SON DAKİKA
header-ad

Büyükşehir, 6 bin hastaya evde sağlık hizmeti verdi

Antalya Büyükşehir Belediyesi, ‘Evde Sağlık Hizmeti’ ile sağlık kontrolünden, öz bakıma, ev tıbbi malzeme ve nakil ambulans yardımına her türlü desteği sağlayarak binlerce vatandaşın derdine derman oluyor. Bir yıl içinde 5 bin 591 yaşlı ve hastaya evde sağlık hizmeti sunuldu.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, ücretsiz Evde Sağlık Hizmeti ile engelli, yaşlı veya yatalak durumda olan ihtiyaç sahibi vatandaşlara elini uzatarak yaşam kalitesini arttırıyor. Doktorlar, hemşire, fizyoterapist, bakım personeli tarafından evlerinde ziyaret edilen hastalar, kendini yalnız hissetmiyor. Enjeksiyon, sonda takılması, şeker-tansiyon ölçümü ve diş muayeneleri gerçekleştirilen, yaşam alanı temizliği ve öz bakımı yapılan hastalara aynı zamanda tıbbi malzeme desteği de sağlanıyor. Hastanede müdahale gerektiren bir durum söz konusu olduğunda ise hasta, nakil ambulansı ile hastaneye götürülüyor. 

DOKTOR, HEMŞİRE VE AMBULANS DESTEĞİ 

16 bin 200 kayıtlı hasta sayısı olan evde sağlık hizmetinden 2023 yılı içerisinde 5 bin 591 hasta ve yaşlı aktif olarak faydalandı. 6 bin 160 hemşire, 319 doktor ziyareti, 5 bin 654 kez ücretsiz ambulans temini, 2061 sağlık kurumlarına araç temini, 563 kişiye fizyoterapi, 156 kişiye diş hekimi muayene ve tedavi işlemi gerçekleştirildi.  Ayrıca 2 bin 105 hanenin temizliği yapılırken, 110 kişiye öz bakım hizmeti verildi. 

FELÇ GEÇİRDİ 6 AYLIK TEDAVİYLE YENİDEN AYAĞA KALKTI 

Büyükşehir Belediyesi’nin Evde Sağlık Hizmeti ekipleri, beynine pıhtı atması sonucu yürüme ve konuşma yetkisini kaybeden Ramazan Ünver’in hayatında bir mucize yeşertti. Ramazan Ünver, 6 ay önce geçirdiği kalp kapağı ameliyatı sonrası beynine pıhtı atması sonucu kısmi felç oldu.

Evde Sağlık Hizmeti kapsamında uygulanan fizik tedavi hizmeti ile tanıştıktan sonra, 6 ay içerisinde yürümeye, konuşmaya ve ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. 

‘Yeniden ayağa kalkacağıma inanmıyordum’ diyen Ünver, “Vücudumun sağ tarafı felç olmuştu. Artık yürüyemem ayağa kalkamam diye düşünüyordum. Fizyoterapi çalışmaları sayesinde yeniden ayağa kalktım. Çok mutluyum ve memnunum. Büyükşehir Belediyesi, zor günlerimizde destek olup bütün ihtiyacımızı karşıladı. Ayağımıza kadar ambulans, fizyoterapist, hemşire ve doktor hizmeti getirdiler. Allah razı olsun’ diye konuştu. 

BÜYÜKŞEHİR ZOR GÜNLERİMİZDE DESTEK OLDU 

Ramazan Ünver’in eşi Havva Ünver’de Büyükşehir’in zor günlerinde kendilerine destek olduklarını belirterek, “Çok zor bir süreç başladı ve yardıma çok ihtiyacımız vardı. Eşimin artık ayağa kalkacağına inanmıyorduk. Büyükşehir Belediyesi’ne başvurduk hemen ilgilendiler. Fizik tedavi çalışmalarıyla birlikte yeniden yürümeye ve konuşmaya başladı. Hayat kalitemiz yeniden iyileşti ailecek şimdi çok mutluyuz. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten Allah bin kere razı olsun” dedi. 

TEDAVİYE BAŞLADIĞIMIZDA TAMAMEN YATAĞA BAĞIMLIYDI 

Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Evde Sağlık Birimi’nde görevli Fizyoterapist Bahar Deveci, şunları söyledi: “Ramazan Bey’le tedaviye başladığımızda, tamamen yatağa bağımlı haldeydi. Yürüyemiyor, konuşamıyor, kolunu ve bacağını kaldıramıyordu. İlk önce pasif hareketlerle başladık. Kas gücümüz gelmeye başladıkça, bunlara ufak dirençler ekledik. Bacak kaslarını kuvvetlendirmesi için, gövde dengesi çalıştık. Oturma pozisyonunda hem ağırlıklı hem ağırlıksız kuvvetlendirme egzersizleri de yaptık. Ayakta durmaya başlayınca da yürüme egzersizleri ile devam ettik. 6 ay süren fizik tedavi sürecinde hem yürüme hem konuşma hem de kolunu kullanma kısmında büyük yol kat ettik.”  

