SON DAKİKA
header-ad

Beton santralinin kurulumunda sona gelindi

Isparta Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Doğaltaş ve Beton Elemanları Tesisine alınan ve üretimi 3 katına ulaştıracak olan yeni beton santrali kurulumunda sona gelindi.
Isparta Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı Doğaltaş ve Beton Elemanları Tesislerinde kilit parke, bordür ve begonit taş üretimini 3 kata çıkaracak olan beton santralinin kurulum çalışmalarında sona gelindi. Tesisin devreye girmesiyle birlikte 15 Haziran’dan itibaren günlük beton üretimi 5 kat, çift vardiyada üretim kapasitesi ise 3 katına ulaştırılmış olacak.
Eski adıyla ISTEM olan Fen İşleri Müdürlüğü Doğaltaş ve Beton Elemanları Tesisinde yenileme ve kapasite artışı çalışmaları aralıksız sürüyor. Bir süre önce fabrikaya kilit ve parke taşı basma makinesi alınarak üretim artırılmıştı. Beton santralinin kurulumuyla birlikte ise mevcut kilit parke, bordür ve begonit taş üretimi 3 kat daha artırılmış olacak. Fabrikada çeşitli ebatlarda bordür, yine çeşitli ebatlarda taş üretimi yapılacak. Kilit taşının yanı sıra üretilen çeşitli renklerdeki begonit taşları da şehrin cadde ve sokakları ile kaldırımlarda kullanılacak.
Tüm bu çalışmaların yanı sıra yine fabrika alanının dış cephe taş duvar örülmesi çalışmaları da devam ediyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.01 18:03:23
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Fıstık çamı ekonomiye katkı sağlıyor

Türü tanımlayan Latince ad, “pinea", Latince bir sıfat olup çamlarda “dişiliği" ifade etmektedir. Dişi kozalaklarından dolayı bu isim verilmiştir.
Yayılışı, Morfolojik ve Botanik Özellikleri
Vatanı Portekiz'den Anadolu'ya kadar tüm Akdeniz sahil kesimleridir. Türkiye'de Artvin, Trabzon, Bartın, Bursa, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Kahramanmaraş illerinde doğal yayılışı bulunur. Türün yayılış alanı tipik Akdeniz İklimi etkisinde olan alanlar olup deniz seviyesinden 600 m'ye kadar bir yükselti kuşağında doğal yetişirler. Asıl yayılış alanı olan Ege ve Akdeniz Bölgeleri dışında, Karadeniz Bölgesi'nde iki farklı alanda yerel yayılışı vardır. Bu alanlarda da Akdeniz İklim tipine benzer bir iklim hâkimdir.
25 (-30) m'ye kadar boy ve 1,5 m çap yapabilen bir ağaçtır. Tepe tacı çok geniş, yayılmış ve hafif kubbemsidir. Çok sayıda inceden kalına değişen, yatay ve yukarı doğru uzanan dalların oluşturduğu tepe tacı uçlarda çok sayıda yaprakla sonlanır. Şemsiye şeklindeki tepe yapısı ile diğer çam türlerinden kolaylıkla ayırt edilebilmektedir. 
Gövde düzgün, kırmızımtırak-gri renkli ve kalın olan kabuğu düzensiz ve derin çatlaklıdır. Sürgünleri sarımsı-kahverengiden grimsi-kahverengiye kadar değişiklik gösterir; tüysüz ve yaprakların tabanı pütürlüdür. 
Tomurcuklar 6-12 mm uzunluğunda ve reçinesizdir. Reçinesiz tomurcuklar sivri, yumurta biçimindedir ve tomurcuk pullarının uçları geriye doğru kıvrılmıştır. 10 – 15 cm uzunluğundaki iğne yapraklar parlak açık yeşil renktedir, kenarları dişlidir. 
İğne yaprakları ikili olarak bulunur ve her biri (6-) 8-16 (-20) cm uzunluğunda, kalın, kenarları ince dişli, sert ve hafifçe dönük, ama iğne gibi batıcı değildir; ömrü (2-) 3 (-4) yıldır, mavimsi yeşilden parlak yeşile kadar değişen renklerdedir. Her yaprağın her iki yüzünde de çok sayıda stoma bulunmaktadır. Yaprakların dip tarafını saran glaf (kın) 10 – 12 mm uzunluğunda ve açık esmer renklidir. Kozalak (6-) 8-12 (-15) cm uzunluğunda, yumurtamsı küre şeklinde, 50-100 tohum taşıyan, olgunlaşmadan önce yeşil; olgunlaştığında parlak, hafifçe kırmızımsı-kahverengidir. 2-3 yılda olgunlaşır ve olgunlaştığında tohumlarını dağıtmak için genişçe açılır; kısa saplıdır. Kozalak pulları geniş, kürek şeklinde, kalkan 5-6 kenarlı ve pervazlıdır. Göbek (umbo) büyüktür, düzdür ve bir kanal/oluk tarafından çevrelenmiştir. 
Bu çam türünün tohumları çok büyük (1,5 – 2 cm), buna karşılık gayet küçük ve ince bir kanat artığı vardır. Tohumun üst yüzü koyu morumsu-kahverengi bir toz ile örtülüdür. Tohumları halk arasında “Çam Fıstığı" olarak bilinir. Bu çam türünün esas ürünü odunu değil, yenen yağlı tohumlarıdır.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.09 13:43:26
Son Düzenlenme Tarihi :





