SON DAKİKA
header-ad

Başkan Esen: “Burası halkın sofrası”

Çakırlar’da iftar sonrasında bölge halkı ile bir araya gelen Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, halkın olanı halk ile paylaştıklarını belirterek, “Aslında bu sofra halkın sofrası, biz onların misafiriyiz” dedi.
Konyaaltı Belediyesi Ramazan ayı dolayısıyla iftar sofraları kurmaya devam ediyor. Konyaaltı Çakırlar bölgesinde kurulan sofraya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz, il yönetimi Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ve bölge halkı birlikte oturdu. Her iftarda olduğu gibi yine depremzedeler Konyaaltı Belediyesi tarafından otobüslerle iftar alanına taşındı. 7’den 70’e çok sayıda vatandaş iftara katılırken, ezanın okunmasıyla birlikte katılımcılar iftarını açtı. İftarda kısa bir konuşma yapan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, yaşanan deprem felaketine değinerek, bölgede bir an önce geçici konut inşasına başlanması gerektiğini söyledi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlara bir kez daha Allah’tan rahmet dileyen Esen, “Asıl şimdi yapacaklarımız çok önemli. Altı ay sonra kış gelecek. Bölgedeki yurttaşlarımız eksiye inen o soğuk havalarda çocuğu, yaşlısı nasıl yaşayacak? Öncelikli olarak çözmemiz gereken konu bu. Yani barınma. Şu an yapılan yardımlar elbette önemli. Ama kalıcı çözümler şart” dedi.

“Misafir olan biziz”
Ramazan ayı boyunca ilçede iftarlar düzenlediklerini ifade eden Başkan Esen, bu iftarları halkın vergileriyle düzenlediklerini dile getirdi. Burada sadece aracı olduklarını belirten Esen, “Biz diğer tüm hizmetlerde olduğu gibi burada da sadece aracıyız. Halkımızın bize verdiği yetki ile yine onların vergileriyle en iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Biz sadece emanetçiyiz. Düzenlediğimiz bu iftarlarla da onlar adına hayır işliyoruz. Göreve geldiğimiz ilk gün söylediğimiz gibi, halkın bize emanet ettiği her kuruşun hesabını yaparak, tabiri yerindeyse tüm giderlerimizde ince eleyip sık dokuyarak çalışıyoruz. Dolayısıyla şu an misafir olan biziz. Halkımızın iftar sofrasına misafir olduk. Burada bulunan tüm yurttaşlarımıza teşekkür ediyor, ibadetlerinin hak katında kabul olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu. CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz ise, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’e ve iftara katılan bölge halkına teşekkür ederek, “Türkiye önemli bir değişimin arifesinde. Dileğimiz odur ki ülkemiz de halkımız da hak ettiği yaşama kavuşsun” diye konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 11:53:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kuveyt İstanbul Başkonsolosu Alsharji: “Antalya bir cazibe merkezi”

Kuveyt İstanbul Başkonsolosu Mohamad Alsharji, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti. İki ülke arasındaki ilişkilerin ele alındığı görüşmede, Başkan Muhittin Böcek, “Ticari, sosyal ve kültürel anlamdaki işbirliği çalışmalarımızla karşılıklı bir dayanışma içerisinde olac..

Kuveyt İstanbul Başkonsolosu Mohamad Alsharji, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti. İki ülke arasındaki ilişkilerin ele alındığı görüşmede, Başkan Muhittin Böcek, “Ticari, sosyal ve kültürel anlamdaki işbirliği çalışmalarımızla karşılıklı bir dayanışma içerisinde olacağız” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kuveyt İstanbul Başkonsolosu Mohamad Alsharji ile görüştü. Ziyarette Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Osman Ayık ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Zeynep Tuğçe Çiftçibaşı Güç de hazır bulundu. Ziyarette turizm başta olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmek için yapılacak çalışmalar ele alındı.
Büyükelçi Alsharji’yi ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Başkan Muhittin Böcek, Antalya’nın turizm potansiyeli hakkında bilgi verdi. Türk turizminin başkenti Antalya’nın 2022 yılında 13 milyon 400 bin yabancı turiste ev sahipliği yaptığını söyleyen Başkan Muhittin Böcek, 531 mavi bayrağın 229’unun da Antalya’da olduğunu söyledi. Başkan Böcek, “Sayın Büyükelçimizle ticari, sosyal ve kültürel anlamdaki işbirliği çalışmalarımızla karşılıklı bir dayanışma içerisinde olacağız” dedi.

