SON DAKİKA
header-ad

Antalya’da 590 daireli sitede ’karot’ gerginliği sürüyor

Antalya’da 9 bina, 590 daireden oluştan sitede deprem risk analizi için karot örneği alınmasını isteyen sakinler ile istemeyenler arasında gerginlik yaşanmaya devam ediyor. Basın açıklaması sırasında karşı karşıya gelen taraflar arasında tansiyon artarken, taraflar birbirlerini suçladı.
Kepez ilçesi Yeni Doğan Mahallesi’nde 9 bina, 590 daireden oluşan Menzil Sitesi’ndeki bazı sakinler deprem risk analiz raporu başvurusu üzerine, geçtiğimiz günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri binalardan karot örneği almak için bölgeye geldi. Kooperatif başkanı ve yönetimi, site içerisindeki dairelerin çürük olduğunu ve örnek alınmasını isterken, yaklaşık 50 daire sakini ise binalardan daha önce karot örneği alındığını belirterek, yeniden alınmasını istemeyip yetkililerin içeri girmesine izin vermedi. Bunun üzerine site sakinleri arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışmanın büyümesi ve gerginlik çıkmasıyla olay yerine çok sayıda polis ve çevik kuvvet ekibi sevk edildi. Zaman zaman yükselen gerginlik, polis ekiplerinin araya girmesi ile yatıştırıldı. Bakanlık yetkilileri ise site maliklerinin hepsinin izni olmadan içeri giremeyeceklerini belirterek, bir süre sonra olay yerinden ayrıldı.

"Siteyi Antalya ve dünyaya rezil ettiler"
Binaların sağlam olduğunu savunan site sakinleri, basın açıklaması yapmak için toplandı. Basın açıklaması yapan site sakinlerinin avukatı Yusuf Aslan, "Bu binalar 1986 yılında yapımına başlanmış 1999 senesinde tamamlandı. Vakıflarla ve belediyeler arasında birtakım problemler yaşanmış ancak daha sonra tapuları alınmıştır. 2013 yılında iskan ruhsatı için belediyeye başvurulmuş, karot numuneleri ve risk analizleri yapılmıştır. Ancak kooperatif görevlileri, dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir şekilde 1999’da biten binalar 2013 yılında bitirilmiş gibi belediyeye dilekçe vermişlerdir. Resmi mercilere yalan beyanda bulunmuşlardır. Bu dilekçelere istinaden 2007 yılındaki deprem mevzuatı uygulanarak binaların güçlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. 1999 yılına göre yapılmış olsaydı, bu binaların tamamına iskan ruhsatı verilecekti" dedi. Kentsel dönüşüm olması halinde destek verebileceklerini ancak üyelerinin aleyhine hiçbir sözleşmeye imza atmayacaklarını söyleyen Aslan, "Menzil sitesini Antalya ve dünyaya rezil ettiler" ifadesini kullandı.

"Binalar çürük değil"
Site sakinlerinden Zehrin Müftüoğlu, 2016 yılından bu yana sitede mal sahiplerinden birisi olduğunu ve sitenin geçmişini araştırdığını söyledi. Müftüoğlu, "Binaların çürük olmadığı bilgisine sahibim. Çürük bir binada ne kendim otururum, ne çocuğumu oturturum, ne de yatırım yaparım. Bu binalarda sıkıntı yoktur. Sadece ve sadece kooperatifin devamlılığı için zamanında iskan verilmemiştir. Bizim amacımız, kooperatif artık geçerliliğini kaybetmiştir. Herkes tapusunu almıştır ve bu tapuların karşılığında kooperatif başkanı benim hakkımda karar veremez. Böyle bir yetkisi yok, görevi yok. Buradaki kooperatif yok hükmündedir" dedi.
2003 yılında bu yana sitede yaşadığını belirten Nebi Aydın, kooperatifin kendilerine hizmet yerine eziyet ettiğini ileri sürdü.

