SON DAKİKA
header-ad

Astara’nın saklı diyarının incisi: Sim Köyü

Azerbaycan’ın Talış Dağları’nın kalbinde yer alan Sim Köyü’nde yapılacaklar listesi oldukça uzun. Sim Köyü’nde şelale çevresinde keyifli anılar biriktiriliyor ya da köyün sonundaki ormanda doğayla baş başa kalınabiliyor.
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün popülerliği daha ön plana çıksa da ülkenin dört bir yanında saklı cennetler mevcut. Bu yerlerden biri de Talış dilinde “kaygan, kayalık” anlamına gelen Sim Köyü. Bir kayanın üzerine kurulu köy anlamında gelen Sim Köyü, Azerbaycan’ın güneydoğu koridorunun büyük bir bölümünü kaplayan ve Talış Dağları’nın kalbinde yer alıyor.

Olağanüstü doğasıyla: Sim Köyü
Bakü’ye 4 saat mesafede yer alan Astara şehri de bu dağlar arasında bir yeşillikler diyarı. Bu diyarın içerisinde saklı bir cennet Sim Köyü ise keşfedilmeyi bekliyor.
Dört mevsim ziyaret edilebilen Hırkan Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan Sim Köyü’nde doğanın güzelliklerinde kaybolabilir, Hazar Denizi’nin uçsuz bucaksız nefes kesen manzarasında anı ölümsüzleştiren fotoğraflar çekilebilir ve köye düzenlenen yürüyüş turları ile macera dolu bir keşif yapabilirsiniz.
Büyülü devasa ağaçlar, yosunlarla kaplı kayalıklar, el değmemiş doğası arasında göz alıcı tarihi evleriyle gezginlerin harika bir tatil deneyimine davet ediyor. Semaverde demlenmiş Astara çayı eşliğinde yapacağınız piknikler için mükemmel bir yerler olan Sim Şaleleri de bu noktalardadır. Şelalelere ulaşım kolay değil ancak köy halkı bu konuda da gezginler için her şeyi düşünmüş ve nefes kesecek kadar dar yollardan UAZ veya Niva araçlarla şelalenin yakınına kadar götürüyorlar. Nehrin üzerinden geçen mest edici manzaralar ve yerel lezzetler sunan rahat bir kafe ile bir başka manzara da Beyaz Köprü.
35 metrelik şelale köyün orta kısmına çok yakın bir yerde bulunuyor. Şelaleye ulaşmak için parkur boyunca yaklaşık 1000 metre yürümek gerekiyor. Şelalenin eteğinde akan nehir ile çevresinde ormanlık alan güzel bir görüntü oluşturuyor. Aşırı sıcak havalarda oldukça serin olan bölge doğaseverlerin ilgisini çekiyor.

Bal kayalığı
Bal kayalığı uçurumu köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta 850 metre yükseklikte bulunuyor. Daha önce yaban arılarının balı uçurum boyunca buraya akın ettiğinden bu yere bal uçurumu deniyor. Uçurumun tepesinden tüm köyü görebilirsiniz. Yol oldukça tehlikeli olduğundan bölgeye giderken yerel bir rehber yanınızda olmalı ayrıca uygun kıyafet ve ayakkabı giymeniz çok önemli. Burası ekstrem bir turizm destinasyonu olarak kullanılabilir. Buraya gelmek tam bir gün sürüyor.

Aslanın ini
Daha önce bu bölgede aslanlar ve kaplanlar yaşadığından burasının onların ini olduğuna inanılıyor. Damlama kaynağının yakınında yer alan bölge köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta 850 metre yükseklikte yer alıyor. Buranın da yolu oldukça tehlikeli. Giderken yerel bir rehber yanınızda mutlaka bulunmalı ayrıca uygun kıyafet ve ayakkabı giyilmeli.

Arıcılık
Sim Köyü eski çağlardan beri balı ile ünlü. Bu balın tadı diğer yörelerde üretilen ballardan farklıdır. Tıbbi özelliklere sahiptir. Arılar burada neredeyse tüm bahçelerde tutulur. Bu ana faaliyetlerden biridir. Köyde yerel bal satın alınabiliyor ve maliyeti 20-25 manattır.

Bölgesel Dustakhane Şelalesi
Köyün yakınında herkesten saklanmış gizli bir şelale Dustakhane Şelalesidir. 40 metrelik şelale, köye 6 kilometre uzaklıkta, yaklaşık 900 metre yükseklikte bulunuyor. Şelaleye ulaşmak için patika boyunca dağların arasından yaklaşık 6 kilometre yürümek gerekiyor. Yol çok tehlikeli olduğundan uygun kıyafet ve ekipman gerektiriyor. Şelale oldukça geniş bir dağ nehrine akıyor. Burası her zaman bol oksijenli ve piknik için çok güzel. Ekstrem bir turizm destinasyonu olarak kullanılıyor. Buraya gelmek bir gün sürüyor. Şelalenin bulunduğu yer hakkında mistik efsaneler var. Rehbere göre, burada bir zamanlar hüküm sürmüş şah, esirlerini şelalenin yakınındaki yerel bir mağarada tutuyormuş. Şimdiye kadar, bu köyde şah ile bağlantıyı doğrulayan antik unsurlara sahip bir taş bulunuyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.25 19:46:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tarihi Uzun Çarşı’nın en eski fırıncısı ‘Eyyamı Bahur’ sıcaklarına rağmen ocak başına geçiyor

