SON DAKİKA
header-ad

Başkan Çandır, 4 yılı anlattı

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Eylül ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında gerçekleştirdi. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Borsa’nın 4 yıllık çalışması, tarım,  ticaret, ekonomik veriler ve Antalya ile ilgili ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

Antalya’nın çeşitli bölgelerinde çıkan orman yangınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Çandır, hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum” dedi. Antalya Balıkçı Barınağı’nda meydana gelen yangından etkilenen balıkçılara da geçmiş olsun dileğini ileten Çandır, “Can kaybı yaşanmaması en büyük tesellimizdir. Yangınlarla mücadele eden tüm ekiplerimize özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana gelen kazada ve Tuğberk İmamoğlu gemisinde yaşanan kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralananlara şifa diledi. Çandır, geçmiş dönemlerde Borsa’da Meclis Üyeliği ve 1. Meslek Komitesi Başkanlığı görevlerinde bulunmuş Mehmet Özmen’in vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, “Mehmet Amcamıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm camiamıza başsağlığı ve sabır diliyorum. Yine bu dönem; yaklaşık iki yıl önce kaybettiğimiz, camiamızda güzel izler bırakan, Meclis Üyemiz Mustafa Cahit Sönmez’i ve aramızdan ayrılan tüm üyelerimizi de bir kez daha rahmetle anıyorum” dedi. Çandır, Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda şampiyon olan A Milli Kadın Voleybol Takımını kutlarken, başarılarının devamını diledi.

 

 

OVP’NİN KARARLILIKLA UYGULAMAYA YANSIMASINI BEKLİYORUZ

 

Ali Çandır, Meclis’te ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı tarım açısından değerlendiren Başkan Ali Çandır, yüksek katma değerli üretim, Ar-Ge ve teknoloji kullanımı, yöresel ürünlerin ekonomik değerinin artırılması, verimlilik ve rekabetçiliğin geliştirilmesi gibi başlıkların öne çıktığına dikkat çekti. Çandır, “Bunların tarım sektörümüz açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak tarımsal istihdamdan üretim maliyetlerine, finansmana erişimden gıda arz güvenliğine kadar sektörümüzün çözüm bekleyen yapısal meseleleri de var. Bizim beklentimiz, tarım politikalarının yalnızca fiyatlar üzerinden değil, üretimin devamlılığı ve üreticinin sürdürülebilirliği üzerinden de ele alınmasıdır. Çünkü kalıcı fiyat istikrarının yolu, üretimi ve arz kapasitesini güçlü tutmaktan geçiyor. Üreticiyi üretimde tutamazsak ne fiyat istikrarını ne de gıda arz güvenliğini sağlayabiliriz. OVP’deki hedeflerin kararlılıkla uygulamaya yansımasını bekliyor, üretimi, yatırımı ve üreticiyi güçlendiren politikaların kalıcı hale gelmesini önemsiyoruz. Programın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

 

TARIMDA İSTİKRARLI BÜYÜME VURGUSU

2026 yılı ikinci çeyrek Gayrisafi Yurtiçi Hasıla sonuçlarına göre, ekonominin yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 büyüdüğünü belirten Çandır, ancak son beş yıllık ortalamalarla karşılaştırıldığında büyümenin belirgin biçimde ivme kaybettiğine dikkat çekti. Tarım sektörünün ilk çeyrekte yüzde 4,8, ikinci çeyrekte ise yüzde 13,3 büyüdüğünü belirten Çandır. “Sektörümüzün büyümesi sevindiricidir. Ancak ikinci çeyrekteki yüksek büyümenin, geçen yılki düşük üretimin ardından bu yıl rekoltede yaşanan artışın oluşturduğu baz etkisini içerdiğini de unutmamalıyız. Dolayısıyla bu yüksek büyüme oranını tek başına sürdürülebilir bir büyüme göstergesi olarak değerlendirmemeliyiz. Bizim asıl hedefimiz, tarımda bir yıl yüksek, diğer yıl düşük büyüme değil, üreticinin kazandığı, üretimin arttığı ve sektörün geleceğine güvenle baktığı istikrarlı bir büyüme olmalıdır” diye konuştu.

