SON DAKİKA
header-ad

Adana’da 40 günde 2700 gıda işletmesi denetlendi

Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 40 günlük sürede 2700 gıda işletmenin denetimi yapıldığı bildirildi.
Bakanlığın talimatları doğrultusunda 21 Ağustos-8 Eylül tarihleri arasında 81 ilde eş zamanlı olarak yapılan denetimlerde Adana ilinde 1013 lokanta, restoran, kafe ve otel gibi toplu tüketim yeri denetimden geçirildi. Denetimlerin ikinci safhası ise 8 Eylül’de başladı ve Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda kontrol görevlileri il genelinde 29 Eylül’e kadar kasap, şarküteri, bakkal, market, büfe denetimi yaptı. Bu denetimlerde denetlenen işletme sayısı ise 1703 oldu.
Bakanlığın denetim takvimi içinde Çukurova ilçesinde gıda işletmelerindeki denetimlere katılan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, gıda kontrol görevlileri ile birlikte girdiği işletmelerde tüketilen gıdaların hazırlaması, depolanması, ambalajlı ürünlerin yönetmeliklere göre uygunluğu başta olmak üzere farklı konuları inceleyerek işletme sahiplerinden bilgi aldı.
Vatandaşlara güvenilir gıda temin etmek amacıyla çalışmalarını tarladan sofraya kadar her aşamada kararlılıkla sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iki aşamalı denetim takvimi oluşturduğunu hatırlatan İl Müdürü Kökçüoğlu, Adana genelinde 21 Ağustos-8 Eylül tarihleri arasında 1013 işletmenin denetlendiğini belirtti. Kökçüoğlu, “81 ildeki eş zamanlı denetimlerin ikinci aşaması bakanlığımızın talimatları ile 8 Eylül’de başladı. Adana’da bu tarihte başlayan ve hedef kitle olarak kasap, şarküteri, bakkal, market, büfelerin ele alındığı denetim döneminde toplam 1703 işletme il ve ilçe müdürlüklerimizde görevli 83 gıda kontrol görevlisi tarafından denetlendi. Her iki denetim takvimi boyunca ilimizde böylece 2716 işletme denetlenmiş oldu. Bu denetimlerde uygun olmayan 13 işletmeye idari para cezası uygulandı. Halk sağlığının korunması açısından kasap ve şarküteriler ile bakkal, market, büfe gibi gıda satış yerlerinin de üretim ve satış için gerekli şartları taşımasının büyük önem taşıyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güvenilir olmayan gıdanın vatandaşlarımızın tüketimine sunulmasına izin vermeyeceğiz. Buna tevessül edenlere göz açtırmayacağız, yasalar çerçevesinde gerekli yaptırımları uygulamaya devam edeceğiz” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 11:56:07
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






BAYRAMI SAĞLIKLI GEÇİRMENİZ İÇİN 6 ÖNERİ!

Tatlılar, sarmalar, şekerler, çikolatalar, lokumlar… Ramazan ayında uzun açlık ve susuzluk süreci sonrası ilk kez yapılan kahvaltıda yer verilen yüksek karbonhidratlı besinler… Ziyaretlerde karşı konulamayan ikramlıklar, art arda içilen çaylar, kahveler… Tüm bunlar Ramazan Bayramında mideye bayram ettiren unsurlar gibi görünse de dikkat! Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmaya aniden yüklenmenin bayram keyfine gölge düşürebileceğini hatta hayati sorunlara davetiye çıkarabileceğini belirterek “Beslenmede porsiyon kontrolü sağlanmaması, yağlı, kızartılmış besinler, hamurişi ve tatlı tüketimi hazımsızlık, reflü, şişkinlik gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları ile birlikte diyabet ve kalp rahatsızlıklarını da beraberinde getirebilir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, bayramı sağlıklı geçirmek için 6 önemli kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Güne hafif bir kahvaltı ile başlayın

Bayram sabahı, uzun süredir kahvaltı yapmayan bir sindirim sistemi ile güne başlandığının unutulmaması, özellikle poğaça ve börek gibi hamur işlerine yüklenilmemesi gerekiyor. Zira Ramazan ayı boyunca küçülen mideye bir anda yüklenmek hem sindirim sistemi problemlerine hem de kan şekerinde ani yükselme ve dalgalanmalara yol açabilir. Kahvaltıda yumurta, peynir, yeşillik, domates, salatalık, zeytin veya ceviz ile tam tahıllı ekmeğe yer vererek sağlıklı ve dengeli beslenebilirsiniz.