“Antalya bir cazibe merkezi”
Kuveyt halkı için Türkiye’nin ve Antalya’nın bir cazibe merkezi olduğunu söyleyen Kuveyt İstanbul Başkonsolosu Mohamad Alsharji, “Yaz döneminde Antalya’da birçok Kuveytli vatandaşımız bulunuyor. İstanbul Başkonsolosu olarak Antalya benim kapsama alanıma giriyor. Bu nedenle Antalya’yı ziyaret ederek sizlerle görüşmek istedim” dedi. Başkan Muhittin Böcek’i yakından takip ettiğini söyleyen Büyükelçi Alsharji, “Belediye Başkanı olarak 20 yıl boyunca yaptıklarınızı hayranlıkla inceledim. Bunun yanı sıra sizin kitabımızı çevirtip okudum ve hayran kaldım. Hem bu şehre olan aşkınızdan çok etkilendim hem de kitabınızı çok beğendim. Özellikle turizm alanında sizin deneyiminiz ve tecrübenizle Antalya’yı daha fazla Kuveytli vatandaşımızın ziyaret etmesi için çalışacağız. Bunun için önümüzdeki yıl bir dizi etkinlik düzenlemek isteriz” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 13:46:50
Son Düzenlenme Tarihi :





Gazipaşa’daki kitabelerin sırrı çözülüyor

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Balca Yaylası’nda bulunan kitabeler, alanında uzman kişilerce incelendi. Kitabelerin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığını tespit eden araştırmacılar, hece vezni ile kaya üzerine işlenen yazıları günümüz Türkçesine çevirdil..

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Balca Yaylası’nda bulunan kitabeler, alanında uzman kişilerce incelendi. Kitabelerin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığını tespit eden araştırmacılar, hece vezni ile kaya üzerine işlenen yazıları günümüz Türkçesine çevirdiler. Kitabelerin, Orta Asya’daki Türkçe kitabelerle benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.
Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Anamur sınırındaki 2 bin rakımlı Balca Yaylası’nda bulunan kaya üzerine yazılan iki adet kitabe, ilk kez bilimsel olarak araştırma konusu oldu. Anamur Orman İşletme Müdürü İsmail Gübeş öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında Müdür Gübeş ile Balca Yaylası’na giden Ege Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. İbrahim Şahin, yayladaki kitabeleri epigrafi (yazıt bilimi) yöntemiyle inceledi. Yayla sakinlerinin su ihtiyaçlarını karşıladığı kuyu ile çeşmenin bulunduğu alanda yer alan kitabenin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığı tespit edildi. Güney yönünde bulunan kitabenin 5+5=10, kuzey yönünde olan kitabenin ise 6+5=11’li hece vezniyle yazıldığı ortaya çıktı. İki kitabenin hemen ön yüzünde zemin üzerine kakma usulle çizilen şeklin ise, yakın zamana kadar bölgede oynanan ve Gazipaşa ile Anamur’da “Dokuz Taş” olarak bilinen oyunun tablosu olduğu belirlendi. Kitabelerin tarihiyle ilgili ise net bir sonuç elde edilemediği açıklandı.

Orta Asya’daki kitabelerle benzerlik gösteriyor
Kitabelerden elde edilen ilk bilgilerde, Orta Asya’dan Anadolu’ya bir kültür akışının olduğu belirtildi. Balca’daki kitabelerin, aynı Orhun Abideleri’nde olduğu gibi Türklerin kaya üzerine yazdığı övgü, dua ve lanet içerikleriyle benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.
Yaylada yapılan araştırma sonucunda günümüz Türkçesine çevrilen kitabelerin, Osmanlı Türkçesi ve günümüz Türkçesindeki karşılığı tam kesin olmamakla birlikte şu şekilde:

"Güney yazıtı
1. Fikrim buraya yazmada benim
2. Bu beyaz daşa kazmada benim
3. Hayatım dua ölümüm rahmet
4. Okutmak muradım ey kârilerim
Süleyman İbrahim

Bugünkü Türkçeyle anlamı:
1. Benim fikrimi buraya yazmadaki,
2. Bu beyaz taşa kazımadaki (amacım)
3. Hayatım dua, ölümüm rahmettir
4. Muradım okutmaktır ey okuyucularım.
Süleyman oğlu İbrahim

Kuzey yazıtı
1. Efsûs dünya ne kadar olsa da dilber
2. Ölümü etmez mi kalbleri muğber
3. Ne kadar yaşasan akıbet ölicek
4. Akıbet gelecek yevm-i kıyamet
5. İkiden birini duyacak millet
6. Kimisine rahmet kimine la’net

