ATSO Meclis Üyesi Hasan Cumhur Göncü, Başkan Hacısüleyman’a ‘ANFAŞ yönetiminde ATSO temsilcisi neden yok ?” diye sordu. Başkan Hacısüleyman: ‘Yapı kullanma iznini almamış, yangın yönetmeliğini yerine getirmemiş olan bir binanın ya da bir şirketin yönetiminde olmayı tavsiye ediyorsanız, bunu bir tavsiye olarak sizden alırım’ cevabını verdi.
Meclis Üyesi: ANFAŞ yönetiminde olmak için
lobimiz mi, gücümüz mü, sayımız mı yetmiyor ?
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Hasan Cumhur Göncü, oda’nın ANFAŞ’ın ortağı olduğunu kaydederek, “ANFAŞ yönetim kurulunda Ticaret Odası’ndan temsilci var mı ? “diye sordu.
Meclis Üyesi Göncü, ANFAŞ yönetimde diğer ortaklardan, belediyelerden, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nden de temsilcinin olduğunu gördüğünü kaydederek, “ANFAŞ yönetiminde ATSO temcilcisi niye yok ? “ diye sordu ve ekledi: “Bizim lobimiz mi yetmiyor, gücümüz mü yetmiyor ? Sayımız mı yetmiyor ? “
ANFAŞ’la ilgili medyaya yansıyan, hatta savcılığa yansıyan olayların konuşulduğunu kaydeden Hasan Cumhur Göncü, “ANFAŞ’ta ATSO temsilcisinin olması halinde eğer iddialar doğruysa belki bu işlere red verirdik, şerh düşerdik , kabul etmezdik. O günkü yaşanan sıkıntıları bir nebze olsun bertaraf ederdik” diye konuşmasına devam etti.
Rahmetli Ali Bahar ya da ondan önceki dönemde birçok iştirake ATSO’nun temsilci gönderdiğini kaydeden Göncü “Bu dönemin ilk yılında da göndermiştik. Üç yıldır göndermiyoruz. Demek ki yönetim kurulu olarak biz bu konuda biraz eksik kalıyoruz. İvedilikle karar alınıp, madem Ticaret Odası hissedarsa, sermaye artırımında da biz karar alıyorsak hem ATSO’nun gücünü göstermesi açısından , hem de sürekli savunduğumuz en büyük profil olduğumuzu göstermek adına yetkililerle görüşüp kesinlikle ANFAŞ’ın yönetiminde bir temsilcimizin mutlaka olması gerekiyor. En azından yapılan işler konusunda bilgi sahibi oluruz, gerektiği durumlarda şerh koyarız, destek oluruz, Şehir için faydalı olan herşeye destek oluruz, faydalı olmayanların ise karşısında oluruz” dedi.
TSO Başkanı: Eksiklikleri olan bir şirkette
yönetim kurulu üyeliği çok doğru olmaz
‘Orası anonim şirket. Çoğunluk hissedarlarını oluşturan kişiler bir yönetim kurulu listesi oluşturuyorlar. Dolayısıyla biz (ATSO) o listede yer almıyoruz” diyen ve meclis üyesi Hasan Cumhur Göncü’nün konuşmasına cevap veren ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Meclis üyemiz eksikleri saydı. O halde bu tip eksikleri bulunan bir şirkette yönetim kurulu üyeliği çok doğru olmaz, herhalde” dedi.
“Saydığınız eksikliklere rağmen yönetim kurulunda olmamızı tavsiye ediyorsanız, bunu bir tavsiye olarak alırım. Saydığınız eksikliklere rağmen” diyen Başkan Yusuf Hacısüleyman şöyle devam etti:
“Dolayısıyla orada henüz kanunen yapılaşma süreçlerini yapı kullanma iznini almamış olan, yangın yönetmeliğini yerine getirmemiş olan bir binanın ya da bir şirketin yönetiminde olmayı tavsiye ediyorsanız, bunu bir tavsiye olarak sizden alırım. Bizim dönemimizde bu şirkette genel kurul temsilcimiz oldu, yönetim kurulunda temsilcimiz olmadı.
