SON DAKİKA
header-ad

Antalya’da 2 müstakil ev yangında küle döndü

Antalya’da yan yana bulunan müstakil 2 ev, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. Meraklı kalabalığın yangını film izler gibi izlemesi dikkat çekti.
Edinilen bilgiye göre, Kepez ilçesi Güneş Mahallesi 6022 Sokak’ta saat 18.00 sıralarında, yabancı uyruklu kişilerin kaldığı 2 müstakil evde henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Evlerden alevlerin yükseldiğini gören mahalle sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.
Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yarım saatlik çalışma ile yan yana bulunan 2 müstakil evde çıkan yangını kontrol altına aldı. Yangında, evler tamamen kullanılmaz hale geldi.
Öte yandan, evler alev alev yanarken meraklı kalabalığın yangını film izler gibi izlemesi dikkat çekti. Yangın anı ise vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.29 20:50:19
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Rektör Özkan depremzede çocuklar için proje düzenleyen ekiple bir araya geldi

Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğü tarafından Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası Antalya’da misafir edilen depremzedelere yönelik düzenlenen Depremzede Çocuklara, Eğitsel ve Rekreatif Etkinliklerle Destek Projesi tamamlandı.

“Şimdi Depremzedele..

Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğü tarafından Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası Antalya’da misafir edilen depremzedelere yönelik düzenlenen Depremzede Çocuklara, Eğitsel ve Rekreatif Etkinliklerle Destek Projesi tamamlandı.

“Şimdi Depremzedeler İçin: Çocuklarla El Ele, Mutlu Geleceğe!” sloganlı proje çerçevesinde 10 hafta süresince haftanın her günü, en az üç saatlik etkinlikler gerçekleşti. Program depremzede aileler, çocuk ve gençlerin ihtiyaçlarını ve tercihlerini dikkate alınarak hazırlandı.

“Proje sonuç raporu sunuldu”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, proje danışmanı Prof. Dr. Abdurrahman Aktop, Proje Asistanları Prof. Dr. Tolga Harorlı, Öğr. Gör. Yılmaz Kaplan, Proje Grubu Üyeleri Prof. Ceren Hepyücel, Doç. Dr. Semih Büyükkol, Doç. Dr. Adem Arman, Doç. Dr. Ayşad Güdekli, Dr. Öğretim Üyesi Gözdegül Karamık, Öğr. Gör. Dr. Burak Yiğit, Öğr. Gör. Berrak Emir Yücel, Arş. Gör. Aylin Abdioğlu, İlker Burak Kaya yönetim kurulu salonunda kabul etti. Prof. Dr. Abdurrahman Aktop, proje sonuç raporunu Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a sundu.

“Akdeniz Üniversitesi ailemizle gurur duyuyorum “
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Depremin ilk anından itibaren deprem bölgesinde bulunan vatandaşlarımıza, üniversitemiz mensuplarına ve öğrencilerine elimizden geldiğince yardımda bulunmaya çalıştık. Arama kurtarmaya katılan sonrasında yardım tırlarıyla bölgeye yardım götüren ve kampüsümüzdeki depremzedelere yardımda bulunan tüm Akdeniz Üniversitesi ailesi ile gurur duyuyorum. Sizlerde depremzede çocuklar için yapmış olduğunuz bu proje ile çocukları ve aileleri mutlu ettiniz. Projeye emekleriniz için ayrıca çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Üniversitenin birçok biriminin bir arada olduğu bir proje”
Proje danışmanı Prof. Dr. Abdurrahman Aktop ise “Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğü uzun süredir üniversitemize hizmet veriyordu. Üniversitedeki birçok birimin bir arada olduğu bir proje üretmemiştik. Böyle bir projeyi hayata geçirmiş olduk. Bu projeyi size sonuç raporuyla sunmak istiyoruz. Projede emeği geçen hocalarımıza, öğrencilerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Öğrenciler de katkı sundu “
Deprem esnasında Hatay’da olan Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Burak Yiğit de danışmanı olduğu Tiyatro Topluluğu ile programa katkı sağladı. Yaşadıklarını anlatan Öğretim Görevlisi Dr. Burak Yiğit “İlk günden sahada olmaya çalıştık. Üniversitemiz oradaydı. Çok kısa sürede burada toplandılar ve destek verdiler. Akdeniz Üniversitesi’nin bir parçası olmaktan bir kez daha mutluluk duydum. Oradayken üniversitemizin yardım ekibiyle koordineli bir şekilde insanlarımıza destek olmaya çalıştım” dedi.

