SON DAKİKA
header-ad

Bağışıklık sistemimiz gücünü ondan alıyor!

Bağışıklık sistemimizin gücünü büyük ölçüde bağırsaklarımızdan aldığını biliyor muydunuz? Hatta mutluluk hormonu olan serotoninin yüzde 90’ının bağırsaklardan salgılandığını? Peki bağırsaklarımızın sağlıklı olmasının yolunun sağlıklı mikrobiyotadan geçtiğini? Acıbadem Fulya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal “Bağışıklık sistemi hücrelerinin yüzde 70’i bağırsaklarda bulunur. Bağırsakta bizimle birlikte yaşayan ve 100 trilyon civarında bulunan bakteri, maya ve virüslere ‘bağırsak mikrobiyotası’ veya ‘bağırsak florası’ denir. Doğum şekli, antibiyotik kullanımı, çevresel koşullar ve özellikle beslenme şekli mikrobiyotamızı belirler. Bağırsak florasındaki yararlı bakterileri artırmak için yaptığımız her yatırım zararlı bakterilerin etkisini azaltır. Yapılan araştırmalar; bağırsaklarımızda bulunan bu dost veya zararlı bakterilerin miktarının genel sağlığımızı ve ruh durumumuzu etkilediğini açıkça ortaya koyuyor” diyor. Peki bağırsak sağlığımızı korumak, bağırsaklarımızda zararlı bakterileri azaltıp dost bakterileri artırmak için nelere dikkat etmek gerekiyor? Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal, bağırsak sağlığımız için 10 altın öneride bulundu, önemli açıklamalar yaptı.  

Şekerli ve yağlı besinlerden kaçının

Beslenme ve bağırsak sağlığının çok yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oya Yönal, şeker, yapay tatlandırıcı, fastfood ve doymuş yağ oranı yüksek besinler tüketmenin bağırsak florasını olumsuz etkilediğini belirterek “Bu gıdalar bağırsakta zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına neden olabiliyor. Bu nedenle bağırsak sağlığınız için bu gıdaları tüketmekten kaçının” diyor.

Lif (posa) oranı yüksek besinler tüketin ve sağlıklı beslenin 

Besinlerde bulunan lif (posa) bağırsak sağlığı açısından çok önemli. Lif oranı yüksek besinler yararlı mikroorganizmaların bağırsakta çoğalmasını destekliyor. Prof. Dr. Oya Yönal; bulgur,  yulaf, nohut, barbunya, kuru fasulye, kinoa, brokoli, kuşkonmaz, badem, antep fıstığı, elma, şeftali, turunçgiller ve brokoliyi beslenmenize ekleyerek bağırsak sağlığınızı destekleyebileceğinizi belirtiyor. Bu besinlerin yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsak hareketlerini artırarak, sindirilmiş besin artıklarının kalın bağırsaktan geçişini hızlandırdığını  söyleyen Prof. Dr. Oya Yönal “Toksik öğelerin kalın bağırsakta uzun süre kalmaması sayesinde burada zararlı bakteri oluşumunun önüne geçiliyor ve sağlıklı bağırsak florasının devamlılığı sağlanıyor” diye konuşuyor. Prof. Dr. Oya Yönal, lifli organik gıdalar, fermente gıdalar (mayalanmış yoğurt, kefir, turşu, şalgam suyu), et, yumurta ve probiyotik kullanmanın bağırsak sağlığı için önemli etkiye sahip olduğunu vurguluyor. 

Yeterli su tüketin

Yapılan bilimsel çalışmalarda; daha fazla su içen kişilerin mide-bağırsak enfeksiyonlarına neden olabilecek daha az bakteri türüne sahip olduğunun kanıtlandığını belirten Prof. Dr. Oya Yönal, her gün yeterli su tüketmenin aynı zamanda kabızlığı önlemeye de yardımcı olduğunu söylüyor. 

Probiyotik ve Prebiyotiklerden faydalanın

Bağırsaklarımıza dost bakteriler içeren probiyotik besinler; florayı düzenleyerek bağırsağın düzgün çalışmasını sağlıyor ve toksik maddelerin geri emilimini engelliyor. Kefir, yoğurt, sirke gibi besinler içerdikleri probiyotikler sayesinde bağırsak sağlığının korunmasında önemli etkiye sahipler. Probiyotikler, prebiyotik adı verilen sindirilemeyen karbonhidratlarla besleniyor. Prebiyotiklerin, yararlı bakterilerin bağırsakta çoğalması için gerekli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oya Yönal “Kuru baklagiller, enginar, pırasa, soğan, sarımsak, bezelye, kuşkonmaz, muz, arpa, çavdar gibi besinler başlıca prebiyotiklerdir. Bu besinlere sofranızda yer vererek bağırsak sağlığınızı güçlendirebilirsiniz.” diyor. 

Düzenli ve kaliteli uyuyun

Düzenli ve kaliteli uyku, ruh halini ve bağırsak sağlığınızı iyileştiriyor. Düzensiz uyku ise bağırsak florasını bozuyor. Yetişkinler için ortalama 7 saat kaliteli uyku şart.  