Yine karşı karşıya geldiler
Açıklamaların yapıldığı sırada, numune alınmasını isteyen bir sakin gelince ortalık karıştı. İki taraf arasında sözlü tartışma ve bir süre gerginlik yaşandı. Diğer site sakinlerinin araya girmesiyle tarafların tartışması son buldu.

"Belediyenin karot numunesi alınmasına yönelik yazdığı yazı var"
Menzil Sitesi Kooperatif Başkanı Ayşe Birgül Kollu ise iddiaları kabul etmedi. Belediyenin kendilerine daha önce yazı gönderdiğini belirten Kollu, "Karot numuneleri alınmadığı için hiçbir işlem yapmadım. Karot numunelerini bekliyorum. 17 Mart’ta belediye tekrar yazı gönderdi ve bu yazıda da, ivedilikle karot numunelerinin alınması ve yapılması gerektiğini, aksi takdirde mühürleneceğini söylüyor. Şu an burayla ilgili kooperatifi olarak görevimi yapmaya çalışıyorum ama yapamıyorum. Gidip lisanslı bir firmaya kendileri de alabilir" diye konuştu.

"Güçlendirmeli ruhsat verildi"
Daha önce dönemin kurallarına göre 3 numune alındığını, ancak şu an ise 6 alınması gerektiğini aktaran Kollu, "Bu alınmadan kanuna giremiyoruz. Mecburen bu karot numunesi alınması gerekiyor. C30 çıkmadı daha önce, H Blok C14, diğerleri 15, 17 ve 19 çıkan oldu. O zamanki karot numunemizin 23-25 olması gerekiyordu. Olmadığı için bize belediye güçlendirmeli ruhsat verdi. Bunu almasaydım ruhsat değil tapu da alamıyordum. Allah korusun bir deprem olsa, üyelerimin bir tapusu olsun istedim" ifadelerini kullandı.

"C30 hiçbir zaman değildi"
Karşı tarafın karot numunelerinin C30 olduğuna yönelik iddialarını da kabul etmeyen Kollu, "Muhalif grubumuz buradaki C30’u yanlış lanse ediyor, bu bir yalan. C30 değildi ve o zamanki karot numunelerinde 23 ile bile iskan alabiliyorduk" şeklinde konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.09 11:48:06
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mangala oyununda Avrupalı rakiplerini yendiler: Abla birinci, kardeş ikinci oldu

(İHA) - Amasya'da 11 yaşındaki Yasemin Alıcıoğlu ile 8 yaşındaki kardeşi Mihrimah Alıcıoğlu, annelerinden öğrendikleri Türk zeka ve strateji oyunu mangalada rakip tanımadan birbirleriyle yarışıyor. Alıcıoğlu kardeşler, Romanya’da 80 yarışmacının katılımıyla düzenlenen uluslararası turnuvada Avrupalı rakiplerini yenip ilk iki sırada yer almayı başardı.  
  Amasya Hattat Hamdullah Proje İmam Hatip Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Yasemin ile Serdar Zeren İlkokulu 2. sınıf öğrencisi kardeşi Mihrimah, mangala oynamayı anneleri Canan Alıcıoğlu'ndan öğrendi. İl genelindeki turnuvalarda isimlerinden söz ettiren Alıcıoğlu kardeşler, Antalya'da düzenlenen Mind Summit 2023 Avrasya Mangala Kupası'nda kendilerinden yaşça büyük rakipleri karşısındaki mücadeleleriyle dikkatleri çekti. UNESCO ve Uluslararası Tatarlar Birliği ortaklığıyla Romanya'da gerçekleştirilen Uluslararası Mangala ve Bestemşe Turnuvası'na katılan kardeşlerden Yasemin birinci, Mihrimah ise ikinci oldu. Avrupalı rakiplerine şans tanımayan tanımayan kardeşler şimdi gözlerini Avrasya Mangala Şampiyonası’nı hedefledi. 
 
