SON DAKİKA
header-ad

Antalya’nın 17 kütüphanesinde 393 bin 872 kitap var

An­tal­ya'da 2022 yı­lın­da halk kü­tüp­ha­ne­le­rin­de­ki top­lam kitap sa­yı­sı 393 bin 872 oldu.
Kü­tüp­ha­ne sa­yı­sı %43,4 arttı
2022 yı­lın­da kü­tüp­ha­ne sa­yı­sı 1 Milli Kü­tüp­ha­ne, 1 257 halk kü­tüp­ha­ne­si, 625 üni­ver­si­te kü­tüp­ha­ne­si ve 47 bin 654 örgün ve yay­gın eği­tim ku­ru­mu kü­tüp­ha­ne­si olmak üzere top­lam 49 bin 537 oldu.
Kitap sa­yı­sı %14,5 arttı
Kitap sa­yı­la­rı bir ön­ce­ki yıla göre Milli Kü­tüp­ha­ne­de %5,6 ar­ta­rak 1 mil­yon 632 bin 589, üni­ver­si­te kü­tüp­ha­ne­le­rin­de %4,6 ar­ta­rak 21 mil­yon 98 bin 691, halk kü­tüp­ha­ne­le­rin­de %3,3 ar­ta­rak 23 mil­yon 91 bin 168, örgün ve yay­gın eği­tim kurum kü­tüp­ha­ne­le­rin­de %28,1 ar­ta­rak 43 mil­yon 971 bin 809 oldu.
Milli Kü­tüp­ha­ne­den ya­rar­la­nan kişi sa­yı­sı %125,7 arttı
Milli Kü­tüp­ha­ne­den ya­rar­la­nan kişi sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre %125,7 ar­ta­rak 405 bin 584 olur­ken kitap dışı ma­ter­yal sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre %2,5 ar­ta­rak 200 bin 453 oldu.
Üni­ver­si­te kü­tüp­ha­ne­le­ri sa­yı­sı 625 oldu
Tür­ki­ye'de 475'i dev­let ve 150'si vakıf üni­ver­si­te­si olmak üzere top­lam­da 625 üni­ver­si­te kü­tüp­ha­ne­si­nin mev­cut ol­du­ğu gö­rül­dü. Üni­ver­si­te kü­tüp­ha­ne­le­ri­nin e-ki­tap sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre %2,6 ar­ta­rak 95 mil­yon 947 bin 266 oldu. Üni­ver­si­te­ye ka­yıt­lı üye sa­yı­sı %9,5 ar­ta­rak 3 mil­yon 986 bin 831 olur­ken kitap dışı ma­ter­yal sa­yı­sı %13,4 ar­ta­rak 1 mil­yon 527 bin 650 oldu.
Halk kü­tüp­ha­ne­le­rin­den ya­rar­la­nan kişi sa­yı­sı %70,8 arttı
Halk kü­tüp­ha­ne­le­rin­den ya­rar­la­nan kişi sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre %70,8 ar­ta­rak 26 mil­yon 788 bin 378 oldu. Halk kü­tüp­ha­ne­le­ri­ne ka­yıt­lı üye sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre %13,7 ar­ta­rak 5 mil­yon 568 bin 283 olur­ken ödünç ve­ri­len ma­ter­yal sa­yı­sı %26,7 ar­ta­rak 9 mil­yon 476 bin 748 oldu.
Örgün ve yay­gın eği­tim ku­rum­la­rın­da kü­tüp­ha­ne sa­yı­sı %45,8 arttı
Kü­tüp­ha­ne sa­yı­sın­da­ki en büyük artış %45,8 ile örgün ve yay­gın eği­tim kurum kü­tüp­ha­ne­le­rin­de oldu. Örgün ve yay­gın eği­tim ku­rum­la­rın­da­ki zen­gin­leş­ti­ril­miş (Z) kü­tüp­ha­ne sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre %17,7 ar­ta­rak 3 bin 635 olur­ken kitap dışı ma­ter­yal sa­yı­sı %9,1 ar­ta­rak 1 mil­yon 30 bin 622 oldu.
* TUİK

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.07 11:31:24
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Muratpaşa Belediyesi'nden Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu'na tepki !