* Erkin ÖZGÜNSÜR
AEDAŞ, Yüksek gerilim dalı öğrencilerini saha eğitimleriyle sektöre hazırlıyor
2018 yılından bu yana Enerjinin Yıldızları Projesi ile yüzlerce genci sektöre kazandıran AEDAŞ, Antalya Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Yüksek Gerilim Dalı 12. sınıf öğrencileri için Oymapınar Hidroelektrik Santrali’ne teknik gezi düzenledi.
Elektrik dağıtım sektörünün yetişmiş elem..
2018 yılından bu yana Enerjinin Yıldızları Projesi ile yüzlerce genci sektöre kazandıran AEDAŞ, Antalya Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Yüksek Gerilim Dalı 12. sınıf öğrencileri için Oymapınar Hidroelektrik Santrali’ne teknik gezi düzenledi.
Elektrik dağıtım sektörünün yetişmiş eleman ihtiyacına çözüm üretmeyi hedefleyen Enerjinin Yıldızları Projesi ile 2018 yılından beri yüzlerce ‘yıldızı’ sektöre kazandıran Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), Antalya Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yüksek Gerilim Dalı 12. sınıf öğrencilerine yönelik özel bir teknik gezi düzenledi.
Antalya’da Manavgat Irmağı üzerinde kurulu olan Oymapınar Hidroelektrik Santrali’ni (HES) ziyaret eden Enerjinin Yıldızları, yılda 1 milyar 620 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine sahip tesisi yerinde görme ve HES’lerin çalışma prensiplerini öğrenme fırsatını yakaladı. Antalya Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yüksek Gerilim Dalı’nda eğitim alan 17 öğrenci ve 3 eğitimcinin katıldığı geziye, AEDAŞ’tan teknik eğitmenler de eşlik etti.
Teorik bilgiler pratiğe dönüşüyor
Enerjinin Yıldızları’nı yaparak-yaşayarak öğrenme modeli ile destekleyerek sektöre hazırladıklarını dile getiren AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar, “Enerjinin Yıldızları Projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz teknik geziler, gençlerimizin enerji sektörüne olan ilgisini artırırken mesleki gelişimine de büyük katkı sunuyor. Bu kapsamda Antalya’mızda bulunan Oymapınar HES’e düzenlediğimiz geziyle, öğrencilerimiz HES’lerin üretim sürecini yakından görme öğrenme fırsatını yakalarken, santralin çalışma prensibi, enerji üretimi ve dağıtım süreci konularında saha uzmanlarından bilgi alarak sektöre dair pratik deneyimler elde etti. Bu gezinin onların kariyer yolculuğunda büyük katkılar sunacağına gönülden inanıyorum. Hedefimiz; ülkemizin yetişmiş insan gücüne, gençlerimizin istihdamını artırmaya katkı sunmak” değerlendirmesinde bulundu.
Proje 3 ilde devam ediyor
2018 yılından bu yana üç ilde devam eden Enerjinin Yıldızları Projesi kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile 2018’de yapılan ‘Mesleki Eğitim Protokolü’nün ardından Antalya, Sivas ve İstanbul’da belirlenen 3 meslek lisesinde Yüksek Gerilim Dalı Bölümü açılmıştı. Ayrıca 3 şirket, öğrencilere eğitim hayatları sırasında burs ve staj imkânı, mezuniyetlerinden sonra da istihdam imkanı sağlıyor.
Elektrik dağıtım sektörünün yetişmiş eleman ihtiyacına çözüm üretmeyi hedefleyen Enerjinin Yıldızları Projesi ile 2018 yılından beri yüzlerce ‘yıldızı’ sektöre kazandıran Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), Antalya Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yüksek Gerilim Dalı 12. sınıf öğrencilerine yönelik özel bir teknik gezi düzenledi.
