SON DAKİKA
header-ad

Başkan Ümit Uysal : Birlikte çözeceğiz

Elmalı’ya giden ve önce ilçe teşkilatını ziyaret eden, sonra da esnafları dolaşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “Tarımda yaşadığımız sorunları birlikte çözelim, turizmimizi beraber geliştirelim. Türkiye’mizin sorunlarını birlikte çözelim. Bu iradeyi ortaya koyacağız” dedi.

     Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “Tarımda yaşadığımız sorunları birlikte çözelim, turizmimizi beraber geliştirelim. Türkiye’mizin sorunlarını birlikte çözelim. Bu iradeyi ortaya koyacağız” dedi. 
    Başkan Uysal, kayınpederi Mehmet Emin Koloğlu’nu kaybeden Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk’e taziye ziyareti için bulunduğu Elmalı’da partisinin ilçe başkanlığı ziyaret etti. 
    İlçe Başkanı Şakir Aydın ve yönetim kurulu üyelerinin karşıladığı Başkan Uysal, burada yaptığı konuşmada “Herkesi toparlayan, herkesin derdine ortak olan, herkesi anlayan ve olduğu gibi kabul eden, siyasetin tam merkezinde, milleti birleştirmeye çalışan bir iradeyi ortaya koymak zamanı” ifadelerine yer verdi. Yaşanan sorunlara sahip çıkarken çözümü desunan bir anlayışa ihtiyaç olduğunun altını çizen Başkan Uysal, “Tarımda yaşadığımız sorunları birlikte çözelim, turizmimizi beraber geliştirelim. Türkiye’mizin sorunlarını birlikte çözelim. Bu iradeyi ortaya koyacağız” dedi. 
    Başkan Uysal, Elmalı’da ayrıca leblebicilerin, bakırcıların, demircilerin bulunduğu tarihi çarşıda esnafı ziyaret etti, çay bahçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. 
Başkan Uysal, sosyal medyada ‘Palanın Otağı’ adıyla ünlenen ve yaptığı yemeklerle dikkat çeken Mehmet Eken’le de bir araya geldi. Buluşmaya Muratpaşa Belediyesi’nin başpehlivanı Orhan Okulu da eşlik etti. Soba ateşinde demlenen çayların içildiği ziyarette Eken, Başkan Uysal ve misafirleri için yufka ekmeğe sarılı etle hazırladığı ‘pehlivan dürüm’ yapmayı da ihmal etmedi. Başkan Uysal, yufka ekmeğin Yörük mutfağının önemli bir parçası olduğunu ve Antalya’nın tescilli lezzetlerini buluşturan belediyenin yeni hizmete açtığı Antalya Lokantası’nın menüsüne aldıklarını söyledi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.12.19 19:38:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz’de mikroplastik alarmı: "Her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edildi"

Son yıllarda tüm dünyayı tehdit eden, artık insan vücudunda bile ortaya çıkan mikroplastikler, giderek Mersin ve Akdeniz için de büyük bir sorun haline geldi. Son dönemde kıyı şeridinde bile gözle görülür şekilde plastik atıkları görülürken, yapılan çalışmada Mersin Körfezi’nde her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edildi.
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, denizlerin gün geçtikçe kirlendiğini belirterek, "Bütün ülkelerin topyekun olarak bu kirlilik kaynaklarını görmesi ve denizel ortamların korunması için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Eğer denizler temiz tutulmazsa insanlar denizleri kullanamayacak ve turizmin gelişimi ya da ilerlemesinde de set vurabileceğini söyleyebiliriz" dedi.
Son dönemde Mersin sahillerindeki kirlilik gözle görülür şekilde artarken, özellikle plastik ve mikroplastikler büyük bir tehdit oluşturuyor. Yıllardır küresel bir sorun haline gelen mikroplastikler artık Mersin ve tüm Akdeniz için de büyük bir tehdit olmaya başladı. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin Mersin Körfezi’nde yaptığı bir çalışmada, her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edildi.