Yeterli sıvı tüketin

Gün içerisinde özellikle öğün aralarında ağırlıklı olacak şekilde toplamda 2-2,5 lt su tüketmeye özen gösterin. Yeterli su tüketmek hem bayram sonrası oluşabilecek ödemlerin vücuttan atılmasına hem de metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olacaktır. Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Bunların yerine şekersiz meyve kompostoları, süt, ayran ve maden suyu tüketebilirsiniz.


Tatlıya ‘dur’ demeyi bilin

Bayramın olmazsa olmazı özellikle misafirlikte ikram edilen çikolatalar ve tatlılar. Bu tatlıları tüketirken porsiyon kontrolü sağlanması çok önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur “Tercihiniz öncelikle dondurma, sütlü veya meyveli hafif tatlılardan yana olmalıdır. Şerbetli tatlı tüketimini önermesek de illaki istiyorsanız 1 küçük dilim baklava tüketebilirsiniz. Şerbetli tatlıları asitli içecekler ve meyve sularıyla değil ayran ile birlikte tüketirseniz kan şekerinizin dengelenmesine yardımcı olursunuz. Eğer tatlı tüketiminde porsiyon ölçünüz kaçtıysa akşam öğününde ve ertesi gün boyunca sebze ve protein ağırlıklı beslenmeniz aldığınız kaloriyi dengelemenize yardımcı olacaktır” diyor. 


Beslenme düzeni oluşturun

Ramazanda ikiye düşen öğün sayısı bayramda da 2 ana öğün ile 1-2 ara öğün şeklinde devam edebilir. Doygunluğunuzu artırmak ve porsiyonları küçültebilmek için ana yemeklerin yanına bol bol salata ve yoğurt ekleyebilirsiniz. Sindirim sistemi rahatsızlıklarını önlemek için yemekleri yavaş yemek ve besinleri iyi çiğnemek çok önemli. 3 ana öğünlü beslenme düzenine geçmek için, öğün sayısı önce ara öğünlerle artırılmalı. Böylece vücudun yeni beslenme düzenine uyum sağlaması kolaylaşır.


Öğünlerinizi planlayın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur özellikle bayramda ana öğünlerin hafif tutulması gerektiğini belirterek “Yeterli ve dengeli bir öğünü, bir kase çorba veya tam tahıllı ekmek, zeytinyağlı bir sebze yemeği, ızgara/haşlama veya fırında pişmiş et/tavuk/balık, rengarenk sebzelerden oluşan bir salata ve yoğurt ile oluşturabilirsiniz. Gün içinde az ve sık beslenebilmek için ara öğünler atlanmamalıdır. Ara öğünlerde tercihiniz kefir/süt, meyveler ve kuruyemişler olabilir” diyor.


Fiziksel aktivite şart

Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlık ile yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için mutlaka fiziksel aktivite yapılması gerekiyor. Günde 30 dakika veya haftada 3 gün 45-50 dakika yürüyüş yaparak ya da evde 20-30 dakika egzersiz ile hem metabolizmanızı hızlandırabilir hem de aldığınız fazla kalorileri dengeleyebilir böylece kilo kontrolü sağlayabilirsiniz. Egzersiz yapmaya zamanınız yoksa bile kısa mesafelerde araba kullanmak yerine yürümeyi ve asansöre binmek yerine merdiven çıkmayı tercih ederek günlük hareketinizi artırabilirsiniz.



-FASELİS BSN. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 09:58:43
Son Düzenlenme Tarihi :