 

Ticaret ve hizmetler kesimindeki yavaşlamaya dikkat çeken Çandır, “İlk çeyrekte yüzde 3,5 büyüyen ticaret sektörünün ikinci çeyrek büyümesi yüzde 0,5 seviyesinde kalmıştır. Bu veriler bize iç talepteki yavaşlamanın üretim ve ticaret tarafında da etkilerinin hissedilmeye başladığını gösteriyor. Fiyat istikrarını kalıcı hale getirirken üretimi, yatırımı ve ticareti de güçlendirecek bir dengeye ihtiyacımız var. Çünkü ekonominin temelinde üretim vardır. Üretim güçlü olmadan kalıcı refah sağlamak mümkün değildir” dedi.

 

4 YIL KOLAY GEÇMEDİ

2022-2026 çalışma döneminin son Meclis toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten Çandır, ekonomi ve tarımda zorlu bir dönemden geçerken, 2022 yılında başladığı çalışma dönemiyle ilgili bilgi verdi. Çandır, “Bu dört yıl kolay geçmedi. Üretim maliyetlerinin hızla arttığı, finansmana erişimin zorlaştığı, iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedildiği, ihracat pazarlarında belirsizliklerin yaşandığı bir dönemden geçtik. Ancak enseyi karartmadık. Sorunları yalnızca dile getiren değil, çözüm arayan; bugünü yönetirken yarını da düşünen bir anlayışla hareket ettik. Bütün çalışmalarımızın merkezine üyemizi, üreticimizi ve ortak aklı koyduk” dedi.

 

KOMİTELERDEN 4 YILDA 626 KARAR

Meslek komitelerini Borsa’nın mutfağı olarak gördüklerini, sahada ne yaşandığını en iyi üyelerin bildiğini belirten Çandır, “Bu dönem meslek komitelerimizde 626 karar aldık. Ancak bizim için önemli olan kararların sayısı değil, o kararların ne kadarının üyemizin sorununa dokunduğu ve sektörümüzün önünü açtığıdır. Bu nedenle alınan kararları dosyalarda bırakmadık. Finansmandan enerji maliyetlerine, ihracattan iş gücüne, sosyal güvenlikten mevzuata, üretimden pazarlamaya kadar üyelerimizin taleplerini başta TOBB olmak üzere bakanlıklarımıza, ilgili kurum ve kuruluşlara taşıdık. Sadece sorunu söylemedik. Sorunla birlikte çözüm önerimizi de ortaya koyduk ve takipçisi olduk. Çünkü biz Borsacılığı yalnızca tescil hizmeti olarak görmedik. Borsamızı; üyesini dinleyen, sahayı takip eden, veri üreten, çözüm geliştiren ve sektörüne yön gösteren bir kurum olarak gördük” diye konuştu.

 

ORTAK AKILLA ÇALIŞTIK

Ortak akılla dört yıl boyunca tarım ve ticaret sektörünün nabzını tuttuklarını söyleyen Başkan Ali Çandır, şunları kaydetti:

 

“Hububat, susam, yaş meyve sebze, zeytin ve zeytinyağı, et ticareti ve hayvancılık, kesme çiçek, tıbbi ve aromatik bitkiler başta olmak üzere sektörlerimizin sorunlarını doğrudan sektör temsilcileriyle konuştuk. 16 sektörel analiz toplantısı gerçekleştirdik. Üreticiyi, tüccarı, ihracatçıyı; kamu kurumlarını, üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarını aynı masa etrafında buluşturduk. Rekolteyi, maliyetleri, pazarlamayı, ihracatı, mevzuatı, iklim koşullarını ve sektörün geleceğini birlikte değerlendirdik. Sorunları ortak akılla belirledik, çözüm önerilerini raporlaştırdık ve ilgililerine sunduk. Keçiboynuzundan keçiye, coğrafi işaretlerden kırsal kalkınmaya, zeytinyağından tarım topraklarının korunmasına kadar farklı başlıklarda 9 ulusal ve uluslararası çalıştay gerçekleştirdik. Bilim insanlarımızın bilgisini sektörümüzün tecrübesiyle buluşturduk. Çünkü tarımın sorunlarının tek bir kurumun ya da tek bir kişinin çözebileceği sorunlar olmadığına inanıyoruz.”

 

Yalnızca toplantı yapan Borsa değil, bilgi üreten Borsa olmaya da özel önem verdiklerini söyleyen Çandır, “Antalya Yaş Meyve Sebze Endeksi ve Antalya Domates Endeksi’ni düzenli olarak kamuoyuyla paylaşmaya devam ettik. Üretim maliyetlerinden ihracata, yerel yönetimler ve tarımdan ürün piyasalarına, iklim olaylarından sektörlerimizin yapısal sorunlarına kadar çok sayıda çalışma hazırladık. Faaliyet envanterimizde 203 rapor, araştırma, endeks ve yayın çalışması yer aldı. Rakamları yalnızca açıklamadık. Rakamların bize ne söylediğini, üreticimiz ve tüccarımız açısından ne anlama geldiğini ortaya koymaya çalıştık. Çünkü doğru politika, doğru bilgi üzerine kurulabilir.