"Deniz kirliliği son yıllarda gözle görülür bir şekilde artmış bulunmaktadır"
Oluşan kirlilikle ilgili konuşan ÇMO Mersin Şube Başkanı Sinan Can, Mersin’in 321 kilometre kıyı şeridine sahip bir il olduğunu söyledi. Bunun 108 kilometresinin doğal kumsallardan oluştuğunu kaydeden Can, "Mersin yapısına baktığımız zaman batısında turizm ve tarım faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir kent. Doğusunda ise sanayinin ve liman faaliyetlerinin gerçekleştiği bir kent. Böyle bir kentin deniz üzerinde ya da sucul ortamlar üzerindeki baskının çok fazla olması zaten beklenen bir durumdur. Deniz kirliliği ise son yıllarda özellikle gözle görülür bir şekilde artmış bulunmaktadır. Keza bu hem deniz çöpü hem de mikroplastikler noktasında önem arz etmektedir. İnsanlar denizleri kullandığı zaman, denizlere girdiği zaman denizlerde gördükleri atıkları ya da çöplerden doğrudan etkilenmektir. Bu açıdan deniz kirliliği son yıllarda artan bir kirlilik olarak karşımıza çıkmaktadır" diye konuştu.

"Her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik var"
Kirliliğin farklı nedenleri olduğunu vurgulayan Can, "Bunlar karasal ve deniz faaliyetlerinden kaynaklı nedenler. Bir de tabii gelişen sektörlerin de deniz kirliliğine olan etkileri var. Fakat gerçekleştirilen tahminlere göre deniz kirliliğinin sebeplerinden yüzde 80’i karasal kaynaklı olduğu belirtiliyor. ODTÜ Deniz Bilimleri’nin yapmış olduğu kirlilik ölçümleri projesinde Mersin Sahili’nde 9 pilot bölge seçildi. Kirliliklere bakıldığı zaman yüzde 78,8 ile yüzde 98 arasında plastik kaynaklı olduğu görülüyor. Zaten deniz kirliliğinin en önemli noktalarından birisi de plastik kaynaklı. Bu plastik kaynakların da karasal noktadan geldiği belirtilmektedir. Diğer yandan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin Mersin Körfezi’nde yapmış olduğu bir çalışmaya göre ise her 1 kilometre karede 8 milyonun üzerinde mikroplastik tespit edilmiş. Bu da çok can alıcı bir veri" şeklinde konuştu.

"Deniz kirliliği giderek artıyor"
Gerçekleştirilen araştırmada Akdeniz Körfezi’nde deniz kirliliğinin giderek arttığının gözlendiğinin altını çizen Can, "Bu artışa nazaran tabii bunun önlenmesi, sağlıklı denizlere girilmesi açısından ciddi çalışmaların yapılması gerekir. En önemlilerinden birisi de farkındalık çalışmaları ve eğitim çalışmaları. Mersin’de bu çalışmaların giderek artırılması gerekmektedir. Diğer yandan, bizim denizlerimize ulaşan su kaynaklarımız derelerimiz, ırmaklarımız var. Buralarda ciddi anlamda kirlilik kaynağı olarak görülmektedir. Buralardan gelen kaynakların da önlenmesi son derece önemli. Nehirlerimiz ve derelerimize yapacağımız kirlilik baskıları doğrudan denizel ortamda biz onun karşılığını görebilmekteyiz. Sadece Mersin özelinde değil, bölgesel hatta ulusal olarak değerlendirmemiz gereken bir konu. Çünkü eğer bunu bölgesel olarak değerlendirirsek yalnızca Mersin’i düşünmüş oluruz. Fakat bu kirlilik kaynakları birçok noktada var" ifadelerini kullandı.

"Temiz tutulmazsa insanlar denizleri kullanamayacak"
Türkiye’de yasa ile denizlerin kirlenmesinin önüne geçildiğini dile getiren Can, "Hatta uluslararası sözleşmelere de taraf bir ülkeyiz. Yani denizlerimizin kirlenmesini doğrudan önleyebilecek olan uluslararası sözleşmelere de tabiyiz. Bütün ülkelerin topyekun olarak bu kirlilik kaynaklarını görmesi ve denizel ortamların korunması için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu da son derece önemli. Giderek dikkati de o yöne çeken bir alan olarak görüyoruz. Mikroplastikler yapılan çalışmalarda görüyoruz ki denize girdiğimiz esnada yutulan sulardan ya da farklı noktalardan canlı bünyesine doğrudan girebilen maddeler olarak görüyoruz. Çünkü çok küçük boyutta kirlilik kaynakları bunlar. Diğer yandan da deniz canlıların gözle görülemeyecek boyutta olan bu kirlilikleri besin kaynağı olarak görüp yutarak, besin zincirine dahil edilmesi gibi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Diğer yandan deniz canlıların nesillerinin tükenmesine ya da azalmasına da sebep olur. Yani çok boyutlu bir nokta. Kirlilik kaynakları arttıkça, kirlilik gözle görülür bir şekilde arttıkça insanlar denizi kullanamaz hale gelecekler. Bu nedenle denizlerin temiz tutulması özellikle turizm faaliyetleri çerçevesinde oldukça önemli. Eğer denizler temiz tutulmazsa insanlar denizleri kullanamayacak ve turizmin gelişimi ya da ilerlemesinde de set vurabileceğini söyleyebiliriz" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.03 11:13:56
Son Düzenlenme Tarihi :





