SON DAKİKA
header-ad

Başkan Şahin 300 sünnet olacak çocukla buluştu

Aksu 6 Ekim'de gerçekleştirilecek sünnet şölenine hazırlanıyor.

Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin, 6 Ekim tarihinde Aksu Güreş Sahası’nda gerçekleştirilecek Geleneksel Sünnet Şöleni öncesinde, sünnet kıyafetlerini teslim alan çocuklar ve aileleri ile bir araya geldi.

Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından 11-15 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen kıyafet dağıtımının son gününde; Belediye Başkanı Halil Şahin, eşi Ümmü Şahin ve Başkan vekili Emin Bal sünnet için kayıt yaptırarak kıyafetlerini teslim alan sünnet çocukları ve aileleri ile bir araya geldi.

Başkan Şahin’in eşi Ümmü Şahin; “Sünnet şölenimiz öncesinde gerçekleştirdiğimiz kıyafet dağıtımının ardından bugün siz değerli ailelerimiz ile bir araya gelmek, sünnet olan evlatlarımızın bu cıvıltıları, neşeleri bizleri ziyadesiyle mutlu etti” dedi. Başkan vekili Emin Bal ise  “Sizlerle bir arada olmaktan çok mutluyum. Hayırlı ve uğurlu olsun, inşallah 6 Ekim’de sünnet şölenimizde de sizlerle bir arada olacağız” dedi.

Bu yıl 300 çocuğu sünnet ettirdiklerini dile getiren Başkan Şahin ise ailelere hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi;

“Geleneksel Sünnet Şölenimizi 6 Ekim tarihinde, Aksu Güreş Sahamızda gerçekleştireceğiz. Sosyal belediyecilik anlayışıyla bu yıl 300 çocuğumuzu sünnet ettirdik. Çocuklarımıza sünnet kıyafetlerini de hayırlısıyla dağıttık. Kıyafetlerini teslim alan evlatlarımız ve siz değerli aileleriyle bir araya gelmekten çok mutluyuz. Hayırlısıyla 6 Ekim’de de şölenimizi gerçekleştireceğiz. Belediyemiz bu yıl Geleneksel Sünnet Şölenimiz ve Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşlerimizi festival havasında gerçekleştirecek. Etkinliklerimiz 6 Ekim Cuma günü Ümmü Erbil ve Uğur Işılak’ın sahne alacağı Sünnet Şölenimiz ile başlayacak, 7 Ekim Cumartesi saat 19.00’da ise Sevgi Petek ve Mustafa Yıldızdoğan konseriyle devam edecek. 8 Ekim Pazar günü ise saat 09.00’dan itibaren Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşlerimizi gerçekleştireceğiz. Ben bu vesileyle; Aksu Güreş Sahamızda gerçekleştireceğimiz sünnet şölenimiz, konserlerimiz ve yağlı pehlivan güreşlerimize tüm halkımızı davet ediyor, sünnet olan yavrularımız ve ailelerine hayırlı olsun diyorum” dedi. * Aksu Belediyesi Basın Servisi


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.16 11:12:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kalp hastalığında erken teşhis hayat kurtarır

Dünya genelinde en çok ölüme neden olan durumların başında kalp krizlerinin geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, “Kalp hastalığının gelişiminin önlenmesi tedavisinden daha kolaydır, bu nedenle kalp hastalıklarının erken teşhisi bizim açımızdan çok önemlidir” dedi.
Medical Park Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, kalp damar hastalıkları konusunda açıklamalarda bulundu.
Dünya genelinde en çok ölüme neden olan durumların başında kalp krizlerinin geldiğini dile getiren Doç. Dr. Şeker, “Damar duvarına yerleşmiş plak dediğimiz yağlar giderek damarı tıkayarak belirtilere neden olmaktadır. Bazen de ilk belirti kalp krizi olabilmektedir. Kalp hastalığının gelişiminin önlenmesi tedavisinden daha kolaydır, bu nedenle kalp hastalıklarının erken teşhisi bizim açımızdan çok önemlidir” diye konuştu.
Risk faktörlerine sahip kişilerde kalp damar hastalığının gelişmesi ve kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şeker, “Sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, diyabet, obezite, sedanter yaşam dediğimiz hareketsiz yaşam tarzı, alkol, yağlı beslenme gibi değiştirilebilir ya da kontrol altına alınabilir” ifadelerini kullandı.

“Efor sırasında nefes darlığı gelişebilir”
Kalp damar hastalığı olan bireylerde hangi belirtilerin görülebileceğine değinen Doç. Dr. Şeker, daha sonra şunları söyledi:
“Kalp damar hastalığı gelişmiş kişilerde damar tıkanıklığının derecesine göre belirtiler gelişebilir. Hastada hiçbir belirti de olmayabilir. Bu sebeple risk faktörlerine sahip kişilerin hastalık başlangıcı ve ilerlemesini geciktirmek amacıyla risk faktörleri kontrol altına alınmalıdır. Kalp damarındaki tıkanıklık kalbin beslenmesini bozacak düzeye geldiğinde belirtiler gelişmeye başlar. Efor sırasında göğüs ağrısı yanıcı baskı tarzda, efor sırasında nefes darlığı, çabuk yorulma ve ritim bozuklukları gibi belirtiler gelişebilir.”

