SON DAKİKA
header-ad

Asi Nehri’ni su sümbülleri kapladı

Hatay’ın Samandağ ilçesinde Asi Nehri’nde her yıl görülen istilacı su sümbülleri, bazı noktalarda nehri kapladı.
Lübnan’dan başlayan, Suriye sınırını aşarak Türkiye’ye ulaşan ve ters akmasıyla bilinen Asi Nehri’nin, Samandağ ilçesindeki bölümü su sümbülleri ile kaplandı. Suyun oksijen ve ışık almasını engellediği için balıkların ve diğer su canlılarının ölümüne neden olan su sümbülleri, nehrin denize döküldüğü noktalarda da çevre kirliliği oluşturuyor.
Biyoloji yüksek lisans öğrencisi Emre Sandık, istilacı bir tür olan su sümbüllerinin Hatay’ın önemli kaynaklarından biri olan Asi Nehri’nde tehdit oluşturduğunu kaydederek, "Bu bölgede özellikle endüstriyel, evsel atıklar ve kimyasal tarım gübrelerin kullanımı, Asi Nehri’ndeki fosfor, nitrit ve azot bakımından suyun parametrelerini değiştirmektedir. Bu mineralleri besin kaynağı olarak kullanan su sümbüllerin doğal olarak sayısı hızla artış göstermekte ve suyun yüzeyini kaplamaktadır. Böylelikle güneş ışığının geçmesini engelleyerek ve suda ki oksijeni tüketerek yaşamı geri dönülemez anlamda olumsuz etkilemektedir. Ekosistemin içerisinde ki bu sorun diğer canlıları da olumsuz yönde etkilemektedir.
Sandık, aynı zamanda Samandağ kumsalının deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olduğunu hatırlatarak, "Asi Nehri’ndeki taşmalar ile su sümbülleri denize akmakta ve dalgalar ile kumsalda birikmektedir. Nesli tehlike altında olan (Chelonia mydas) türü Yeşil Deniz Kaplumbağasının yuvalama alanı olan bu bölge de yavru kaplumbağalar denize ulaşmakta zorluk yaşamaktadır. Bir ekosistemin içerisinde ki problemi bir bütün ele almanın daha doğru olduğunu düşünüyorum" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.02 20:23:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyükşehir Elmalı'da oyalamıyor, vaatlerini hayata geçiriyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılacak olan Elmalı Otobüs Terminali projesinin temel kazı ve zemin çalışmaları başladı. Güneş panelleri sayesinde kendi elektriğini üretecek olan terminal çevreci yönüyle de öne çıkıyor.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Elmalı’ya yeni bir otobüs terminali kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. 1970’li yıllardan bu yana hizmet veren ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Elmalı Otobüs Terminali yeni ve modern yüzü ile Elmalı Devlet Hastanesi yanındaki yeni yerinde hizmet verecek.
İHTİYAÇLARA CEVAP VERECEK
    Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında temel kazı çalışmaları süren Elmalı Terminal Projesi Yaklaşık 10.400 m2’lik alana inşa edilecek. Elmalı Terminali 2.700 m2 kapalı alana sahip olacak. Projede 8 adet otobüs peronu, bilet satış ofisleri, yarı açık ve kapalı bekleme alanları, mescit, sığınak, PTT, restoran ve çeşitli dükkânlar, polis, zabıta ve idari ofisler, personel ve malzeme odaları, teknik odalar ve açık otopark bulunuyor. Terminal sahip olduğu bu donanımlarla günün ve çağın ihtiyaçlarına cevap verecek.
KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETECEK
    Terminalin çatısı güneş panelleri ile kaplanarak elde edilen elektrik ile otogarın elektrik ihtiyacının bir kısmı karşılanacak. Yeni otobüs terminali Elmalı ilçe merkezindeki trafik yoğunluğunu da azaltacak ve modern yüzü ile vatandaşlara hizmet verecek.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.10.07 10:59:41
Son Düzenlenme Tarihi :





Akdeniz’de mikroplastik alarmı: "Her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edildi"

Son yıllarda tüm dünyayı tehdit eden, artık insan vücudunda bile ortaya çıkan mikroplastikler, giderek Mersin ve Akdeniz için de büyük bir sorun haline geldi. Son dönemde kıyı şeridinde bile gözle görülür şekilde plastik atıkları görülürken, yapılan çalışmada Mersin Körfezi’nde her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edildi.
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, denizlerin gün geçtikçe kirlendiğini belirterek, "Bütün ülkelerin topyekun olarak bu kirlilik kaynaklarını görmesi ve denizel ortamların korunması için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Eğer denizler temiz tutulmazsa insanlar denizleri kullanamayacak ve turizmin gelişimi ya da ilerlemesinde de set vurabileceğini söyleyebiliriz" dedi.
Son dönemde Mersin sahillerindeki kirlilik gözle görülür şekilde artarken, özellikle plastik ve mikroplastikler büyük bir tehdit oluşturuyor. Yıllardır küresel bir sorun haline gelen mikroplastikler artık Mersin ve tüm Akdeniz için de büyük bir tehdit olmaya başladı. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin Mersin Körfezi’nde yaptığı bir çalışmada, her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edildi.

