SON DAKİKA
header-ad

Akkuyu NGS işçileri yemek yerken fenalaşıp sedyeyle taşındılar

Mersin’in Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatında çalışan işçilerden yüzlercesi yedikleri yemekten zehirlenerek hastanede tedavi gördü. Fenalaşan işçilerin yemekhaneden sedye ile çıkarıldıkları anlar ise görüntülere yansıdı.
Edinilen bilgiye göre, 14 Eylül tarihinde akşam yemeğinde tavuk çorbası ve kapuska yemeği yiyen işçilerden bazıları karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma şikayetiyle iş yeri reviri ve hastanelere başvurdu. İlerleyen saatlerde rahatsızlanan işçilerin sayısı artarken, işçilerden yaklaşık 250’si, besin zehirlenmesi şüphesiyle Silifke Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastaneye başvuran işçilerden bazıları ayakta tedavi edildikten sonra, bazıları da servislerde yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi.
Olayla ilgili Gülnar İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri inceleme başlatırken, besinlerden numune alındı.

Yemekhaneden sedye ile çıkarıldılar
Öte yandan, yemekhanede fenalık geçiren işçilere ait görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülerde, işçilerden bazılarının yemekhanede yemek yedikleri sırada fenalaşarak sedye ile hastaneye sevk edildikleri görülürken, bir kısmının ise revirin önünde acı içinde yere uzandıkları anlar yer aldı.

Akkuyu Nükleer A.Ş’den açıklama geldi
Akkuyu Nükleer A.Ş.’de konuyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, 14 Eylül Perşembe günü, yüklenici firma çalışanlarının gıda zehirlenmesi belirtileriyle Akkuyu NGS’nin sağlık merkezlerine başvurduğu belirtilerek, "Akkuyu NGS sağlık hizmetleri tarafından 925 işçiye ilk tıbbi müdahalede bulunulmuş, 126 işçi ise Silifke Devlet Hastanesine yönlendirilmiş ve işçilerden hiçbirinin durumunun ağır olmadığı tespit edilmiştir" denildi.
Tesisteki yemek hizmetlerinin Türk taşeron firmaları tarafından yapıldığı kaydedilen açıklamada, "Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin iş güvenliği uzmanları ve sağlık çalışanları, gıda dağıtım noktaları ve gıda numunelerinin denetimini gerçekleştirmektedir. Akkuyu NGS inşaat sahasında sağlık personelinin bu denetim için fazla mesai yapması uygun görülmüştür. Çalışanlara sağlık ve güvenlik çalışma koşullarının sağlanması, Akkuyu NGS projesinin uygulanmasında önceliktir. Akkuyu Nükleer A.Ş., projede yer alan tüm alt yüklenici kuruluşlardan da bu ilkelere uymalarını talep etmektedir" ifadesine yer verildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.17 18:53:04
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Toros Dağları’nın zirvesinden çuvallarla getirdikleri karları bardak bardak satıyorlar

Antalyalılar, kavuran sıcaklarda yüksek kesimlerdeki mağaralardan çıkarılan, pekmez ya da meyve şurubuyla hazırlanan "karlama" ile serinliyor. Ağustos ayında sıcakların bunalttığı Antalyalılar, Toroslar’ın derin kar obruklarından çıkarılan karların üzerine dökülen pekmez ya da meyve şurubuyla seri..

Antalyalılar, kavuran sıcaklarda yüksek kesimlerdeki mağaralardan çıkarılan, pekmez ya da meyve şurubuyla hazırlanan "karlama" ile serinliyor. Ağustos ayında sıcakların bunalttığı Antalyalılar, Toroslar’ın derin kar obruklarından çıkarılan karların üzerine dökülen pekmez ya da meyve şurubuyla serinliyor.
Gündoğmuş ilçesine bağlı 2 bin 200 metre rakımlı yaylalarda bulunan derin kar obruklarından kar getirerek Antalya’da pazarlarda karlama yaparak satan pazarcı Rıdvan Özer, çocukluğundan bu yana bu işi yaptığını söyledi. Toroslar’da 2 bin metre rakımlı Gündoğmuş yaylalarında derin kar obruklarında hiç karın bitmediğini ve buralarda kar üzerine kar yağdığını, uçsuz bucaksız obruklardan çuvallarla kar çıkardıklarını anlatan Özer, "Obruktan kar çıkarmak hem zor hem çok tehlikeli. Bu mağaralarda ne kadar kar bulunduğunu ve derinliğinin ne kadar olduğu bilinmez. Bu kar obruklarında hiçbir zaman kar tükenmez” dedi.

"Dede mesleğimiz"
Karlama işinin dede mesleğinin olduğunu söyleyen Özer, “Haftada bir gün derin kar deliklerine ineriz. Yaklaşık 20-30 metre halat kurarız. Halatlarla aşağıya ineriz. Karları kesici aletlerle keserek çuvallara katıp tekrar yukarı çekeriz. Bu iş oldukça zordur. Gözüktüğü gibi kolay bir meslek değildir. Bizim bu dede mesleğimizdir. Yıllardır bu mesleği yapıyoruz. Tabii ki tecrübeliyiz" diye konuştu.

