SON DAKİKA
header-ad

ATB BAŞKANI ÇANDIR: TARIMDA GİRDİ FİYATLARI ARTIYOR

Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. TÜİK’in Temmuz ayı tarımsal girdi enflasyonunun aylık yüzde 1.98, yıllık yüzde 29.38 olarak ilan ettiğini belirten Çandır, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 19.05’lik artış gerçekleştiğini kaydetti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 27.01, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 29.78 artış gerçekleştiğini belirten Çandır, yıllık en fazla artışın yüzde 62,43 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda olduğuna dikkat çekti.

ÜRETİCİ ZARAR YAZIYOR

Temmuz ayında Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’nin (Tarım-ÜFE) aylık yüzde 1.34, yıllık ise yüzde 22.80 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, “Tarım-ÜFE, tarımdaki üreticinin satış fiyatındaki enflasyondur. Olması gereken ve sürdürülebilir olan aylık ve yıllık Tarım-GFE rakamlarının Tarım-ÜFE’den düşük seyretmesidir. Ancak bu durumda tarım üreticisi, varlığını ve faaliyetlerini sürdürebilir. Temmuz ayı rakamları bize gösteriyor ki, tarım üreticisi aylık olarak yüzde 48 ve yıllık olarak ise yüzde 29 zarar yazmıştır. Yani satış fiyatlarındaki artıştan aylıkta yüzde 48, yıllıkta ise yüzde 29 daha fazla girdi maliyeti artışına maruz kalmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

SÜRDÜRÜLEMEZ

Tarımda girdi maliyetleri artışının satış fiyatından yüksek seyrettiğini vurgulayan Başkan Ali Çandır, şunları kaydetti:

“Temmuz aylarında Tarım-GFE’nin Tarım-ÜFE’den daha yüksek seyrettiği diğer yıllara baktığımızda sadece 2015 yılında üreticilerin lehine bir oran söz konusu iken diğer tüm yıllarda üreticilerin girdi maliyetlerindeki artışlar, satış fiyatlarındakinden yüksek seyretmiştir. Bu durum üreticiler açısından sürdürülemez bir durumdur. Ocak-Haziran dönemindeki aylarda da geçmiş 7 yılda benzer eğilimler gözlenmiştir. Yani üreticiler diğer aylarda da sistematik olarak daha yüksek girdi maliyetleri artış oranlarına maruz kalmıştır.”

TÜKETİCİ ENFLASYONU UYARISI

Tarımsal ürünlerle ilgisi olmayan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yi-ÜFE) Temmuz’da aylık yüzde 2.46, yıllık yüzde 44.92 ilan edildiğini, Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’nin ise (Yd-ÜFE) ise Temmuz’da aylık yüzde 0.34, yıllık ise yüzde 41.89 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, “Görüldüğü gibi ülkemizde tarımsal dünya ile ilgili enflasyonlardan ortalama olarak yüzde 72 daha yüksek seyreden tarım dışı üretici enflasyonu hakimdir. TÜFE ve çekirdek enflasyonlardaki sırayla aylık yüzde 1.80 ve yüzde 1.88, yıllık yüzde 18.95 ve yüzde 11.12’lik rakamlar, gelecek için tüketiciler üzerinde, ciddi bir üretici enflasyonu baskısının söz konusu olacağını göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.

TARIM KESİNTİSİZ VE BÜYÜYEREK DEVAM ETMELİ

Son 15 yıla göre dünyada tarım ve gıda fiyatlarında artış yaşandığını, diğer emtia fiyatlarında da aşırı yükselme olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, “Bir taraftan emtiada arz kısıtlamaları, lojistik darboğazları, ihracatı kısıtlayıcı politikalar hüküm sürerken, diğer taraftan da tüm zamanların rekorlarını açık ara kıran para bolluğu da azaltılmaya çalışılmaktadır. Yani küresel gelecek açısından kolay zamanlar bitmektedir. Bizler kolay zamanlarda yaptıklarımızın ya da yapmadıklarımızın bedelini ödemeye hazırlıklı olmalıyız. Bu çerçevede, tarımsal faaliyetlerimizin kesintisiz ve büyüyerek devam etmesini sağlayacak politikaları bir an önce gecikmeden uygulamalıyız” diye konuştu.

