SON DAKİKA
header-ad

Antrenör muhtardan mahalledeki çocuklara dart eğitimi

Isparta’da Zafer Mahallesi Muhtarı Recep Gürdal, Isparta’da dart sporunu daha aktif hale getirmek için ücretsiz dart eğitimi veriyor. Gürdal’ın öğrencileri, milli takımlara girebilmek için düzenli çalışıyorlar.
Zafer Mahallesi Muhtarı Recep Gürdal, kendi mahallesi olmak üzere birçok mahalledeki gençlere ücretsiz dart eğitimi veriyor. Aynı zamanda Türkiye Bocce Dart Federasyonu antrenörü ve hakemi olan Gürdal, kurduğu spor kulübünde haftanın belirli günlerinde spor salonunda gençlerle buluşarak, onlarla tek tek ilgileniyor. Muhtar Gürdal’ın çalıştırdığı gençler, milli takımlara girmeyi hedefliyor.
Mahallesindeki gençlere 5 yıl önce dart eğitimi vermeye başladığını belirten Gürdal “Isparta’da dart sporunun olmadığını ve aktif hale gelmediğini gördüm bunun üzerine iki, üç sporcu ile başladık ve devamında sporcu sayılarımız arttı. Şu an Isparta’da lisanslı sporcum ellinin üzerinde Türkiye’de bazı iller bu branşta bazı iller çok ileri seviyeye gelmişken neden Isparta’da yetenekli derece yapan sporcular olmasın dedik ve bu yüzden bu işin biraz üzerine düştük ve branşı tanıtmak için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz dedi. Dart sporunda sporcular yetiştirmek için ilk yıllarda seyyar ayaklı tahtalarla çalıştıklarını dile getiren muhtar Gürdal, “Zamanla kendimizi geliştirerek birtakım destekler aldık bazen muhtarlık maaşımı kullanarak malzeme aldık. Bu malzemelerle birlikte sporcu sayımız arttı ve müsabakalara katılmaya başladık şuan aktif olarak 100’e sporcum var” dedi.

“Isparta’da yapılan tüm dereceler benim sporcularıma ait”
Kız ve erkekler kategorisinde katıldığımız farklı yarışmalarda Isparta’da yapılan tüm dereceler bizim sporcularımıza ait. Türkiye dart şampiyonalarına katılıyoruz 6 sporcum Türkiye derecesi yaptı. En son katıldığımız minikler kategorisinde bir sporcum milli takım seçmelerine davet edilerek Türkiye üçüncüsü oldu böyle de başarımız var” dedi. Dart sporunun gençler üzerinde ki etkilerine değinen Gürdal “Çocuklara matematik yönünden katkıları var. Odaklanma ve konsantre olma ve stres atabilmek için bire bir tavsiye edebileceğim bir branş” şeklinde konuştu.
Dart sporuna beş yıl öce başlayan 15 yaşındaki Deniz Ceylin Saltı, muhtarlığa asılan duyuruyu görerek darta başladığını söyledi. Saltı, "Katıldığım yarışmalarda dokuz birinciliğim var. Türkiye 16.’sı oldum. Dart sporunu çok seviyorum, hem sosyal olarak bir çevre sağlıyor, aynı zamanda matematiğimi geliştiriyor. Kafamın dağılmasına yardımcı oluyor bu şekilde daha mutlu oluyorum” dedi.
Lise mezunu 18 yaşındaki Nur Sena Çelik ise 3 yıl önce başladığını dile getirerek “3 yıl içerisinde Türkiye ve il şampiyonalarına katıldım. Isparta’da birinciliklerim var, Türkiye şampiyonalarında ise ilk dörde kadar çıktım. Antrenörlük sınavlarına girmeyi düşünüyorum. Dart alanında bende öğrenci çalıştırmak istiyorum” açıklamalarında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 11:25:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Orman personeli deprem bölgesinde yara sarıyor

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinden deprem bölgesine görevlendirilen ve 2 aydır afet bölgesinde bulunan Gazipaşa Orman İşletme Müdürlüğü personelleri, enkaz kaldırıma ve hasarlı bina yıkım işlerinde aktif olarak görev alıyor.
Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin yaraları sarılmaya devam ediyor. 11 ilde büyük hasara neden olan depremin ardından Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Hatay’a görevlendirilen Gazipaşa Orman İşletme Müdürlüğü personeli, deprem bölgesinde çalışmalarına devam ediyor. Ülkenin dört bir yanından gelerek afet bölgesindeki çalışmalarına devam eden diğer ekiplerle koordineli şekilde görevlerini sürdüren Gazipaşa Orman İşletme Müdürlüğü personelleri enkaz kaldırıma çalışmalarına yardımcı oluyor. Hasarlı bina yıkım işlerinde aktif olarak görev alan ekipler, bölgede yaşanan su sıkıntısına çözüm oluyor. Ramazan’ı konteyner kent ve çadır kentlerde geçiren afetzedelerin iftar ve sahur vakitleri arasında içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarını da karşılayan ateş savaşçıları, enkazdan temizlenen cadde ve sokakların temizliğine de yardımcı oluyor.