Bugünkü Türkçeyle anlamı:
1. Eyvah! Dünya ne kadar hoş olsa da
2. (İnsanın) ölümü incitmez mi kalpleri?
3. Ne kadar yaşasan da sonu ölümdür
4. Sonunda gelecek kıyamet günü
5. İkisinden birini yaşayacak insan
6. Kimine rahmet (olacak) kimine lanet"

"Metni eksiksiz okuyabildiğimizi söyleyebilirim"
Yapılan çalışmalara ilişkin deneyimini, sosyal medyasından yaptığı paylaşımla dile getiren Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Gerek görevi ve gerekse memleketine olan sevgisi dolayısıyla halkla içli dışlı olan kıymetli dostum İsmail Gübeş, bölge halkından varlığını öğrendiği ve Türk tarihiyle ilişkili olabileceğini düşündüğü çeşitli türden tarihi kayıtları (epigrafik belgeler) göstermek için beni Temmuz’da iki kez Anamur’un yaylalarına davet etti. Gazipaşa ve Anamur sınırında bulunan 2 bin metre yükseklikteki Balca Yaylası’na geldik. İsmail Bey’in bana göstermek istediği yazıtlar, yayla sürülerinin sulandığı önemli bir su kaynağının hemen üst kısmındaydı. Sabit kayalara Arap harfleriyle Türkçe metin yazımı nadir rastlanan bir durum olduğu için, tek başına bu özelliği bile başında bulunduğumuz yazıtları kıymetli kılıyordu. Doğal haliyle okunması bir hayli güç olan yazıların epigrafik belgelemesinin yapılması gerekiyordu. Nalan Hanım’ın da yardımıyla epigrafik belgelemeyi yaparak yazıyı okunur hale getirdik. İzmir’e gelir gelmez yazıtların okunmasına yoğunlaştık. Ege Üniversitesi TDAE’nden dostum Prof. Dr. Mehmet Temizkan Bey’in de yardımıyla metni eksiksiz okuyabildiğimizi söyleyebilirim. Ancak metnin tarihi konusunda hala tereddütlerimiz olduğunu ve belki de hiçbir zaman emin olamayacağımızı da söylemeliyim” dedi.

Üç epigrafik belge bulunuyor
Prof. Dr. Şahin, "Elbette bu bilimsel bir yayın olmayıp bu doğrultudaki çalışmalarımızın devam edeceğini söylemeye sanırım gerek yok. Efendim burada üç epigrafik belge bulunmaktadır. Birinci yazıt (güneyde olan) 5+5=10, ikincisi ise (kuzeyde olan) 6+5 =11’li hece vezniyle yazılmıştır. Bu iki yazıtın hemen aşağısında, zemine batık düz bir kaya zemin üzerine kakma usulle çizilen şey ise, yakın zamana kadar bölgede oynanan bir akıl oyunu olup Anamur yöresinde daha çok ’Dokuz Taş’, Gülnar yöresinde ’Dokurcun’ olarak adlandırılan oyun tablosudur. Hayatın geçiciliğini, bir hesap gününün varlığını hatırlatan bu metinler, umarız sonsuza dek varlığını korur; bir lüzumsuzun gereksiz hırsları sonucu yok olmaz. Her yazının bulunduğu, her işaretin görüldüğü yeri acımasızca tahrip eden arkadaşlar, ’Gavurlara ait’ diyerek yok ettiğiniz tarihin önemli bir kısmının kendi atalarınıza ait olduğunu ve bunların size değil evlatlarınıza ait tarihi ve kültürel değerler olduğunu hatırlatmak isterim” diye konuştu.

Amaç kültürel mirası korumak
“Balca Yaylası’nda yapılan çalışmaların temelinde, kültürel mirasımızı koruma amacı yatmaktadır” diyen Anamur Orman İşletme Müdürü İsmail Gübeş, “Yapılan çalışmalarla, burada bulunan yazıtları gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Yazıtlar ilgili çalışmalar devam edecek ve çalışmalar sonucunda bilimsel makale yayımlanacak. Ayrıntılı yapılacak incelemelerin ardından, hem yazıların tam anlamı hem de tarihleriyle ilgili elimizde somut deliller olacak. Çalışmalar bittiği zaman burayı koruma altına alıp, yazıtların zarar görmesine engel olmak istiyoruz. Sonuçta bu bize bırakılan bir mirastır. Bu mirası gelecek nesillere taşımak hepimizin görevi” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 16:20:12
Son Düzenlenme Tarihi :