Tarımsal faaliyetlerde bulunanların maliyet-gelir oranında son 11 yılda ciddi bir zayıflamayla karşı karşıya kaldığını kaydeden Çandır, yılbaşından bu yana açıklanan tarımsal enflasyon rakamlarının da bu zayıflık eğiliminin devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Tarımda gidişatı tersine çevirecek sürdürebilir politikalara ihtiyaç olduğunu söyleyen Çandır, kamunun piyasada etkili bir düzenleme, izleme, denetleme ve iyileştirme politikasını hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.21 08:48:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ELMİSKO Mali Genel Kurulu’ndan ortaklara 1500’er lira ayni yardım çıktı

Kooperatifçilik konusunda Antalya’nın en iyi örneklerinden olan kısa adı ELMİSKO, Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi mali genel kurulu geride bıraktığımız cumartesi günü gerçekleştirildi.

Kooperatifçilik konusunda Antalya’nın en iyi örneklerinden olan kısa adı ELMİSKO, Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi mali genel kurulu geride bıraktığımız cumartesi günü gerçekleştirildi. 520 ortaklı Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin mali genel kuruluna 200’den fazla ortak katılırken, Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kurubaş kooperatifin mali durumu, çalışmaları ve yapılması düşünülenler konusunda bilgi aktardı. 
En son olarak 1 milyon 750 bin liraya plastik kasa fabrikasını da hizmete sokan, bölge çiftçisini plastik kasa tüccarının insafından kurtaran ELMİSKO, bölgede plastik kasa fiyatlarını belirleyen  kurum oldu ve plastik kasa fiyatlarının astronomik derece de yükselmesini önleyerek Elmalılı çiftçilerin de en önemli giderinin azalmasına yolaçarak, çiftçinin takdirini kazandı.
Süt ürünleri konusunda da besicinin emeğinin değer kazanmasını sağlayan ELMİSKO mali genel kurulunda ortaklara 1500’er lira ayni yardım kararı çıkması  ortakların da yüzünü güldürdü. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.07.02 09:14:32
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da arı kovanlarının yeni adresi bin 960 metre rakımlı yaylalar

Antalya’da bal üreticileri, havaların ısınmasıyla beraber arı kovanlarını yaylaya çıkarmaya başladı.
Sonbaharda yaptıkları hasadın ardından arıları sıcak bölgelere götüren üreticiler, Ağustos ayındaki ilk hasat için hazırlıklarını tamamlayıp, Akseki’nin Yaylalarına arı kovanlarını taşımaya baş..

