılan artışlar ve TCMB’nin beklentinin altında faiz artışına gitmesi nedeniyle döviz kurlarında yaşanan yukarı yönlü trend, enflasyonda Mayıs ayına göre hızlı bir artışa neden olmuştur” ifadelerini kullandı. 
TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ ARTTI
Yıllık enflasyonun son 18 ayın en düşük seviyesine gerilemesinin yüksek enflasyon baskısına yönelik tedbirlerin artırılması olduğunu belirten Başkan Bahar, “Enflasyonun yüksek seyretmesinde gıda fiyatlarında yaşanan fiyat artışlarının etkili olduğu görülürken, yaz aylarında mevsimsel olarak düşmesi beklenen yaş-sebze meyve fiyatları arzdaki daralmaya bağlı olarak artmıştır” dedi. 
FİYATI EN ÇOK ARTAN ÜRÜN ÇAY
Madde bazında fiyatı en çok artan ürün yüzde 14.93 ile çay olduğunu dile getiren Başkan Bahar, “İkinci ve üçüncü sırada yüzde 12,37 ile oteller ve pansiyon ve diğerler gruplarda ve yüzde 12.29 ile sigarada gerçekleşmiştir” diye konuştu. 
Manşet enflasyonda ve çekirdek enflasyonda geri çekilmeye işaret eden Başkan Bahar, “Yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE makasının Haziran ayında bir miktar arttığı gözlemlenmiştir. Haziran ayında dünyadaki küresel gıda fiyatları düşüşünün aksine, gıda fiyatları yıllık yüzde 52.52 ile artış trendinde etkili olmaya devam etmiştir. Gıda fiyatlarının yanı sıra TÜİK’in TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon sağlıkta yüzde 66,93, eğitimde yüzde 50.86, konutta yüzde 20.73 ve giyimde yüzde 19.49 düzeyinde gerçekleşmiştir” dedi.  
ASGARİ ÜCRET, MEMUR VE EMEKLİ ZAMLARI ÖNEM ARZ EDİYOR
Özellikle gıda başta olmak üzere temel mal ve hizmetlerde yaşanan pahalılıktan dolayı en çok dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın alım gücüne etki ettiğini dile getiren Bahar, “TÜİK’in Hanehalkı Tüketim Harcamaları verilerine göre Türkiye’de en düşük yüzde 20’lik gelir diliminde yer alan yurttaşlarımızın gıdaya ayırdıkları payın yüzde 36 olduğu göz önüne alındığında gıda enflasyonu konusunda önlemlerin artırılması gerekmektedir. Asgari ücrete, memur ve emeklilere yapılan zamlar dar gelirli ve sabit gelirli vatandaşlarımızın satın alma gücünün iyileştirilmesi ve yoksullukla mücadele açısından önem arz etmektedir” diye konuştu.  
SIKILAŞMA POLİTİKASI VE DÖVİZ KURUNUN SEYRİ ÖNEMLİ
Seçim sonrası yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in taahhüt ettiği rasyonel zemine dönüş politikasının yansımaları konusunda yeni ekonomi programını değerlendiren Başkan Ali Bahar sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 15’e artırarak Eylül 2021’de başlayan ‘Yeni Ekonomi Programı’nın temelini oluşturan negatif faiz politikasından vazgeçilerek, para politikasındaki bu değişim ile TCMB birinci ve temel önceliğinin fiyat istikrarı yani enflasyon olduğuna vurgu yapmıştır. TCMB, yılbaşından bu yana yüzde 30 değer kaybeden TL’yi baskılamak için kullandığı doğrudan rezerv satışlarını durdurma kararı almıştır. Merkez Bankası’nın faiz oranlarının kademeli artışının devam edeceğine dair piyasaya verdiği sıkılaşma politikası sinyali enflasyon ataletinin kırılabilmesi açısından önemlidir. Ancak faiz artışına rağmen piyasada reel faizler hala negatiftir ve döviz kurları faiz kararına rağmen yukarı yönlü seyir izlemektedir. Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması 2023 yılı sonuna kadar uzatılmıştır. Dövizde yukarı yönlü sıçramalar yaşanmaması için yılsonunda KKM’nin yeniden dövize dönüşünün önüne geçilmesi gerekmektedir. Yüksek ve istikrarsız kurlar, kur artışı kaynaklı maliyet artışları ile kalıcı fiyat istikrarı önünde önemli engel teşkil etmektedir.”
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.05 17:01:55
Son Düzenlenme Tarihi :





