SON DAKİKA
header-ad

Bir fotoğraf, şehidimin ailesi ve siyasiler

15 Temmuz 2016 yılındaki hain kalkışma sırasında 251 vatandaşımız hayatını kaybederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi , her kesimden vatandaşla, polis ve askerle darbe gecesi şehitler kervanına katılan 251 vatandaşın tamamının ismin, tarihe ve kalplere silinmemek üzere kazındı. Bir kez daha tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize uzun ömür, acıları biran bile dinmeyen şehit ailelerimize ise bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

Ve şehitlerimizin isimleri eserlerle de yaşatılıyor. 251 şehidimizden biri de hemşehrimiz Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi Yasin Naci Ağaroğlu’ydu. 
15 Temmuz gecesi darbe yapmaya kalkışan Fetocu teröristler tarafından helikopterden göstericilere açılan ateş sonucu şehit olan Yasin Naci Ağaroğlu’nun adını her açıdan özel bir yere veren Kepez Belediyesi’nin düzenlediği törene şehidimizin annesi, babası ve kızkardeşinin yanısıra Ak Partili 4 milletvekili ile il başkanı da katılırken, bu fotoğrafta iki şey dikkatimi çekti.
Biri, şehit anne ve babasının yüzlerine yansıyan hüzün..Muhtemelen çocuklarının anısı ile dalıp gitmişler....
Diğeri ise ....
Siyasilerin ön plana çıkmaları, şehit annesine  1 nci sırada yer verilirken, şehit babasının 2 nci sırada, şehidimizin kız kardeşinin ise 3 ncü sırada yer bulması, ya da gösterilmesi...
* Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.23 09:16:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






JMO ANTALYA: GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK!

Antalya’nın Akseki ilçesinde, Değirmenlik Havzası’nı doğrudan etkileyen 34107 ruhsat numaralı boksit ocağı kapasite artışı projesine yönelik hazırlanan ÇED raporu, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi tarafından kapsamlı şekilde incelendi. Oda yönetimi, projenin mevcut haliyle uygulanmasının bölgenin yeraltı su sistemi üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.


Yapılan açıklamada, meslek hayatlarının önemli bölümünü Devlet Su İşleri’nde geçiren ve bölgenin jeolojisi ile yeraltı su sistemleri üzerine uzun yıllar saha çalışmaları bulunan İbradı Ürünlü doğumlu Jeoloji Mühendisi Önder Yazıcı ile Akseki Emiraşıklar doğumlu önceki dönem şube başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Keleş tarafından hazırlanan teknik raporun esas alındığı belirtildi.


İncelemelere göre projede mevcut 0,26 hektarlık çalışma alanının yaklaşık 1295 kat büyütülerek 340,9 hektara çıkarılması ve yıllık üretimin 33,8 milyon tona yükseltilmesi planlanıyor. Ancak oda yönetimi, asıl riskin üretim miktarından değil, uygulanacak açık ocak ve patlatmalı üretim yönteminden kaynaklandığını ifade etti.


ÇED dosyasındaki bilgilere göre sahada delme–patlatma yöntemiyle üretim yapılacak. Birinci ocakta 10 metre yüksekliğinde 37 basamakla yaklaşık 375 metre derinliğe inilerek taban kotunun 950 metreye düşürülmesi, ikinci ocakta ise 13 metre yüksekliğinde 15 basamakla yaklaşık 190 metre derinliğe inilerek 1040 metre kotuna kadar kazı yapılması planlanıyor.


Açıklamada, bölgede yeraltı su seviyesinin 1147–1155 metre kotları arasında bulunduğuna dikkat çekilerek, her iki ocakta da kazıların yeraltı su seviyesinin onlarca metre altına ineceği vurgulandı. Bu durumun yoğun susuzlaştırma faaliyetlerini zorunlu hale getireceği ve doğal hidrojeolojik dengenin bozulmasına neden olabileceği kaydedildi.


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, başta Değirmenlik Kaynağı olmak üzere Akseki’nin içme ve kullanma suyu kaynaklarının ciddi risk altında olduğunu belirtti. Bölgenin ileri derecede karstlaşmış bir yapıya sahip olduğuna işaret edilen açıklamada, yeraltı sularının klasik akifer sistemlerinden farklı olarak düdenler, çatlaklar ve yeraltı kanalları boyunca hareket ettiği, bu nedenle yapılacak müdahalelerin etkisinin geniş bir coğrafyaya yayılabileceği ifade edildi.