Antalya’da bal üreticileri, havaların ısınmasıyla beraber arı kovanlarını yaylaya çıkarmaya başladı.
Sonbaharda yaptıkları hasadın ardından arıları sıcak bölgelere götüren üreticiler, Ağustos ayındaki ilk hasat için hazırlıklarını tamamlayıp, Akseki’nin Yaylalarına arı kovanlarını taşımaya başladılar. Geçen yıl ortalama bir kovandan 15 kilo bal alan arıcılar, bu yıl ikişer katlı 25-30 kilonun üzerinde bal bekliyor.
Nem oranını dengelemek için söğüt dallarından yapılan özel kovanları alçak rakımlı bölgelere bırakan arıcılar, kovanların temizliği, artan mumların çıkartılması, zayıf kovanların güçlendirilmesi gibi çalışmaları tamamlayarak, kovanları yöredeki bin 960 metre rakımlı Çimi Yaylası Kuyu mevki olmak üzere Bademli, Göktepe, Kuyucak ve Yarpuz Yaylalarına taşımaya başladı. Üretilecek bal, meşakkatli çalışmaların ardından Ağustos ayının sonlarında yapılacak hasat ile satışa sunulacak. Son bir aydan bu yana havaların oldukça yağışlı gitmesi nedeni ile arı kovanlarını yaylalara geç çıkaran arıcılar, yağışların durması ile birlikte kovanlarını bitki popülasyonunun bol olduğu bölgelere kovanlarını yerleştirdiler. Yağışlar ile doğanın canlandığını söyleyen arıcılar, bitki popülasyonunun oldukça fazla iyi olmasından dolayı bu yıl bal veriminin geçen yıla göre daha iyi olacağını söyledi.
76 yaşındaki Hüseyin Şahin, 60 yıldır arıcılık yaptığını söyledi. Arıcılık mesleğinin atalarından kaldığını söyleyen Şahin, “Arıcılık ayrı bir meslek. Bu meslek benim baba mesleğim, dede mesleğim. 50-60 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Bu yıl havalar çok yağışlı gitmesi nedeni ile kovanlarımızı yaylaya biraz geç çıkardık. Yağışlardan dolayı arılarımız uçamadı, çiçeklerden bal alamadı ama bundan sonra arılarımızın çok iyi bal getireceklerine inanıyoruz. Hasadımızı yaptıktan sonrada arılarımızın tekrar bakımlarını yapıp yayladan indiririz. Havaların önümüzdeki günlerde ısınması durumunda geçen yıl almış olduğumuz bal gibi yeniden bal alabiliriz” diye konuştu.
İbradı’nın Ürünlü Mahallesi’nde ata mesleği arıcılığı sürdüren Mesut Şanlı (60) ise sezon hazırlıklarını tamamlayarak kovanlarını florası çok iyi olan Akseki’nin Kuyucak Yaylası’na çıkardıklarını söyledi. Bal üreticileri olarak sezona iyi hazırlandıklarını ifade eden Şanlı, “Kovanlarımızın bakımını iyi yaptık ve bu yıl bitki florasının çok iyi olduğunu tespit ettiğimiz Akseki’nın Kuyucak Yaylası’na bıraktık. Arılar uçmaya başladı. Bu yıl bahar yağmurları çok iyi geçti. Yaylalarda çok iyi flora zenginliği var. Çiçeklerin bazıları yeni açmış, bazıları ise yeni açmaya başlamış. Geçen yıl ortalama bir kovandan 15 kilo bal aldık. Bu yıl ise geçen yıla göre 25-30 kilonun üzerinde bal bekliyoruz. Arı kovanlarımızı göçebe olarak Akseki’nin Kuyucak Yaylası’na arı kovanlarımı götüreceğim. Oranın Yaylası bal verimi bakımından çok daha fazla. Arılarımız Toros dağlarının kekiğinden tutun da binlerce çeşit bitkiden doğal bal yapıyor. Akseki’nin balı bu bakımdan oldukça kalitelidir” diye konuştu.

“Çocuk bakar gibi bakıyoruz”
Arıcılık mesleğinin oldukça zor fakat zevkli bir meslek olduğunu söyleyen Şanlı, “Onlara çocuk bakar gibi bakıyoruz. Her mevsim ayrı bakımları var. Arılarımızı nüfus bakımından çoğalttık. Kovanlarımızı ikişer kat yaptık. Şu anda 50 kovan arım var. Arıları çoğaltmak önemli değil. İstediğin kadar çoğaltabilirsiniz ama bakımı çok önemli. Arıların anasını bile kendim üretiyorum. Onları ürettikçe kovanlara birer tane koyuyorum. Çünkü ana arı oldukça pahalı. Her şeyini kendim yapıyorum” şeklinde konuştu.
Yayla sezonuna güçlü bir koloni ile girmek ve bal üretmek için son hazırlıklarını yapan arıcılar, arıların koloni içerisinde belirli bir sayıya ulaşmasının ardından arıları başta 1960 rakımlı balı ile meşhur Çimi Yaylası ile, Göktepe, Yarpuz, Bademli, Kuyucak Yaylalarına çıkarıyor. Yaylada da her yılın mevsimine ve iklim değişikliklerine göre oluşan ballar Ağustos ayının ortasında hasat ediliyor. Hasadın ardından milyonlarca arı yine Akseki bölgesinde sıcak bölgelere geri getiriliyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.26 11:07:56
Son Düzenlenme Tarihi :