 

YARININ TARIMI İÇİN DE ÇALIŞTIK

Üyelerin sorunlarını çözmeye çalışırken yarının tarımının altyapısını hazırlamak için gayret ettiklerini kaydeden Çandır, “Tarıma dayalı ihtisas sera organize tarım bölgesi ve Antalya’da hububat lisanslı depoculuğunun hayata geçirilmesine yönelik fizibilite çalışmaları yürüttük. Ürün piyasalarının geliştirilmesine yönelik yapılanmalarda yer aldık. Tarımsal karbon ayak izi hesaplama yazılımını sektörümüzün kullanımına sunduk. Akıllı tarım, dijitalleşme, izlenebilirlik, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir üretimi gündemimizin önemli başlıkları haline getirdik. Çünkü artık tarımda rekabet yalnızca ne kadar ürettiğinizle değil ne kadar verimli, teknolojik, kaliteli ve sürdürülebilir ürettiğinizle ölçülüyor” diye konuştu.

 

Üretmek kadar, üretileni dünyaya satabilmenin de önemli olduğunu vurgulayan Başkan Çandır, “Bu nedenle yaş meyve sebze ve kesme çiçek sektörlerinde UR-GE projelerimizi sürdürdük. Geride bıraktığımız dört yılda 11 ülkede üyelerimizi yeni pazarlarla buluşturduk. Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar farklı coğrafyalarda fuarlara katıldık, üretim ve ticaret merkezlerini inceledik, firmalarımızın doğrudan alıcılarla görüşmesini sağladık” dedi.

 

YÖREX ile Anadolu’nun yöresel ürünlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini ticarete kazandırdıklarını belirten Çandır, “Yerel değerlerimizi korurken onların ekonomik değerini de artırmaya çalıştık.  Antalya Tavşan Yüreği Zeytinimizin Avrupa Birliği, zeytinyağımızın ise ülkemizde coğrafi işaret tescili için başvurularda bulunduk” dedi.

 

SADECE TARIMA DEĞİL DOĞAYA, TOPRAĞA, SUYA DA SAHİP ÇIKTIK

Tarımı hiçbir zaman yalnızca ekonomik faaliyet olarak görmediklerini söyleyen Çandır, “Toprağı, suyu, çevreyi ve doğayı korumadan tarımın geleceğini koruyamayacağımızı biliyoruz. Bu nedenle kuraklığı, iklim değişikliğini, tarım topraklarının korunmasını, biyolojik çeşitliliği ve sürdürülebilirliği sürekli gündemde tuttuk. Zeytinpark’a sahip çıkmaya devam ettik. Çocuklarımızı ve gençlerimizi toprakla, doğayla ve üretimle buluşturduk. Geride bıraktığımız ilk üç yılın temasını sürdürülebilirlik üzerine kurduk ve yeşil mutabakat eksenli faaliyetlerde bulunduk. 2026 yılı çalışma temamızı ‘su’ olarak belirledik. Çünkü artık Antalya için su; yalnızca tarımın değil, turizmin, sanayinin, kent yaşamının ve gelecek nesillerin ortak meselesidir. Suyu yönetmeden Antalya’nın geleceğini yönetemeyiz. Bu anlayışla Antalya Su Diyaloğu toplantılarını gerçekleştirdik. Tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimini aynı çerçevede ele aldık. Dün gerçekleştirdiğimiz Antalya Su Zirvesi ile çalışmalarımızın çıktısını somut bir yol haritasına dönüştürmek istiyoruz. Amacımız yalnızca sorunları konuşmak değildir. Kimin, neyi, nasıl ve hangi takvimde yapacağını ortaya koymaktır” diye konuştu.