“Tanı koyma süreci”
Teşhis koyma sürecinden bahseden Şeker, “Kalp damar tıkanıklığını düşündürecek belirtilere sahip kişilerde yapılacak efor testi, kalsiyum skorlaması, miyokart perfüzyon sintigrafisi, koroner sanal anjiyo, koroner anjiyografi gibi yöntemlerle tanısı konulabilir” şeklinde konuştu.
Koroner anjiyografi yönteminin kimlere uygulanabileceği ile ilgili bilgi de veren Şeker, “Risk faktörlerine sahip kişilerde göğüs ağrısı olması, daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerde kriz ağrısına benzer şikayetlerin gelişmesi, daha önce kalp damarlarına balon stentleme işlemi yapılıp tekrar göğüs ağrısı olması durumunda uygulanabilir. Kalp kapağından dolayı ameliyata gidecek olanlarda, ciddi ritim bozuklarında altta damar tıkanıklığını dışlamak amacıyla elektrokardiyografi, efor testi, ekokardiyografi, sintigrafi, bt anjiyografi yöntemlerde ciddi damar tıkanıklığını düşündüren keşiflerin olması durumunda anjiyografi yapılmalıdır” dedi.

“Anjiyografi için hasta bayıltılmaz”
Koroner anjiyografinin nasıl uygulandığını anlatan Doç. Dr. Şeker, “Koroner anjiyografi kalp damarlarının içerisine özel katater denilen ince borularla radyoopak madde verilerek görüntüleme işlemidir. Anjiorafi için hasta bayıltılmaz, sadece girişim yapılacak bölge kasık ya da el bileği uyuşturulur. Hasta işlem boyunca kendindedir ve doktorla iletişim halindedir. El bileğinden girilerek yapılan anjiografi işlemi kasıktan girilerek yapılana göre daha avantajlıdır. Hasta el bileğinden anjio olduğunda kasıktan yapılana göre daha erken taburcu olur, kum torbası gerektirmez, daha az kanama, morluk, şişlik gibi istenmeyen olaylar gelişir. El bileğinden anjiografi işlemi sırasında gerek duyulduğunda balonlama ve stentleme işlemi de yapılabilmektedir” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.26 21:58:43
Son Düzenlenme Tarihi :





2 bin yıllık tarihi su yapısı yüzülerek gezilebilecek arkeopark olmayı bekliyor

Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti’nin yaklaşık 2 bin yıllık anıtsal su yapısı, çöplük ve hurdalığa döndü. Hazırlanan projeyle turistlerin 1,5 metre derinlikteki suyun içinde yüzerek gezebileceği bir arkeopark yapılması planlanırken, bölgede bir de tarım müzesi yer alacak.
Demre-Ka..

Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti’nin yaklaşık 2 bin yıllık anıtsal su yapısı, çöplük ve hurdalığa döndü. Hazırlanan projeyle turistlerin 1,5 metre derinlikteki suyun içinde yüzerek gezebileceği bir arkeopark yapılması planlanırken, bölgede bir de tarım müzesi yer alacak.
Demre-Kaş karayolunun bitişiğinde bulunan ve Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen anıtsal çeşmenin (nympheum) çevresi ihmal ve ilgisizlik nedeniyle adeta hurdalığa döndü. Döneminde kutsal kabul edilen çeşmenin inşa edildiği kayaların arasından çıkan sülfür içeren şifalı sularda ise su kaplumbağaları ve balıklar yaşıyor. Likya uygarlığının önemli kentlerinden biri olan Myra kentinin limanı konumundaki Andriake’nin kuzeyinde, Demre-Kaş karayoluna bitişik konumdaki tarihi çeşmenin sanayinin yeni yerine taşınmasıyla beraber hazırlanan projeyle turistlerin suyun içinde yürüyerek ya da yüzerek gezebileceği bir arkeopark yapılması planlanıyor. Park içinde bir de tarım müzesi yer alacak. Söz konusu proje kazı başkanlığı tarafından belediyeye sunuldu ve Meclis kararı onayladı.

"İnsanların 1,5 metre su içerisinde yüzerek kalıntıyı gezmelerini istiyoruz"
Mevcut görüntünün turizm kentine yakışmadığını belirten Myra-Andriake Kazı Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, nympheum termal yapısında yaptıkları kazıya ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Ayakta, iyi korunmuş, anıtsal bir Roma termal yapısını arkeopark içinde planlayarak, insanların 1,5 metre su içerisinde yüzerek kalıntıyı gezmelerini istiyoruz. Daha da ileri gidebilmek için sanayinin taşınacağı günü bekliyoruz. Sular içinde motopomplar yardımıyla zorlu bir kazıyla büyük oranda kazdık ve ortaya çıkardık. Kazıyı tamamlamak için sanayinin boşaltılmasını bekliyoruz. Arkeoparka dönüştüğünde muhteşem bir kentsel ve arkeolojik güzellik olacak. O yapı da suyun içerisinde çok güzel duracak ve ebediyen korunacak diye düşünüyorum. Projesi hazır, gününü bekliyoruz.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.06 12:30:21
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.09.06 12:30:39