Akdeniz Üniversitesi ailesi bayramlaştı

Akdeniz Üniversitesi’nde bayramlaşma töreni gerçekleştirildi. Bayramda deprem bölgesindekileri unutmamak gerektiğini söyleyen Rektör Özkan, “Özellikle öğrencilerimize yalnız olmadıklarını hissettirelim” çağrısında bulundu.
Akdeniz Üniversitesi bayramlaşma töreni Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın katılımıyla Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter Ali Evren İmre, fakülte dekanları, enstitü ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı.
Sözlerine akademik ve idari personelin Ramazan Bayramını kutlayarak başlayan Rektör Özkan, pandeminin ardından deprem felaketiyle son iki yılda hep zor süreçlerde bayramlaştıklarını söyledi. Depremin üzerinden iki ay geçtiğini ancak acıların hala taze olduğunu belirten Rektör Özkan “Ateş en çok düştüğü yeri yakar elbet ancak Akdeniz Üniversitesi ailesi olarak biz de pırıl pırıl 20 öğrencimizi kaybetmenin acısını yüreğimizde yaşıyoruz. Yine personellerimizin yakınlarından yaşadığımız kayıplar oldu. Buradan tekrar yaşamını kaybeden öğrencilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, arkadaşlarımıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Onlar her zaman Akdeniz Üniversitesi ailemizin bir parçası olacaklar” dedi.
"Unutmayalım unutturmayalım"
Deprem acısının hala çok taze olduğunu ve konunun gündemden düşürülmemesi gerektiğinin altını çizen Rektör Özkan, “Deprem bir bölgede olsa da acısı tüm Türkiye’ye düştü. Yaşanan bu büyük felakete Hatay ve Kahramanmaraş’a giderek ben de bizzat yerinde tanık oldum. Çok sayıda can kaybı, ailesini, eşini dostunu yitirenler, tanık olduğumuz her bir hikâye bizi derinden yaraladı. Yaşamın bir bavula sığdığını gördük. Bu büyük felaketin üzerinden iki buçuk ay geçti. Ancak acılar hala çok taze. Bizlere düşen ise bu konuyu gündemimizden düşürmemek ve mümkün olduğunca yardımlarımıza devam etmek. Bugünlerde gündem seçim dolayısıyla çok hareketli. Yardımlaşmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç var” dedi.
"Öğrenciler için özel hassasiyet"
Böyle zamanlarda eski bayramların o sıcak hissinin tam hissedilemediğini ancak böyle dönemlerde millet olarak birlik ve beraberliğin öneminin daha da arttığını belirten Rektör Özkan, Bayramların omuz omuza verme, tek yürek olma, kardeşlik duygularını yenileme, kırgınlıkları onarma gibi duygu ve değerleri yaşatmak ve geleceğe taşımak için bir fırsat olması gerektiğini ifade etti. Bayramda özellikle öğrencilerin de unutulmaması gerektiğini söyleyen Rektör Özkan, “Bu zorlu süreçte ayrı kalmak zorunda kaldığımız öğrencilerimize de yanlarında olduğumuzu göstermeliyiz. Onların ne kadar önemli, değerli olduğunu hissettirmeliyiz. Yüz yüze eğitime katılamayan, özellikle de deprem bölgesinde yaşayan öğrencilerimizin yaşamlarına dokunmak için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü onlar için bayram çok daha buruk ve zorlu geçecek. Ailesini, evini, çocukluğunun geçtiği mahalleyi, tüm anılarını kaybedenler var. Bayramda onlara bu yokluğu unutturamayız belki ama en azından yanlarında olduğumuzu, acısını paylaştığımızı hissettirebiliriz. Bayram vesilesiyle kendi ailelerimiz ve akrabalarımızın yanında, öğrencilerimizin de gönüllerini almayı lütfen ihmal etmeyelim. Fark ettiğiniz, size ulaşan öğrenci ihtiyaçları için lütfen bizimle iletişim kurmakta imtina etmeyin” diye konuştu.
“Bayramları çocuklarımıza miras bırakalım"
Deprem ve iklim krizi gibi tehlikelere karşı bilimin ışığında hazırlıklı olmanın önemine dikkat çeken Rektör Özkan “Maalesef ülke olarak deprem kuşağındayız bundan kaçışımız yok. Ancak mümkün olduğunca hasarlarını en aza indirmek için gerekli çalışmaları yapmak bizim elimizde. Sadece deprem de değil biliyorsunuz iklim krizi ile karşı karşıyayız. İklim değişikliği, yağış azlığı, kuraklık gibi pek çok etkiyi yaşamaya başladık. Önümüzde belki çok daha kötü senaryolar var. Bu sebeple bilim insanı olarak üzerimize büyük sorumluluk düştüğüne inanıyorum. Gelecekte çocuklarımızın da bizim çocukluğumuzda yaşadığımız bayramları yaşamasını istiyorsak hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız” şeklinde konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.20 11:10:01
Son Düzenlenme Tarihi :