 

KAYITSIZ KALMADIK, SORUMLULUK ALDIK

Üyelerin sorunlarına hiçbir zaman kayıtsız kalmadıklarını, tarımın sorunlarına sırt dönmediklerini, Antalya’nın geleceğini ilgilendiren hiçbir konuda sorumluluk almaktan kaçınmadıklarını ifade eden Çandır, “Geride bıraktığımız dört yılda kusursuz olduğumuzu söylemiyoruz. Yapmak isteyip yapamadıklarımız da oldu. Sonuçlandıramadığımız, takip etmeye devam ettiğimiz işlerimiz de var. Ama gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim: Üyemizin meselesine hiçbir zaman kayıtsız kalmadık. Tarımın sorunlarına sırtımızı dönmedik. Antalya’nın geleceğini ilgilendiren hiçbir konuda sorumluluk almaktan kaçınmadık” dedi.

 

Yaptıkları tüm çalışmaları meslek komitesi, meclis, yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarla birlikte yaptıklarını vurgulayan Başkan Ali Çandır, “Meslek komitesi ve sektörel toplantıların, çalıştayların, raporların, projelerin, fuarların ve uluslararası çalışmaların arkasında hep aynı anlayış var: Üyemize hizmet etmek, sektörümüzü güçlendirmek ve Antalya tarımını geleceğe hazırlamak. Bütün bunları da tek başımıza yapmadık. Meclisimizle, meslek komitelerimizle, yönetim kurulumuzla ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte yaptık. Dört yıl boyunca Borsamızdaki çalışma huzurunun, karşılıklı saygının ve kurumsal kültürün korunmasına katkı sağlayan siz değerli Meclis üyelerimize, meslek komitesi üyelerimize, Yönetim Kurulundaki arkadaşlarıma ve tüm çalışma arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

KURUMSAL YAPI VURGUSU

Borsa’nın kurumsal yapısını her şeyin üzerinde tuttuklarını ifade eden Çandır, “Borsamızın meselelerini kişisel meseleler haline getirmedik. Başarıyı da hiçbir zaman bir kişinin başarısı olarak görmedik. Çünkü biliyoruz ki makamlar ve görevler geçicidir; kurumlarımızın itibarı, kültürü ve bıraktığımız eserler kalıcıdır. Attığımız her adımda ortak aklı rehber edindik. Üyelerimizin, sektörümüzün, Antalya’mızın ve ülkemizin ortak menfaatlerini her zaman önceliğimiz olarak gördük. Çalışmalarımıza destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

 

SORUNLARI ANKARA’YA TAŞIDIK

 

TOBB çatısı altında yönetim kurulu üyesi olarak iş dünyasını temsilen çalıştığını kaydeden Başkan Çandır, “Ankara’da üstlendiğim görevlerde de Antalya’mızın, sektörümüzün ve üyelerimizin meselelerini gündeme taşımaya gayret ediyorum. TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun önderliğinde, kentimizin ve ülkemizin iş dünyası için çalışıyoruz. Antalya’dan aldığımız talep ve sorunları Ankara’ya taşıyor, karar mekanizmalarıyla üyelerimiz arasında güçlü bir köprü kurmaya çalışıyoruz. Bunu bir makam değil, sizlere karşı taşıdığımız sorumluluğun gereği olarak görüyorum” dedi.

 

ORTAK AKIL, KURUMSALLIK, ÇALIŞMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Borsa’nın önceki dönemlerde olduğu gibi bundan sonraki dönemde de üyeyi ve üreticiyi merkeze alan, tarıma, suya, çevreye, doğaya, teknolojiye, ihracata, katma değerli üretime ve kırsal kalkınmaya odaklanan bir anlayışla yoluna devam edeceğini ifade eden Başkan Ali Çandır, “Görevlerin ve dönemlerin bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Ancak Borsamızın üyelerine, tarıma ve Antalya’ya karşı sorumluluğunun sonu yoktur. Borsamız bundan sonraki dönemde de üyeyi ve üreticiyi merkeze alan; tarıma, suya, çevreye, doğaya, teknolojiye, ihracata, katma değerli üretime ve kırsal kalkınmaya odaklanan bir anlayışla yoluna devam edecektir. Günü yönetmekle yetinmeyecek, geleceği hazırlayacaktır. Sorunları seyretmeyecek, çözümün parçası olacaktır. Ortak akıldan, üretimden, kurumsallıktan ve çalışmaktan vazgeçmeyecektir. Çünkü güçlü kurumlar, ürettikleri güçlü değerler ve oluşturduğu kurumsal kültür sayesinde yoluna emin adımlarla devam eder” diye konuştu.