Antalya’da Manavgat Irmağı üzerinde kurulu olan Oymapınar Hidroelektrik Santrali’ni (HES) ziyaret eden Enerjinin Yıldızları, yılda 1 milyar 620 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine sahip tesisi yerinde görme ve HES’lerin çalışma prensiplerini öğrenme fırsatını yakaladı. Antalya Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yüksek Gerilim Dalı’nda eğitim alan 17 öğrenci ve 3 eğitimcinin katıldığı geziye, AEDAŞ’tan teknik eğitmenler de eşlik etti.
Teorik bilgiler pratiğe dönüşüyor
Enerjinin Yıldızları’nı yaparak-yaşayarak öğrenme modeli ile destekleyerek sektöre hazırladıklarını dile getiren AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar, “Enerjinin Yıldızları Projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz teknik geziler, gençlerimizin enerji sektörüne olan ilgisini artırırken mesleki gelişimine de büyük katkı sunuyor. Bu kapsamda Antalya’mızda bulunan Oymapınar HES’e düzenlediğimiz geziyle, öğrencilerimiz HES’lerin üretim sürecini yakından görme öğrenme fırsatını yakalarken, santralin çalışma prensibi, enerji üretimi ve dağıtım süreci konularında saha uzmanlarından bilgi alarak sektöre dair pratik deneyimler elde etti. Bu gezinin onların kariyer yolculuğunda büyük katkılar sunacağına gönülden inanıyorum. Hedefimiz; ülkemizin yetişmiş insan gücüne, gençlerimizin istihdamını artırmaya katkı sunmak” değerlendirmesinde bulundu.
Proje 3 ilde devam ediyor
2018 yılından bu yana üç ilde devam eden Enerjinin Yıldızları Projesi kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile 2018’de yapılan ‘Mesleki Eğitim Protokolü’nün ardından Antalya, Sivas ve İstanbul’da belirlenen 3 meslek lisesinde Yüksek Gerilim Dalı Bölümü açılmıştı. Ayrıca 3 şirket, öğrencilere eğitim hayatları sırasında burs ve staj imkânı, mezuniyetlerinden sonra da istihdam imkanı sağlıyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.14 12:42:43
Son Düzenlenme Tarihi :
Düzen: “Korkunun ecele faydası yok”
Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler ve ekibinin tertiplediği kahvaltılı toplantısına katıldı. Düzen, “Bizim derdimiz kavga etmek değil. İktidar yandaşları yeri geldiği zaman işi çığırından çıkarıp bir kavga ortamı oluşturmayı adeta zorluyorlar son zamanlarda. Ama inşallah korkunun ecele faydası yok’ diye bir tabir var bizde” dedi.
Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları Başkanlığınca teşkilat binasında tertiplenen kahvaltılı toplantıya katılan Saadet Partisi İl Başkanı Ramazan Düzen seçim gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Bu toplantıyı tertipleyen İl Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler ve ekibine teşekkür ederek sözlerine başlayan İl Başkanı Ramazan Düzen, “Bizim derdimiz kavga etmek değil. İktidar yandaşları yeri geldiği zaman işi çığırından çıkarıp bir kavga ortamı oluşturmayı adeta zorluyorlar son zamanlarda. Ama inşallah korkunun ecele faydası yok’ diye bir tabir var bizde. Bu korku bu arkadaşların siyasetteki sonlarını getirecek. Aslında bir bakıma onlar da memnun olacaklar bunaldılar çünkü. Bu işi nasıl bırakacaklarını bilemiyorlar. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Hepimiz pazar günü inşallah kanaatlerimizi sandıkta ifade edeceğiz” dedi.