Deprem sonrası da yurtlarda kalan depremzedeler için öğrencilerin de katkısıyla tiyatro etkinlikleri yaptıklarını belirten Yiğit, "Amacımız hem depremzede çocuklara hem anne babalara biraz da olsa o yaşadığı kötü günleri unutturmaktı. Yaklaşık on hafta içinde ortalama haftada iki üç etkinlik yaptık. Parçası olduğum Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğüyle birlikte birçok fakültemizin katkısıyla yaptık bütün bu çalışmaları bu süreç içerisinde Akdeniz Üniversitesi olarak aile olduğumuzu hissettik” ifadelerini kullandı.

“Depremzede aileler adına teşekkür ziyareti”
Projeden yararlanan aileler de Rektör Özkan’ı makamında ziyaret ederek teşekkür ettiler ve düzenlenen etkinliklerden hem çocukların hem de ailelerin memnuniyet duyduklarını belirttiler.
Proje ile deprem felaketlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi yerleşkesinde yer alan Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlarda misafir edilen depremzede çocuk ve gençlerin, eğitsel ve yenilikçi etkinliklerle desteklenmesi, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerine, rehabilitasyon ve toplumsallaşma süreçlerine, moral-motivasyonlarına ve yaşam kalitelerinin artırılmasına katkı sağlanması hedeflendi.
Proje Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Edebiyat Fakültesi, Turizm Fakültesi, İletişim Fakültesi, Antalya Devlet Konservatuarı, Sağlık Kültür Spor Dairesi Başkanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün katkılarıyla yürütüldü. Projenin sonucunda depremzede çocuk ve gençler, eğitsel ve yenilikçi etkinliklerle desteklendi, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerine katkı sağlandı. Rehabilitasyon ve toplumsallaşma süreçlerine katkıda bulunuldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 12:58:40
Son Düzenlenme Tarihi :





İslamlar Mahallesi Baranda yaylasında küçükbaş hayvan yetiştiricileri ile toplantı

Elmalı İlçesi İslamlar Mahallesi Baranda yaylasında Antalya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğince organize edilen “Batı Akdeniz Bölgesinde Maki ve Mera Alanlarında Yapılan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinin Yöresel Aktörleri, Ekosistem Hizmetleri ve Yerel Toplumlar Projesi” toplantısı gerçekleştirildi.Toplantıya, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Çatal, Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Tolunay, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca,Antalya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlik Başkanı Zeliha Öztürk,Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Müdürü Özlem Çağrıcı Armut, Elmalı Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur,Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü Orman Şefi Mahmut Er ,İslamlar Mahalle Muhtarı Bilal Karakaya ve köylüler katıldı.

