SON DAKİKA
header-ad

ABD’li bilim adamı Mark Dickey’in tedavisi Mersin’de sürüyor

Mersin’in Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’nda mide kanaması geçirerek mahsur kalan ve doktorların onay vermesiyle 9 gün sonra tahliye edilen ABD’li bilim adamı Mark Dickey’in tedavisi, Mersin Şehir Hastanesi’nde devam ediyor. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Dickey’i ziyaret ederek son durumuyla ilgili bilgi aldı.
3 Eylül tarihinde Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’na inen ve yaklaşık bin 276 metre derinlikte mide kanaması geçirdikten sonra yapılan tedaviyle doktorların kararı üzerine 9 Eylül’de başlatılan çalışmalarla tahliye edilen Mark Dickey’in tedavisi, helikopterle getirildiği Mersin Şehir Hastanesi’nde sürüyor. Yoğun bakımdaki tedavi sürecinin ardından Dahiliye Yoğun Bakım Servisine alınan Dickey’in sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da bugün ABD’li bilim adamı Mark Dickey’i hastanede ziyaret ederek, son durumuyla ilgili bilgiler aldı. Dickey ve nişanlısı Jessica Van Ord’un ile bir süre sohbet eden Vali Pehlivan, hastane çıkışı açıklamalarda bulundu.
Morca Mağarası’nda dünyanın en zorlu kurtarma operasyonlarından birisinin gerçekleştiğini vurgulayan Vali Pehlivan, "3 Eylül’de oraya 15 kişilik bir ekip keşif maksatlı girmişti. Bu ekip içerisinde ABD vatandaşı Mark Dickey de vardı. 3 Eylül tarihinde mağaraya girdikleri gün bir rahatsızlık geçirdiğiyle ilgili bizlere bilgi ulaştı. Tabi bu bilgi ulaşır ulaşmaz İçişleri Bakanlığımız, AFAD Başkanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, İl Sağlık Müdürlüğümüze bağlı 112 acil sağlık ekiplerimiz, ilk etapta olay yerine intikal ettiler. Burada hemen arama kurtarma çalışmaları başladı. Tabi devamında Türkiye Mağaracılık Dernekleri Federasyonu kurtarma ekipleri ve Avrupa Mağara Kurtarma Birliğinden toplamda 8 ülkeden profesyonel ekipler bu alana geldiler. ASELSAN mağara içerisinde iletişim sağlanması konusunda gerekli teknik desteği sağladı ve hummalı bir çalışma gerçekleştirildi. Toplamda ekip sayısı 200’e ulaştı. Hem mağara içinde hem de mağara dışında kamp kuruldu. Öncelikle tabi rahatsızlık yaşandığı için kan, serum ve ilaç takviyesi mağara içine sağlandı. Kendine gelmeye başlandığı andan itibaren de tahliye süreciyle ilgili hazırlıklar gerçekleştirildi. Çok dikkatli titizlikle bir operasyon gerçekleştirildi" diye konuştu.