Dün gerçekleşen CW Enerji Yağlı Güreş Ligi 2025 Ödül Töreni, Türk güreş geleneğinin yüzlerce yıllık onur, vefa ve emeği yüceltme anlayışıyla ne yazık ki örtüşmeyen bir tabloya sahne olmuştur.

Başarıya ulaşan hiçbir sporcunun kürsüde kulübünün ve belediyesinin adının dahi anılmaması, spor ahlakı ve geleneksel güreş kültürü açısından kabul edilemez.
Törende; belediye başkanları, valiler, federasyon yöneticileri, ağalar ve sponsor temsilcilerinden oluşan 13 kişilik bir protokol konuşmacı listesi yer alırken, kurulduğu günden bu yana ligi üst üste üç yıl kazanan tek belediye olan Muratpaşa Belediyesi, Muratpaşa Belediye Başkanı Sn. Ümit Uysal ve Muratpaşa Belediyesi Spor Kulübü tamamen yok sayılmıştır.
Ne bir teşekkür ne de söz hakkı verilmiştir.
Bu noktada kamuoyunun aklına doğal olarak bazı sorular gelmektedir:
Yağlı güreşe gerçek ve sürekli destek veren belediyelerin önemli bir bölümünün CHP’li belediyeler olması bu tutumda etkili olmuş mudur?
Törenin TRT ekranlarından canlı yayınlanıyor olması, bu dışlayıcı yaklaşımda belirleyici bir unsur mudur?
Muratpaşa Belediye Başkanı Sn. Ümit Uysal’ın; bulunduğu her platformda etkili, güçlü ve sözü dinlenen bir konuşmacı olduğunun bilinmesi, bu tercihte bir gerekçe olarak mı değerlendirilmiştir?
Açıkça ifade etmek gerekir ki;
Bu soruların cevaplanmasını beklemiyoruz. Verilecek herhangi bir cevabın da bizim açımızdan bir önemi bulunmamaktadır.
Zira tablo son derece açıktır.
Bizim konuşup konuşmamamızın hiçbir önemi yoktur. Biz her zeminde, her koşulda fikirlerimizi açıkça ve rahatlıkla ifade edebilen bir anlayışa sahibiz.
Ancak bugün oluşturulan bu kompozisyon; yanlış ve adaletsizdir. Güreş geleneğinin ruhuna aykırıdır.
Törenin sorumluları, aldıkları bu kararın ağırlığı altında kalmış olacak ki; Belediye Başkanımız Sayın Ümit Uysal’ı, güreş ağalarına plaket takdimi sırasında, “Muratpaşa Yağlı Pehlivan Güreşleri Tertip Komite Başkanı” sıfatını kendilerince üreterek, üç yıldır kazanılan lig şampiyonluğuyla ilişkilendirilmeksizin ve söz hakkı verilmeksizin sahneye davet edilmiş ve plaket takdim edilmiştir.
Bu yaklaşım yalnızca bir kurumu değil;
– sporcularını yıllardır istikrarlı biçimde destekleyen bir belediyeyi,
– o sporcuları yetiştiren kulübü ve dahası bir geleneği yok saymak anlamına gelmektedir.
Eğer federasyon; kulüpleri ve belediyeleri bu denli yok sayan bir hassasiyet içindeyse, o zaman sorumluluğu da bütünüyle üstlenmelidir.
Bu durumda tüm sporcuları kendi bünyesine almalı, tamamını kendi imkanlarıyla finanse etmeli, kulüp ve belediyelerin omuzladığı yükü tek başına taşımayı göze almalıdır.
Oysa yağlı güreş; yüzyıllardır yalnızca pehlivanın değil, onu ayakta tutan kulübün, belediyenin, ağanın ve destekçinin birlikte onurlandırıldığı bir kültürdür. Bu sayede yüzyıllardır varlığını sürdürmüştür. Ağalık müessesesi de bu anlayışla bugüne ulaşmıştır.
Muratpaşa Belediyesi, Muratpaşa Belediyespor Kulübü ve onların çatısı altında mücadele eden pehlivanlar, bu ligin taşıyıcı unsurlarındandır.
Üç yıl üst üste kazanılan şampiyonlukların yok sayılması; izahı mümkün olmayan, kabul edilemez bir vefa eksikliğidir.
Muratpaşa Belediyesi yılda 15 bin kişiye spor yaptıran 25 branşta faaliyet gösteren bir belediyedir. Kulübümüz, birçok branşta milli takımlara sporcu vermektedir. Özel bir tanıtıma ihtiyacı hiç yoktur. Ancak haksızlığı da ifade etmek boynumuzun borcudur.
Bu çerçevede emeğe saygı, adalete çağrı ve Türk güreş geleneğinin onurunu koruma sorumluluğuyla bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur. 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.12.24 12:20:34
Son Düzenlenme Tarihi :





‘Biz olmaya var mısınız ?’