YAKINDAN İLGİLENİYORLAR 

2016 yılında yüksek tansiyon nedeniyle aort damarı yırtılan ve geçirdiği ameliyat sonrasında ayağa kalkamayan Veli Çark da Evde Sağlık Hizmetinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Veli Çark, “Büyükşehir Belediyesi Evde Sağlık Hizmetine başvurduk, önce hasta yatağı ve bez desteği verdiler. Hastane randevum olacağı zaman da ambulansla beni alıp hastaneye götürüp getiriyorlar. Büyükşehir Belediyesi’nden doktor ve hemşiremiz sağlık kontrollerimi yapıyor, muayene ediyor. Hem ücretsiz olarak böyle bir hizmet alıyoruz hem de güler yüzlü personeller bize çok yardımları oluyor. Çok teşekkür ederim” dedi. 




Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.12.20 09:32:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Türkiye’de Her 3 Reçeteden 1’i Antibiyotik!

Sir Alexander Fleming 1928 yılında ilk antibiyotik olan Penisilini keşfinden sonra onlarca antibiyotik keşfedildi. Milyonlarca insanın hayatı bu keşifler sayesinde kurtuldu. Ancak özellikle son yıllarda insanlarda antibiyotik kullanımının çok artması,  besi hayvanlarında antibiyotik kullanımı ve yeni antibiyotiklerin keşfedilmesinin azalması gibi nedenlerle özellikle hastane ve yoğun bakımlarda artan dirençli bakteriler ciddi bir sağlık sorunu olarak önümüzde durmaktadır.

18 Kasım Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü

Avrupa Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrolü Merkezi (ECDC) Avrupa Birliği üye ve aday ülkelerle birlikte 18 Kasım tarihini ‘Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü”  olarak ilan etmiştir. Avrupa Antibiyotik Farkındalık Gününün amacı, antibiyotik direnci sorununa karşı hem toplumda hem de hekimlerde farkındalık yaratmak ve gereksiz antibiyotik kullanımlarının önüne geçmektir.

Antibiyotik kullanımına kısıtlamalar getirildi!

Bu sorunların azalmasına yönelik hastanelerde uzun süredir ülkemizde geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanım ilkeleri belirlenmiş, Enfeksiyon Hastalıkları uzmanları tarafından takip ve kontrol edilmektedir. Bunun yanı sıra 2013 yılından itibaren ayaktan poliklinik hastalarında da reçetesiz antibiyotik kullanımı yasaklanmıştır.

Türkiye’de en çok kullanılan ilaçlardan biri antibiyotik!

Ancak antibiyotik kullanımı, hastaların antibiyotik kullanmadan iyileşememe gibi düşünceleri, hekimleri antibiyotik reçete etme konusunda motive etmeleri, bilgi eksikliği, hekimlerin performans kaygısı gibi nedenlerle oldukça fazladır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde kullanılan ilaçlar içerinde antibiyotik kullanımı yaklaşık %14’dür. Ülkemizde ortalama her 3 reçeteden birinde antibiyotik mevcuttur. Bu oran Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça yüksektir.

Antibiyotik konusunda aklınızda bulundurmanız gereken 9 madde;

  1. Antibiyotiklerin soğuk algınlığı, nezle, grip ve COVİD hastalığında iyileşme sağlamayacağı unutulmalıdır.
  2. Antibiyotikler Grip, domuz gribi, Covid gibi hastalıkların başkasına bulaşmasına engel olmaz.
  3. Antibiyotiklerin ishal gibi bazen çok daha şiddetli ve tehlikeli yan etkileri olabilir.
  4. Antibiyotikleri mutlaka doktorunuzun önerdiği miktarda ve saatlerde kullanınız.
  5. Yakınlarınız için yazılmış antibiyotikleri kullanmayınız. Tek çeşit antibiyotik yoktur. Ağrı kesici gibi kullanılmamalıdır.
  6. Hastalık sırasında ellerinizi ve çocuklarınızın ellerini sık sık yıkayınız.
  7. Hekimlere antibiyotik yazılması konusunda ısrarcı olmayınız
  8. Hekimlere serum takılması için ısrarcı olmayınız. Enfeksiyon hastalıklarında iştah azalması, sıvı tüketiminin azalması ve vücut ısısının artması neticesinde dehidratasyon dediğimiz vücuttaki sıvının azalması söz konusu olur. Bulantı-kusma gibi özel bir durum yoksa çoğu zaman oral olarak bol sıvı tüketilmesi yeterli olacaktır.
  9. Antibiyotiklerin eskiden hastanın semptomlarının erken düzelmesine rağmen kutu bitene kadar kullanılması öneriliyordu. Son veriler bazı enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımının hastanın kendisini iyi hissettiği, ateşinin en az 48 saat olmadığı durumlarda kesilebileceğini desteklemektedir. Tabi bu durumlar için daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç vardır.