Gelişigüzel antibiyotik kullanmayın

Antibiyotiklerin bağırsak mikrobiyotasına ve bağışıklığına zarar verebildiğini belirten Prof. Dr. Oya Yönal şöyle konuşuyor: “Bazı araştırmaların sonucuna göre antibiyotik kullanımından 6 ay sonra bile, bağırsakta hala bazı yararlı bakterilerin oluşmadığını gösteren çalışmalar mevcut. O nedenle gereksiz yere antibiyotik kullanılmamalıdır.”

Düzenli egzersiz yapın

Düzenli egzersiz sağlıklı ve zinde bir yaşam için olmazsa olmazların başında geliyor. Yapılan araştırmalar; düzenli egzersizin bağırsak sağlığı ile de yakından ilişkili olduğunu, bağırsak sağlığını pozitif yönde etkilediğini gösteriyor. Haftada üç gün en az 30 dakika tempolu yürüyüşle bağırsak hareketlerini dolayısıyla bağırsak sağlığınızı güçlendirin.

Sigara ve alkolden uzak durun

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal “Sigara içmek bağırsak florasını bozuyor. Bağırsak sağlığının yanısıra kalp ve akciğer sağlığını da son derece olumsuz etkiler. Kronik alkol tüketimi de bağırsak florasını bozarken, toksinlerin ve inflamatuar ajanların bağırsak duvarından sızmasına yol açabiliyor” diyor.  

Besinleri çok çiğneyin

Bağırsak sağlığı için besinleri yavaş bir şekilde, çok çiğneyerek ve oturarak tüketin. Lokmalarınızın küçük olmasına, aşırı yememeye, özellikle gece yemeğinden kaçınmaya dikkat edin. 

Stresi yönetmeyi öğrenin 

Prof. Dr. Oya Yönal “Kronik yani uzun süre devam eden stres bağırsaklar da dâhil olmak üzere tüm vücudu olumsuz etkiliyor. Yürüyüş ve düzenli egzersiz yapmak, arkadaşlarımızla veya ailemizle vakit geçirmek, hayvanlarla ilgilenmek, meditasyon, nefes egzersizleri ve yoga stresi azaltmanın yollarından bazıları olarak sayılabilir. Ayrıca stresi yönetmeyi öğrenmek, gerekirse destek almaktan kaçınmamak gerekir” diyor.

Acıbadem Basın 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.01 14:28:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Elmalı’da 2 işletmeye hastalıktan ari işletme sertifikası

Elmalı’da küçükbaş ve büyükbaş yetiştiriciliği yapan iki işletme Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası almaya hak kazandı. İki işletmeden biri Yakaçiftlik Mahallesi’nde 165 hayvanın bulunduğu Fatih Özgür’e , diğeri Kışla Mahallesi’nde 110 hayvanı bulunan Mehmet Aktaş’a ait.


Antalya Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Asım Karabulut, Özgür ve Aktaş’a Hastalıktan Ari İşletme Sertifikalarını, işletmeleri ziyaret ederek verirken, Elmalı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur’da ziyaretlerde ve sertifika tesliminde yeraldı.
“Umarım Hastalıklardan Ari İşletme Sertifikasını alan işletme sayımız daha da artar” diyen Elmalı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Boğatimur, “Asgari hijyenik ve teknik bakımdan yeterli olan, bütün hayvanların veri tabanına kayıtlı ve küpeli olduğu, kayıtları muntazam ve düzenli tutulan, ayrı gözetim ve karantina bölmelerine sahip,  sağlık taramaları neticesinde tüberküloz ve bruselloz hastalıklarının bulunmadığı tespit edilerek sertifika verilen süt sığırı çiftlikler, “Hastalıktan ari işletmeler” olarak adlandırılır.” derken, Hastalıktan Ari İşletmelerin önemini ise şöyle açıkladı:
“Tüberküloz ve Bruselloz hastalıkları ile etkin mücadele sağlanır. •Kaliteli damızlık hayvan üretimi yapılır. Kaliteli ve sağlıklı süt üretilir.  Hayvanların refahı sağlanır.  Sürdürebilir hayvancılığa uygundur. Süt ve süt ürünleri ihracatı için onaylı süt çiftliklerine temel teşkil eder.  Halk sağlığının korunmasına yardımcı olur.  İşletmelerin daha yüksek destekleme almalarını sağlar.”




Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.03.12 11:14:39
Son Düzenlenme Tarihi :





Mülk sahibi ile işletmeci anlaşmazlığı sebebiyle boşaltılan okulu hırsızlar savaş alanına çevirdi

Antalya’nın bir zamanlar en gözde okulları arasında bulunan 4 katlı okul binası, mülk sahibi ile işletmeci anlaşamayınca boşaltıldı. Okul şimdilerde madde bağımlılarının ve hırsızların yuvası haline geldi. Okul içerisinde değerli ne varsa çalan hırsızlar, kısa bir süre önce eğitim yuvası olarak ku..