-İHA


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 14:54:44
Son Düzenlenme Tarihi :





Dr. Uçar: “Her 17 çocuktan birinde besin alerjisi var”

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, tüm dünyada da alerjik hastalıkların salgın gibi yaşandığını, Türkiye’de de her 17 çocuktan birinin besin alerjisi yaşadığını belirterek, “5 yaşından sonra yapılacak test ile çocukların neye alerjisi olduğu kolaylıkla bulunabiliyor” dedi.
Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, modern yaşamın getirdiği çevre kirliliği, daha fazla kimyasal maddeye maruz kalma, aşırı hijyenik ortamlarda yaşama gibi etkenlerin alerjik hastalıkların görülme sıklığını hiç olmadığı kadar artırdığına dikkat çekerek, “Ülkemizde besin alerjisinin görülme sıklığı yüzde 6. Yani her 17 çocuktan biri besin alerjisi yaşıyor. Ayrıca çocukluk çağı astımına yakalanma oranı da yüzde 6-15 arasında. Tüm dünyada da alerjik hastalıkların salgın gibi yaşandığını söylemek mümkün” dedi.
Alerjiyi, vücudun savunma sisteminin, sağlıklı bireylerin reaksiyon vermediği maddelere karşı aşırı reaksiyon vermesi olarak tanımlayan Dr. Uçar, alerjilerin genellikle besin alerjisi, alerjik nezle, ilaç alerjisi başlıklarında toplandığını ifade etti. Kişinin savunma sisteminin, bir alerjenle karşılaştığında ona karşı IgE antikoru üreterek onu hafızasına aldığını belirten Dr. Uçar, “Böylece alerjenle tekrar karşılaştığında onu tanıyor ve hızla reaksiyon veriyor. Bu reaksiyonlar genellikle deride kızarma, kaşıntı, cilt döküntüsü, aksırma, tıksırma, kusma gibi şikayetler olurken bazı alerjiler, ölümcül sonuca yol açabilen anaflaktik şoklara da neden olabiliyor” diye konuştu.

“Saman nezlesi 3-4 ay kadar sürüyor”
Alerjik nezlenin genellikle ağaç, çimen, çalı polenlerine, küf mantarlarına, çeşitli hayvanlara ve ev tozu akarlarına karşı geliştiğinin altını çizen Dr. Uçar, polen nedeniyle oluşan saman nezlesinin 3-4 ay kadar sürdüğünü de söyledi.
Alerjinin nedenleri arasında genetik yatkınlığın yanı sıra her geçen gün artan çevre sorunlarını, hava kirliliğini, iklim değişikliğini, ekolojik ortamın ve hava kalitesinin bozulmasını sayan Dr. Uçar tüm bu etmenlerin alerjen yoğunluğunu artırdığını dile getirdi. Kum fırtınası ve kasırga gibi hava faaliyetleri ile polenlerin uzun mesafelere taşınabildiğini belirtirken astım ve alerjinin, modernleşme ile ilgili olduğu gerçeğini de anımsattı.

“Egzamadan alerjik astıma pek çok türü var”
Alerjinin genetik olarak kendinden sonraki kuşağa aktarılan bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Dr. Uçar, alerjinin yaşamın ilk yıllarında daha çok gıda ve cilt ile ilgili ortaya çıktığını, egzama ya da diğer ismiyle atopik dermatitin ise bebeklikten itibaren büyük sorun oluşturduğunu dile getirdi. Gıda ve beslenmenin, alerjik bebeklerde önemli bir sorun olduğunun altını çizen Dr. Uçar, “Ancak zamanla ve yaşla gıda alerjisinde azalma görülebiliyor. İlkokula doğru solunum yolu alerjileri yani alerjik nezle (rinit), sinüzit ve astım/bronşit ön plana geçiyor. Egzamalıların yaklaşık yüzde 70’i alerjik rinit ve astıma eğilimli oluyor. Tabii bunun tersi de doğru” dedi.

“Kesin tanı alerji testi ile konuluyor”
Çocukların alerjik olup olmadıklarını öğrenmenin eskisine göre daha kolay olduğuna değinen Dr. Uçar, kanda alerji düzeylerinin yüksek olması ve deri testinin, alerji konusunda kesin sonuç verdiğini söyledi. Alerjiden şüphe edilen çocuklarda hangi testlerin uygulanacağına karar verilmesi gerektiğini belirten Dr. Uçar, “Şunu özellikle belirtmek gerekiyor ki her alerjik hastalıkta istenecek testler farklı. Sonucun etkinliği için test yapılan çocuğun 5 yaşından büyük olması da önem taşıyor. Yeni tedavi yöntemleri sayesinde alerjik çocukların ömür boyu ilaç kullanmasına gerek kalmayabiliyor” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 21:38:37
Son Düzenlenme Tarihi :