  En büyük destekçileri anneleri 
  En büyük destekçilerinin anneleri olduğunu belirten Yasemin Alıcıoğlu, “Romanya’da katıldığımız turnuvada birinci, kardeşim ise ikici oldu. Bundan sonraki hedefimiz Çekya’daki turnuvada ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek olacak” dedi.  
  Ablasıyla yarışmaktan mutlu olan Mihrimah Alıcıoğlu da, “Bazen ablam bazen ben kazanıyor. Arkadaşlarıma mangala oyununu tavsiye ediyorum” diye konuştu. Çekişmeli geçen müsabakalarını izlediği başarılı kardeşleri ve annelerini kutlayan Amasya Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen ise, “Abla kardeş rakip olmuşlar. Aile içi rekabet örneği sergiliyorlar. Romanya’daki turnuvada biri birinci, diğeri ikinci olmuş. Rekabet devam ediyor” şeklinde konuştu. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.17 16:45:17
Son Düzenlenme Tarihi :





IBB Avusturya Delegasyonu üyeleri Mersin Üniversitesinde

İş insanlarından oluşan International Institute of Business Enterprises (IBB) Avusturya Delegasyonu üyeleri, Mersin Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) koordinatörlüğünün iş birliğiyle bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getiren ’Endüstri 4.0’ konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Mersin Üniversitesini ziyaret ettiler.
Senato Odasında, IBB Avusturya Delegasyonu Koordinatörü Recep Tanrıkulu, IBB Başkanı Muhammed Ali Toptaş, Başkan Yardımcısı Jan Walprecht, iş insanları Holger Walprecht ve Uwe Dybamer’den oluşan heyeti kabul eden MEÜ Rektörü Erol Yaşar, Mersin Üniversitesi İleri Teknoloji Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi (MEİTAM) ve Mersin TTO’nun hem üniversiteye hem de bölgeye büyük katkı sunacağını belirterek, Mersin TTO’yu canlandırarak öğretim üyelerinin çalışmalarına daha çok destek vereceklerinin altını çizdi. Yaşar, “MEİTAM, Türkiye ve bölgemiz için önemli bir laboratuvar. MEİTAM ve TTO’nun bölgemize daha fazla hizmet etmesi için çalışmalarımıza ivme kazandırdık ve bu birimlerimiz için de gerekli bütçeyi aktardık. Tüm birimlere alt yapı desteği verdik. Bu çalışmalar bize mutluluk veriyor” dedi. Ekip ruhunun önemine değinen Yaşar, üniversitede birçok projenin hayata geçirildiğini ve birbirinden bağımsız olarak çalışan öğretim üyelerini bir araya getirerek proje sayısını artırmayı amaçladıklarını belirtti.

“Üniversite ve sanayi iş birliğinin sağlanmasında Teknoloji Transfer Ofisimiz bir köprü görevi görüyor”
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk de MEÜ ile bölgenin tanıtılması ve anlatılmasının önemine değinerek, “Üniversite adına temaslar kurulunca bir takım şeylerin de olabileceğini gördük. Üniversite ve sanayici iş birliğinin sağlanmasında Teknoloji Transfer Ofisimiz bir köprü görevi görüyor. Endüstri 4.0 ve Ar-Ge çalışmalarını Türkiye’nin kaçırmaması gerekiyor. Özellikle Endüstri 4.0 gelişen ülkeler için çok daha önemli” diye konuştu.

