SON DAKİKA
header-ad

Antalya'da kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor

Tür­ki­ye'de do­ğuş­ta bek­le­nen yaşam sü­re­si 78,3 yıl oldu. An­tal­ya’da 2015-2017 yıl­la­rın­da bek­le­nen or­ta­la­ma yaşam sü­re­si 79,3 olur­ken, bu oran er­kek­ler­de 76,7, ka­dın­lar­da 82,1. 2018 - 2020 yıl­la­rın­da bek­le­nen yaşam sü­re­si 79,7. Söz ko­nu­su oran er­kek­ler­de 77,3, ka­dın­lar­da 82,0 oldu.
Yeni doğ­muş bir bi­re­yin mev­cut ölüm­lü­lük risk­le­ri­ne maruz kal­ma­sı du­ru­mun­da ya­şa­ma­sı bek­le­nen or­ta­la­ma yıl sa­yı­sı ola­rak ta­nım­la­nan "do­ğuş­ta bek­le­nen yaşam sü­re­si" Tür­ki­ye'de 2017-2019 dö­ne­min­de 78,6 yıl iken 2018-2020 dö­ne­min­de 78,3 yıl oldu.
Ka­dın­la­rın er­kek­ler­den 5,5 yıl daha uzun ya­şa­dı­ğı gö­rül­dü
Tür­ki­ye'de 2017-2019 dö­ne­min­de er­kek­ler­de 75,9 yıl olan do­ğuş­ta bek­le­nen yaşam sü­re­si, 2018-2020 dö­ne­min­de 75,6 yıl, ka­dın­lar­da ise 81,3 yıl iken 81,1 yıl oldu. Genel ola­rak ka­dın­lar er­kek­ler­den daha uzun süre ya­şa­mak­ta olup er­kek­ler ve ka­dın­lar ara­sın­da­ki do­ğuş­ta bek­le­nen yaşam sü­re­si farkı 5,5 yıl­dır.
Bek­le­nen yaşam sü­re­si 15 ya­şın­da­ki ki­şi­ler için 64,3 yıl oldu
Ça­lış­ma ça­ğı­nın baş­lan­gı­cı olan 15 ya­şın­da­ki ki­şi­le­rin or­ta­la­ma kalan yaşam sü­re­si 64,3 yıl oldu. Er­kek­ler için bu süre 61,6 yıl iken ka­dın­lar­da 67,1 yıl oldu.
Bek­le­nen yaşam sü­re­si 30 ya­şın­da­ki ki­şi­ler için 49,7 yıl oldu
Ül­ke­miz­de, 30 ya­şın­da olan bir ki­şi­nin kalan yaşam sü­re­si or­ta­la­ma 49,7 yıl oldu. Er­kek­ler için bu süre 47,2 yıl iken ka­dın­lar­da 52,3 yıl oldu. Bu yaş için kadın ve erkek ara­sın­da­ki bek­le­nen yaşam sü­re­si farkı 5,1 yıl­dır.
Bek­le­nen yaşam sü­re­si 50 ya­şın­da­ki ki­şi­ler için 30,5 yıl oldu
Tür­ki­ye ge­ne­lin­de, 50 ya­şın­da olan bir ki­şi­nin kalan yaşam sü­re­si or­ta­la­ma 30,5 yıl oldu. Er­kek­ler için bu süre 28,2 yıl iken ka­dın­lar­da 32,9 yıl oldu.
Ka­dın­lar­da 65 yaşta bek­le­nen yaşam sü­re­si­nin er­kek­ler­den 3,5 yıl daha fazla ol­du­ğu gö­rül­dü
Tür­ki­ye'de 2018-2020 dö­ne­mi hayat tab­lo­la­rı ve­ri­le­ri­ne göre, 65 ya­şın­da olan bir ki­şi­nin kalan yaşam sü­re­si or­ta­la­ma 17,8 yıl ola­rak he­sap­lan­dı. Er­kek­ler için bu süre 15,9 yıl iken ka­dın­lar­da 19,4 yıl oldu. Diğer bir ifade ile 65 ya­şın­da­ki ka­dın­la­rın er­kek­ler­den or­ta­la­ma 3,5 yıl daha uzun ya­şa­ma­sı bek­len­mek­te­dir.
Antalya er­kek­ler­de en uzun yaşam sü­re­si­ne sahip 3.ncü il
Er­kek­ler­de do­ğuş­ta bek­le­nen yaşam sü­re­si­nin en yük­sek ol­du­ğu il 78,1 yıl ile Gü­müş­ha­ne oldu. Gü­müş­ha­ne'yi 77,7 yıl ile Muğla ve 77,3 yıl ile An­tal­ya iz­le­di. Er­kek­ler­de bek­le­nen yaşam sü­re­si­nin en düşük ol­du­ğu il ise 73,5 yıl ile Kilis oldu. Kilis'i 73,8 yıl ile Ga­zi­an­tep ve 74,1 yıl ile Ağrı takip etti.
* TUİK