Biz seçimin huzur içinde, barış içinde geçmesini arzu ediyoruz diyen Düzen, Demokrasilerde seçim en önemli konudur. Seçimin mutlaka huzurlu bir ortamda yapılması icap eder. İnsanlar kendileri ve kendi ülkelerini geleceği için oy kullanırlar. Bundan kimsenin korkmaması icap eder diyerek; “Ancak seçimlerde bir başka husus daha var. Siyasi partilerin adayları, siyasi partilerin temsilcileri seçime giderken halkı yanıltmamalıdırlar. Yalandan, iftiradan ve hakaretten uzak durmaları icap eder. Bugün farklı kanaatlere sahip olabiliriz. Yarın iktidar değiştiğinde gerçekleri görür gerçekleri kabul etmek mecburiyetinde kalırız ama bundan dolayı birbirimizle kavga etmemizin ihtiyacı yok” diye konuştu.
Düzen, konuşmalarında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim ilk hedefimiz neden bir araya geldik. Altı siyasi parti bugün değil bundan 5-6 sene önce de bir araya geldik. Temel sebep, bugünkü başkanlık sisteminden kurtulmak. Bugünkü haliyle başkanlık sistemi diktatörlüğe eviriliyor. Dediğim dedik. Kimsenin fikrine itibar etmem. Meclis mi? ‘Benim nazarımda hiçbir kıymeti yok’ noktasına geliyor. Bundan dolayı da biz başkanlık sistemini mutlaka değiştirip bir müzakere, istişare ortamının doğmasını sağlayacağız. İhtisas sahibi arkadaşlarımız, kardeşlerimiz farklı konularda fikirlerini tartışıyorlar. Projeler hazırlıyorlar ama geldiğimiz nokta şu oldu. Biz bu seçime gittiğimiz zaman bu seçimden sonra sistem değişene kadar altı partinin liderleriyle birlikte istişare ederek karar vereceğiz. Adımımız bu oldu, çok açık ve net. Cumhurbaşkanlığı yardımcısı konusu böylece gündeme geldi. İstişareye hazır olmayanlar istişare ne olur bilmeyenler altı kişi bir araya gelecek. İki tane belediye başkanlarımız da cumhurbaşkanlığı yardımcılığını üstlenecekler. Nasıl Türkiye’yi idare edecekler? Bırak sen altı kişiyi, 600 kişilik mecliste istişare etmek mecburiyetindesin. Bunu akıllarına bile getirmeyenler bir konuda altı kişinin, sekiz kişinin bir araya gelip meseleleri tartışmasını karar almanın önünde bir engel gibi görüyor. Bu arkadaşlar demokrasi nedir hala anlamamış, içselleştirememişler demokrasiyi. Bunu unutamayız. Biz birbirimizin düşmanı değiliz, savaşa gitmiyoruz. Birbirimizle taban tabana zıt fikirlerimiz olabilir ancak biz bu fikirlerimizi, düşüncelerimizi kavga etmek için değil birbirimize anlatmak ikna etmek için gündeme getiririz. Neticede bir karar veririz… Bu seçimlerde bir numaralı hedefimiz bugünkü başkanlık sistemini değiştirmektir.”