Depremin vurduğu Hatay’da tarihi Uzun Çarşı’nın en eski fırıncısı, Eyyamı Bahur sıcaklarında da ocak başında çalışmaya devam ediyor.
Enkaz kent Hatay’da, Antakya’nın kalbi olarak nitelendirilen tarihi Uzun Çarşı’da esnaf iş yerlerini açarak toparlanma sürecine geçti. Asrın felaketi olan adlandırılan Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde en çok yıkıma uğrayan şehirlerden birisi de Hatay olmuştu. Antakya’nın kalbi olarak nitelendirilen tarihi Uzun Çarşı’da esnaf yeniden kepenklerini açarken, bölgenin en eski fırıncısı olan 62 yaşındaki Yunus Bucak da tekrar çalışmaya başladı.
Eyyamı Bahur sıcakları etkisini gösterirken Hatay’da güneş altında sıcaklıklar 40 dereceleri geçiyor. Bu sıcaklarda ocak başına geçen Yunus Bucak, üretime devam ediyor.
7 yaşındaki beri fırıncı olduğunu dile getiren Yunus Bucak, "Sıcaklarda çalışmak çok zor ama biz alıştık. Zorlukları geride bıraktık, vücut alıştı. Binlerce şükür yaşıyoruz işte. Allah’ın izniyle devletin kuvveti ve desteğiyle inşallah daha iyi olacağız" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 15:40:10
Son Düzenlenme Tarihi :





"Hiç mahçup olmadık"

Antalya Organize Sanayi Bölgesi Teknopark’ı ziyaret eden Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, sürdürülen çalışmaları yerinde inceleyip, önemli açıklamalarda bulundu. 
Teknopark’ın 16 Ocak itibariyle resmi açılışının gerçekleştiğini hatırlatan Başkan Bahar, Antalya’ya yeni bir hediye daha sunmanın onurunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Bahar’a ziyareti esnasında Antalya OSB Bölge Müdürü İlhan Metin ve Antalya OSB Danışmanı Mustafa İssi eşlik etti. 
BİLİM HAVZASI
Antalya, Burdur ve Isparta’yı kapsayan Batı Akdeniz Bölgesini, merkezinde Antalya OSB olacak şekilde bir bilim havzasına dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Bahar, Antalya OSB Teknopark’ın bu hedefe ulaşmada çok önemli bir role sahip olduğunu ifade etti. Antalya OSB Teknopark’ın kılcal damarlar ile Antalya OSB’deki fabrikalara bağlanacağını ve firmaların dönüşümüne Ar-Ge ve inovasyon katkısı sağlayacağını aktaran Bahar, bu hedefte emin adımlarla yürüdüklerini belirtti. 
HİÇ MAHÇUP OLMADIK
Hedefledikleri dönüşümün büyük bir hayal olduğuna vurgu yapan Bahar, “Bu hayalin sacayakları var. Hemen yanımızda Bilim Üniversitesi var, kendimiz teknoparkımızı kurduk ve 16 Ocak itibariyle resmen açıldı. Hemen öncesinde okulumuzu açmıştık. Antalya OSB Teknopark’a start-uplarımızı ve kuluçka tesislerimizi kabul etmeye başladık. 40 bin metrekarelik alanımıza, Ar-Ge yapacak şirketlerimizi kabul etmeye başladık. Böylelikle Akdeniz Üniversitesi’ndeki teknoparktan sonra ikinci fakat daha atletik bir teknopark olması bakımından daha inovatif olan Antalya OSB Teknoparkı kazandırmanın onurunu yaşıyoruz. Antalya bir hediyemiz daha var, o da Teknoparkımız. 
Türk insanının yaptığı en değerli şeylerden bir tanesi binaları yapabilmektir. Fakat bizim mottomuz, o güzel binaları yaptığımız zaman içine o güzel aklı da koyabilmelisiniz. Siz binaları çok güzel yapsanız da içerisindeki aklı, içerisindeki vizyonu, içerisindeki inovasyon düşüncesini koyamazsanız eğer, o yapı yaşamayan bir beton parçasına dönüşebiliyor. Çok şükür ki Antalya OSB’de yaptığımız yatırımların, ortaya koyduğumuz projelerin hiçbiri biri betondan ibaret olmadı. Sanayicimizin bizlere duyduğu güveni boşa çıkarmadığımız, mahcup olmadığımız için büyük bir onur duyuyoruz. “
* AOSB BASIN

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 10:42:04
Son Düzenlenme Tarihi :