SON DAKİKA
header-ad

BU SERGİ KAÇMAZ

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar, Antalya Kültür Sanat'ta düzenlenen "Yaşamı ve Yapıtlarıyla Habip Aydoğdu" sergisini tanıtarak serginin açıldığını duyurdu. 24 Haziran-20 Ağustos 2023 tarihleri arasında sergilenecek olan bu görsel sergi, Cumhuriyet'in ikinci yarısında yaşanan olayların duygusal ve düşünsel izdüşümlerinden beslenen görsel yapıtlardan oluşuyor.

Sergi, Türk ressam Habip Aydoğdu'nun 50 yıllık sanat yolculuğuna ışık tutarken, izleyicileri "Resimleriyle Habip Aydoğdu Tarihi"ni anlatan ilham dolu bir yolculuğa davet ediyor. Sergi, Habip Aydoğdu'nun sanatsal evriminin yaşamındaki dönüm noktalarıyla birlikte kronolojik olarak sunuluyor.

Serginin ilk salonu olan "Yaşam Kavgası", sanatçının ilk dönem çalışmalarını içeriyor. Ardından "Zamanın Ruhu" adıyla ikinci salon, 1989-2015 yılları arasında üretilen eserlere ev sahipliği yapıyor. Üçüncü salon ise "Umut" temasıyla 2016-2023 yılları arasında tarihlenen, gerçeklik ile sembolizm arasında dans eden formların yer aldığı önemli yapıtları sunuyor.

Serginin küratörlüğünü Elif Aydoğdu Ağatekin üstlenirken, sergide 148 yapıt sergileniyor. Sergide, sanatçı hakkında farklı dönemlerde kaleme alınmış metinlerin yanı sıra yaşam ve sanat yolculuğunu içeren desenler, üç boyutlu çalışmalar, fotoğraflar ve belgeler de yer alıyor. Habip Aydoğdu'nun son dönem çalışmalarının da sergide yer aldığı belirtiliyor. Ayrıca, "2023 Karalamalar Güncel Notlar" adlı resimli günlükler, Özgür Aydoğdu tarafından geliştirilen etkileşimli iPad uygulamasıyla izleyicilere aktarılıyor.

Sergi, 20 Ağustos 2023 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Antalya Kültür Sanat, Salı-Çarşamba-Cuma-Cumartesi günleri saat 11.00-19.00, Perşembe günleri saat 11:00-21:00 ve Pazar günleri saat 13:00-19:00 arasında ziyarete açık olacak. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.06.23 17:35:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Hacısüleyman: İnsanları zorla bir yerden bir yere (şehir içine) getirme şansınız yok

“Gelen turist şehre gelmiyor, şehre inmiyor” diye sürekli serzenişlerde bulunulduğunu hatırlatan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Bir yerde sizi cezbedecek bir şey yoksa oraya gider misiniz ? Zamanınızı oraya ayırır mısınız ? Ayırmayız, ayırmazsınız” dedi.