"Tedavisi devam edecek"
Mağaranın derinliğinin bin 276 metre olduğunu hatırlatan Pehlivan, "Ekibin indiği derinlik de bin 40 metreydi. Tabi dikine bir yapı. O bin metreye inmek için ekiplerin ifadesiyle yaklaşık 5 kilometrelik bir güzergah oluşturulmuştu. İstasyonlar kuruldu, halat sistemleri ve ara kamplar oluşturuldu. Nitekim 12 Eylül tarihi itibarıyla gece yarısı 00.30 sulularında mağaradan salimen çıkarılması gerçekleştirildi ve helikopterle önce Mersin il merkezimize, oradan da şu anda bulunduğumuz Şehir Hastanemize getirildi. Biraz önce doktorlarımızdan bilgi aldık. Tetkik ve tedavisi devam ediyor. Kendisiyle de konuştuk. İyi hissettiğini ve giderek daha iyiye gittiğini kendisi de ifade etti. Doktorlarımız da ifade etti. Bir süre burada misafir edilecek, hastanemizde kalacak, tedavisi sürecek. Ondan sonra da tabi doktorlarımızın takdiriyle taburcu işlemleri gerçekleştirilecek. Bu kurtarma operasyonu belki de dünyada ilk 3’e girebilecek zorlukta ve mağara derinliği itibarıyla da en derin noktalarda yapılan bir operasyon oldu. Burada başta AFAD Başkanlığımız olmak üzere, emeği geçen bütün kurumlarımızı bir kere daha hem kutluyor hem teşekkür ediyoruz. Kendisi de az önce hem ilgili kurumlara, bakanlıklarımıza, AFAD Başkanlığımıza teşekkürlerini ifade etti, memnuniyetini ifade etti. Bizim için her bir vatandaşımız nasıl bu ve benzeri konularda önce sağlığı ve güvenliği önemliyse, bu ve benzeri faaliyetlere giren herkes için de yine devletimiz, ilgili bakanlıklarımız, birimlerimiz bu konuda gerekli desteği sağlıyor" şeklinde konuştu.
Aralarında yabancı mağara bilimcilerinin de olduğu 15 kişilik bilim adamından oluşun grup, keşif için 3 Eylül’de bin 276 metre derinlikteki Anamur ilçesinde yer alan Morca Mağarası’na inmiş, ekip üyelerinden ABD’li Mark Dickey’in mide kanaması geçirdiği ihbarı üzerine bölgeye ekip sevk edilmişti. Dickey’i kurtarmak için 8 ülkeden 200 personel yoğun bir çalışma başlatmış, yaklaşık bin 40 metre derinlikte yapılan ilaç tedavisi ve kan nakliyle sağlık durumu iyiye gitmişti. Doktorların hastanın sedyeyle taşınabilir olduğuna karar vermesi üzerine Dickey, zorlu bir tahliye sürecinin ardından 12 Eylül’de yüzeye çıkarılmış, oradan helikopter ile Mersin Şehir Hastanesi’ne getirilerek tedavi altına alınmıştı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.13 21:25:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Depremzedeler tarım ve sporla moral buldu

Akdeniz Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Umutlar Atölyelerle Yeşerir Projesi’ çerçevesinde 200 depremzede tarımsal ve sportif faaliyetlere katılarak moral buldu.
Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun Antalya Valiliği ile 6 Şubat depreminden etkilenen afetzedelere yönelik ort..

Akdeniz Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Umutlar Atölyelerle Yeşerir Projesi’ çerçevesinde 200 depremzede tarımsal ve sportif faaliyetlere katılarak moral buldu.
Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun Antalya Valiliği ile 6 Şubat depreminden etkilenen afetzedelere yönelik ortaklaşa yürüttüğü ‘Umutlar Atölyelerle Yeşerir Projesi’ depremzedelere umut oldu. Ziraat Fakültesi ve Spor Bilimleri Fakültesi’nin de destek verdiği proje çerçevesinde yaklaşık 200 depremzede tarımsal ve sportif faaliyetlerden faydalanırken, ayrıca KOSGEB tarafından düzenlenen girişimcilik kursuna da katıldı. Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Burhan Özkan, Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Demir Özdemir, Proje Koordinatörü Öğr. Gör. Metehan Yaykaşlı ve proje ekibi ile projeye katılan depremzede aileleri temsilen Erdem ailesi, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı makamında ziyaret ederek proje çıktıları konusunda bilgi verdi.

“Yaraların sarılmasına katkı sağlayan her proje çok önemli”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek proje ekibi ve depremzede aileler ile sohbet etti. Projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Rektör Özkan, “Deprem bölgesini ben de ziyaret ettim. Elbette acıların tarifi imkansızdı. Ancak millet olarak hep birlikte bu acıların da üstesinden geleceğimize inanıyorum. Yaralarımızın sarılmasına katkı sağlayan her projeyi çok önemsiyorum. Buradaki ailemizin pozitif düşüncülerinden, içten ve sıcak iletişimlerinden Umutlar Atölyelerle Yeşerir Projesi’nin de ne kadar faydalı olduğu anlaşılıyor” diye konuştu.

