SON DAKİKA

logo

Elmalı Yakaçiftlik'in içme suyu sorunu çözülüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı'da Yakaçiftlik Mahallesi'nin içme suyu ile ilgili sorununu çözmek üzere çalışma başlattı. Yamaç arazi üzerindeki evler için 1100 metre uzunluğunda yeni bir hat imal ediyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı’da Yakaçiftlik Mahallesi'nin içme suyu ile ilgili sorununu çözmek üzere çalışma başlattı. Yamaç arazi üzerindeki evler için 1100 metre uzunluğunda yeni bir hat imal ediyor.
    Elmalı Yakaçiftlik Mahallesi'nde basınç yetersizliğinden dolayı su sıkıntısı yaşanıyordu. ASAT Genel Müdürlüğü, vatandaşların mağduriyetini gidermek için çalışmalara başladı. Özellikle yamaç ve dağlık bölgede oturan vatandaşların bu konudaki mağduriyetini gidermek için harekete geçen ASAT ekipleri Yakaçiftlik Mahallesi’ne su sağlayan su deposundan başlayarak Elmalı-Finike karayolu üzerinde bulunan yamaç arazi üzerine 1100 metre yeni boru yerleştiriyor. Bu  alışma ile birlikte mahalle sakinlerinin daha kaliteli ve yeterli suya kavuşacağını ifade eden ASAT yetkilileri, basınç yetersizliğinin son bulacağını ve su şebekesi
ile ilgili sorunun tamamen ortadan kalkacağını belirtti.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.10.28 07:03:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






EMO Başkanı: Ucuz elektrik vaadiyle yüksek fatura çıkartıyorlar

Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban TAT, son dönemde vatandaşlardan elektrik faturalarının beklenenden çok daha yüksek geldiğine dair yoğun şikâyetler aldıklarını kaydederek, “Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak değerlendirmelerimizde, bu artışların önemli bir kısmının tedarik şirketlerinin “ucuz elektrik”, “sabit fiyat garantisi” veya “avantajlı tarife” diyerek imzalattıkları Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban TAT, son dönemde vatandaşlardan elektrik faturalarının beklenenden çok daha yüksek geldiğine dair yoğun şikâyetler aldıklarını kaydederek, “Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak değerlendirmelerimizde, bu artışların önemli bir kısmının tedarik şirketlerinin “ucuz elektrik”, “sabit fiyat garantisi” veya “avantajlı tarife” diyerek imzalattıkları sözleşmelerden kaynaklandığı görülmekte” dedi. sözleşmelerden kaynaklandığı görülmekte” dedi.

EMO Başkanı Tat'ın konu ile ilgili açıklaması şöyle:

Son dönemde vatandaşlarımızdan elektrik faturalarının beklenenden çok daha yüksek geldiğine dair yoğun şikâyetler alıyoruz. Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak yaptığımız değerlendirmelerde, bu artışların önemli bir kısmının tedarik şirketlerinin “ucuz elektrik”, “sabit fiyat garantisi” veya “avantajlı tarife” gibi ifadelerle imzalattıkları sözleşmelerden kaynaklandığı görülmektedir.

Vatandaşımıza anlatılan ile uygulanan arasında ciddi farklar oluşmaktadır.

Öncelikle bilinmesi gereken en temel konu şudur:

Yıllık elektrik tüketimi 5.000 kWh’ın altında olan mesken aboneleri, zaten devlet destekli tarifeden yararlanmaktadır. Bu gruptaki vatandaşlarımız kesinlikle hiçbir tedarik firmasıyla sözleşme imzalamamalıdır. Çünkü zaten devlet desteği ile en avantajlı tarifeden faydalanmaktadırlar.

Yıllık tüketimi 5.000 kWh’ın üzerinde olan mesken aboneleri ise Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamındadır.

Bu tarifede elektrik fiyatı sabit değildir. PTF (Piyasa Takas Fiyatı) günün her saatinde değişir ve ay sonunda bu saatlik fiyatların ortalaması alınır.

Bu ortalamaya YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması), dağıtım bedeli ve tedarikçi kârı gibi kalemler eklenir.

Vatandaş faturasında yalnızca “SKTT” adı altında tek bir birim fiyat görür; ancak bu rakamın içinde PTF + YEKDEM + KARLILIK+ DAĞITIM BEDELİ gibi birçok gizli maliyet bulunmaktadır.

Bazı tedarik firmaları bu karmaşık yapıyı fırsata çevirerek, vatandaşlara yalnızca PTF ortalaması üzerinden “12 veya 24 ay sabit fiyat garantisi” adı altında sözleşmeler önermektedir.

Oysa bu sabit fiyat yalnızca PTF ortalamasına verilmiş olup, vatandaş faturasında tek birim fiyat olarak gördüğü SKTT’ye verildiğini zannetmektedir.

Bu durum kafa karışıklığına yol açmakta, yanlış değerlendirmelere neden olmaktadır.

Bu tür sözleşmeleri imzalamadan önce vatandaşlarımızın son derece dikkatli olmaları gerekmektedir.

Sabit fiyat anlaşmaları, elektriğin gelecekteki fiyat hareketlerinin öngörülememesi nedeniyle belirsizlik taşır.

Bugün zarar gibi görünen bir sözleşme yarın kârlı hale gelebilir; bugün avantajlı görünen bir anlaşma ise ilerleyen dönemde zarar ettirebilir.

Bu nedenle abonelerimizin, gelecekteki olası değişiklikleri de hesaba katarak karar vermeleri büyük önem taşımaktadır.

Buradan açıkça uyarıyoruz:

·  Hiçbir sözleşme okunmadan, anlaşılmadan imzalanmamalıdır.