Ortalama 1900 litre/saniye debiye sahip Değirmenlik Kaynağı’nın mevsimsel olarak 50 litre/saniyeden 15 bin litre/saniyeye kadar değişebilen güçlü bir karstik sistemin ürünü olduğu belirtilirken, boya izleme çalışmaları ve bilimsel araştırmaların bu suların bir bölümünün Manavgat Vadisi’nde Pamuklu ve Karamiyarlar kaynakları olarak yeniden yüzeye çıktığını ortaya koyduğu aktarıldı.


Açıklamada, sistemin tüm boşalım noktalarının hâlen tam olarak bilinmediği vurgulanarak, böylesine hassas bir hidrojeolojik yapı içerisinde planlanan patlatmalı açık ocak işletmesinin etkisinin yalnızca ocak sahasıyla sınırlı kalmayacağı ifade edildi. Yeraltı su yollarının değişmesi, kaynak debilerinin azalması veya tamamen kuruması gibi risklerin Manavgat Irmağı’na kadar uzanabileceği belirtildi.


Jeoloji Mühendisleri Odası ayrıca, ÇED raporunda yer alan hidrojeolojik modelleme çalışmalarında Değirmenlik Kaynağı’nın beslenim alanının bölgesel ölçekte olduğunun ortaya konulmasına rağmen, sonuç bölümünde “yeraltı sularına olumsuz etki olmayacaktır” değerlendirmesinin yapılmasının ciddi bir bilimsel çelişki oluşturduğunu savundu.


Açıklamada, Değirmenlik Kaynağı ve bölgedeki içme suyu kuyuları için mevzuat gereği belirlenmesi zorunlu olan mutlak, birinci ve ikinci derece koruma alanlarının Devlet Su İşleri tarafından henüz tanımlanmamış olmasının da önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekildi.


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, madencilik faaliyetlerinin ülke açısından gerekli olduğunu ancak bu faaliyetlerin yalnızca ekonomik kazanç odaklı değil; kamusal yarar, çevresel değerler ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği gözetilerek yürütülmesi gerektiğini belirtti.


Oda yönetimi, projenin mevcut haliyle ilerletilmemesi, yeniden değerlendirilmesi, karst hidrojeolojisine uygun detaylı çalışmalar yapılması ve DSİ tarafından koruma alanları belirlenmeden herhangi bir karar verilmemesi çağrısında bulundu.


Açıklamanın sonunda ise “Aksi halde geri dönüşü mümkün olmayan çevresel ve toplumsal sonuçlarla karşı karşıya kalınacağı açıktır” ifadelerine yer verildi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.11 13:54:07
Son Düzenlenme Tarihi :





TSYD’den Gülel’e ziyaret

Türkiye Spor Yazarları Derneği Antalya Şubesi, 14 Mart’ta Antalyaspor’da başkanlık koltuğuna oturan Sabri Gülel ile bir araya geldi.

Geride kalan yaklaşık 2 ay boyunca yaptıkları çalışmaları anlatan Gülel, basın ile kulüp arasında sıkı bir bağ kurulması gerektiğine dikkat çekti. Gazetecilerin eleştirilerinin kendisi için çok değerli olduğunu belirten Gülel, “Eleştirin ki doğrusunu hep beraber öğrenelim. Gazetecilerle iç içe olmalıyız. Bu takımın başarılı olmasında gazetecilerin de payı olacaktır. Hep beraber çalışmalıyız. Her zaman beni arayıp en doğru bilgiyi alabilirler. Hiçbir zaman lafı dolaştırmam, yalan söylemem. Direkt doğrusunu söylerim. Bu yüzden bazı arkadaşlarımın eleştirisini bile alırım” sözlerine yer verdi.

 Türkiye Spor Yazarları Derneği Antalya Şube Başkanı Şifa Çiçek de Antalyaspor ile basın mensuplarının arasında mesafenin olmaması gerektiğini ve kulübün başarısı için el birliğiyle çalışma yapılmasının önemine dikkat çekti. -TSYD

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.09 16:45:02
Son Düzenlenme Tarihi :