Basın İlan Kurumu gazeteleri kapatmak isteseydi !

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç, İlan Müdürü İdris Armağan Çam, Kontrol Hizmetleri Müdürü Özden Onur, Kurumsal İletişim Müdürü Oğuz Akçakoca’nın yanısıra Basın İlan Kurumu Konya ve Antalya Şube Müdürleri’nin de katıldığı Antalya, Isparta, Afyon Karahisar, Burdur, Konya ve Karaman Yerel Gazete Sahipleri ve yöneticilerinin buluştuğu bölge toplantısı, internet haber sitelerinde de resmi ilan yayınlanması ile ilgili TBMM’de komisyonlardan geçen bir tasarının yasalaşmak üzere olduğu şu günlerde yapılması kafalardaki bazı soruların cevaplanması açısından son derece yerinde oldu.

    Bu toplantı sonunda beş şey kesin. 
    1- Basın İlan Kurumu, internet haber sitelerinde de resmi ilan yayınlattırılması  konusunda kararlı.
    2- Sözkonusu yasa kanunlaştığı anda (Ekim ayında meclisin açılmasıyla birlikte yasalaşması sözkonusu) Basın İlan Kurumu internet haber sitelerine “ben size ilan gönderiyorum, hadi hemen yayınlayın” demeyecek.
    3- Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan alan yerel ya da haftalık gazeteler internet haber sitelerinde de  resmi ilan yayınlamak isterlerse (elbette yükümlülükleri olacak) bazı kolaylıklar sağlanacak.
    4-İnternet haber sitelerinin resmi ilan yayınlayabilmesi için, şu anda gazeteler için uygulanan (vergi kaydı, kadro, güncel ve özel haber sayısı gibi şartların   yanına daha başka ilave şartlar (tıklanma) eklenecek.
    5- İnternet haber sitelerinin resmi ilan yayınlayabilmeleri için belirli bir zaman diliminde önce istenen şartların yerine getirilip- getirilmediğine bakılacak. 
    Yani bir süreç olacak.
    Sözkonusu bölge toplantısının asıl ana paylaşımı, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç’ın bu süreçten gazetelerin kazançlı çıkacağını üstüne basa basa söylemesi.
*****
    Sayın Erkılınç  yaşanmış fıkra gibi bir olayı anlattı.
    Bir ilçede günlük ya da haftalık yayınlanan bir gazete yokmuş. O ilçede haftalık gazete çıkarmak isteyen bir kişi, Basın İlan Kurumu’na başvurarak  resmi ilan yayınlamak istediğini belirtiyor ve denetim istiyor. İstanbul’dan denetleme için o ilçeye giden görevliler gördükleri manzara karşısında şaşırıyorlar. Çünkü, gazete bürosu olarak gösterilen yerin elektriği yok, suyu yok, tabelası yok. Tutanağı tutuyorlar, fotoğraflıyorlar tam çıkmak üzere iken elinde tepsiyle kahve çalışanı geliyor içeridekilere sesleniyor: 
    “Abi, işiniz bittiyse masa ve sandalyemizi alalım.” 
*****
    Sayın genel müdür ısrarla gazeteleri  kapatma gibi bir düşüncelerinin olmadığını söylüyor.
    Basın  İlan Kurumunu’nun cezalandırmak ya da ödüllendirmek gibi bir düşünce içinde olmadığını, sadece var olan yasa ve yönetmeliklerin uygulandığını belirtiyor. Yazılı basının sıkıntısını bildiklerini ve pandemi döneminde ve sonrasında sağladıkları  birçok kolaylıkla yaşamlarını sürdürmelerine katkı da bulunduklarını belirtiyor.
    Sayın genel müdür kadro, baskı, abone - bayi yoluyla satış ve asgari kadro konusunda denetimlerin devam edeceğinin sinyalini verirken, bana göre sistemin nasıl işlediğini daha net bir ifade ile sistemde yapılan ama YAPILMAMASI  gereken yanlışları  bildiklerini de vurguluyor ve uyarıyor.
