SON DAKİKA
header-ad

Başkan Ali Çandır: Üretici fiyatları maliyet artışına yetişemiyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Haziran’da Tarım-GFE’nin aylık yüzde -0,92 ile son 10 yılın en düşük Haziran verisi olduğunu, yıllık artışın ise yüzde 32,06 ile son 3 yılın altında kaldığını belirtti. Aylık değişimin 2015’ten bu yana Haziran ortalaması olan yüzde 2,14’ün, yıllık artışın ise son 10 yıl ortalaması olan yüzde 33,37’nin altında gerçekleştiğini kaydetti.

GÜBRE MALİYETİ BİR YILDA YÜZDE 50’Yİ AŞTI

Haziran ayı Tarım-GFE’nin ana gruplarını değerlendiren Başkan Çandır, Haziran’da tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinin aylık yüzde 1,20 azaldığını, yıllık yüzde 33,88 arttığını; tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinin ise aylık yüzde 0,93, yıllık yüzde 21,49 yükseldiğini belirtti. Aylık değişimlerin tohumda yüzde -0,24, enerjide yüzde -2,61, gübrede yüzde -2,10, tarımsal ilaçta yüzde 1,23, veteriner hizmetlerinde yüzde -3,32, yemde yüzde -1,44 ve diğer kalemlerde yüzde 1,33 olduğunu kaydeden Çandır, yıllık artışların tohumda yüzde 31,44, enerjide yüzde 31,21, gübrede yüzde 50,99, tarımsal ilaçta yüzde 22,60, veteriner hizmetlerinde yüzde 26,51, yemde yüzde 31,86 ve diğer kalemlerde yüzde 34,40 olduğunu söyledi. Aylıkta en yüksek artış yüzde 1,33 ile diğer kalemlerde, yüzde 1,23 ile ilaçta; en yüksek düşüş yüzde -3,32 ile veteriner hizmetlerinde ve yüzde -2,61 ile enerjide görüldü. Yıllıkta gübre yüzde 50,99 ile en yüksek, ilaç yüzde 22,60 ile en düşük artışı gösterdi.

ÜRETİCİ FİYATLARI MALİYET ARTIŞINA YETİŞEMİYOR

TÜİK tarafından Haziran ayı Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde -9,02 olarak açıklandığını anımsatan Çandır, “Bu oran, 15 yıllık Haziran ayları ortalaması olan yüzde 1,68’in ciddi düzeyde altında kaldı. Aynı dönemde tarımsal girdi maliyetlerinin uzun yıllar ortalaması yüzde 2,14 oldu. Bu fark, üreticinin aylık bazda karşı karşıya kaldığı maliyet baskısını açıkça gösteriyor” dedi. Tarım-ÜFE’nin yıllık yüzde 9,55 olduğunu belirten Çandır, “15 yıllık Haziran ortalaması yüzde 27,20 iken tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki ortalaması yüzde 33,37 oldu. Bu tablo, üretici fiyatlarının uzun yıllar itibarıyla maliyet artışına yetişemediğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

TARIMA DAYALI SANAYİDE ENFLASYON DAHA YÜKSEK

Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının tarımı dolaylı olarak etkilemeye devam ettiğini belirten Çandır, Haziran’da YD-ÜFE’nin aylık yüzde 0,46, yıllık yüzde 30,33 arttığını söyledi. Uzun yıllar ortalamalarının aylık yüzde 2,66 ve yıllık yüzde 27,43 olduğunu hatırlatan Çandır, aylık artışın ortalamanın altında, yıllık artışın ise üzerinde kaldığını kaydetti. Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09; üretici düzeyindeki gıda enflasyonunun ise aylık yüzde 0,88, yıllık yüzde 33,07 olduğunu belirten Çandır, “Bu tablo, Haziran ayında tarıma dayalı imalat sanayindeki enflasyonun tarımdan daha yüksek seyrettiğini gösteriyor” dedi.

GIDA ENFLASYONU YÜZDE 35’İN ÜZERİNDE

Haziran’da TÜFE’nin aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 arttığını belirten Çandır, bu oranların uzun yıllar ortalamaları olan aylık yüzde 0,73 ve yıllık yüzde 18,83’ün üzerinde seyrettiğini kaydetti. Gıda enflasyonunun aylık yüzde 0,16, yıllık yüzde 35,44 olduğunu belirten Çandır, işlenmemiş gıdada aylık yüzde -2,83, yıllık yüzde 33,19; yaş meyve ve sebzede ise aylık yüzde -10,22, yıllık yüzde 28,15 değişim gerçekleştiğini söyledi.

