SON DAKİKA
header-ad

Antalya’da bağıran pazarcıya taviz yok, anonslarla sürekli uyarılıyorlar

Antalya’nın yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan semt pazarında ’gürültülü satış’ yapan pazarcılara taviz verilmiyor. Yaşanan gürültü rahatsızlığının önüne geçmek için belediye ekipleri anons ederek sürekli uyarılarda bulunuyor. Yasağa uymayanlara ise bin 295 lira ceza kesiliyor.
Ha..

Antalya’nın yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan semt pazarında ’gürültülü satış’ yapan pazarcılara taviz verilmiyor. Yaşanan gürültü rahatsızlığının önüne geçmek için belediye ekipleri anons ederek sürekli uyarılarda bulunuyor. Yasağa uymayanlara ise bin 295 lira ceza kesiliyor.
Haftanın belirli günlerinde kapalı ve açık alanlarda kurulan mahalle arası pazarlarda uzun bir sure önce ’Gel ablacığım gel, patron çıldırdı çıldırdı, kapatıyoruz kapatıyoruz” gibi bağırmalar yasaklandı. Turizm kenti Antalya’da ise bu yasağa en ufak bir taviz verilmiyor. Kentte yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği, 36 milletten insanın yaşadığı Konyaaltı İlçesi Liman Mahallesi’nde kurulan pazarda ise pazarcılar ve Konyaaltı Belediyesi zabıta ekipleri tarafından anonslarla sürekli uyarılıyor. Esnafın insanları rahatsız edici şekilde bağırarak satış yapmasını engellemek için uyarı anonslarının yanı sıra tezgahlar arasında gezerek inceleme yapan zabıta, etiket ve fiyatlandırma, tezgah sınırı, tartı ve ürün gramajı konularında kurallara uymadığı belirlenen pazarcılara ceza uyguluyor.
Uygulama hakkında açıklamalarda bulunan Antalya Pazarcılar Odası Başkanı Metin Bucak, “Bu pazarda yabancı müşterimiz ağırlıklı bulunuyor. Pazarda 200 tane esnafımız var. Müşterilerimiz istediği çeşitliliği buluyor. Pazarımız çok düzenledir. Herkes kurallara uyuyor, pazarda bağırmak kültüründe var. Nasıl mahallede çocuk sesi varsa pazarda da bu ses olur. Pazarcıların kendi tonlarında ‘buyurun’ demesi normaldir. Aşırı bağırmaktan ceza yiyen bir arkadaşımız şu anda bulunmuyor. Yüksek sesle bağırmanın cezası ise bin 295 TL. Aşırı yüksek sesle bağırırsa bu ceza uygulanır. Esnafımız artık bilinçlendi. Pazarlarda bağırmak artık tarih oldu. Yeni nesil gençlerimiz pazarlarda yer alıyor” dedi.
10 yaşından beri pazarcılık yapan Özkan Dönmez ise şu sözlere yer verdi:
“Babamın yanında başladım. Mesleğimi sevdiğim için bu işi bırakmadım. Artık günümüzden bilinçli tüketiciler var. Eski pazarlar yok, işini düzgün yapan insanlar var” sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.03 15:58:25
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






İlk rahim nakli için rektörden ‘Nobel ödülü’ açıklaması

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilk rahim naklinin 12. yıl dönümünde konuştu. Kayıtlara geçen büyük başarı için 9 yıl çok ciddi uğraş verdiklerini vurgulayan Özkan, “Bizden sonra yapan, bizim yardım ettiğimiz ekip İsveç ekibi. Nobel’i de İsveç ekibi veriyor. Bu anlamda sanırı..

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilk rahim naklinin 12. yıl dönümünde konuştu. Kayıtlara geçen büyük başarı için 9 yıl çok ciddi uğraş verdiklerini vurgulayan Özkan, “Bizden sonra yapan, bizim yardım ettiğimiz ekip İsveç ekibi. Nobel’i de İsveç ekibi veriyor. Bu anlamda sanırım onların kafalarında kendileri alma yönünde bir şeyler var. Umuyorum Nobel’i kucaklarız” dedi.
Dünyada ve Türkiye’de ilk olarak Akdeniz Üniversitesinde 8 Ağustos 2011 yılında yapılan operasyonla rahim nakli olan Derya Sert, nakilden 9 sene sonra 4 Haziran 2020 yılında annelik sevinci yaşadı. Bebeğe, operasyonu gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan’ın ismini verildi. Dünya tarihindeki ilk rahim nakli ameliyatı olarak kayıtlara geçen büyük başarı, bugün 12. yılını doldurdu.

