İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’in katılımıyla Antalya’da hortum ve fırtına afetlerine yönelik kapsamlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi.
Kepez’li öğrencilerden deprem bölgesine güneş enerjili konteyner okul
Deprem bölgesine güneş enerjili konteyner okullar yaparak bölgedeki okul ihtiyacını karşılayan Şehit Özcan Şenol Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret eden Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, “Meslek Liseleri ülkemizin milletimizin en zor zamanlarında çok önemli ihtiyaçlara da cevap vermek suretiyle milletimize faydalar sağlıyor.” dedi.
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, deprem bölgesine güneş enerjili konteyner okullar üreten Şehit Özcan Şenol Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Kepez Belediyesi’nin de katkı sunduğu konteyner okul üretimini inceleyen Başkan Tütüncü’ye ziyaretinde Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Kenan Yavuz ve Okul Müdürü Hüseyin Tarakçı eşlik etti. Depremden etkilenen okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitimle buluşmalarına imkan sağlamak için konteyner üreten öğretmen ve öğrencilere teşekkürlerini iletti. Yapımı devam eden konteynerleri gezen ve meslek liselerinin önemine değinen Başkan Tütüncü, “Şehit Özcan Şenol Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bizim gençlerimize meslek ve sanat edindirme bakımından özel nitelikli bir eğitim veren bir kurum olsun diye başladığımız bir çalışmaydı. O hayallerimiz gerçekleşti ve bu meslek lisemizi Kepez'e, Kepezli hemşehrilerimize Antalya'nın gençlerine armağan ettik. Burada amacımız gençlerimizi geleceğin meslekleriyle tanıştırmak ve onları geleceğe meslekli yani atalarımızın deyimiyle altın bilezikli hale getirerek taşımaktı. Gençlerimiz bir meslek sahibi olmak suretiyle hayatın içerisinde yer alsınlar, hem de üretime destek veren bir genç gücümüz oluşsun. Burada çok nitelikli bir eğitim kadrosu var. Öğretmenlerimiz büyük fedakarlıklarla geleceğin teknolojilerini, geleceğin mesleklerini öğrencilerimize aktarıyorlar ve onları nitelikli hale getiriyorlar. Milli Eğitim Müdürümüze, okul müdürümüze ve çok değerli öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
MESLEK LİSELERİNDEN MİLLETİMİZE BÜYÜK FAYDALAR
“Pandemi döneminde gördük ki; bu okullar aynı zamanda ülkemizin milletimizin en zor zamanlarında çok önemli ihtiyaçlara da cevap vermek suretiyle aslında bugünde milletimize faydalar sağlıyor.” diyerek sözlerine devam eden Başkan Tütüncü, “ İşte! Bu özelliği şimdi de deprem zamanında da gördük. Geldiğimiz noktada bu Mesleki Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerimiz, öğretmenlerinin, okul müdürlerinin öncülüğünde deprem bölgesine konteynerler üretiyorlar. Deprem bölgesindeki kentlerimize bu konteynerler okul oluyor. Öğrencilerimiz her gün burada iki tane konteyner üretiyorlar ve deprem bölgesine hep birlikte gönderiyoruz. Belediyemizin katkılarıyla, AFAD’ın destekleriyle… Devlet kurumları olarak el ele verdik. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizin emekleriyle üretim yapılıyor. El birliğiyle deprem bölgesine taşınıyor. Kardeşlerimizin yapmış olduğu bu çalışmanın Milli Eğitimde kullanılacak olması, deprem bölgesinde okul olması da ayrı bir mutluluk meselesi… Emeği geçen tüm kardeşlerimize, başta Milli Eğitim Müdürümüz olmak üzere değerli öğretmenlerimize, sektörden bize destek veren paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah Kepez'de eğitimle ilgili yatırımları aralıksız sürdürmeye devam edeceğiz. Altını çizerek ifade etmek istiyorum; özellikle meslek eğitime yönelik eğitim kurumları geleceği çok güçlü insan kaynağı yetiştirmenin yanında, aydınlık bir zihin, berrak bir güç yetiştirmenin yanında, aslında içinde bulunduğumuz zaman diliminde de milletimiz, memleketimize, insanımıza çok büyük faydalar sağlıyor. Hep birlikte ele ele vereceğiz ülkemizin içinde bulunduğu bu zor günleri birlikte aşacağız.”dedi.