KÜRESEL MALİYET BASKISI TARIMA YANSIYOR

Emtia ticaretinde yaşanan aksamaların tarımsal üretim açısından önemli bir maliyet unsuru haline geldiğini belirten Çandır, şunları söyledi: “Özellikle enerji ve gübre piyasalarında küresel maliyet baskısı artmaktadır. Haziran ayında bazı girdi kalemlerinde gerileme yaşanması olumlu olmakla birlikte, enerji, doğal gaz, gübre ve lojistik maliyetlerindeki gelişmeler önümüzdeki dönem açısından yakından izlenmelidir. Önemli olan, Türkiye’nin bu maliyet artışlarında küresel ortalamanın neresinde kalacağıdır. Orta Doğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında limanlara ve gemilere yönelik müdahaleler, önümüzdeki dönemde ilave tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan ve hedefli destekler hayata geçirilmelidir.”



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.08.21 09:06:58
Son Düzenlenme Tarihi : 2026.08.21 09:10:21

Yorum Yap






Başkan Böcek, Alanya’da turizmcilerle bir araya geldi

Alanya Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği üyeleri ile bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Alanya bizim için son derece önemli. Alanya’mız için yapılması gereken ne varsa yapacağız. Alt yapı dahil Alanya’ya yaptığımız yatırım 2 ..

Alanya Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği üyeleri ile bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Alanya bizim için son derece önemli. Alanya’mız için yapılması gereken ne varsa yapacağız. Alt yapı dahil Alanya’ya yaptığımız yatırım 2 milyar 673 milyondur” dedi.
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray Erdem, Meclis Başkanı Mehmet Kural ve yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Alanya’mızda ticaret ve sanayi alanındaki çalışmalarımızı ele aldık. Sizlerden gelen talep ve önerileri de dinledik. Alanya’mız için hep birlikte ortak akılla gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Başkan Böcek Alanya programı bünyesinde Alanya Turistik İşletmeciler Derneği Başkanı Burhanettin Sili, yönetimi ve Alanyalı turizmciler ile de bir araya gelerek talep ve isteklerini dinledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak turizmi son derece önemsediklerini belirten Başkan Böcek, “Göreve geldiğimizde Antalya Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi Alt Yapı Birliği’ni kurduk. Turizmcilerimiz var belediyelerimiz var. El birliğiyle Antalya’mızın tanıtımı ve turizm potansiyelini arttırmak için çalışıyoruz” dedi.

"Arıtmalara önem veriyoruz"
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya’da yaptığı çalışmaları anlatan Başkan Böcek, turizm bölgesi olması sebebiyle Alanya’da alt yapıya büyük önem verdiklerini söyledi.
Antalya’da en fazla mavi bayrağa Alanya’nın sahip olduğunu vurgulayan Başkan Böcek arıtmaların önemine dikkat çekerek arıtmalarla ilgili yapılan çalışmaları anlattı. Başkan Böcek, “Konaklı Arıtmaya 2021 - 2022 yıllarında tesis kapasitesini ikiye çıkaracak şekilde bugünkü güncel bedelle 51 Milyon TL’lik yatırım yapıldı. Konaklı arıtmada en çok kokuya sebep veren ön arıtmanın üzeri kapatılarak koku gidermek ünitesi yapılacak. Yarın da bunun ihalesi gerçekleşecek. 2021 - 2022 derin deşarj hatlarında ciddi problemler yaşanmaktaydı. Mahmutlar Arıtma, Konaklı Arıtma ve Okurcalar Arıtma Tesisleri deşarj hatlarındaki giriş bölümlerindeki kaçaklar tamir edildi. Bizim sorumluluğumuzda olmamasına rağmen Türkler Arıtma Tesisinin derin deşarj hattı onarıldı. Alt yapı dahil Alanya’ya yaptığımız yatırım 2 Milyar 673 milyondur” dedi.