Avrupa’da herkes yoksulluk sınırının üzerinde ücret alırken biz neden açlık sınırın altına mahkum ediliyoruz diye konuşan Düzen. Sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama şunu da biliyoruz. Meclis devreye girecek, Anayasa değiştirilecek. Bu bir süreç gerektiriyor. Mecliste 400 kişilik bir çoğunluğumuz olursa bu süreç kısalır. Burada Antalyalılara da büyük mesuliyet düşüyor. Seçime gittiğimiz zaman Antalya’da bir patlama yapmamız gerekiyor… Ele alacağımız konuların başında her zaman mağdur insanlarımız geliyor. Şimdi Kanun Hükmünde Kararname mağdurları olan kardeşlerimiz var. Kirasını ödeyemeyen, çalışan insanımız var. İşçimiz var. Emeklimiz memurumuz var. Borç almış, borcunu ödeyemeyen esnafımız var. Biz her mağdur kardeşimizin elinden tutmayı görev vaat ediyoruz. Şu bizdendi, şu bizden değildi diye bir ayrım yapmadan bu hizmetleri gerçekleştireceğiz. Onun için kim nerede olursa olsun mağdursa şu anda problemlerini çözemiyorsa bir pandemi dönemi yaşadık arkasından bir deprem hadisesi ile karşı karşıya geldik. İnsanlarımız perişan oldu. Elbette borcunu ödeyemeyen esnafın tepesine yumruk vuramayız. Memurumuz, çiftçimiz, işçimiz, esnafımız hepsi bizim kardeşlerimiz elbette biz onların derdiyle dertlenmeyi görev addediyoruz. Bu arkadaşlarımız belli konularda Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarla ‘Ben ekonomistim bana güvenin ekonomiyi bana bırakın, kısa zamanda nasıl düzelteceğim’ demişti. Biz bu sözü unutmuyoruz. Ama bir gerçeği gördük ki Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin ekonomi problemlerini çözemedi. Çözmek bir taraf daha korkunç boyutlara çıktı. Çalışan insanlarımızdan büyük bir kesim asgari ücretin altında maaş alıyor. Açlık sınırının altında ücret alıyor biz buna rıza gösteremeyiz ki. Ne işveren ne devlet böyle bir anlayışta olamaz. Biz insanlarımız sadece karnının doymasını değil bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücreti almasını isteriz. Avrupa’da çalışan emekli olan memurluk yapan emekli herkes yoksulluk sınırın üzerinde ücret alırken biz neden açlık sınırın altında ücret almaya mahkum ediliyoruz.”
Düzen, Sadece ekonomi değil şu anda memleketimizde huzur içinde değil. Neden? Başına bir sıkıntı geldiğinde bir problemle karşı karşıya kaldığında adalete güvenemiyor ifade ederek; “Bir yerde adalet olmazsa o ülkede yaşanamaz zulüm var demektir. Bizim inancımızın temelinde de bu yatar. Müslümanlıktan bahsediyorlar. Peygamber efendimiz ne buyurmuş, ‘İslam güzel ahlaktır’ diyor. Güzel ahlakın başında da adalet gelir. Harama el uzatmamak gelir. Yolsuzluktan vazgeçmek, israfı terk etmek gelir. Siz bunların hepsini yapacaksınız ondan sonra da alnı secdeye gelenlerle şampanya patlatanlar arasında tercih yapıyormuşuz diye bir safsata ortaya atacaksınız. Yok arkadaş. Biz güzel ahlakın Müslüman’ın şiarı olduğuna inanıyoruz. Hem yolsuzluk yap hem de alnım secdeye de yahu. Cenabıhak’tan en büyük cezaya sen müstahak olursun. Bundan dolayıdır ki, gençler arasında İslam’a temayülde bir azalma görüldü. Neden? Bu laflarla İslam’ı tarif etmeye insanlar kalkarsa bir genç niye Müslümanlığa özensin? Özenmez. Biz bu anlayışı kökünden değiştireceğiz. Her ilimizde yatırımlar olacak. Adalet denilen mefhum bizim en başta taşıdığımız levha olacak. Biz şahsiyetli bir dış politika güdeceğiz. Çevremizde, her ülkeyle uyum içinde bir politika sürmeye kararlıyız. İki şey önemli bizim için. Birincisi; Türkiye Cumhuriyeti olarak sınırlarımızı korumakta kararlıyız. Hiçbir suretle bu sınırları değiştirecek bir politika içine girmeyiz. Buna rıza göstermeyiz. Başkalarının sınırlarına tecavüz etmeyi de istemeyiz. İkincisi de biz aile mefhumumuzu mutlaka koruyacağız. Aile toplumun temelidir. Aile ile mefhumu ortadan kalkarsa o ülkede huzur olmaz. El birliğiyle aile mefhumunu güçlendirmek için ellimizden her şeyi göstereceğiz. Pazar günü oyların sandıklara atıldığı gün olacak. Pazartesi günü de inşallah bayram günü olacak" diye sözlerini noktaladı. -BLD.BSN.