****
    Günümüzde vatandaş gazete almaya gerek duymadan dijital ortamda daha çok ve ÖZEL habere anında, hem de bir ücret ödemeden ulaşabiliyor
    Ankara, İstanbul ve İzmir’i bir kenara koyarsak bugün il merkezindeki gazetelerin günde  en az 400 adet gazeteyi satması şarttır. Bu satışların yüzde 30’unun bayiler aracılığıyla yapılması gerekiyor. 
    Gazete maliyetinin defalarca katlandığı günümüzde gazeteye 3-5 aylık abone yapmak ya da bayi aracılığıyla gazete satabilmek ise  o kadar zor. Öyle ki çoğu vatandaş bedava verdiğiniz gazeteyi bile almak istemiyor, bu da ayrı bir gerçek. 
*****
    İşin birde şu yönü var. Siz ilanınızı ya da haberinizi yayın yaptığınız il ve ilçede belirli bir sayıda kişiye ulaştırabilirsiniz. Ama ilanı ya da haberi internet haber sitesi’nden, Türkiye’nin, hatta dünyanın dört bir köşesinde yaşayanlara ulaştırmanız mümkün.
    Bir örnek vereyim. Elmalı Milli Emlak Müdürlüğü’nün geçtiğimiz haftalarda bir arsa satış ihalesi vardı. İhale gazetemizde yayınlandı ama biz bu ihaleyi ayrıca haberleştirdik, gazetemizde ve internet haber sitemizde de yayınladık, o haberimizi sosyal medya hesaplarımızdan paylaştık ve sonuç ne oldu biliyor musunuz ? 
    İhale salonu katılımcıları almadı. Milli Emlak Şefi’ne “daha büyük bir salon ihtiyaçmış ?” dediğim zaman aldığım cevap “Bu kadar yoğun bir katılım beklemiyorduk” oldu.
    Sayın genel müdüre katılıyorum. Basında dijital dönüşüm artık kaçınılmazdır. 
    Eğer biz kendimizi yenilemezsek, er ya da geç resmi ilan yayınlama hakkımız son bulacak, gazetelerimizi  kapatmak zorunda kalacağız.
*****
    Basın İlan Kurumu gazeteleri kapatmak isteseydi;
    Kurum şubesi bulunan illerde resmi ilan yayınlayabilmek isteyenler için uygulanan 36 aylık bekleme süresini eskiden olduğu gibi 12 aya çekerdi. İnanın hangi il olursa olsun, bu süre sonunda onlarca yeni gazete resmi ilan yayınlama hakkı kazanır, bunun doğal bir sonucu olarak resmi ilan  pastası bir dilim bile kalmazdı.
****
    Bölge toplantısında özellikle ilçelerde ki kadro sorunu gündeme geldi.
    Gerçekten kadro için aranılan 2 yıllık çalışma şartı ilçe gazetelerinin elini kolunu bağlıyor.   İlçede  Bir gazete sahibinin, “Benim oğlum üniversiteyi kazanamadı, yanımda  çalışıyor. Ama ben kadroda gösteremiyorum” tepkisi yerindeydi. 
******
    Sonuç olarak katıldığım Konya bölge toplantısında internet haber sitelerinin resmi ilan yayınlaması ile ilgili endişeler benim açımdan ortadan kalkmıştır, bundan sonrası önemlidir.Basın İlan Kurumu yasanın çıkmasıyla beraber A ya da B planını paylaşmalı, bu plana göre de görüşlerimiz alınmalıdır.
    BİK tarafından 400 gazete satışının yeterli kabul edildiği bir ortamda resmi ilan yayınlayacak internet haber sitelerinden günlük 5-10 bin gibi afaki rakamlarda organik tıklanma beklenmemeli, kadro konusunda 2 yıl şartı belirli sayıda aranmalı, 1 nci derece yakınlardan hiç olmazsa 1 kişinin kadroda olmasına izin verilmelidir. Hayırlı olur umarım.
     * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.15 21:50:10
Son Düzenlenme Tarihi :