SON DAKİKA
header-ad

Alanya’da Genç Kalemler ödüllerini aldı

Alanya Kaymakamlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti işbirliğinde hayata geçirilen Genç Kalemler Projesi’nde başarı gösteren öğrenciler ödüllerini düzenlenen törenle aldı.
Alanya’daki öğrencileri okumaya, yazmaya özendirmek ve yerel medyanın önemine dikkat çekmek ama..

Alanya Kaymakamlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti işbirliğinde hayata geçirilen Genç Kalemler Projesi’nde başarı gösteren öğrenciler ödüllerini düzenlenen törenle aldı.
Alanya’daki öğrencileri okumaya, yazmaya özendirmek ve yerel medyanın önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlanan, Alanya Kaymakamlığı, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) ortaklığında hayata geçilen Genç Kalemler Projesi’nde başarı sağlayan 138 öğrenci ödüllerini Şehit Ömer Halisdemir Ortaokulu’nda düzenlenen törenle aldı. Ödül törenine Alanya Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Yenialp, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray Erdem ve Yönetimi, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu, CHP İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, MHP İlçe Başkanı Mustafa Sünbül, AGC Başkanı ve AGF Genel Başkanı Gaye Coşkun, AGC Yönetim Kurulu, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı.

‘Bize kalemi güçlü gençler lazım’
Törenin açılış konuşmasını yapan AGC Başkanı Gaye Coşkun projenin anlam ve önemine dikkat çekti. Coşkun konuşmasında, “Alanya Gazeteciler Cemiyeti sosyal sorumluluk projelerinde severek yer almaktadır. Konu eğitim olunca daha da hassas oluyoruz. Genç Kalemler Projesi de bizim önerimizle hazırlanan, değerli bir proje. Çünkü biz gazetecilere yazı yazabilen kalemi güçlü gençler, okuduğunu anlayan bireyler lazım. Bugün burada bulunan öğrencilerimizin eserleri gazetelerimizde yayınlandı ve onlar küçük bir gazetecilik yaptı. Gelecek yıllarda bu projeye katılımın artması için öğrencilerimiz teşvik etmek istedik. Aileler de buraya gelip çocuklarının başarısıyla mutlu oldular. Ailelerimizden isteğim çocuklarını okumaya ve yazmaya teşvik etsinler. Bizim kendimizi ifade etmeye ihtiyacımız var” diye konuştu.

‘Taklit etmiyor ilkleri yapıyoruz’
Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz’da konuşmasında gerçekleştirdikleri projeler ile ilklere imza attıklarını vurguladı. Yılmaz şu ifadeleri kullandı; “Bu projemizin fikir babası Alanya Gazeteciler Cemiyeti’dir. Bizlere geldiklerinde heyecanlı bir proje olduğu fark ederek kaymakamlıkla iş birliği yaparak projeyi başlattık. Bizim hedefimiz, kültürümüzle, geleneğimizle yaşamak. Alanya’ya gelen yabancı misafirlerimize de bu yazılarla bunu göstermek. Biz öğrencilerimizin yazılarından en değerli olanları seçtik ve gazetelerimizde yayınladık. Bize çok tebrik geldi, çünkü biz taklit etmeyi değil ilkleri yapmayı istiyoruz. Biz geçen haftada Medya Akademisini de başlatarak medya sektörü üzerine söyleşiler gerçekleştirdik. Bizim hedefimiz eğitimi daha yukarıya taşınmak. Biz bunun için çalıyoruz ve çalışacağız.”
Etkinlik ödüllerin verilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.09 14:52:41
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Konteyner kente yaşayan çocuklar bilimle moral buldu