Başkan Hacısüleyman, “Kısıtlı bir zamanınız var, yılda  bir kere yıllık izin kullanıyorsunuz. Antalya’ya gelmişsiniz. Gidilecek ve yenilecek bir sebep yaratılsanız o zaman insanlar (otellerinden ayrılıp şehre) iniyor” derken, önceleri ‘oteller kimseyi dışarıya bırakmıyor ‘ diye bir takım eleştirilerin olduğunu ancak şimdi tam tersine otellerin konaklayan misafirler dışarıya çıkarsa benim  maliyetim azalır düşüncesi içinde olduğunu kaydetti.
“Otellerde, tatil köylerinde konaklayanlar dışarıya niye çıkmıyorlar ? Otelde çıkarmak istiyor, otelde kalan misafirler niye çıkmıyorlar ?” diyen ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Sunduğumuz bir şey yoksa eğer şehirde, onu oraya (şehre) getirtecek bir şeyiniz yoksa eğer, insanları zorla bir yerden bir yere getirme şansınız yok” dedi ve   bu noktada gastronominin ön plana çıktığını kaydetti.
Başkan Yusuf Hacısüleyman şöyle devam etti: “Gastronomi her zaman sizi bir yere götürecektir. Herhangi bir yiyecek, herhangi bir restaurantın ismi, orayı merak etmeniz, veya herhangi bir etkinlik bunların hepsi sizi bir yerden alıp bir yere götürebilir. Gastronomi alanında Türk mutfağı bana göre dünyada birinci sıradadır. Biz bir mutfağın üretebildiği yiyecek türlerinin hepsini ve çok çeşitli olarak üretiyoruz. Tatlılardan hamurlulara, sıcağından soğuğuna kadar. 
Mesela Antalya usulü kabak tatlısı. Bunu merak ettirecek bir seviyeye getirmemiz lazım. Antalya piyazı. Antalya’ya gelen herkesin Antalya piyazı yemek istiyorum diyerek  şehir içindeki restaurantlara getirtebilmemiz lazım. Bu ve buna benzer yöresel yiyeceklerimizi marka haline getirebilmek, markalaştırabilmek lazım.” 
BİR ÜLKEYE GİTME NEDENLERİNDEN YÜZDE 88’İ YEREL YİYECEKLERLE İLGİLİ
Dünya Turizm Örgütü’nün yaptığı bir araştırmada bir ülkeye, bir destinasyona  gitme sebeplerinin yüzde 88’inin yerel yiyeceklerle ilgili olduğunun ortaya konulduğunu paylaşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Yani 100 kişiden 88’i diyor ki ben orada (Tatile gideceğim yerde) ne yiyebilirimi  araştırarak ve onu yiyebilmeyi hedefleyerek gider, diyor.  Bizde böyle değil miyiz ? Bir şehre gittiğimiz zaman burada ne yiyebiliriz, hangi  restaurant var, hangisi yerel ürünler yapıyor ? Neyi ile burası ünlüdür diye merak etmiyor muyuz ? Araştırmıyor muyuz ? Arkadaşlarımıza, ‘Buraya gittiğin zaman mutlaka şunu ye demiyor muyuz, ya da arkadaşlarımızdan bunu duymuyor muyuz ?” dedi.
Antalya TSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman turistin kaldığı tesislerden ayrılması için Gastronominin Antalya’nın zenginleştirilmesi ve markalaşması gereken  en önemli şeylerden biri olduğunu kaydetti.            * Ferudun ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.01.28 08:58:16
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzmanından beyin sağlığını korumak için 7 altın kural

Beyin sağlığını korumak için 7 altın kural hakkında bilgi veren Girişimsel Nöroloji Bölümü Uz. Dr. Elif Sarıönder Gencer, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, düzenli olarak egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve stresi yönetmek gibi faktörlerin inme riskini azaltmakta ve beyin sağlığını korumakta ..

Beyin sağlığını korumak için 7 altın kural hakkında bilgi veren Girişimsel Nöroloji Bölümü Uz. Dr. Elif Sarıönder Gencer, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, düzenli olarak egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve stresi yönetmek gibi faktörlerin inme riskini azaltmakta ve beyin sağlığını korumakta olduğuna dikkat çekti.
Beyin sağlığı; bilişsel, duyusal, sosyal-duygusal, davranışsal ve motor alanlarda işleyen beynin durumu olarak adlandırılıyor ve bir kişinin, bozuklukların varlığına veya yokluğuna bakılmaksızın yaşam boyunca tam potansiyelini gerçekleştirmesine imkan tanıyor. Fiziksel sağlık, sosyal çevre, yaşam boyu öğrenme gibi etkenler beynin gelişme, uyum sağlama ve strese ve zorluklara tepki verme biçimini etkiliyor. Her bir parçamızı kontrol eden beyin sürekli değişim gösterebiliyor ve beynin yeni bilgiler öğrenme, yeni bağlantılar kurma ve bozuk bağlantıları onarma süreci yaşam boyunca, biz yaşlandıkça, bilgi edindikçe ve daha fazla deneyim kazandıkça gelişmeye devam ediyor. Bu nedenle beyin sağlığını korumak yaşam devam ettikçe hayati önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Elif Sarıönder Gencer “22 Temmuz Dünya Beyin Günü” nedeniyle, beyin işlevi ve beyin sağlığının korunması hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Beyin sağlığının önemini atlamayın
“Sinir sisteminin komuta merkezi olan insan beyni, biyolojik evrimin en yüksek ürünü olan karmaşık bir işlevle düşünce, hafıza, hareket ve duyguları harekete geçirir” sözlerine yer veren Gencer, “Kişinin hayatı boyunca sağlıklı bir beyine sahip olması, sağlık ve uzun ömür peşinde koşmanın en üst amacıdır. Nüfus yaşlandıkça nörolojik bozuklukların yükü ve beyin sağlığının korunmasına yönelik zorluklar artmaktadır. Bu nedenle beyin sağlığının ne olduğunu ve neden önemli olduğunu anlamak çok önemlidir. Her yıl 22 Temmuz’da kutlanan Dünya Beyin Günü, beynin karmaşık yapısını ve beynin sağlığının önemini vurgulamaktadır. Beyin, vücudun normal işleyişine yardımcı olan "çeşitli karmaşık ağlara" sahiptir ve bu ağlardaki herhangi bir işlev bozukluğu inme, epilepsi, parkinson hastalığı ve demansa neden olabilir” dedi.

