Side Antik Kenti’nde eylem yaptılar, ambulansa bile yol vermediler
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan iş yerlerinde tezgahtarlık yapan çalışanlar, Side Antik Kent’e motosikletle girişin yasak olması sebebiyle eylem yaptı. Müze önünde yolu trafiğe kapatan tezgahtarlar ve diğer çalışanlar, bu uygulamaya son verilmesini, aksi takdirde eylemlerini sürdüreceklerin..
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan iş yerlerinde tezgahtarlık yapan çalışanlar, Side Antik Kent’e motosikletle girişin yasak olması sebebiyle eylem yaptı. Müze önünde yolu trafiğe kapatan tezgahtarlar ve diğer çalışanlar, bu uygulamaya son verilmesini, aksi takdirde eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. 112’ye gelen ihbar üzerine Side Antik Kent içerisine hasta almak için gelen ambulans, yolun kapalı olması nedeniyle hastayı almadan dönmek zorunda kaldı. İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Tunç’un gelerek eylemcilerle konuşmasının ardından eylem son buldu ve 1 saati aşkın süre bekleyen araçlar yoluna devam etti.
Ambulansın geçişine bile izin vermediler
Side Antik Kent Zabıta noktasından motosikletlerin içeriye alınmaması nedeniyle mağdur olduklarını belirten büyük bölümünü Side’de bulunan iş yerlerinde tezgahtar olarak çalışanların oluşturduğu vatandaşlar, bu durumu protesto etmek amacıyla Side Müzesi önünde yolu kapatarak eylem yaptı. Eylem nedeniyle Side’ye girecek araçlar giremezken, Side’den çıkmak isteyen araçlar da dışarıya çıkamadı. Side Antik Kent’in 1 ve 2. girişi arasında tam anlamıyla araç kargaşası yaşanırken, eylemciler, 112 ihbar hattına gelen ihbar üzerine Side Antik Kenti içerisinden hasta almak için gelen ambulansın geçmesine bile izin vermedi.
Çalışma saatlerinin belli olmadığını, gece çok geç gittikleri için çocuklarını bile göremediklerini belirten tezgahtarlar, “Bizim için öğle saatlerinde verilen 2 saatlik izin kurtuluş oluyor. Bu 2 saatlik sürede evimize gidip yemek yiyerek, terlediğimiz için duş alarak, çocuklarımızı ve ailemizi görüyoruz. Bunu da ancak motosikletle sağlayabiliyoruz. Birinci kapıdan itibaren motosikletlerin içeriye girişi yasaklandığı için çok zor durumdayız. Motosikletler için 2. girişteki boş alanda eskiden olduğu gibi bir park oluşturulmalıdır. Biz Side Antik Kenti içerisine girelim istemiyoruz. Kapıda bırakalım, işimiz bittiğinde de binip gidelim. Bize motosikletinizi dış kapıya bırakın, buradan ya yürüyerek ya da traktöre binerek gidin diyorlar. Traktör 10 TL, her gidip gelmemiz 20 TL. Resmen haraç kesiyorlar. Biz bunu nasıl karşılayalım. Bizim motosikletlerimizi içeriye almamak için konulan barikat yüzünden bebek arabalı veya engelli arabalı gelen turistler de içeri giremiyor. Bizim yüzümüzden turistleri de mağdur ediyorlar. Bize kolaylık sağlaması gerekenler maalesef bize zorluk çıkarıyor. İdareci, herkesi dinleyen, ortak karar alan kişidir. Öğleyin duş almaya gidiyoruz, motosikleti bırakıp iş yerine kadar güneşin altında yürüdüğümüzde terden ölüyoruz. Bu nasıl zihniyettir. Acilen bu işe çözüm bulunmalıdır” diye konuştular.
Jandarma İlçe Komutanıyla konuşup yolu açtılar
İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Tunç’un gelerek eylemcilerle konuşması ve onları ikna etmesinin ardından eylem son buldu ve 1 saati aşkın süre bekleyen araçlar yoluna devam etti.
Ambulansın geçişine bile izin vermediler
Side Antik Kent Zabıta noktasından motosikletlerin içeriye alınmaması nedeniyle mağdur olduklarını belirten büyük bölümünü Side’de bulunan iş yerlerinde tezgahtar olarak çalışanların oluşturduğu vatandaşlar, bu durumu protesto etmek amacıyla Side Müzesi önünde yolu kapatarak eylem yaptı. Eylem nedeniyle Side’ye girecek araçlar giremezken, Side’den çıkmak isteyen araçlar da dışarıya çıkamadı. Side Antik Kent’in 1 ve 2. girişi arasında tam anlamıyla araç kargaşası yaşanırken, eylemciler, 112 ihbar hattına gelen ihbar üzerine Side Antik Kenti içerisinden hasta almak için gelen ambulansın geçmesine bile izin vermedi.
