SON DAKİKA

Konyaaltı Belediyesi’nin ‘sünnet’ kayıtları başladı

Konyaaltı Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen sünnet töreni için kayıtlar başladı.

Her yıl onlarca çocuğun sünnetini üstlenen Konyaaltı Belediyesi, bu yılki sünnet töreni için kayıtları almaya başladı. Daha çok maddi durumu elverişli olmayan ailelerin yararlanabildiği sünnet töreninin kirveliğini de Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen yapıyor. Her yıl geleneksel olarak düzenledikleri sünnet şöleni ile onlarca çocuğu ücretsiz sünnet ettirdiklerini dile getiren Başkan Esen, sünnet etkinliği için kayıtların başladığını bildirdi.  Başkan Esen, bu sünnet törenine katılacak çocukları da şimdiden tebrik ettiğini söyledi. 5-12 yaş grubu çocuklar için ailelerin başvuru yapabileceği sünnet töreni için vatandaşların kimlikleriyle Konyaaltı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'ne müracaat etmeleri gerekiyor. Kayıtlar 29 Temmuz’da sona erecek.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.07.15 08:13:03
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Hayır severlerden alıp ihtiyaç sahiplerine veriyor

Kahramanmaraş’ta bir gazeteci depremden etkilenen vatandaşların bakkal borçlarını kapatmak için sosyal sorumluluk projesi başlattı.
Kahramanmaraş’ta yaşayan 30 yaşındaki gazeteci İlker Apaydın, ‘gönülden gönüle’ ismini verdiği sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde hayırseverlerden aldığı maddi destekleri ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırıyor.
Projede isminin açıklanmasını istemeyen hayır sahiplerine ‘can suyu’ adı verildi. Onikişubat ilçesi Osman Gazi mahallesine gelen gazeteci Apaydın, ihtiyaç sahibi vatandaşların bakkal defterlerindeki borçları sildirdi.
Başlattığı proje ile depremzedelerin yüzünü güldürmek ve projesinin devam etmesini istediğini ifade eden Apaydın, “Bir proje geliştirmek istedim ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara bir nebzede olsa yardımcı olabilirim diye hayır sahipleri ile hayır sahipleri ve ihtiyaç sahiplerini buluşturmak istedim. Bu noktada mahalle mahalle geziyorum. Projemin adı ‘gönülden gönüle’. Projede yardım eden hayır sahiplerinin adını da ‘can suyu’ olarak belirledim. Muhtarlar aracılığı ile bakkallarımızı ziyaret edip ihtiyaç sahiplerini belirliyoruz. Veresiye defterlerinde borcu olan vatandaşlarımızın bir nebzede olsa can suyu olabilmek adına kapatmaya çalışıyoruz. Bugün ilk çalışmayı yaptık ve uzun soluklu olacağını düşünüyoruz. Kahramanmaraş deremin merkez üssü ve büyük bir yıkımla karşılaştık. Gerek iş insanlarımız ve bizler önemli bir sorumluluk düşüyor. Elimizi taşın altına koyduk. İnşallah ne kadar ihtiyaç sahibi varsa ulaşabildiklerimize can suyu olmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakkal esnafı Hamza Köşker ise, “Gazeteci bir arkadaşımız taşın altına elini koymuş. Daha geniş kitlelere ulaşacağına eminim. Sadece Kahramanmaraş halkımız için değil diğer bölgedeki insanlar için de aynı projeler yapılabilir” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.15 20:35:03
Son Düzenlenme Tarihi :





Dr. Uçar: “Her 17 çocuktan birinde besin alerjisi var”

