Kaza yapan sürücüye yardım alkollü sürücüye pahalıya patladı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde kaza yapan motosiklet sürücüsünün yardımına koşan ve olay yerinden ayrılırken neredeyse kazaya neden olan kadın sürücüyü durduran polis, sürücünün 0,89 promil alkollü olduğunu belirledi. Sürücüye ikinci kez alkollü araç kullanmaktan 5 bin 96 TL, ehliyetsiz araç kulla..
Kaza, Güllük Caddesi ile Gülveren Caddesi kavşağında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, kazanın ardından olay yerine sağlık ve trafik ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü, sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Yardım eden kadın sürücü alkollü çıktı
Kaza yerine gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, motosikletin devrilmesi sonucu yerde yatan sürücünün yardımına koşan kadın sürücünün olay yerinden giderken trafiği tehlikeye düşürdüğünü fark etti. Araç plakasına ceza yazmaya hazırlanan ekipler, aynı yoldan geri gelen sürücüyü görünce durdurup belgelerini sordu ve alkol kontrolü yapmak istedi. Trafik polisinin sürücü belgesini istemesi üzerine adının Damla Y. olduğu belirlenen sürücü, "Kanunen böyle bir hakka sahip değilsiniz. Durup dururken benden belge isteyemezsiniz" diyerek alkolmetreye üflemek istemedi. Trafik polislerinin alkometreyi üflemesi konusundaki ısrarına da itiraz ederek uzun süre direnen sürücü, çağırdığı arkadaşının gelmesinin ardından alkometreyi üfledi. 0.89 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün daha önce alkollü araç kullanırken yakalandığı için ehliyetine el konulduğu belirlendi.
Trafik ekipleri sürücüye ikinci kez alkollü araç kullanmaktan 5 bin 96 TL, ehliyetsiz araç kullanmaktan 8 bin 190 TL, araç sahibine de 8 bin 190 TL olmak üzere toplam 21 bin 576 TL para cezası uyguladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.07 18:46:38
Son Düzenlenme Tarihi :
Darbenin ardından 43 yıldır acısı dinmedi, tek isteği soyadının geri verilmesi
12 Eylül 1980 darbesi sonrası idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına, kardeşinin ölümünün ardından soy isimlerinin değiştirildiğini ifade ederek, "Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye ..
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 43 sene geçti. Darbe sonrası cezaevlerinde 171’i işkence sonucu olmak üzere yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi ise idam edildi. Mustafa Pehlivanoğlu da 7 Ekim 1980’de 22 yaşındayken Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde asılarak idam edildi. Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına o dönemi gözleri dolarak anlattı.
"Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi?"
Askeri ihtilalin sağ kesime yapıldığını belirten Fırtına, "Kardeşim o zaman cezaevinde bulunuyordu. Mahkemesi devam ediyordu. Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye yapıyorlar. Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi? Askeri cuntanın ülkemizde yaptığı budur. Ben bu ızdırabı 43 yıldır yaşıyorum. Bu acıyı her sene çekiyorum. Hayatımız karardı, annem kardeşimin adını sayıklayarak öldü. Son sözü de Mustafa oldu. Bizi perişan ettiler, ailede bir ben bir de kız kardeşim kaldık. Ben gücüm yettiği kadar anılarını yaşatıyorum. Bu mektubunu 81 ile dağıttım" dedi.
"Bize idamını 2 gün sonra haber verdiler"
Tek istediğinin soy isminin geri verilmesi olduğunu belirten Fırtına, "Geçen yıl eski İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ile bir araya gelerek bu durumu görüştük. Her sene bu şekilde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın benimle bir kez görüşmesini istiyorum. Elimdeki tüm belgeleri teslim edeceğim. Kardeşim 3 parça halinde bize mektup yazarak, mektubunda suçsuz olduğunu belirtip, hakkımızı helal etmemizi istiyor. Bize idamını 2 gün sonra haber verdiler, annem ve babam görüşmek için gidiyorlar. Görüşemezsiniz diyorlar, savcılıkla görüşmek için gittiklerinde idam edildiğini söylüyorlar. Gazeteye bir bakıyorlar orada yazıyor. Cenazeyi kendileri defnediyorlar. 9 ay 10 gün sonra mahkeme kararıyla mezarını açtırdık, tespit yaptırdık" açıklamasına yer verdi.
"Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz"
Kenan Evren’in ülkeye yaptığı en büyük zararın ihtilal olduğunu belirten Fırtına, "1980 ihtilalinden sonra 15 Temmuz oldu. Onu da Kenan Evren’in harp okullarında yetiştirdiği öğrenciler Türkiye Cumhuriyetini yıkmak istediler. Allah’ın izniyle başaramadılar. Kenan Evren Paşa bizim soy ismimizin değiştirilmesini istiyor. Avukat neden diye sorduğunda da bizim zarar gördüğümüzü belirtiyor. Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz. Bizim bir müracaatımız olmadı, bize nüfus kağıtları kendisi geldi. Biz soy ismimizin geri verilmesini istiyoruz. Bunu yaparsa hükümetimiz yapar. Bizim gibi çok mağdur var. Acımız hiçbir şekilde dinmiyor, her yıl bu zamanlarda dünyamız kararıyor. Allah kardeşimizin mekanını cennet eylesin" ifadelerine yer verdi.