Çalışma saatlerinin belli olmadığını, gece çok geç gittikleri için çocuklarını bile göremediklerini belirten tezgahtarlar, “Bizim için öğle saatlerinde verilen 2 saatlik izin kurtuluş oluyor. Bu 2 saatlik sürede evimize gidip yemek yiyerek, terlediğimiz için duş alarak, çocuklarımızı ve ailemizi görüyoruz. Bunu da ancak motosikletle sağlayabiliyoruz. Birinci kapıdan itibaren motosikletlerin içeriye girişi yasaklandığı için çok zor durumdayız. Motosikletler için 2. girişteki boş alanda eskiden olduğu gibi bir park oluşturulmalıdır. Biz Side Antik Kenti içerisine girelim istemiyoruz. Kapıda bırakalım, işimiz bittiğinde de binip gidelim. Bize motosikletinizi dış kapıya bırakın, buradan ya yürüyerek ya da traktöre binerek gidin diyorlar. Traktör 10 TL, her gidip gelmemiz 20 TL. Resmen haraç kesiyorlar. Biz bunu nasıl karşılayalım. Bizim motosikletlerimizi içeriye almamak için konulan barikat yüzünden bebek arabalı veya engelli arabalı gelen turistler de içeri giremiyor. Bizim yüzümüzden turistleri de mağdur ediyorlar. Bize kolaylık sağlaması gerekenler maalesef bize zorluk çıkarıyor. İdareci, herkesi dinleyen, ortak karar alan kişidir. Öğleyin duş almaya gidiyoruz, motosikleti bırakıp iş yerine kadar güneşin altında yürüdüğümüzde terden ölüyoruz. Bu nasıl zihniyettir. Acilen bu işe çözüm bulunmalıdır” diye konuştular.
Jandarma İlçe Komutanıyla konuşup yolu açtılar
İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Tunç’un gelerek eylemcilerle konuşması ve onları ikna etmesinin ardından eylem son buldu ve 1 saati aşkın süre bekleyen araçlar yoluna devam etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.21 15:16:20
Son Düzenlenme Tarihi :
Antalya’da kıyılar, deniz süpürgesi, denetim teknesi, elektronik gemi denetim sistemiyle korunacak
Antalya Büyükşehir Belediyesi, deniz ve kıyıların etkin korunması çerçevesinde; deniz süpürgesi, denetim teknesi, elektronik gemi denetim sistemiyle çok yönlü bir çalışma ile denizlerin ve insan sağlığının korunması için mücadele edecek.
231 Mavi Bayraklı plajıyla Türkiye’nin hatta dünyanın en fazla Mavi Bayrağına sahip kent olan Antalya’nın denizi ve kıyılarının korunması için çalışmalar devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili bütün birimleriyle büyükşehir belediyesinin deniz sezonuna hazır durumda olduğunu söyledi.
"İmkanlarımız güçlendi"
Denizin korunmasına yönelik yaptıkları çalışmaları anlatan Atasoy, “Deniz süpürgemizle olası deniz çöplerinin toplanmasına yönelik faaliyetleri yürütüyoruz. Öte yandan deniz araçlarının kontrol ve denetimine yönelik olarak denetim teknelerimiz faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yıl yine faaliyete geçirdiğimiz elektronik gemi denetim sistemiyle, gemi atık alım istasyonlarıyla denizlerimiz çok daha güvenli olacak. Doğrudan Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda ve kontrolünde olan 17 Mavi Bayraklı plajımız var. 231 tane Mavi Bayraklı plajla Türkiye’nin hatta dünyanın en fazla Mavi Bayrağına sahip kentiz. Denizlerimizin korunması, insan sağlığının korunması, Antalyalı vatandaşlarımızın ve şehrimize gelecek yerli ve yabancı turistlerin tatillerini güvenli ve sağlıklı bir ortamda yapması için imkan ve kabiliyetimizi güçlendirmeye gayret gösteriyoruz” dedi.
"Denizimizi koruyoruz"
Geçen yıl faaliyete geçen “Denizleri Ağlatmayın” projesi çerçevesinde hem su altı robotları, hem dalgıçlarla hayalet ağların toplandığını söyleyen Atasoy, yabancı istilacı türlerle ilgili mücadele çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.