Antalya’nın bir zamanlar en gözde okulları arasında bulunan 4 katlı okul binası, mülk sahibi ile işletmeci anlaşamayınca boşaltıldı. Okul şimdilerde madde bağımlılarının ve hırsızların yuvası haline geldi. Okul içerisinde değerli ne varsa çalan hırsızlar, kısa bir süre önce eğitim yuvası olarak kullanılan binayı adeta savaş alanına çevirdi. Mahalle sakinleri ise korkudan dışarı çıkamadıklarını belirterek, önlem alınmasını istedi.
Muratpaşa ilçesi Bayındır Mahallesinde 331 ve 336 sokakların arasında kolej olarak hizmet veren 4 katlı bina yaklaşık 4 ay önce okulun başka bir yere taşınmasıyla boş kaldı. Antalya’nın en eski özel okul binası olarak da bilinen okul şimdilerde hırsızların ve madde bağımlılarının mekanı haline geldi. Okulun duvarlarından atlayarak ve güvenlik kulübesinden içeri giren hırsız ve madde bağımlıları, okulun elektrik tesisatını kısa süre içerisinde adeta yerle bir etti. Hırsızlar okul içerisinde gözüne kestirdiği bakır kabloları yerinden sökerek çaldığı görüldü. Bununla da yetinmeyen hırsızlar muhtemel bir yangın anında kullanılması için yapılan yangın sisteminin borularını da yanlarında götürdü. Yaşanan hırsızlık olaylarının ardından bir zamanlar eğitim yuvası olarak kullanılan ve sınavlarda birçok birinci çıkaran okulun sınıfları ve koridorları ise savaş meydanlarını aratmadı.

Hergün 25-30 kişilik bir grup gelerek içeri giriyorlar"
Mahallede yaşayan vatandaşlar ise yaşanılanlara adeta isyan etti. Daha önce mahallede çok az asayiş olayı meydana geldiğini belirten vatandaşlar, okula hırsızların ve madde bağımlılarının girmesinin ardından olayların arttığına dikkat çekti. Okulun 3-4 aydır boş olduğunu belirten Bayındır Mahalle Muhtarı Hasan Zorlu, “Hergün 25-30 kişilik bir grup gelerek içeri giriyor. Nereden haber aldıklarını bilmiyoruz. Okulun içerisini parçaladılar, ne varsa yağmaladılar. Girenlerin hepsi madde bağımlısı içeride uyuşturucu da kullanıyorlar. Yangın da çıkardılar. En az 40 yıldır burası okul olarak kullanılıyor. Bu mahallede binalar yokken bu okul vardı. Antalya’nın en eski koleji olarak da bilinir, Antalya’nın en iyi okuluydu” dedi.

“Okulumuzda asayiş olayı olmazdı, günlük vaka yaşanıyor”
Okulun eskiden çok gözde olduğunu ve birçok siyasetçiyi mezun ettiğini belirten Zorlu, “Okulun etrafında oturan vatandaşlarımız çok rahatsızlık duymaya başladı, geceleri vatandaşlarımızın kapılarını zorluyorlar. Biz korkuyoruz, nasıl yürüyeceğiz? Kapılar kapalı ama her tarafından giriyorlar. Buraya güvenlik konulması lazım. Binanın içerisinden çuvalla malzeme çalarak, ticari taksiyle götürüyorlar. Bir çuval 4-5 bin TL tutar. Güzelim okul, sahipsiz kaldı. Kiracı ile mülk sahibi mahkemelik oldu. Burada milli servet yok oluyor. Bir an önce eski haline kavuşmasını istiyoruz. Bizim mahallemizde hırsızlık olayı olmazdı, bu okuldan sonra günlük vaka yaşanmaya başladı” açıklamasına yer verdi.

“Korkudan dışarı çıkamıyoruz”
Mahalle sakini Sümmani Değer, “Buradan çok şikâyetçiyiz, uyuşturucu kullanıyorlar. Evimizi kapımızı açamıyoruz. Engelli eşim var dışarı çıkamıyor. Ne zamana kadar böyle olacak. Çok sayıda şikâyetimiz var, polis geliyor kovalıyor yine geliyorlar. Biz ne yapalım? Korkudan dışarı çıkamıyoruz. Buna lütfen bir çare bulsunlar, okul daha önce çok iyiydi. Bütün herkes buraya toplanmış, çocuklarımız dışarı çıkamıyor. İçeride hırsızlık yapıyorlar” dedi.

“İçeride madde alıyorlar, ne ararsanız var”
4 yıldır mahallede yaşadığını belirten Züleyha Bireykol, “4 yıldır mahallemde ben böyle olaylar görmedim. Çocuklarımızı dışarı çıkarmaya korkar olduk. Sürekli korkuyoruz, duvarlardan atlayarak hırsızlık yapıyorlar. Buna bir çözüm bulsunlar, 3 defa yangın çıkardılar. İçeride madde alıyorlar, ne ararsanız var” açıklamasını yaptı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.17 11:20:40
Son Düzenlenme Tarihi :