"Yatırım ve hizmetlere devam"
Antalya’nın yerli ve yabancı turistlerle geçen yıl 25 milyona ev sahipliği yaptığını söyleyen Başkan Böcek, “25 milyon kişiye hizmet verecek çalışmaları 2 Milyon 688 bin kişilik nüfusa göre aldığımız parayla yapıyoruz. Paramız ona göre geliyor. Depremler, dolar, avro, afetler, krizler, Manavgat yangını, deprem derken zor zamanlar geçirdik. Ama söz verdiğimiz hizmetleri ve projeleri yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Antalya’ya yatırım ve hizmetlerin devam etmesi için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Başkan Böcek, raylı sistemin devamı için Fransız Kalkınma Ajansı’ndan 59 milyon Euro oy birliğiyle çıkarttım parayı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten onay bekliyorum. Temmuz ayı içerisinde eğer ki onaylanmazsa para geri dönecek. Dünya Bankası 700 Milyon Euro’lu bir projesi için Antalya pilot il seçildi elimizden ne gelirse yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.07 12:17:48
Son Düzenlenme Tarihi :





Milletvekilleri Köse, Uslu ve Çelik ile İl Başkanı Taş, Elmalı’ya gerçekleştirdikleri ziyarette genç mühendis-çiftçi Salih Özgünsür’ü de ziyaret ederek yaşadığı sorunları direk birinci ağızdan dinlediler

Genç-Mühendis Çiftçi Salih Özgünsür, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilmek üzere İletişim Daire Başkanı Altun’a GAZETEMİZ aracılığıyla bir mektup yazmış ve “Sayın Altun, okulundan yeni mezun olmuş bir Ziraat Mühendisi’nin kendi işini kurmak için verdiği mücadeleyi, yaşadığı sıkıntıları, önüne konulan engelleri, sizin vasıtanızla sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a iletileceği inancıyla bu mektubu yazıyorum” demişti.