“Endüstri 4.0 iki yıl içinde standartlaşacak”
IBB Avusturya Delegasyon üyeleri daha sonra Mühendislik Fakültesi akademisyenleri ile bir toplantı yaptı. Mühendislik Fakültesinin tanıtım filminin izlenilmesiyle başlayan toplantıda, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Akın tarafından fakültenin kuruluşu, öğretim elemanı ve öğrenci sayıları ve Erasmus programı hakkında bilgiler verildi. IBB Avusturya Delegasyonu Koordinatörü Recep Tanrıkulu da ziyaret nedenleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Üretim yapmanın sanayi için tek başına yeterli olmadığını, sanayinin kompleks bir yapı olduğunu belirten Tanrıkulu, bu kapsamda ’Endüstri 4.0’ın önemine değindi ve Almanya’nın ’Endüstri 4.0’ sürecine geçişi hakkında bilgi verdi. Tanrıkulu, “Tanınmış bazı markalar gibi şirketler ’Endüstri 4.0’a tam geçişin neden olmadığı ile ilgili çalışmalar yürüttüler. Yan sanayi de Endüstri 4.0 konusunda yüzde yüz bir uygulamaya gitmedi henüz. Dolayısıyla Almanya’da üniversiteler ve teknoparkların da içinde bulunduğu bir oluşum tarafından toplantılar yapıldı. Toplantılar sonrasında Endüstri 4.0 için bir standart olması yönünde bir sonuç çıktı. Avrupa Birliği Komisyonu ile görüşüldü. İki yıl içerisinde Endüstri 4.0 standartlaşacak. Endüstri 4.0 ile birlikte emisyon azaltılması, karbon ayak izi gibi konular da önem kazanacak. Yan sanayi, Endüstri 4.0 ve emisyon azaltılması konusunda çalışmalar yapmadıkları takdirde büyük firmalar tarafından tedarikçi listelerinden çıkarılacaklar” ifadelerini kullandı.

“Öğrencileriniz sanal gerçeklik gözlüğüyle Almanya’daki fabrikaları gezebilecek”
Pandemi nedeniyle mal alımında sorunlar yaşandığı için de Avrupa’nın Çin dışında alternatif ülkeler arayışına girdiğini kaydeden Tanrıkulu, iş insanlarının Vietnam gibi ülkelere yöneldiğini ancak mesafe olarak bu ülkelerin Çin ile aynı olması nedeniyle Bulgaristan, Romanya’yı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu kapsamda da IBB olarak devreye girdiklerini kaydeden Tanrıkulu, Türkiye’nin de bu süreçte yer alması için girişimleri başlattıklarını belirtti. Tanrıkulu şöyle devam etti; “Bu çerçevede üniversitelerin mühendislik fakülteleri için Mühendislik Fakültelerinde Endüstri 4.0 için bir konsept hazırlandı. Bir sınıfa ’Endüstri 4.0’ın bir minyatürünü yapacağız. Almanya’da beyaz eşya ve otomotiv sektöründe işbirliği içinde olduğumuz iki fabrika bulunuyor. Endüstri 4.0 işbirliğinin sağlanması halinde Türkiye’deki öğrenciler sanal gerçeklik gözlüğüyle Almanya’daki bu fabrikaları gezebilme imkanı sağlayacaklar. Ayrıca öğrenciler fabrikadaki makinelerin ayarlarını yapabilecek, makinelerle çalışabilecekler.”
Almanya’da bir üniversite ile Endüstri 4.0 konusunda çalışmalar yürüttüklerini de söyleyen Tanrıkulu, bu çalışmaları Türkiye’ye taşımak istediklerini ve bu konuda da Mersin Üniversitesinin iyi bir pilot üniversite olacağını kaydetti.

“Endüstri 4.0’ın Türkiye’deki sanayiye hizmet edebilmesi için her türlü iş birliğine hazırız”
TTO Koordinatörü Abdi Kurt, ’Endüstri 4.0’ın MEÜ’de uygulanması konusunda Mersin TTO olarak üzerlerine düşen görevleri yapmaya hazır olduklarını belirtti. Kurt, “Bu, ’Endüstri 4.0’ın ilk uygulaması olacak ve öğrencilerimizin daha yetkin, uluslararası donanımlı mühendisler olmaları için gerekli ortamı hazırlayacak. Süreç, müfredatın geliştirilmesi, eğitim metodu ve teknolojilerinin belirlenmesi, sertifikasyon modeline karar verilmesi gibi benzeri alt süreçleri de kapsayacak ve Mühendislik Fakültesi ile birlikte yönetilecek. Mühendislik Fakültesinde uygulanacak bu model ile sadece bölgemize değil, Türkiye’deki sanayiye de buradan hizmet verilmeye başlanacaktır“ dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.13 21:26:23
Son Düzenlenme Tarihi :