Anadolu arı ürünlerinin bağırsak sağlığının korunmasına etkisi

Beslenme Uzmanı Dilara Koçak, insan bağırsağının binin üzerinde mikroorganizma ve mikroorganizma türü içerdiği düşünüldüğüne dikkat çekerek, “Bireylerin mikrobiyota profilleri genetik, yaş, cinsiyet, diyet ve yaşam tarzı gibi çeşitli faktörler tarafından sürekli olarak etkilenir. Her bireyin mikrobiyota profili farklı olsa da sağlıklı bireylerde bakteri türlerinin çeşitliliği ve dağılımı benzerdir. Son yıllarda, sağlığın korunmasında bağırsak mikrobiyotasının beyinle iki yönlü iletişim kurabilme yeteneği, yani bağırsak-beyin ekseninin ön planda olduğu mevcut araştırmaların odak noktası haline gelmiştir“ dedi.
Bilimsel araştırmalara değinen Dilara Koçak, “2011 yılında Fransa’da yapılan çift kör, randomize bir klinik çalışmada, probiyotik takviyesinin depresyon üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Çalışmaya 55 kişi katılmıştır. Katılımcılar deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna probiyotik takviye edilmiştir. Kontrol grubu ise hiçbir takviye almamıştır. Çalışmanın sonucunda, 30 gün boyunca bir probiyotik takviyesi alan sağlıklı bireylerin, önemli ölçüde daha az sıkıntı-bunalım hissettiği belirlenmiştir. Probiyotik takviyesinin faydalı etkileri göz önünde bulundurulduğunda, doğal probiyotik gıdaların tüketimini arttırmanın da önemli olduğunu söyleyebiliriz. Yoğurt, kombucha gibi probiyotik gıdalara ek olarak doğal bir probiyotik kaynağı olan Anadolu arı ekmeğini çocukların günde yarım-1 tatlı kaşığı, yetişkinlerin ise günde 1-2 tatlı kaşığı tüketmesini öneriyorum” ifadelerine yer verdi.

“Probiyotik mikroorganizmaların besin maddesi: Prebiyotikler”
Güvenilir Ürün Platformu Danışma Kurulu Başkanı Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise bakterilerin, bağırsakta mikrobiyota dengesinin yönetimine yardımcı olduğuna, bu nedenle de sağlıklı bağırsak mikrobiyotasının bozulmasının hastalıklara zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti. Sağlıklı mikrobiyotanın bozulması (disbiyozis), depresyon ve otizm spektrum bozukluğu gibi nöropsikolojik bozukluklar, obezite gibi metabolik bozukluklar ve inflamatuar bağırsak hastalığı ve irritabl bağırsak sendromu gibi gastrointestinal bozukluklarla ilişkilendirildiğine işaret eden Samancı, “Buna karşılık bağırsak mikrobiyotasının prebiyotik ve probiyotik takviyeleri ve doğal probiyotik gıdaların tüketimi gibi müdahalelerle düzenlenebileceğine dair çalışmalar da bulunmaktadır” diye konuştu.
Probiyotik takviyeler kadar probiyotik mikroorganizmaların besin maddesi olan prebiyotiklerin de önemli olduğunu belirten Dr. Tanuğur, propolisin ilerleyen dönemde prebiyotik bir gıda olarak literatüre girebileceğine
dikkat çekti. Tanuğur şöyle dedi: “2022 yılında İtalya’da yapılan bilimsel bir çalışmada standartlaştırılmış polifenol içeriğine sahip propolis ekstraktının, beş farklı donörün dışkı materyalinden elde edilen bağırsak mikrobiyotasının bileşimi ve işlevselliği üzerindeki in vitro etkisini belirlemek hedeflenmiştir. Bilimsel çalışmada, propolisin, kısa zincirli yağ asitlerinin konsantrasyonunu artıran sağlıklı ve hasta katılımcıların bağırsak mikrobiyota bileşimi ve işlevselliği üzerinde modülatör bir etki sergilediği görülmüştür. Çalışmanın sonucunda araştırmacılar, bilimsel verilerin propolisin bağırsak sağlığına katkıda bulunabileceğini ve prebiyotik bir bileşen olarak kullanımı açısından daha ileri araştırmalara aday olabileceğini ifade etmişlerdir.”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.30 11:27:33
Son Düzenlenme Tarihi :