    Geçtiğimiz günlerde Elmalı’nın bazı mahallelerinde düzenlenen  toplantılar için Elmalı’ya gelen Ak Parti Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse, Kemal Çelik ve Atay Uslu ile İl Başkanı Ethem Taş, genç mühendis-çiftçi Salih Özgünsür’ü çilek serasında  ziyaret ettiler. Genç çiftçiyi dinleyen milletvekilleri ve il başkanı, yaşanılan sorunların çözümü konusunda imkanlar ölçüsünde yardımcı olacaklarını söylerlerken, bu girişiminden ve cesaretinden dolayı kutladılar.
GENÇ ÇİFTÇİNİN CUMHURBAŞKANINA YAZDIĞI MEKTUPTAN BAZI BÖLÜMLER
Elmalı’nın Akçay Mahallesi’nde, Elmalı genelinde bir ilk olan topraksız çilek yetiştiriciliğinde  öncü olmak, aynı zamanda yine o bölgede seralarda yetiştirilen sebzeler arasında önemli bir payı olan, yaz aylarında üreticinin maliyetini bile karşılamayan bir fiyattan satılan domates ve silor salatalığa alternatif  bir ürün olması adına,  Elmalı’ya örnek olmak gayesiyle  deneme amaçlı 1 dönüm sera kurduğunu kaydeden genç mühendis-çiftçi Salih Özgünsür, yaşadığı sıkıntıları paylaştığı mektubundan bazı bölğümler şöyleydi:
Sayın Altun, serada kullandığım besinli suyun fazlalığını sera dışında bir havuzda toplayarak, bu suyu yine kendi diktiğim (Biraz zorunluluktan. Şöyle ki, prefabrik bina yapabilmem için  en az 5 dönüm bir alanın meyva bahçesi olması gerekliymiş. Sonradan da öğrendik ki, dikilen ağaçlar 3 yaşında olmadan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü istenilen yazıyı vermiyormuş) 400 civarındaki elma ağacına verdiğimi de hatırlatarak yaşadığım sıkıntıları, önüme konan engelleri sondan başlayarak anlatmak ve sayın Cumhurbaşkanımızın da bu sıkıntılardan haberdar olmasını arzuladığımı tekrar hatırlatmak istiyorum...
....Seramızın da bulunduğu tarlamızda elektrik yok, sulama ve diğer elektrik ihtiyaçları için jeneratör kullanıyorum ve arızalanmaması için de dua ediyorum. Yaklaşık 300 metreden elektrik gelmesi lazım. Kendi imkanlarımızla getirmemiz maddi açıdan imkansız. Bulunduğum bölgeye yakın bir zamanda elektrik yatırımı yapılmaması büyük bir şansken, seraların CK Akdeniz tarafından yatırım alanı olmaktan çıkarıldığını da ne yazık ki bu işe girdikten, deneme amaçlı bir dönümlük serayı kurduktan sonra öğrendim. Sadece ben değil, Elmalı’daki tüm ilgililerde öğrenmiş oldu. Doğal olarak elektrik olmadan üretim yapabilmek, örnek olmak zor değil, imkansızdır. Daha düne kadar il ya da ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden örtü altı sebze yetiştirdiğine dair belge alan üreticilerin seraları için elektrik yatırımı sözkonusu iken, bize farklı bir sözlü kararın iletilmesi şevkimizi de heyecanımızı da kırmıştır.
Yine 300 metre uzaktan şebeke suyunu almamız daha önce mümkünken, ne yazık ki Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü’nün “ Bahçe ve Seralarda insani tüketim amacı ile verilmekte olan Bahçe-Sera Abonelikleri, Ülkemizde ve bölgemizde yağışların yetersiz olmasından dolayı yeraltı sularında düşümler, bazı kuyularda ise kurumalar izlenmeye başlandığından, İlimiz genelinde Yönetim Kurulumuzun 25.05.2021 tarih ve 2021/193 sayılı kararı gereği 26.05.2021 -  01.11.2021 arasında geçici olarak durdurulmuştur” açıklamasıyla bir kez daha hayal kırıklığı yaşadık. Halbuki, kademeli tarife ile bahçe ve seralara insani tüketim amaçlı bahçe ve sera abonelikleri verilmeye devam edilebilirdi.
Sayın Altun;
Ne yazık ki mevcut sistem içerisinde devletimiz maddi açıdan güçlü olana hibe desteği vermektedir. Şöyle ki, benim hibe desteğinden yararlanabilmem, daha yolun başında hibe başvurusu esnasında istenen çeşitli projeler için köşeye en az  olmayan birikimimden 30-35 bin lira para ayırmak zorundayım. Hadi borç-  harç projeleri çizdirdim, hibeyi kesin olarak alacağım diye de birşey sözkonusu değil. 
Ve benim hibe desteğinden yararlanabilmem için en az 3 dönüm sera yaptırmam lazım. Bir dönüm serayı zor yaptırırken,  yarısı devlet desteğiyle de olsa 3 dönüm serayı yaptırmam, okulundan yeni mezun olmuş,   borçlanarak 1 dönümlük sera için ciddi para  harcamış biri için çok zor. Elbette sadece sera yaptırmakla iş bitmiyor. Nitekim topraksız tarım için kokopit kullanmanız lazım. Kokopiti üzerine koyacağınız plastik oluklar. Plastik olukların konulacağı  yerden yüksek ayaklar. Sulama için yarı ya da tam otomatik bir sisteme ihtiyacınız var. Kokopitlerin içinde akıllı damlama borularının geçmesi lazım. Kısaca bir dönüm seranın maliyeti 300-450 bin lira.  3 dönüm için bu rakam 1milyon lirayı buluyor. 
Ben 1 dönüm sera ve diğer ihtiyaçlar için Ziraat Bankası’ndan 130 bin lira kredi kullanmak zorunda kaldım. Ziraat Bankası 130 bin lkredi kullandırırken, benden 170 bin lira fatura getirmemi istedi. Ben ticari bir işletmenin sahibi olsaydım 170 bin liranın 30 bin lira KDV’sini, kestiğim faturaların KDV’sinden düşerek bir şekilde devletten geri alırdım. Ama çiftçi olunca o yokluk arasında birde KDV ödemek zorunda kaldım. Halbuki ben kendi adıma bir sera kuruyordum ve devletimden de  benden aldığı 30 bin lira KDV’yi, yine işimde kullanmak kaydıyla geri iade etmesini beklerdim.
* ERKİN ÖZGÜNSÜR
Not: Böyle bir ziyaret gerçekleşmemiş, olması gereken ama OLMAYAN vurgulanmıştır


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2021.07.12 09:44:14
Son Düzenlenme Tarihi :