70 yaşında ahşap oyma sanatını yaşatmaya çalışıyor

Isparta’da 35 yıldır ahşap oyma sanatı ile ahşaptan biblo, heykeller yapan Fatih Mehmet Sezer, sanatını yaşatmaya çalışıyor.
35 yıldır el sanatları ile uğraşan 70 yaşındaki Fatih Mehmet Sezer, kurduğu küçük atölyesinde yaptığı objelerle ahşap oyma sanatını yaşatmaya çalışıyor. Küçük yaşlarda ağaç oyma sanatına el yatkınlığı olduğu fark edilen Sezer, ahşaptan yaptığı objeleri satıyor. 1966’da Isparta’ya geldiğini dile getiren Fatih Mehmet Sezer, ilkokul yıllarında hem ahşap oyup hem de okuduğunu belirterek, “Ahşap oyma işine başlamadan önce babama sordum, ’Baba ben ahşap oyma işini yapmak istiyorum’ dedim. Babam o zamanlar beni destekleyerek, ’Oğlum yaptığın ne iş olursa arkandayım’ dedi. ’İşini iyi yap kimsenin hakkı yeme, haram yeme, hatta kul hakkı yeme’ dedi bana. Bu şekilde vasiyetidir babamın, o zamandan beri çalışıyorum. Bu şekilde ahşaba şekil verme işini boş zamanlarımda değerlendirmek için yapıyorum fakat isteyen olursa da satıyorum” dedi.
El sanatında kendi kendini geliştirdiğini, hiç ustası olmadığını söyleyen Sezer, yaptığı eserlerin çizimleri ve tasarımlarının kendisine ait olduğunu belirterek, “Ortaokulda ve lisede öğrendiğim çizimler sayesinde elim yatkın çizimlere. Tasarımların çoğu bana aittir. Bazen müşterilerim internetten bir şey beğenir, ’Bunu yapabilir misiniz?’ diye gelir. Ben onu boyutlandırarak çizimini, kesimini yaparım, ’Beğenirsen alırsın, beğenmezsen önemli değil’ derim gider" diye konuştu.
Çoğunlukla çevre illerden sipariş aldığını belirten Sezer, “Antalya’dan, Burdur’dan, Afyonkarahisar’dan müşterilerim var. Yaptığım objeleri süs olarak kullanıyorlar veya hediye götürüyorlar” şeklinde konuştu.

"Öğrenmek isteyene engel yok"
Ahşap oyma sanatında şimdiye kadar 10 kişiye ustalık yapan Sezer, sanatını torunlarına da öğrettiğini söyledi. “Benim ilk göz ağrım torunum var Ceren, buraya geldiği zaman bir şeyler yontar, sonra ’Dede ben bunu boyayabilir miyim?’ der. ’İstediğin renk boyayı seç, ne renk istiyorsan boya’ derim. Engel yok, oturur yapar, ben de uzaktan takip ederim onu. ’Ceren bak bıçağı öyle yapmayacaksın’ derim, yani öğrettiğim insanlar oldu. Şimdi benim çocuklar, gelinim, hatta damatta bazen ’İşi bırak’ diyor da ’Ne yapacağım oğlum’ diyorum. Ben evde oturan birisi olsam çabuk ölürüm. Ceren şimdi ortaokulda, onun üniversiteyi bitirmiş olması lazım bu işi bırakmam için” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.30 14:22:48
Son Düzenlenme Tarihi :