200 yetişkin depremzede ile doğrudan etkileşim
Ziyaret sırasında projenin temel amacının, ergoterapi yaklaşımı çerçevesinde depremzedelerin iyileşme ve normal hayata uyum sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Burhan Özkan, “Üniversitemiz Ana Yerleşkesi içerisinde misafir edilen 100 erkek ve 100 kadın toplam 200 yetişkin depremzede için Mart ayında özel bir program takvimi hazırladık. Depremzedelerimizle doğrudan etkileşim sağlama hedefi ile projenin atölye faaliyetleri Ziraat Fakültesi ve Spor Bilimleri Fakültesi Dekanlıklarının destekleri ile başladı. Spor Bilimleri Fakültesi desteği ile gerçekleştirilen spor atölyelerinde de aylık olarak oluşturulan gruplarla voleybol, basketbol, yüzme, doğa yürüyüşü ve okçuluk faaliyetleri gerçekleştirdiler. Ziraat Fakültemizin desteği ile sağlanan bahçe atölyesinde depremzedeler kendilerine verilen hobi parsellerinde domates, biber, patlıcan, kavun ve karpuz diktiler. Tüm bakımı ve sulaması depremzedelerin sorumluluğunda gerçekleştirilen atölye süresi sonunda depremzedeler kendi emekleriyle yetişen ürünleri hasat etti. Yıkılan umutlar ve heyecanı diriltip yüzleri güldürmek motivasyonu ile başlayan projemiz umutları yeşertip yüzleri güldürmeyi başarmış olmanın mutluluğu ile 26 Temmuz’da sonlandı.” diye konuştu. Prof. Dr. Burhan Özkan, afetzedelerin ayrıca haftada 2 gün 8 ders saatinde girişimcilik ekosistemi hakkında bilgilendirilerek KOSGEB geleneksel girişimcilik sertifikası da aldığını sözlerine ekledi.

“Diktiklerimiz büyüdükçe bizim kederimiz bir nebze olsun küçüldü”
Ziyaret sonrasında depremzede aile, Rektör Özkan’a proje boyunca kendi elleri ile yetiştirdikleri sebzelerden ve etkinlik süresince yaptıkları elişleri ve resimlerden hediye etti. Düzenlenen atölye çalışmaları için Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür eden öğretmen Güler Erdem, “Hepimiz depremde büyük acılar yaşadık. Birçoğumuz yakınlarımızı kaybettik. Düzenlenen bu etkinlikler bizim yaralarımıza adeta merhem oldu. Toprakla filizleri ilk buluşturduğumuz zaman sanki zaman hiç geçmeyecek gibiydi. Ama çok hızlı bir şekilde ürünlerimiz büyüdü. Onlar büyüdükçe bizim kederimiz bir nebze olsun küçüldü. Toprakla uğraşmak bize çok iyi geldi. Verdiğimiz emekle sıfırdan bir bahçenin kurulması, bize yeni başlangıçlar için de umut verdi” ifadelerini kullandı. Etkinliklere katılan özel birey Evrim Erdem’in de bu süreçte resim yeteneğini keşfettiğini anlatan ablası İlkay Erdem, “Bu süreci en zor onun atlatacağını düşünüyorduk. Ancak bu etkinlikler sayesinde moral buldu. Resim yeteneğinin farkına vardık. Resim yaparken adeta dünyayı unuttu. Düzenlenen bu anlamlı etkinlikler için Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan’a ve emeği geçen tüm hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Artık bizim yaşamımızda Antalya’nın ve Akdeniz Üniversitesi’nin çok ayrı bir anlamı olacak” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 12:45:45
Son Düzenlenme Tarihi :





400 yataklı devlet hastanesinde diyaliz hastalarına VİP hizmet

Antalya’da Kepez Devlet Hastanesi içerisinde oluşturulan 10 yataklı Hemodiyaliz ünitesinde tedavi gören hastalar, sabah saatlerinde özel servisle evlerinden alınıyor. Yapılan kahvaltının ardından kendilerine özel son teknolojik ürünlerle donatılmış odalara geçen hastalar 4 saat boyunca adeta kendi..