“Sigara tüm vücut sağlığını olumsuz etkilediği gibi beyin sağlığını da tehdit eder”
Beyin sağlığını korumak için önerilerde bulunan Gencer, günümüzde inmenin önlenebilirliği ve beyin sağlığının artması için birçok öneri olduğunu belirtti. Özellikle sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, düzenli olarak egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve stresi yönetmek gibi faktörlerin inme riskini azaltmakta ve beyin sağlığını korumakta olduğuna dikkat çeken Gencer, “Sigara tüm vücut sağlığını olumsuz etkilediği gibi beyin sağlığını da tehdit eder. Sigara içmek, damarların daralmasına ve tıkanmasına neden olarak inme riskini artırır. Bu nedenle sigarayı bırakmak inmenin önlenebilmesi için en önemli adımlardan biridir” sözlerine yer verdi.

“Haftada en az 150 dakika orta şiddetli egzersiz yapmak beyin sağlığını korumak için önemlidir”
Uz. Dr. Elif Sarıönder Gencer, önerilerine şu şekilde devam etti:
“Aşırı alkol tüketimi yüksek tansiyon gibi risk faktörlerini artırarak inmenin oluşma ihtimalini artırır. Ölçülü alkol tüketimi inme riskini azaltmada yardımcı olabilir. Sağlıklı bir diyet, inme riskini azaltmada oldukça önemlidir. Yüksek miktarda tuz, yağ ve şeker içeren yiyeceklerden kaçınmak, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda düzenli olarak balık tüketimi, omega-3 yağ asitlerini almanızı sağlayarak beyin sağlığına fayda sağlar. Fiziksel aktivite kan dolaşımını düzenlemeye yardımcı olarak inme riskini azaltır. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli egzersiz yapmak beyin sağlığını korumak için önemlidir. Yürüyüş, yüzme, bisiklete sürme gibi aktiviteler beynin oksijen ve besin alımını artırır . Fazla kilolu olmak, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle sağlıklı bir kiloya sahip olmak, beyin sağlığı için önemlidir. Stres, inme riskini artırabilecek bir faktördür. Stresle başa çıkmak için stresi azaltacak aktiviteler yapmak, meditasyon ve derin solunum gibi rahatlama tekniklerini kullanmak önemlidir.”

“İnme riskini azaltmada yardımcı olur”
Son olarak hipertansiyonun kontrol altında tutulması gerektiğini vurgulayan Uz. Dr. Elif Sarıönder Gencer, “Yüksek tansiyon, inme riskini artıran önemli bir faktördür. Düzenli olarak tansiyonunuzu ölçtürmek ve gerekli önlemleri almak, inme riskini azaltmada yardımcı olur. Sonuç olarak, inmenin önüne geçmek ve beyin sağlığını korumak için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek oldukça önemlidir. İklim değişikliği, savaşlar, kıtlık, kirlilik, pandemi gibi yeni zorluklarla karşılaşmaya devam ettikçe beynin sağlığını korumak daha da önemli hale gelmektedir” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.21 10:55:05
Son Düzenlenme Tarihi :