“O süreç bizlere çok şeyler öğretti”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, rahim naklinde dile kolay 12 yılı geride bıraktıklarını ve bu zorlu nakil için 9 yıl uğraş verdiklerinin altını çizdi. Türkiye’den önce Suudi Arabistan’ın ilk rahim naklini denediğini ancak başarısız olduğunu hatırlatan Özkan, “Dolayısıyla ilk başarılı rahim tarafımızca yapıldı. 9 yılın sonunda Derya bebek sahibi oldu. Zor bir süreçti. Ameliyattan sonra hemen hamile kalıp doğuracağını düşünmüştük ama maalesef öyle olmadı. O süreç bizlere çok şey öğretti. Bu birikimi ikinci rahim nakli olan Havva üzerinde denedik ve çok kısa sürede çocuk sahibi olmasını sağladık” diye konuştu.

"Dünyada 100’ün üzerinde rahim naklinden sonra bebek sahibi olan hasta var"
Türkiye’nin bu başarısı sonrası dünyada birçok ülkede rahim nakli operasyonlarının gerçekleştirildiğini ve 100’ü aşkın bebeğin bu yöntemle dünyaya geldiğini ifade eden Özkan, “Dünyada yeni yöntem olmakla beraber, bizden sonra İsveç, ardından ABD, Almanya, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi birçok ülke yaptı ve çocuk sahibi olundu. 100’ün üzerinde rahim naklinden sonra bebek sahibi olan hasta var” şeklinde konuştu.

"Ameliyatı ilk yaptığımız zaman dünyanın her tarafından birçok hasta bize gelmek istiyordu, halen de öyle"
Rahim naklini her ekibin yapamayacağına vurgu yapan Özkan, “Bu bir normal rahim ameliyatı değil. Tamamen başka bir şey. Rahimi de çok farklı yöntemlerle, çok farklı şeyleri dikkate alarak alıyorsunuz. Bazen kadavra, bazen canlı olabiliyor. O zaman canlıya da bir risk yüklemiş oluyorsunuz. Bu anlamda çok fazla hasta var. Biz bu ameliyatı ilk yaptığımız zaman dünyanın her tarafından birçok hasta bize gelmek istiyordu, halen de öyle. Çünkü biz bu işi hakkıyla yapan, her noktasını bilen bir ekibiz. Her ekip bunu yapamaz, her hastaya da yapılamaz. Bazı kriterler var, hem hasta sağlıklı olacak ki; sağlıklı bebek doğursun” ifadelerine yer verdi.

“Umuyorum Nobel’i kucaklarız”
Prof. Dr. Özkan, son olarak Nobel konusuyla ilgili şu görüşlere yer verdi:
“Bizden sonra yapan, bizim yardım ettiğimiz ekip İsveç ekibi. Nobel’i de İsveç ekibi veriyor. Yani bunu siz öneremiyorsunuz. İsveç ekibi buna kendi karar veriyor. Bu anlamda sanırım onların kafalarında da böyle bir şeyler var. Bunun için çok ciddi bir kamuoyu desteği gerekiyor. Hala rahim naklinin anlaşılmadığını düşünüyorum. Belki karaciğer, böbrek gibi görünmüyor ama Allah’ın yarattığı insanoğlunun soyunun devam etmesi için çok gerekli bir organ. Mevzuatın çıkması gerekiyor ki, bunun devamını yapalım. Bu Türk tıbbının çok büyük başarısı olacak ama sahiplenmek gerekiyor. Umuyorum Nobel’i kucaklarız.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 13:44:38
Son Düzenlenme Tarihi :





43 ayrı suçtan 37 yıl hapis cezasıyla aranan firari yakalandı

Antalya’da hakkında 43 ayrı suç kaydı ve kesinleşmiş 37 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunan firari, jandarma tarafından yakalandı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ile Kovanlık Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince, nitelikli suçl..

Antalya’da hakkında 43 ayrı suç kaydı ve kesinleşmiş 37 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunan firari, jandarma tarafından yakalandı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ile Kovanlık Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince, nitelikli suçlardan uzun süredir aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı. Hakkında "geceleyin silahla yağma" suçlarından kesinleşmiş 37 yıl hapis cezası bulunan Y.A. isimli firarinin içinde bulunduğu araç durdurularak yakalandı.
Şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.14 16:56:39
Son Düzenlenme Tarihi :