“KEÇİ PEYNİRİ,SÜTÜ DEĞERLİ ANCAK, KEÇİ,OĞLAK TEKE FİYATLARI DEĞERİNİN ALTINDA!”
Antalya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği,  Küçükbaş Hayvan Yetiştiricisinin yanında. Antalya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlik Başkanı Zeliha Öztürk, küçükbaş hayvancığının daha da gelişmesi adına bölgede çeşitli toplantılar düzenliyor. 
Bilimsel destekler alıyoruz!
Antalya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlik Başkanı Zeliha Öztürk yaptığı açıklamasında, amaçlarının yetiştiricilerin daha çok verim elde etmesi adına çalışmalar yapmak olduğunu belirterek, Üniversitelerden aldıkları bilimsel destekle ile yetiştiricilerin yanlarında olduklarını söyledi.
Keçi peyniri,sütü değerli ancak, keçi, oğlak teke fiyatları değerinin altında!
Toplantıda açıklamalarda bulunan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Tolunay, yaptıkları araştırmalar ve ortaya çıkan projedeki sonucu değerlendirirken, keçi yetiştiriciliğinin son durumu hakkında bilgiler verdi. 
Prof. Dr. Ahmet Tolunay yaptığı açıklamasında “ Yetiştiriciler keçi çobanlığının zor olduğunu, yem fiyatları ve bakım masraflarının (aşı, ilaç vb.) yüksek olduğunu ifade etmektedirler. Keçinin peynirinden ve sütünden yüksek kazanç sağlarken keçi, teke, oğlak fiyatları değerinin altında satıldığını söylemişlerdir. Yetiştiriciler otlatma sorunun olduğunu ve keçinin ormana zarar vermediğini söylerlerken ormancı baskısının yüksek olduğunu ve ormancılar ile ilişkilerin kötü olmasının önemli bir sorun olduğunu dile getirmektedirler. Yetiştiriciler ormanlık alanlarda yem kaynağının azaldığını, taş ve mermer ocaklarının keçilere ve keçi yetiştiriciliğine zarar verdiğini ve yırtıcı hayvanların kendilerine ve sürülerine zarar vermelerinden dolayı bu mesleği sürdürülebilir halde yapamayacaklarını ve devlet desteğinin ve yardımlarının düşük olmasından dolayı Antalya ve Burdur ilinde yaşayan yetiştiriciler bu mesleği bırakabileceklerini ifade etmektedirler” dedi.
Çoban bulma sorunu var!
Yetiştiricilerin yaşam koşullarının ağır olduğunu söylediklerini ve şehirde yaşayan bireylere göre olanaklarının kısıtlı olduğunu da söylediklerini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Tolunay, “ Yetiştiriciler İş yoğunluklarından dolayı tatile çıkmadıklarını dile getirmektedirler. Çalışmaya katılanların çoğu bu işi gücünün yettiği kadarıyla yapacaklarını söylemektedirler. Yetiştiricilerin büyük çoğunluğu çoban bulma sorunlarının olduğunu söylemelerine rağmen yabancı uyruklu çobanların sürülere iyi bakmadıklarını düşündükleri veya tecrübe edindikleri için yabancı uyruklu çobanları kullanmamaktadırlar. Keçi yetiştiricilerinin yaklaşık % 90’ı keçi yetiştiriciliğini severek yapmakta ve bu mesleği atalarından bu yana yürütmektedir. Yıllardan buyana keçilerin ormana zarar vermediğini düşünmektedir. Orman idaresinde görev yapan ormancıların keçi yetiştiricileri üzerinde bir baskı hissettikleri, ormancılar ile ilişkilerin kötü olması çok önemli bir sorun olduğunu vurgulamıştır. Keçi yetiştiricilerine devlet desteğinin düşük olduğunu belirtmiştir. Keçi yetiştiricilerin büyük çoğunluğu günümüzde güneş enerjisinden enerji üretiminde ve su ısınma sistemlerinde faydalandığını belirtmiştir. Keçi yetiştiricileri, keçilerin otlatma alanlarında arazi bozulmasına yol açmadığını belirtmektedir” diye konuştu.
“Batı Akdeniz Bölgesinde Maki ve Mera Alanlarında Yapılan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinin Yöresel Aktörleri, Ekosistem Hizmetleri ve Yerel Toplumlar Projesi” sonuç kısmı ise şu şekilde paylaşıldı:
-Keçilerin son yıllarda ekonomik önemi artış göstermiştir. Ayrıca keçiler sahip oldukları bazı avantajlı yönleri ile ekstrem iklim koşullarında da verimliliklerini devam ettirebilmektedirler. Özellikle diğer çiftlik hayvanları tarafından değerlendirilemeyen bazı yem kaynaklarını efektif bir şekilde değerlendirmekte ve diğer türlerden daha az metan emisyonuna neden olmaktadır. Bu durum kıl keçilerini ve kıl keçisi yetiştiriciliğini iklim değişikliğinde avantajlı bir konuma sokmaktadır.
-Yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanununa göre ormanlara her türlü hayvan sokulması yasaktır.Ancak, kamu yararı gereklerine uygun olarak, Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen orman alanlarında; orman idaresince tespit edilen usul ve esaslar çerçevesinde hayvan otlatılmasına izin verilmektedir.
-Hayvan otlatılmasına izin verilecek sahaların ve hayvan türlerinin belirlenmesi ile otlatma zamanı ve süresinin tayinine ve ilgililere duyurulmasına ilişkin uygulamalar Orman Genel Müdürlüğü tarafından başarılı bir şekilde yürütülmektedir.
-Keçi yetiştiriciliği ağırlıklı olarak ormanlık ve dağlık alanlardaki işletmelerde yapılmaktadır. Türkiye’de yaklaşık 500 bin adet işletmede keçi yetiştiriciliği yapılmakta ve bu üretim kolu yaklaşık 3 milyon kişinin gelirine katkıda bulunmaktadır. Küresel ısınma ve kuraklık, insanoğluna birçok olumsuzluklar getirecektir. Küresel ısınma ve kuraklık bazı bitki ve hayvan türlerinin yok olmasına neden olacaktır. Kuraklığa dayanaklı türler ise ayakta kalabilecektir. Kıl keçisi, kuraklığa ve susuzluğa dayanaklı bir hayvan olup, yine kuraklığa ve susuzluğa dayanaklı odunsu bitki türleriyle beslenmektedir.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.08 17:00:32
Son Düzenlenme Tarihi :