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Osmaniye’de konteyner kentte yaşayan çocuklar bilimle moral buldu.
Sapanca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başvurusu gerçekleştirilen "Her Yerde Bilim, Sapanca’dan Osmaniye’ye Bilim Köprüsü" projesi, Osmaniye’de Konteyner kentte yaşamını sürdüren çocuklara gönüllü eğiticiler tarafından üç gün sürecek proje çerçevesinde hem eğlenceli hem de eğitici atölye çalışmalarıyla depremin çocuklar üzerinde bıraktığı travmaların etkisinin azaltılması planlanıyor.
Her yerde bilim projesi çerçevesinde Osmaniye Karaçay konteyner kentte yaşayan çocuklar ile bir araya geldiklerini belirten proje sorumlusu Sapanca ilkokulu Müdürü Orhan Öz,’’ Bilim projeleri çerçevesinde her yerde bilim etkinliği çerçevesinde bugün Sapanca’da görevli öğretmenler olarak, Osmaniye Karaçay konteynır kentinde bilim şenliğini düzenledik. Bilim şenliğimiz üç gün boyunca sürecek. Toplam 15 atölye 30 etkinlikle çocuklarımızla hem içeriği zengin, etkinliklerle onları bilimle, sanatla ve sporla buluşturmayı düşünüyoruz. Amacımız tabii ki çocuklarımızın sosyal ve duygusal anlamda gelişimlerini beslemek, öz güven sağlamak, onların geleceğe ilişkin kaygılarını ortadan kaldırmak yaşanan felaket sonrası yaşayabilecekleri travmanın önüne geçmek istiyoruz. Onların sevinçlerine sevinç, mutluluklarına mutluluk onlara kucak açmaya geldik. Onlarla birlikte inşallah üç gün boyunca burada etkinliğimizi gerçekleştireceğiz.’’ dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.23 19:34:08
Son Düzenlenme Tarihi :





Acılı anne terk etmediği deprem bölgesinde arkadaşlarına destek oluyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen Hatay’da, deprem nedeniyle iki çocuğu ve annesini kaybeden depremzede kadın, kendi acısını bir kenara bırakarak depremi yaşayan arkadaşlarına umut ışığı oluyor. Tedavisi sonrası deprem bölgesine dönen acılı anne Elçin Ezer, hem Hatay’ı hem de depremzede arkadaşlarını terk etmiyor.
Hatay’ın Antakya ilçesinde iki çocuğu Mertcan Ölmez (13) ve Nazlı Ölmez (8) ile annesi ve babasıyla beraber depreme evde yakalanan Elçin Ezer, enkaz altından 96 saat sonra sağ kurtarıldı. Annesi ve iki çocuğunu depremde kaybeden Ezer, yaşadığı tüm acılara rağmen hayattan kopmadı. Tedavisi sonrası hemen deprem bölgesine gelen Ezer, kendi imkanlarıyla edindiği çadırda kalarak depremi yaşayan arkadaşlarına umut olmaya çalışıyor. Arkadaşlarını ve deprem bölgesini terk etmeyen Ezer, zaman zaman evinin bulunduğu bölgeye de giderek annesi ve iki çocuğunun kokularını duyduğunu söyledi.

“Depremin biteceğini ve buradan çıkabileceğimizi düşündük”
Depremin olduğu gece hiç uyumadığını ve deprem sırasında çocuklarını uyandırdığını söyleyen acılı anne Elçin Ezer, “Deprem gecesi zaten hiç uyumamıştım. Bir şeyler olacağını zaten hissetmiştim. Cumartesi ve Pazar çocuklar çok mutlu bir şekilde yaşadılar o günlerini. Kendi odamızda yakalandık. Kızım yanımda yatıyordu. Oğlum kendi yatağında. Annem de bizimleydi. 04.05’te telefonu elimden bıraktım. Kızım o gece bana ‘Anne beni sararak uyur musun’ demişti. Kızımı sardım sarsıntıyla kalktım. Annemi uyandırdım. Annem çocukları uyandırmamı söyledi. İkisini de uyandırdım. Oğlum bilinçli bir şekilde ‘Anne telefonları alır mısın’ dedi. Depremin biteceğini ve buradan çıkabileceğimizi düşündük” dedi.

“Kızım bana ‘Anne ölmek istemiyorum’ dedi”
Yaklaşık 50 saniye sonra binanın yıkıldığını söyleyen Ezer, “50. saniyede tavanın üzerine çöktüğünü hissettim. Kızımın elini tutuyordum. Oğlum ve annem koridorda yakalandı. Kızımla irtibat kuruyordum. ‘Anne iyi misin’ diyordu. ‘Kızım nefesini yorma’ diyordum. Sadece parmak temasıyla iletişim kuruyorduk. Yağmuru üzerimizde hissettik. Kızım ilk önce bana ‘Anne ölmek istemiyorum’ dedi. Ben onu sakinleştirmeye çalışıyordum. ’Bizi buradan çıkaracaklar’ diye teselli ediyordum. ‘Anne seni çok seviyorum’ dedi. ‘Ben de seni çok seviyorum ama nefesini tüketme’ dedim. Üçüncüsünde ‘Anne ben ölürsem sakın ağlama, üzülme’ dedi. Birinci günün akşamına kadar da kızım yaşadı” diye konuştu.
Antalya’dan gelen eski eşinin sayesinde enkazdan çıkarıldığını ifade eden Ezer, “Maalesef oğlum ve annem ilk düştüklerinde can vermişlerdi. Ben onları hiç görmedim. Çıkarıldıklarında da yoktum. Çok zor bir geceydi. Enkaz altında geçen günlerin nasıl geçtiğini sabah ve akşam ezanıyla anlıyordum. Dördüncü gün çıkabildim enkazdan. Sabah ezan okundu. Biri bana adımla hitap ediyordu. Ben elime taş alarak ses yaptım. Bana seslenen Antalya’dan gelen eski eşimdi. Kızımı sordu. ’Kızım yanımda öldü’ dedim. Oğlumu sordu. ‘Hiç duymadım sesini’ dedim. Ekipleri getireceğini beni çıkaracağını söyledi. Sabah ezanından sonra çalışmaya başladılar. 13.15’te beni çıkarabildiler” dedi.