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.26 13:30:12
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kaleiçi’nin simge ismi ‘Mustafa Kaptan’ın heykelinin omuzundaki güvercin ikinci kez ortadan kayboldu

Antalya’da tarihi Kaleiçi’nin simge ismi Kaptan Mustafa Ekizler’in heykelindeki güvercin sembolü iki kez ortadan kayboldu. Kaptanın torunu Sinem Ekizler, “Dedem ‘Mühim olan arkada bir eser bırakabilmek’ derdi. Güvercinler dedemi hatırlatan ve onunla bağ kurmuş bir semboldü. Bu bizi ailecek çok üzdü” dedi.
1905-2001 yılları arasında yaşayıp 96 yaşında hayata gözlerini yuman Kaptan Mustafa Ekizler anısına Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 1 Temmuz 2021 tarihinde Kabotaj Bayramı’nda Kaleiçi İskele Camii yanına heykeli dikildi. Kaptan Mustafa Ekizler’in heykelinin sağ omzuna da kuşlarla ayrı bir bağı olduğu için güvercin sembolü koyuldu. Bölgede çok sevilen ve sayılan deniz kurdunun heykelindeki güvercin ortadan kayboldu. Ekizler ailesinin durumu belediye yetkililerine haber vermesinin ardından yeni güvercin sembolü heykele monte edildi. Kaptan Ekizler’in torunu Sinem Ekizler (35), geçtiğimiz aylarda Kaleiçi’nde dolaştığı esnada dedesinin omzundaki güvercin heykelinin yine yerinde olmadığını gördü. Aile fertleri, ikinci kez üzüntü yaşadı.

“Rotasından hiçbir zaman şaşmadı”
Dedesinin kendisinde ayrı bir yeri olduğunu belirten Sinem Ekizler, Kaptan Mustafa Ekizler’in yaşamı hakkında şunları söyledi:
“Dedem, yat limanında nasıl kocaman bir kaptansa benim için de kocaman bir aşktı. Çok mütevazi bir insandı. Sesini yükselttiğini ya da kızdığını hiç duymadım. İyilik yapmayı çok seven birisiydi. Maddiyata hiç önem vermezdi. Yaz aylarında her cuma kapısının önünde karpuz kavun, kışın da lokum ve bisküvi dağıtıyordu. Bazı iyiliklerinde ise kesinlikle kimsenin bilmesini istemezdi. Çocukluk halimle dedemi takip etmiştim ve birilerine iyilik yaptığını görmüştüm. Aramızda bir sır kalmasını istemişti. O sırrı taşıyacağım için ayrı bir mutlu olmuştum. Dedem balık tutuyorsa herkes yemeli, balık tutup geliyorsa mahalleliye dağıtmalı. Evet şu an belki batıl inanç olabilir ama eskiler çok inanırmış; evlenmek isteyip 40 dalga aşmak isteyenleri kırmaz, onlara 40 dalga aştırırmış. Kaptanlığına diyecek bir sözüm yok, çünkü rotasından hiçbir zaman şaşmadı. Herkesin yardımına seve seve koşar, karşılığında ise bedel asla almazdı. İyi bir insandı ve merhametliydi. Aynı zamanda camide de müezzinlik yapardı ve camiden de herhangi bir karşılık almadı.”
Dedesinin Mustafa Kemal Atatürk ile bir anısını da paylaşan Ekizler, “Dedem Atatürk ilk geldiğinde 9-10 yaşlarındaymış. İkinci geldiğinde ise genç yaşlardaymış. Atatürk’ün çok kibar konuştuğunu, çok mütevazı olduğunu ve sohbetinin çok güzel olduğunu söylerdi. Dedem, ‘Onunla sohbet ederken mutlaka bir şeyler öğreniyorduk’ derdi. İlk karşılaşmalarında dedemin ismini duyunca neler yaptığını, nerede yaşadığını sormuş. O da anlattıktan sonra Atatürk arkasına dönüp ‘Mustafa’ya hemen bir ev verin’ demiş. Tamam diyorlar hemen ilgileniyorlar ancak Mustafalar karışıyor. İkinci gelişinde Atatürk dedeme evi alıp almadığını soruyor. Dedem de ‘Aldım paşam, teşekkür ederim’ diyor. Oysa almadığı bir eve ‘Aldım’ diyor. İşin arkasına düşmüyor, çünkü gözü ve gönlü tok bir adamdı hem de Atatürk’ü kırmak istemediğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Koruma altına alınması gerektiğini düşünüyorum”
Ekizler, heykelin ikinci kez ortadan kaybolmasının nedenini bilmediklerini aktararak, “Heykel dikilme töreninde buradaydım. 2 yıl önce 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda dikildi. Biz ailecek çok mutlu olduk. Çünkü dedem, ‘Mühim olan arkada bir eser bırakabilmek’ derdi. Dedemin güvercin ve kumrularla ayrı bir bağlantısı vardı. Bir ıslık ve elini tokatlayarak onları çağırırdı. Sabah, öğle, akşam onları beslerdi. O yüzden heykelde de güvercin vardı. Güvercinin burada olmamasının sebebini bilmiyorum. Kırılmış da olabilir, rüzgar uçurmuş ya da çalınmış da olabilir. Ancak yapmasalardı, yerinde kalsaydı iyi olacaktı. Çünkü bu bizi ailecek çok üzdü. O dedemi hatırlatan ve onunla bağ kurmuş bir şeydi. Dedemin yeğeni müracaatta bulundu, ardından geçici bir güvercin konuluyor. Siyah bir güvercindi. Ancak maalesef o da yok. Neden yok? Eğer buradan ikinci kez gidiyorsa, korunmaya alınması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Antalya’nın ilk çevrecisi
Kaptan Mustafa Ekizler hakkında ise heykelin yanında bulunan bilgilendirme yazısında şu ifadeler yer alıyor:
“Herkesçe çok sevilen ve sayılan Antalyalı eski bir deniz kurdudur. Çocukluk ve gençlik yıllarında iki kez Büyük Atatürk’ümüzün ilgi ve iltifatlarına mazhar olup, onu teknesinde ağırlama şerefine nail olmuştur. Denizlerin korunmasından, bütün kuşlarla konuşmasına kadar kendine has sıra dışı özellikleriyle kent belleğinde yer etmiş yüce gönüllü bir insandır. Antalya’nın ilk çevrecisidir. Onun Antalya tarihine, doğasına ve insanına sahip çıkan saygın kişiliği gelecek kuşaklar için güzel bir örnek olacaktır. Kaptan Mustafa Ekizler bu limanda 1919-21 İtalyan işgalini, Türk-Yunan mübadelesini yaşamış, 2. Dünya Savaşı’nda Fransız St Didier gemisi İngiliz uçaklarınca batırılırken iskeleye giren bir torpil onun büyük teknesini havaya uçurmuştur. Hayatının sonuna kadar İskele Camii’nin hamisi olmuş, onun tamir ve bakımına katkıda bulunmuş, camiye müezzin atanmadığı zamanlarda ezanları minareden bizzat kendisi okumuştur. 1905 yılında Antalya’da doğan bu güzel insan, 1 Mart 2001 yılında 96 yaşında aramızdan ayrılmıştır. Bu camiden son yolculuğuna uğurlanırken Antalya’nın bütün kuşları onu yine yalnız bırakmamıştır.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.06 13:44:04
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya'ya göç edenlerin sayısı gidenlerden fazla!