·  Vatandaşlarımız anlamadıkları teknik terimler veya fiyat kalemleriyle karşılaştıklarında Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubemizden destek alabilirler.

Öte yandan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mesken aboneleri için yıllık 5.000 kWh’lık sınırı aşağı çekmeyi planladığı yönündeki bilgiler, önümüzdeki dönemde daha fazla vatandaşın yüksek elektrik faturalarıyla karşı karşıya kalabileceğine işaret etmektedir.

Bu nedenle çağrımız nettir:

·  EPDK, SKTT kapsamındaki fiyatlandırmayı şeffaf hale getirmelidir.

·  Tedarik şirketleri, sözleşme içeriklerini sade ve anlaşılır bir dille düzenlemelidir.

·  Vatandaş, neye imza attığını ve neye para ödediğini açıkça görebilmelidir.

Bugün vatandaş faturasında birim fiyatı görüyor; ancak bu fiyatın içinde hangi kalemlerin bulunduğunu bilmiyor.

SKTT=PTF + YEKDEM + KARLILIK + DAĞITIM BEDELİ gibi unsurlar bir araya geldiğinde fatura adeta teknik bir bilmeceye dönüşüyor.

Oysa enerji, hepimizin yaşamında temel bir ihtiyaçtır; ticari bir risk alanı haline getirilmemelidir.

Bizim amacımız, kimsenin teknik terimlerin arasında kaybolmamasıdır.

Vatandaşın anlayabileceği açık, şeffaf ve adil bir enerji sistemi hepimizin ortak yararınadır.

Bu doğrultuda Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, halkın doğru bilgiye ulaşması ve bilinçli seçimler yapabilmesi için rehber olmaya devam edeceğiz
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.10.10 10:23:47
Son Düzenlenme Tarihi :





Trebenna Antik Kenti Podcast’te

Konyaaltı Belediyesi’nin, popüler müzik dinleme programı Spotify’da gerçekleştirdiği podcastlere bir yenisi daha eklendi. İlçe sınırları içerisinde bulunan Trebenna Antik Kenti’nin tarihi, podcast ile izleyiciye aktarılıyor.
Konyaaltı Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları çatısı altında h..

Konyaaltı Belediyesi’nin, popüler müzik dinleme programı Spotify’da gerçekleştirdiği podcastlere bir yenisi daha eklendi. İlçe sınırları içerisinde bulunan Trebenna Antik Kenti’nin tarihi, podcast ile izleyiciye aktarılıyor.
Konyaaltı Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları çatısı altında hayata geçirdiği podcastler sürüyor. Dünyaca ünlü popüler müzik dinleme programı olan Spotify’daki hesabıyla müzik tutkunlarını birbirinden farklı müziklerle buluşturan Konyaaltı Belediyesi, burada yaptığı ‘podcast’ler ile de bölgenin tarihi, turistik ve doğal alanlarını dinleyicilerine tanıtıyor.

“Tarihi ve doğal mekânlar”
Arkeologlardan, tarih bilimcilere ve yazarlara kadar konunun uzmanlarının yaptığı çalışmalarla tarihi, turistik ve doğal güzelliklerin anlatıldığı hesapta yer alan “Konyaaltı İlçesinin Tarihçesi”, “Gürsu Roma Hamamı”, “Konyaaltı Sahili Obalar”, “Sıçan Adası’nın Sırrı”, “Feslikan Yaylası ve Güreş Sporu’nun Kısa Tarihi” başlıklarındaki ‘podcast’lere; Geyikbayırı ve Çağlarca mahalleleri arasındaki Sivridağ’ın kuzey eteğinde yer alan Trebenna Antik Kenti tarihi de eklendi.

“Solim halkının toprakları”
Antalya körfezine hakim, 680 metre yükseklikteki konumu, sulak ve tarıma elverişli arazisiyle stratejik öneme sahip bu bölge, eldeki en eski kayıtlara göre Anadolu’nun yerli halklarından Luvilerin soyundan gelen savaşçı karakterleriyle bilinen Solim halkının toprakları. Likya, Pamfilya ve Pisidia kavşağında bir sınır kenti olan Trebenna, kaya ve lahit mezarlar, imparator kültü tapınağı, agora, magazin, iki kilise, işlikler, bölgeyi gözetleyen akropolüyle biliniyor.

“Uzun yıllar unutulan kent”
İlk kez 1890’lı yıllarda, Pamfilya ve Pisidya’nın önemli kentlerini belgeleyen, Polonya kökenli Alman araştırmacı Karol Lanckoroski tarafından keşfedilen kent, uzun yıllar orman içerisinde unutulmuş. Trebenna Antik Kenti, 1997-2005 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında yürütülen “Antalya Beydağları Yüzey Araştırmaları” projesiyle bilim dünyasına tanıtıldı.

Helenistik çağdan Bizans’a
Trebenna antik kenti, Helenistik çağdan Doğu Roma (Bizans) dönemine kadar kesintisiz yerleşim görmüş bir alan. Bizans döneminde küçülerek, akropol çevresine örülmüş surların içine çekilen Trebenna’da bu devirden iki kilise kalıntısı dikkat çekiyor. Bunlardan biri akropolün doğusunda, kaya tapınağının arkasındaki Erken Bizans Kilisesi. Bu kilise yıkıldıktan sonra, akropolün güney batı yamacındaki dar bir taraça üzerinde, freskleri günümüze kısmen ulaşmış küçük bir Ortaçağ Kilisesi yapıldı. Semavi Eyice’nin inceleyerek 1977’de bilim dünyasına tanıttığı bu Ortaçağ Kilisesi, Nevzat Çevik ve ekibi tarafından 2001-2002 yılları arasında yürütülen çalışmada detaylı olarak ele alındı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.01 10:35:20
Son Düzenlenme Tarihi :