Dere atık kapanlarıyla çöplerin denize ulaşabileceği noktalarda da çalışmaların yürütüldüğünü söyleyen Atasoy, “Bu ve buna benzer çalışmalarla hem bilinçlendirme, hem kontrol hem de güvenliğe yönelik ekipmanlarımızla, deniz filomuzla, uzman ekibimizle, sorumluluk alanlarımızda denizimizi gözümüz gibi koruyoruz. Bu yıl çok daha etkin ve başarılı çalışmalar yürüteceğimize eminim” diye konuştu.
"Vatandaşın desteği şart"
Antalya gibi 640 kilometre sahil şeridine sahip bir kentte yalnızca Antalya Büyükşehir Belediyesi ya da ilgili kurum ve kuruluşların yapacağı çalışmaların denizlerin korunması için yeterli olmayacağına dikkat çeken Atasoy, " Vatandaşlarımızın desteği şart. Eğer vatandaşlarımız ve kentimize gelen misafirlerimiz deniz ve kıyıları kullanım süresince daha bilinçli olurlarsa, çevreyi kirletmezlerse işimiz elbette çok daha kolay olur. Vatandaşlarımızın ve Antalya’mıza gelen tüm ziyaretçilerimizin sağlıklı ve temiz bir çevrede tatillerini geçirmelerini, arkalarında çöplerini değil güzel anılarını bırakmalarını isteriz” ifadelerine yer verdi.
231 Mavi Bayraklı plajıyla Türkiye’nin hatta dünyanın en fazla Mavi Bayrağına sahip kent olan Antalya’nın denizi ve kıyılarının korunması için çalışmalar devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili bütün birimleriyle büyükşehir belediyesinin deniz sezonuna hazır durumda olduğunu söyledi.
"İmkanlarımız güçlendi"
Denizin korunmasına yönelik yaptıkları çalışmaları anlatan Atasoy, “Deniz süpürgemizle olası deniz çöplerinin toplanmasına yönelik faaliyetleri yürütüyoruz. Öte yandan deniz araçlarının kontrol ve denetimine yönelik olarak denetim teknelerimiz faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yıl yine faaliyete geçirdiğimiz elektronik gemi denetim sistemiyle, gemi atık alım istasyonlarıyla denizlerimiz çok daha güvenli olacak. Doğrudan Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda ve kontrolünde olan 17 Mavi Bayraklı plajımız var. 231 tane Mavi Bayraklı plajla Türkiye’nin hatta dünyanın en fazla Mavi Bayrağına sahip kentiz. Denizlerimizin korunması, insan sağlığının korunması, Antalyalı vatandaşlarımızın ve şehrimize gelecek yerli ve yabancı turistlerin tatillerini güvenli ve sağlıklı bir ortamda yapması için imkan ve kabiliyetimizi güçlendirmeye gayret gösteriyoruz” dedi.
"Denizimizi koruyoruz"
Geçen yıl faaliyete geçen “Denizleri Ağlatmayın” projesi çerçevesinde hem su altı robotları, hem dalgıçlarla hayalet ağların toplandığını söyleyen Atasoy, yabancı istilacı türlerle ilgili mücadele çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.
Dere atık kapanlarıyla çöplerin denize ulaşabileceği noktalarda da çalışmaların yürütüldüğünü söyleyen Atasoy, “Bu ve buna benzer çalışmalarla hem bilinçlendirme, hem kontrol hem de güvenliğe yönelik ekipmanlarımızla, deniz filomuzla, uzman ekibimizle, sorumluluk alanlarımızda denizimizi gözümüz gibi koruyoruz. Bu yıl çok daha etkin ve başarılı çalışmalar yürüteceğimize eminim” diye konuştu.
"Vatandaşın desteği şart"
Antalya gibi 640 kilometre sahil şeridine sahip bir kentte yalnızca Antalya Büyükşehir Belediyesi ya da ilgili kurum ve kuruluşların yapacağı çalışmaların denizlerin korunması için yeterli olmayacağına dikkat çeken Atasoy, " Vatandaşlarımızın desteği şart. Eğer vatandaşlarımız ve kentimize gelen misafirlerimiz deniz ve kıyıları kullanım süresince daha bilinçli olurlarsa, çevreyi kirletmezlerse işimiz elbette çok daha kolay olur. Vatandaşlarımızın ve Antalya’mıza gelen tüm ziyaretçilerimizin sağlıklı ve temiz bir çevrede tatillerini geçirmelerini, arkalarında çöplerini değil güzel anılarını bırakmalarını isteriz” ifadelerine yer verdi.