“Ben enkaza gittiğimde sanki çocuklarımın kokusu varmış gibi hissediyorum”
Çocukları ve annesinin cenazesine katılamadığını belirten Ezer, “Ben kızımın, oğlum ve annemin mezarını Antakya’ya gelene kadar görmedim. Cenazelerine katılamadım. Ben 40. günde geldim Antakya’ya. 31 Mart’ta babamı Adana’da hastanede bırakıp buraya geldim. Enkaz yığını da olsa insan memleketinde huzur buluyor. Çünkü çocuklarımın, annemin burada olduğunu biliyorum. Evet zor, acı. Ben yürümeye çıktığımda ayaklarım beni istemsiz bir şekilde enkaza götürüyor. Hiçbir şeyim yok. Evim yok. Ama ben enkaza bile gittiğimde sanki çocuklarımın kokusu varmış gibi hissediyorum” dedi.

“Babam yanımda olursa acım hafifler”
Babasının enkazdan 16 saat sonra çıkarıldığını ancak şu an Adana’da tedavi gördüğünü söyleyen Ezer, babasını da yanına alarak konteynerde kalmak istediğini söyledi. Şu an çadırda kalan Ezer, “Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Biz burada felaketi, kıyameti yaşadık. Dilerim bir daha olmaz insanlarımız da ders alsın. Kimse kimseyi üzmesin. İki dakikaya sığdı bütün hayatımız. Şimdi çadırda kalıyorum. 28 Şubat’ta yaptığım konteyner başvurusunun sonuçlanmasını bekliyorum. Dilerim sonuçlanır. Hayatta kalan tek varlığım babam. Babam da enkazda kaldı 16 saat sonra çıkarıldığını söylediler bana. Bütün aileyle beraber yaşıyorduk. Zaten ayağından engeli vardı. Hastanede şu an bakım altında ama yanımda olursa acım hafifler. Şu an konteyner başvurumun sonuçlanmasını bekliyorum” diye konuştu.

“Ben gözyaşlarımı tutamıyorum ama o benden daha metin duruyor”
Arkadaşı Rahşan Atahan ise, acılı anne Elçin Ezer’e destek olmaya çalıştığını ancak gözyaşlarını tutamazken, Ezer’in kendisinden daha güçlü olduğunu söyledi. Rahşan Atahan, “Bana teyze diyen iki çocuğu kaybettim ben. Elçin’in çocuklarını. Enkazda kalmadık ama sarsıntı nedeniyle çocuklarım da yaralandı. Kayıplarımız çok. Dostlarımız, anılarımız gitti. Hayatımız 1,5 dakikada alt üst oldu. Ben onu asla anlayabileceğimi düşünmüyorum. Çok inanılmaz feci bir kayıp. Elimden gelen her şekilde destek olmaya çalışıyorum ama bakıyorum kimi zaman o benden daha güçlü duruyor. Ben gözyaşlarımı tutamıyorum ama o benden daha metin duruyor. Çok daha dayanıklı. Umut oluyor” dedi.

“Yüreği çok geniş ama acısının tarifi yok”
Elçin Ezer ile çadır kentte tanıştığını söyleyen Mehtap Yılmaz da, “Yüreği çok geniş ama acısının tarifi yok. Ben onu yakın bir zamanda tanıdım çadırda. Kaybettiklerimiz kadar çok güzel dostluklarımız oldu. Kader arkadaşıyız. Hayatta kalmaya çalışıyoruz. Ben burada hayvanlar için kalıyorum. Hayvanlarla ilgili gönüllülerden destek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 12:08:20
Son Düzenlenme Tarihi :