"Haftada 2 tona yakın kar götürüyoruz"
Haftada 2 buçuk ton kar getirdiklerini ve bunun üçte birinin eridiğini belirten Özer, “Haftalık olarak yaklaşık 2 ton pazarlarda karlama yapar satarız. Haftada bir gün yaylaya çıkarız kar getiririz. Her hafta yaylaya çıkarak obruklardan kar çıkarıyorum. Sattıkça tekrar Gündoğmuş’un yaylalarına giderek her hafta yenisini satıyorum. Yaz aylarında sürekli kar obruklarından getirmiş olduğum karları karlama yaparak kar satıyorum. İnsanları serinletiriz" şeklinde konuştu.
Dağlardan kar toplayan ve daha sonra Antalya’da semt pazarlarına götürerek karlama yaparak satan Rıdvan Özer, şöyle devam etti:
"Çocukluğumdan beri yaz aylarında Toroslar’ın derin kar obruklarından kar getirerek satıyorum. 20 yıldır kar kuyularından çıkardığım karları Antalya’ya getirerek pazarlarda satıyorum. Haftanın bir gününde Gündoğmuş yaylalarından kar getirip, 6 gününde ise haftanın her günü kurulan semt pazarlarında karlama satıyorum. Müşterilere pekmezli, limonatalı, vişneli, kara dutu karın içerisine karıştırıyoruz. Müşterilerimizi serinletiyoruz. Meyve suyu ve pekmez ile karıştırdığım bardağını kasesini 20 liraya, kasesini ise 30 liraya satıyorum. Tadını bilen yerli halkın yanı sıra Ukrayna ve Ruslar her hafta gelerek benden karlama alıyor."

"Her hafta mutlaka alırım"
Antalya’da Etiler Mahallesi’nde her hafta pazartesi günleri kurulan pazarda haftalık olarak Rıdvan Özer’den karlama satın aldığını söyleyen Hüseyin Yamacı, “Ben her hafta pazara gelen Gündoğmuşlu arkadaştan karlı pekmez olsun, liman olsun, karlı şerbeti devamlı yiyoruz. Çokta memnunuz. Toroslardan gelen karla serinliyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 11:15:05
Son Düzenlenme Tarihi :





ATSO Başkanı Hacısüleyman'dan yeniden adaylık değerlendirmesi

An­tal­ya Ti­ca­ret ve Sa­na­yi Odası Baş­ka­nı Yusuf Ha­cı­sü­ley­man, 2025 yı­lı­nı de­ğer­len­dir­di­ği, 2026 yı­lın­dan bek­len­ti­le­ri de dile ge­tir­di­ği bir basın top­lan­tı­sı dü­zen­le­di. ATSO se­çim­le­ri­nin yak­laş­tı­ğı ve aday olup ol­ma­ya­ca­ğı so­ru­su­na ise net cevap ver­me­yen Baş­kan Ha­cı­sü­ley­man, “ Se­çim­ler Ekim - Kasım ay­la­rın­da. 60 gün­lük sü­reç­te ya­pı­la­cak. Bu­gü­ne kadar seçim gün­de­me gel­di­ği zaman hiz­me­tin dur­du­ğu­nu gör­dük. Biz bu at­mos­fe­re gir­mek is­te­mi­yo­ruz şu anda. Seçme ve se­çil­me için daha önü­müz­de süre var. Biz se­çim­ler ve ha­zır­lık için 3 aylık bir sü­re­cin ye­ter­li ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­ruz. Bizim iyi bir seçim sis­te­mi­miz var” dedi.

Baş­kan Yusuf Ha­cı­sü­ley­man, 2025 yı­lı­nın eko­no­mik, ti­ca­ri ve sek­tö­rel sey­ri­ne iliş­kin de­ğer­len­dir­me ya­par­ken, 2026 yı­lı­na yö­ne­lik eko­no­mik bek­len­ti­le­ri ve ön­ce­lik­le­ri pay­laş­tı. 
An­tal­ya’nın eko­no­mik po­tan­si­ye­li­ni daha da güç­len­di­recek pro­je­ler ile yeni iş bir­li­ği alan­la­rı­na dik­kat çeken Baş­kan Ha­cı­sü­ley­man, kü­re­sel ge­liş­me­le­rin eko­no­mik be­lir­siz­lik­le­ri ar­tır­dı­ğı­na vurgu ya­pa­rak söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü;
“Yeni yıla, ne yazık ki kü­re­sel öl­çek­te iyim­ser­lik­ten uzak bir at­mos­fer­de gir­dik. Ve­ne­zu­ela’da baş­layan ­ge­liş­me­le­rin ar­dın­dan İran ve Gazze’de sü­re­ge­len be­lir­siz­lik­ler, Rus­ya-Uk­ray­na Sa­va­şı’nın hâlâ so­nuç­lan­ma­mış ol­ma­sı, dünya eko­no­mi­sin­de risk al­gı­sı­nı canlı tu­tu­yor. Bu tablo, ül­ke­le­rin ol­du­ğu kadar şehir eko­no­mi­le­ri­nin de daha tem­kin­li ve plan­lı ha­re­ket et­me­si­ni zo­run­lu kı­lı­yor.” dedi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.01.28 21:01:11
Son Düzenlenme Tarihi :