KEPEZ’DEN TAM DESTEK
Şehit Özcan Şenol Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Hüseyin Tarakçı da, Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yaşanan deprem felaketinin ilk gününden itibaren öğretmen ve öğrencilerle beraber deprem bölgesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün okula büyük katkılar sunduğunu belirterek, “Bugün bu okulda bacalar tütüyor. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz çalışıyor. Bir nebze olsun, ne faydamız olursa bu bizim için büyük bir mutluluk. Kepez Belediyemize ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bu alanla ilgili vincinden yer çalışmasına kadar her türlü alanda okulumuza çok büyük katkılar sundular.” diye konuştu.
-HABER MERKEZİ
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.30 12:42:51
Son Düzenlenme Tarihi :
ALKÜ’de afet sürecinde kadın olmak konuşuldu
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yardım ve destek sağlamakta tek yürek olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), deprem ve afetlerde neler yapılması gerektiğini yönünde bilimsel çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy moderatörlüğünde “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konulu video konferans gerçekleştirildi. Video konferansa; Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, Sinop Üniversitesi Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz katılarak sunumlar yaptılar.
"Deneyimlerden ders çıkarabilmek afet yönetiminde büyük başarı sağlar"
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansın açılış konuşmasını yapan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli afetler meydana geliyor. Bunların sonucunda can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ülkemizde de Kahramanmaraş merkezli depremlerde afetlerden etkilenen bireylerin sayısı oldukça fazla oldu. Kayıplarımız unutulamayacak kadar büyük. Uluslararası araştırmalarda doğal afetler sürecinde toplumun farklı kesimlerindeki kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler ve yaşlıların etkilenme düzeyleri farklı olarak ortaya çıkıyor. Afetten etkilenen bireylerin afet süreci ve afet sonrasında yaşama uyun süreçleri ve bu sürecin güçlendirilmesi oldukça önemli bulunuyor. BM öncülüğünde yürütülen afetlere dirençli toplum oluşturulmasını hedefleyen çalışmaların tamamlayıcı unsuru toplumsal cinsiyet perspektifi olarak bakılıyor. Afet yönetiminde güçlü aktörler olarak kabul edilen kadınlar, sahip olduğu becerileri ve farkındalıklarıyla bu sürece büyük katkı sağlayacak roller üstlenmekte. Bunun yanında kadınlar afetlerde dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Bu nedenle deneyimlerden ders çıkarabilmek, afet yönetiminde büyük başarı sağlayacaktır. Bu konularda bizleri bilgilendirecek Afetlerde Kadın Olmak isimli seminere katılmaktan mutluluk duyuyorum. Seminere katkı sunun hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tatar’ın ardından Afet Bilinci ve Yönetimi konulu sunum yapan ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, afetlerin birbirinden ayrılması ve kategorilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sorular üzerinden nelerin afet olduğunu anlatan Aslan, “Doğa olaylarının yanında insan kaynaklı olaylar da afet oluyor. Göç konusu da bir afet olarak tanımlanıyor. Bunun yanında hastalık ve salgınlar da afet olarak tanımlanabilir mi soruları gündeme geliyor. Afet yönetimi kanununda bu konu “Toplumun tamamını veya belli kesimleri için, fiziksel ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların tamamı” afet olarak tanımlanmıştır. Afet bilinci ülkemiz için çok önem arz ediyor. Afet bilinci olduğunda can ve mal kayıpları en aza indiriliyor. Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor” dedi.