 

DEMOKRATİK GELENEĞE YAKIŞIR SEÇİM

Borsa seçimlerinin 1 Ekim’de yapılacağını anımsatan Başkan Çandır, “1 Ekim ve sonrasında gerçekleştirilecek organ seçimlerinin de bu kurumsal kültüre ve Borsamızın demokratik geleneğine yakışır şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum. Seçimlerin Borsamız, üyelerimiz, sektörümüz, Antalya’mız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.09.25 15:37:35
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.04.06 11:48:54
Son Düzenlenme Tarihi :





VALİ ŞAHİN : TARIMIN İTİBARLI İŞ OLDUĞUNU ÇOCUKLARIMIZA ANLATALIM

Antalya Tarım Konseyi’nin konuğu olan Antalya Valisi Hulusi Şahin, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik vurgusunda bulunurken, “Tarımın itibarlı bir iş olduğunu çocuklarımıza anlatmamız gerek” dedi.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Tarım Konseyi’nin (ATAK) konuğu oldu. Antalya Tarım Konseyi (ATAK) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ev sahipliğinde ATB Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya, ATAK İcra Kurulu Üyeleri ATSO Başkanı Ali Bahar, BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Top, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz ile ATAK Danışma Kurulu Üyeleri katıldı.

Toplantıda, ATAK Başkanı Ali Çandır, ATAK’ın yapısını anlatırken Antalya tarımını özetleyen bir sunum yaptı. Antalya Tarım Konseyi’nin Türkiye’de tarım alanında kurulan ilk yapı olduğunu kaydeden Çandır, “Konsey, 51 üyesiyle birlikte 400bin kişiyi temsil eden Antalya’nın en geniş tarım platformudur” dedi.

TARIM ALANLARI DARALDI

Çandır, tarım kenti Antalya’da tarım alanlarının her geçen yıl daraldığına dikkat çekti. Antalya’nın Türkiye’nin tarım alanlarının yüzde 1.5’in sahip olduğunu, ancak 2021-2022 döneminde Antalya’nın tarım alanının yüzde 2.3 oranında azaldığına dikkat çeken Çandır, kırsal nüfusun azlığına dikkat çekti.

ÜRETİMDE LİDERİZ

2015’te yılları arasında Türkiye’deki örtüaltı üretim alanının yüzde 39’unun Antalya’da olduğunu belirten Ali Çandır, 2015’ten sonra diğer kentlerdeki örtüaltı tarım alanları artışıyla %38’e gerilediğine dikkat çekti. Örtüaltı domates üretiminde Antalya’nın Türkiye içindeki payının alanda ve miktarda yüzde 60 civarında olduğunu söyleyen Çandır, oranın geçen yıllara göre azaldığını belirtti. Antalya’nın Türkiye’nin sebze ihracatının yüzde 46’sını gerçekleştirdiğini kaydeden Çandır, sebzede birim ihracat değerinin yükselme eğiliminde olduğunu, sebze ihracat birim fiyatının tonda 982 dolar, domateste ise 889 dolara çıktığını söyledi. Çandır, “Pandeminin ve pazarımızın genişlemesinin de etkisiyle sebze birim fiyatı ton 928 dolar ile tüm zamanların en yüksek rakamına ulaştı” dedi.

Antalya’nın Türkiye meyve üretiminin yüzde 7.2’sini karşıladığını kaydeden Çandır, ihracatının ise yüzde 7.1’ini yaptığını kaydetti. Çandır, sürdürülebilir tarım konusuna önem verdiklerini belirterek geçen yıllarda muz üretimiyle ilgili yaptığı uyarıyı son yıllarda fazla su tüketimiyle gündeme gelen tropikal meyvelere yönelik yaptı. Çandır, Antalya’nın kesme çiçek alanındaki başarısına dikkat çekerken, Türkiye kesme çiçek üretiminin yüzde 60’ını yapan Antalya’nın kesme çiçekte ihracatının yüzde 98’ini gerçekleştirdiğini söyledi.

BU TOPRAKLARDA KÜÇÜKBAŞ TÜKETİLMELİ

Çandır, keçi yetiştiriciliğinde ülke genelinde ikinci sırada yer alan Antalya’nın Türkiye’nin keçi varlığının yüzde 6’sına sahip olduğunu belirtti. Çandır, “Aslında bu topraklarda Yörük kültüründe de var alan küçükbaş hayvanın tüketilmesi gerekiyor. Birileri çıksa da küçükbaştan restoran zinciri kursa bizim de hayvancılığımız gelişse” dedi. Çandır, Antalya’nın 16 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu belirtirken, bu sayının önümüzdeki yıllarda artacağını kaydetti.