Antalya’da Kepez Devlet Hastanesi içerisinde oluşturulan 10 yataklı Hemodiyaliz ünitesinde tedavi gören hastalar, sabah saatlerinde özel servisle evlerinden alınıyor. Yapılan kahvaltının ardından kendilerine özel son teknolojik ürünlerle donatılmış odalara geçen hastalar 4 saat boyunca adeta kendilerini evinde hissediyor.
Kepez Devlet Hastanesi içerisinde oluşturulan 10 yataklı Hemodiyaliz ünitesi hastalara adeta ev ortamında hizmet sunuyor. Serviste tedavi gören 25 hasta sabah erken saatlerinde servisle evlerinden alıp, hastaneye getiriliyor. Ardından ise hastalara personel tarafından ayrı bir odada kahvaltıları yaptırılıyor. Kahvaltılarının ardından hastalar kendileri için özel oluşturulan odalarda üzerlerini değiştirerek tedaviye hazır hale geliyorlar. Hastaların önce kiloları ölçülüyor, sonra ise diyaliz makinesine bağlanıyor. Ortalama 4 saat makineye bağlı yaşayan hastalara sağlanan hizmet evlerini aratmıyor. Ayrıca hastalara bir de tedavinin ortasında yiyecek servisi yapılıyor. Hastalar son teknolojik ürünler ile donatılan odalarda kendilerine ait televizyonda istedikleri kanalları izleyerek, gürültüden uzak kalıyorlar. Bütün işlemlerin ardından ise yeniden özel servisle evlerine bırakılıyor.

“Adeta ev konforunda hizmet alıyorlar”
Servisin 10 ünite ile açıldığını belirten Kepez Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ramazan Gürkan, “Şuanda yaklaşık 25 hastamız hizmet görüyor. İlerleyen zamanlarda talep olursa 30 yatağa çıkabilir. Hastalarımızı sabah evlerinden özel servisle alıyoruz, burada kahvaltılarını yapıyorlar. Diyaliz ünitemiz Türkiye’de örnek olabilecek. Her hastamız için ayrı bir oda var. Çok konforlu, her hastamıza özel televizyon var. Her hasta için ayrı bir yaşam alanı oluşturuldu, camlı odaları var. Bir hastaya 13 metrekare alan düşüyor. İstedikleri kanalı istedikleri zaman izliyorlar, istedikleri kitabı da okuyorlar. Adeta ev konforunda bulunuyor. Bu konfor için gelen hastalarımız da var. Son teknolojik ürünlere sahibiz” açıklamasına yer verdi.

“Hastalarımız bir nevi kendi odalarında diyalize giriyorlar”
Servis hakkında bilgi veren İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hakan Ulu, “Hemodiyaliz ünitemiz 18 Nisan’da açmıştık. Yatak kapasitemiz 30 şu anda 25 hastamız tedavi görüyor. Tedavi olmak isteyen 10 hastamız daha gelebilir. Hastalarımız bir nevi kendi odalarında diyalize giriyorlar. Bu da dinlenmek ve gürültüden uzak durmak isteyen hastalarımız için büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda her odamızda televizyon var, hastalarımız istedikleri kanalları izliyorlar. Hasta konforu öncelikli oldu. 2 monitör üzerinden sürekli hastalarımız kontrol altında” dedi.

“Merkezimiz son teknolojik ürünleri ile donatıldı”
Hastaların her sabah düzenli olarak evlerinden alındığını belirten Dr. Gülnur Kocabıyık ise, hastaların servisle hastaneye geldiğini ve öncelikli olarak kahvaltılarını yaptığını belirtti. Rutin bakımları yapıldıktan sonra diyaliz ünitelerine hastaların bağlandığını belirten Kocabıyık, “Toplamda 10 personel çalışıyor. Merkezimiz son teknolojik ürünleri ile donatıldı. Biz hastalarımızın her anını takip edebiliyoruz. Diyaliz süresi standart olarak 4 saat. En son hastalarımızı yine evlerine bırakıyoruz” sözlerine yer verdi.

“Sabah evimden alıyorlar, burada kahvaltımı yapıyorum”
Serviste hizmet almaktan çok memnun kaldığını belirten Saadet Somurbaş (62), “Çok iyi hizmet veriyorlar, Allah devletimizden razı olsun. Temizliğe çok önem verip, çok iyi ilgileniyorlar. 4 yıldır ben diyaliz tedavisi alıyorum” açıklamasını yaptı. 3 yıldır diyaliz tedavisi alan Nuray Günay ise şu sözlere yer verdi: “Buraya yeni geldim, güzel bir salon olduğunu öğrendim. Tek kişilik odaları var. Her şey çok güzel. Sabah evimden alıyorlar, burada kahvaltımı yapıyorum. Personel çok iyi, doktorlarımıza bire bir ulaşıp sağlığım hakkında bilgi alıyorum. Odaların tek kişilik olması çok iyi. Akşam da evine geri bırakıyorlar.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.27 12:22:48
Son Düzenlenme Tarihi :