Antibiyotik direncinin artması, ölümcül enfeksiyonlara sebep oluyor!

Antibiyotik direnci bu hızla artacak olursa önümüzdeki on yıllarda yüksek oranda antibiyotik direnci nedeniyle tedavi edemediğimiz enfeksiyonlar nedeniyle, dünya çapında yüzbinlerce insan hayatını kaybedebilir. Bu nedenlerle önümüzdeki yıllarda antibiyotik direncine bağlı ölümler insanların çok korktuğu HIV enfeksiyonu ve bazı kanser türlerinden daha tehlikeli olabilir.

Antibiyotik kullanmamak için yapılması gerekenler;

Akdeniz diyeti ile beslenin, kalabalık kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durun,  erişkin yaş aşılamaları için Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanından danışmanlık alın. Unutulmamalıdır ki modern tıbbın en ucuz, yan etkisi en az ve en başarılı uygulamaları aşılamadır. 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.11.17 08:11:52
Son Düzenlenme Tarihi :





Skolyoz Hastalarındaki Kronik Ağrı Uyku Kalitesini Düşürüyor

 Omurganın açısal deformitesi olarak tanımlanan skolyoz, ciddi duruş bozukluklarına neden oluyor. Skolyoz farkındalık ayı nedeniyle Yataş Uyku Kurulu Üyesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Berhan Bayram, skolyoz ve uyku ilişkisi hakkında önemli bilgiler veriyor.

 

Ciddi bir omurga hastalığı olan skolyoz, omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesiyle oluşuyor. Birçok kişi skolyozu duymuş olsa da, çoğu kişinin bu hastalık hakkında yeterince bilgisi bulunmuyor. Skolyozun;  tüm gövdenin merkezi kemik sütunu olarak tanımlayabileceğimiz vertebral kolonun biyomekaniğini bozan bir durum olduğunu söyleyen Yataş Uyku Kurulu Üyesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Berhan Bayram, vertebral kolonun da neredeyse vücuttaki tüm çalışan sistemlerde rol oynadığı için skolyozun vücudu çeşitli açılardan etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

 

Skolyozun ilerleyişi bazı insanlar için çok şiddetli, bazıları için ise hafif olabiliyor. Çocuklarda ve ergenlerde skolyozun ağrısız, erişkinlerde ise uykuyu da etkileyebilecek düzeyde ağrı ve rahatsızlığın yaygın bir durum olduğunu belirten Uzm. Dr. Bayram, şöyle devam ediyor: “Skolyoz birçok sistemi aynı anda etkiliyor. Etkilediği sistemlerden bir tanesi de solunum sistemidir. İleri derecede skolyozun akciğer yetmezliği ile direkt ilişkisi bulunuyor. Skolyozla ilişkili akciğer patolojilerinin çoğu günlük aktivitelerde fark edilmezken, yoğun fiziksel aktivite dönemlerinde ise hastanın hissedeceği boyuta ulaşıyor. Bu durum uykuyu da etkileyebiliyor.”

 

Ağır vakalarda nefes almada yaşanan zorluk uyku bozukluğuna yol açıyor

Uzm.Dr. Bayram, özellikle torakal skolyozda (omurganın orta bölgesi-sırt), kaburgaların da etkilenebildiğini anlatıyor. Torakal skolyozda, kaburgalarda da eğrilik meydana geldiğinden omurganın ve kaburgaların hareket etme yetenekleri azaldığının altını çizen Uzm. Dr. Bayram, “Bu durum bir süre sonra solunum kaslarının mekaniğini de etkileyerek akciğer hacminin azalmasına neden olur. Bu nedenle skolyozda uyku iki ana sebepten etkilenir. Hafif dereceli skolyozda daha çok hareket kısıtlılığının oluşturduğu kronik ağrı ve daha ağır vakalarda akciğer patolojilerine bağlı nefes almada zorluk uyku bozukluğuna yol açar. Ağrı veya akciğer yetmezliği ile ilgili uyku problemlerini azaltmak için ilk olarak, eğriliği multidisipliner olarak ele alıp uygun fizik tedavi yöntemlerle şikayetleri azaltmak gerekir. Skolyozun medikal tedavisine ek olarak bu kişilere en iyi yatağı ve uyku yardımcılarını seçmek çok önemli olduğundan, bu hastalarda atletik yatak kullanımının faydalı olacağını düşünüyorum. Atletik Yatak, skolyoz hastalarının ağrılarının azaltılmasına destek olduğu için uyku kalitesini artırıyor” diyor. -HBR.MRK.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 11:10:00
Son Düzenlenme Tarihi :