“Biz Olmaya Var mısınız ? Farkındalık proğramı Elmalı’da protokol ve özel bireylerin katılımı ile gerçekleştirildi.

    “Biz Olmaya Var mısınız ? Farkındalık proğramı Elmalı’da protokol ve özel bireylerin katılımı ile gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyüşle başlayan  “Biz Olmaya Var mısınız ? Farkındalık proğramında kaymakam ve diğer protokol üyeleri törenin gerçekleşeceği belediye parkı önüne kadar yürüme engelli bireylerin tekerlekli araçlarını ittiler.
Burada düzenlenen törende özel bireyler adına bir konuşma yapan Fatoş Özkul, “Günlük yaşantınızda bizleri çoğunuz görmüşsünüzdür.  Kimi zaman elimizdeki  beyaz bastonla yürürken, kimi zaman söylemek istediklerimizi işaretlerle anlatmaya çalışırken, kimi zaman tekerlekli sandalye ile  karşımıza çıkan engelleri aşmaya çalışırken hep görmüşsünüzdür. Şu yeryüzü üzerinde önümüze her türlü engel çıkabiliyor” dedi.
Bazılarımız hayata özel birey olarak geliyor, bazılarımız ise sonradan özel bireyler olabiliyor.  Her ne şekilde olursa olsun bizlerin özel bireyler olarak yaşamını sürdürebilmesi  bu toplumda oldukça zordur. Toplumların bizlere karşı davranışı o toplumun  gelişmişliğini gösterir. Yani duyarlı ve mutlu bir toplum için  bizlerin engellerini engel olarak görmekten ziyade  bizleri de aranıza alabilirsiniz.  Gözlerinizi bir süre kapalı tuttuğunuz zaman karanlıkta kalmak oldukça zordur. Ayağınızı incittiğiniz zaman  3-4 gün yürüyemez, acıdan duramazsınız. Peki ya bizler, nasıl dayanıyoruz bu zorluklara” diyen özel birey Fatoş Özkul, konuşmasına şöyle devam etti:
“Yol boyunca giderken bile birçok meraklı bakışlar bizlerin canını o kadar çok acıtıyor ki; bazıları korkunç bir şey görmüş gibi  gibi uzaklaşıyor. Bazıları  da acaba bana zarar verir mi diye düşünüp yolunu değiştiriyor. Kim engelli olmak ister ki ? Bence hiç kimse.  Ama saniyeler sonra ne olacağımız belli mi ?  Bizlerin yaşadığı  bu hayatı, sıkıntıları, zorlukları anlamak için bir engelli yakını ya da bir engelli olmak gerekmez. sadece gözlerinizi kapayın ve kendinizi bizim yerimize koyun.  Muhakkak bir cevabı olmuştur, yüreğinizde.  Gerçi anlatmakla, bilerek yaşamak  arasındfaki farkı ancak yaşayarak anlamak gerekir.”
Fatoş Özkul, “Evet, gördüğünüz gibi sizlerden hiçbir farkımız yok.  Hepimiz geziyor, hepimiz yemek yiyor, hepimiz aynı diziyi, filmi, maçı izliyoruz. Sadece sizlerden farkımız, özel bireyler olarak sizlerin yapabildiklerini başkasının yardımıyla yapıyor olmamız, hepsi bu.  Uzun lafın kısası sizler görmeyene göz, duymayana kulak, yürüyemeyenlere ayak olmalısınız. Peki BİZ OLMAYA VAR MISINIZ ?” diyerek konuşmasını tamamladı. * Haber: İdris Taş- Fotoğraflar: Mehmet Büyükkal

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.06.28 10:53:23
Son Düzenlenme Tarihi :