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, tüm dünyada da alerjik hastalıkların salgın gibi yaşandığını, Türkiye’de de her 17 çocuktan birinin besin alerjisi yaşadığını belirterek, “5 yaşından sonra yapılacak test ile çocukların neye alerjisi olduğu kolaylıkla bulunabiliyor” dedi.
Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, modern yaşamın getirdiği çevre kirliliği, daha fazla kimyasal maddeye maruz kalma, aşırı hijyenik ortamlarda yaşama gibi etkenlerin alerjik hastalıkların görülme sıklığını hiç olmadığı kadar artırdığına dikkat çekerek, “Ülkemizde besin alerjisinin görülme sıklığı yüzde 6. Yani her 17 çocuktan biri besin alerjisi yaşıyor. Ayrıca çocukluk çağı astımına yakalanma oranı da yüzde 6-15 arasında. Tüm dünyada da alerjik hastalıkların salgın gibi yaşandığını söylemek mümkün” dedi.
Alerjiyi, vücudun savunma sisteminin, sağlıklı bireylerin reaksiyon vermediği maddelere karşı aşırı reaksiyon vermesi olarak tanımlayan Dr. Uçar, alerjilerin genellikle besin alerjisi, alerjik nezle, ilaç alerjisi başlıklarında toplandığını ifade etti. Kişinin savunma sisteminin, bir alerjenle karşılaştığında ona karşı IgE antikoru üreterek onu hafızasına aldığını belirten Dr. Uçar, “Böylece alerjenle tekrar karşılaştığında onu tanıyor ve hızla reaksiyon veriyor. Bu reaksiyonlar genellikle deride kızarma, kaşıntı, cilt döküntüsü, aksırma, tıksırma, kusma gibi şikayetler olurken bazı alerjiler, ölümcül sonuca yol açabilen anaflaktik şoklara da neden olabiliyor” diye konuştu.

“Saman nezlesi 3-4 ay kadar sürüyor”
Alerjik nezlenin genellikle ağaç, çimen, çalı polenlerine, küf mantarlarına, çeşitli hayvanlara ve ev tozu akarlarına karşı geliştiğinin altını çizen Dr. Uçar, polen nedeniyle oluşan saman nezlesinin 3-4 ay kadar sürdüğünü de söyledi.
Alerjinin nedenleri arasında genetik yatkınlığın yanı sıra her geçen gün artan çevre sorunlarını, hava kirliliğini, iklim değişikliğini, ekolojik ortamın ve hava kalitesinin bozulmasını sayan Dr. Uçar tüm bu etmenlerin alerjen yoğunluğunu artırdığını dile getirdi. Kum fırtınası ve kasırga gibi hava faaliyetleri ile polenlerin uzun mesafelere taşınabildiğini belirtirken astım ve alerjinin, modernleşme ile ilgili olduğu gerçeğini de anımsattı.

“Egzamadan alerjik astıma pek çok türü var”
Alerjinin genetik olarak kendinden sonraki kuşağa aktarılan bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Dr. Uçar, alerjinin yaşamın ilk yıllarında daha çok gıda ve cilt ile ilgili ortaya çıktığını, egzama ya da diğer ismiyle atopik dermatitin ise bebeklikten itibaren büyük sorun oluşturduğunu dile getirdi. Gıda ve beslenmenin, alerjik bebeklerde önemli bir sorun olduğunun altını çizen Dr. Uçar, “Ancak zamanla ve yaşla gıda alerjisinde azalma görülebiliyor. İlkokula doğru solunum yolu alerjileri yani alerjik nezle (rinit), sinüzit ve astım/bronşit ön plana geçiyor. Egzamalıların yaklaşık yüzde 70’i alerjik rinit ve astıma eğilimli oluyor. Tabii bunun tersi de doğru” dedi.

“Kesin tanı alerji testi ile konuluyor”
Çocukların alerjik olup olmadıklarını öğrenmenin eskisine göre daha kolay olduğuna değinen Dr. Uçar, kanda alerji düzeylerinin yüksek olması ve deri testinin, alerji konusunda kesin sonuç verdiğini söyledi. Alerjiden şüphe edilen çocuklarda hangi testlerin uygulanacağına karar verilmesi gerektiğini belirten Dr. Uçar, “Şunu özellikle belirtmek gerekiyor ki her alerjik hastalıkta istenecek testler farklı. Sonucun etkinliği için test yapılan çocuğun 5 yaşından büyük olması da önem taşıyor. Yeni tedavi yöntemleri sayesinde alerjik çocukların ömür boyu ilaç kullanmasına gerek kalmayabiliyor” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 21:38:37
Son Düzenlenme Tarihi :