Türkiye İstatistik Kurumu, 2024 yılı İç Göç İstatistiklerini paylaştı.

Ülkemizde 2008 yılında %3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2024 yılında %3,13 oldu. Diğer bir ifadeyle Türkiye'de 2024 yılında 2 milyon 682 bin 673 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun %47,6'sını erkekler, %52,4'ünü ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2024 yılında 2 milyon 682 bin 673 kişi iller arasında göç etti.

 

·        Antalya ilinin 2024 yılında aldığı göç 96 bin 618 verdiği göç 71 bin 999 kişidir.

·        Isparta ilinin 2024 yılında aldığı göç 18 bin 46 verdiği göç 19 bin 526 kişidir.

·        Burdur ilinin 2024 yılında aldığı göç 11 bin 746 verdiği göç 13 bin 550 kişidir.


En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il ise Ardahan oldu

 Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında; İstanbul 395 bin 485 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul'u sırasıyla 202 bin 402 kişi ile Ankara ve 117 bin 889 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 4 bin 570 kişi ile Ardahan, 5 bin 644 kişi ile Bayburt ve 6 bin 739 kişi ile Tunceli oldu.


En çok göç veren il İstanbul, en az göç veren il ise Ardahan oldu
 İstanbul 369 bin 453 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 150 bin 373 kişi ile Ankara ve 102 bin 40 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 6 bin 441 kişi ile Ardahan, 8 bin 41 kişi ile Kilis ve 8 bin 639 kişi ile Bayburt oldu.

Ülkemizde 2024 yılında en çok 20-24 yaş grubundaki nüfus göç etti
 Türkiye'de, 2024 yılında büyüklük olarak en fazla göç hareketliliği, 549 bin 43 kişi ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin %41,9'unu erkekler, %58,1'ini ise kadınlar oluşturdu. 

Erkeklerde en önemli göç nedeni daha iyi konut ve yaşam koşulları oldu
 Türkiye'de 2024 yılında cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni; erkeklerde 255 bin 846 kişi ile daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken kadınlarda 343 bin 342 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin / iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

En fazla göç hareketliliğinin olduğu 20-24 yaş grubunda en önemli göç nedeni eğitim oldu
 
Türkiye'de 2024 yılında, en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı yaş grubu olan 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 209 bin 40'ının eğitim, 84 bin 328'inin işe başlamak / iş bulmak ve 44 bin 319'unun ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.07.14 10:55:11
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.07.14 11:01:54