Çandır, Antalya’nın en’lerini de sıraladı. Antalya’nın bombus arısı üretiminin yüzde 100’ünü karşıladığını kaydeden Çandır, sebze tohumu, örtüaltı biber, örtüaltı fasulye, örtüaltı domates, karanfil, avokado üretimi başta olmak üzere bir çok üründe lider olduğuna dikkat çekti.

DESTEKLERDEN YETERİNCE YARARLANAMIYORUZ

Antalya’nın tarımsal üretim değerine bakıldığında tarımsal desteklerden binde 7 oranında faydalandığına dikkat çeken Çandır, “Destekler yerinde, zamanında ve etki değeri ölçülerek yapılsa biz daha büyük iştahla üretmeye devam ederiz. Alın terini toprağa akıtan tüm üreticilerimize teşekkür ediyorum, ellerine, emeklerine sağlık” dedi.

ANTALYA TARIMINDA DOĞRU İŞLER YAPILIYOR

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın tarımsal faaliyetlerde “baş köşede” olduğunu söylerken, tarımın daha iyiye gitmesi için 2012 yılında kurulan ve ülkede ilk olma özelliği taşıyan Antalya Tarım Konseyi’ni çalışmalarının önemli sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Antalya’nın bir çok ürünün üretiminde birinci sırada yer aldığını, bazılarında yarıya yakın üretimle ülke tarımında adından söz ettirdiğini söyleyen Şahin, “Rakamlar burada yapılan işlerin doğru yapıldığını gösteriyor. Antalya Tarım Konseyi’nin burada önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

VALİ’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Antalya tarımının daha ileri gidecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Vali Şahin, “Antalya’yı tarım konusunda 21. Yüzyılın yeni önceliklerine hazırlamanın arayışı içerisinde olacağız” dedi. Sürdürebilirlik ve karbon ayak izinin tüm faaliyetlerin önceliği ve olmazsa olmazı olduğunu kaydeden Şahin, “Artık suyu sonsuz kaynak gibi kullanamayız. Kaynakların en doğru şekilde kullanmanın arayışı içerisinde olacağız. Gübrenin aynı zamanda zarar verdiğini bilip ona göre kullanacağız. Toprağın büyük bir değer olduğunu bilerek doğru kullanacağız. Allah’ın bize bahşettiği güzel suyu, müthiş toprağı güzel coğrafyayı iyi kullanmalı, torunlarımıza bırakmalıyız” diye konuştu.

TARIMIN İTİBARLI İŞ OLDUĞUNU ÇOCUKLARIMIZA ANLATALIM

Vali Şahin, tarımı baltalamadan turizmin de sanayiinin de var olabileceğini kaydederken, “Bunun için yapılması gerekenleri belirleyip öyle yürümeliyiz. Bu şehir denizle dağlar arasına sıkışmış bir şehir. Bu ülke bizim, bu topraklar bizim, hem koruyup hem de en iyi şekilde istifade edeceğiz. Sizler sayesinde soframıza yiyecek geliyor. Ürünün sofraya gelmesi ancak tarladaki emekle oluyor. Bunu pandemide milletçe hepimiz gördük. ‘Çiftçi milletin efendisidir diyen Atatürk’ü unutmayalım. Çocuklarımıza tarımla uğraşmanın çok itibarlı bir iş olduğunu anlatıp, kabul ettirmemiz lazım” dedi.

Dünya nüfusunun arttığını, 2000 senede ulaştığı nüfusun 6 katına 100 senede ulaşıldığına dikkat çeken Vali Şahin, tüketimin de nüfusa oranla arttığını belirtti. “Geleceğin trendi kaliteli beslenme olacak. Bunu iyi görelim” diyen Vali Şahin, Antalya’nın mikro klimasının avantajıyla üretim potansiyelinin bu noktada çok ön plana çıktığını kaydetti.

ANTALYALI ÇİFTÇİYE ÖVGÜ

Muz üretimin doyum noktasına geldiğini kaydeden Şahin, “Antalya’nın çiftçisi gelişmelere çok açık ve yeri geldiği zaman bilgiyi satın almaktan geri durmuyor. Bu nedenle Türkiye’nin geri kalanı çiftçisinden pozitif ayrışıyor” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Konsey üyeleri tarımla ilgili görüş, beklenti ve taleplerini dile getirdi.

Toplantının anısına Başkan Ali Çandır, Antalya Valisi Hulusi Şahin’e plaket takdim etti.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.12.20 11:17:58
Son Düzenlenme Tarihi :