"Türkiye’de afet yönetimi çok önemli"
Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, Afetlerde Yöneticinin Sorumlulukları ve İkna Kapasitesi başlıklı sunumunu anlattı. Prof. Dr. Toprak, afetlerde kadınlarla ilgili yapılan çalışmaların birçoğunun dezavantajlar konusu olduğu hakkında bilgi verdi. Afetlerde kadın yöneticilerin de az olduğunu söyleyen Toprak, “Yöneticilikte artık nasıl etkin olabilirim düşüncesi ağırlıklı olmaya başladı. Bunun için yöneticilerde kadın ya da erkek olmanın yanında yöneticiliğin etkinliği konuşuluyor. Afet yönetimi doğrudan güvenlik ile ilgili güçlü bir karakter taşımakta. Aynı zamanda yöntemsel olarak, yöneticinin taşıdığı siyasi idari sorumluluk gereği, bürokratik, hiyerarşi ve kurullar bütünü, yetenek ve kapasiteye dayanan profesyonellik gibi kısmın modern hatta geleneksel katı yönetim unsurlarını birlikte öne çıkarmaktır. Ancak bu yapısallıkta iş birliği, karşılıklı bağımlılıklar müzakereci demokratik yapılanmalar ihmal edilmemelidir. Sürekli afetle karşılaştığımız için afet yönetimi çok önem arz ediyor. Yöneticinin başarıyı da başarısızlığı da kabul etmesi gerekiyor. Türkiye’de afetleri önlem için Türkiye Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Bunun yanında afet yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalar da bellidir. Bu çaptaki afetlerde öncelik sırasına göre hızlıca hareket etmek ve gönüllüleri doğru yönlendirmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.
"Bazı sebepler kadınları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebiliyor"
Doğa veya insan kaynaklı afetler toplumu oluşturan bireyleri farklı şekilde etkilediğini söyleyen Sinop Üniversitesi Boyabat MYO Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz, buna karşılık her bireyin afetler karşısında verdiği yanıtın farlı olduğuna dikkat çekti. Afetlerin etkileri, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler üzerinde yıkıcı olabildiğini hatırlatan Gündüz, “Tehlike tiplerine, kimlerin maruz kaldığına, hazırlıklı olmaya, bireysel ve toplumsal kapasiteye bağlı olarak afetin etkileri değişiklik göstermektedir. Afet ve cinsiyet alanında yapılan bilimsel araştırmalar, kadının ve erkeğin afetlerden farklı şekillerde etkilendiğini ve ’başa çıkma kapasitelerindeki farklılıkları ile bunlara etki eden değişkenleri ortaya koymaktadır. Afetlerde kadın ve erkeklerin etkilenme şekilleri ve kırılganlık düzeyleri de farklılaşmaktadır. Kadınları afetler karşısında kırılgan/savunmasız hale getiren etkenler sosyokültürel gerçeklerle ilişkili olabilmektedir. Normal şartlarda eğitime ve kaynaklara erişim güçlükleri, kısıtlı hareketlilik, kamusal alanda görünür olmama, fırsat eşitsizlikleri gibi sebepler onları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebilmektedir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin unsurlar sebebiyle kırılganlık düzeyleri değişkenlik gösterebilmektedir. Afetler sırasında kadınların "bakıcı ve koruyucu rolleri" kişisel başa çıkma kapasitelerine ek bir yük getirebilmektedir. Yaşlı ve engelli bireylerin bakımının yanı sıra tahliye sırasında, çocuklar ve hayvanların taşınması kadınların sorumluluğunda görülmektedir. Ayrıca şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti ve istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Kadınların büyük çoğunluğunun tırmanma ve yüzme pratiğinin olmaması afetlerde özellikle; sel, heyelan ve tsunami nedeniyle can kayıpları ile sonuçlanmıştır” dedi.
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansa yoğun katılım olurken, Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy, katılımcılara ALKÜ adına teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Video konferansın ardından ALKÜKAM tarafından konuşmacılar adına TEMA Sivas Uzunbağ Hatıra Ormanına fidan bağışı yapıldı.
Kaynak : İHA