"Deniz kirliliği son yıllarda gözle görülür bir şekilde artmış bulunmaktadır"
Oluşan kirlilikle ilgili konuşan ÇMO Mersin Şube Başkanı Sinan Can, Mersin’in 321 kilometre kıyı şeridine sahip bir il olduğunu söyledi. Bunun 108 kilometresinin doğal kumsallardan oluştuğunu kaydeden Can, "Mersin yapısına baktığımız zaman batısında turizm ve tarım faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir kent. Doğusunda ise sanayinin ve liman faaliyetlerinin gerçekleştiği bir kent. Böyle bir kentin deniz üzerinde ya da sucul ortamlar üzerindeki baskının çok fazla olması zaten beklenen bir durumdur. Deniz kirliliği ise son yıllarda özellikle gözle görülür bir şekilde artmış bulunmaktadır. Keza bu hem deniz çöpü hem de mikroplastikler noktasında önem arz etmektedir. İnsanlar denizleri kullandığı zaman, denizlere girdiği zaman denizlerde gördükleri atıkları ya da çöplerden doğrudan etkilenmektir. Bu açıdan deniz kirliliği son yıllarda artan bir kirlilik olarak karşımıza çıkmaktadır" diye konuştu.

"Her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik var"
Kirliliğin farklı nedenleri olduğunu vurgulayan Can, "Bunlar karasal ve deniz faaliyetlerinden kaynaklı nedenler. Bir de tabii gelişen sektörlerin de deniz kirliliğine olan etkileri var. Fakat gerçekleştirilen tahminlere göre deniz kirliliğinin sebeplerinden yüzde 80’i karasal kaynaklı olduğu belirtiliyor. ODTÜ Deniz Bilimleri’nin yapmış olduğu kirlilik ölçümleri projesinde Mersin Sahili’nde 9 pilot bölge seçildi. Kirliliklere bakıldığı zaman yüzde 78,8 ile yüzde 98 arasında plastik kaynaklı olduğu görülüyor. Zaten deniz kirliliğinin en önemli noktalarından birisi de plastik kaynaklı. Bu plastik kaynakların da karasal noktadan geldiği belirtilmektedir. Diğer yandan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin Mersin Körfezi’nde yapmış olduğu bir çalışmaya göre ise her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edilmiş. Bu da çok can alıcı bir veri" şeklinde konuştu.

"Deniz kirliliği giderek artıyor"
Gerçekleştirilen araştırmada Akdeniz Körfezi’nde deniz kirliliğinin giderek arttığının gözlendiğinin altını çizen Can, "Bu artışa nazaran tabii bunun önlenmesi, sağlıklı denizlere girilmesi açısından ciddi çalışmaların yapılması gerekir. En önemlilerinden birisi de farkındalık çalışmaları ve eğitim çalışmaları. Mersin’de bu çalışmaların giderek artırılması gerekmektedir. Diğer yandan, bizim denizlerimize ulaşan su kaynaklarımız derelerimiz, ırmaklarımız var. Buralarda ciddi anlamda kirlilik kaynağı olarak görülmektedir. Buralardan gelen kaynakların da önlenmesi son derece önemli. Nehirlerimiz ve derelerimize yapacağımız kirlilik baskıları doğrudan denizel ortamda biz onun karşılığını görebilmekteyiz. Sadece Mersin özelinde değil, bölgesel hatta ulusal olarak değerlendirmemiz gereken bir konu. Çünkü eğer bunu bölgesel olarak değerlendirirsek yalnızca Mersin’i düşünmüş oluruz. Fakat bu kirlilik kaynakları birçok noktada var" ifadelerini kullandı.

"Temiz tutulmazsa insanlar denizleri kullanamayacak"
Türkiye’de yasa ile denizlerin kirlenmesinin önüne geçildiğini dile getiren Can, "Hatta uluslararası sözleşmelere de taraf bir ülkeyiz. Yani denizlerimizin kirlenmesini doğrudan önleyebilecek olan uluslararası sözleşmelere de tabiyiz. Bütün ülkelerin topyekun olarak bu kirlilik kaynaklarını görmesi ve denizel ortamların korunması için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu da son derece önemli. Giderek dikkati de o yöne çeken bir alan olarak görüyoruz. Mikroplastikler yapılan çalışmalarda görüyoruz ki denize girdiğimiz esnada yutulan sulardan ya da farklı noktalardan canlı bünyesine doğrudan girebilen maddeler olarak görüyoruz. Çünkü çok küçük boyutta kirlilik kaynakları bunlar. Diğer yandan da deniz canlıların gözle görülemeyecek boyutta olan bu kirlilikleri besin kaynağı olarak görüp yutarak, besin zincirine dahil edilmesi gibi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Diğer yandan deniz canlıların nesillerinin tükenmesine ya da azalmasına da sebep olur. Yani çok boyutlu bir nokta. Kirlilik kaynakları arttıkça, kirlilik gözle görülür bir şekilde arttıkça insanlar denizi kullanamaz hale gelecekler. Bu nedenle denizlerin temiz tutulması özellikle turizm faaliyetleri çerçevesinde oldukça önemli. Eğer denizler temiz tutulmazsa insanlar denizleri kullanamayacak ve turizmin gelişimi ya da ilerlemesinde de set vurabileceğini söyleyebiliriz" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.03 11:13:56
Son Düzenlenme Tarihi :