SON DAKİKA
header-ad

CHP’li Belediye Başkanlarından PROTESTO MU ?

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile CHP İl Başkanı Nuri Cengiz’in de katıldığı, 14 Mayıs seçimleri öncesi belediye başkanları ve CHP ilçe başkanları buluşmasına, CHP’li 19 ilçe başkanı eksiksiz katılırken, CHP’li ilçe belediye başkanlarından Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ve Kumluca Belediye Başkanı Mustafa Köleoğlu ve Gazipaşa Belediye Başkanı M. Ali Yılmaz hariç diğer belediye başkanlarının katılmaması kamuoyunda “Uysal, Köleoğlu ve Yılmaz hariç, CHP’li Belediye Başkanlarından protesto mu ?” sorusuna neden oldu.

14 Mayıs seçimleri öncesinde Belediye Başkanları ve CHP İlçe Başkanları buluşmasına Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Finike Belediye Başkanı Mustafa geyikçi, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen katılmadı.
Edinilen bilgiye göre Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen Ankara’da olduğu için, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, kayınpederinin rahatsızlığı nedeniyle 14 Mayıs seçimleri öncesinde Belediye Başkanları ve CHP İlçe Başkanları buluşmasına katılamazken, Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ile Kumluca Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi’de yurtdışında oldukları için   Belediye Başkanları ve CHP İlçe Başkanları buluşmasına katılamadılar.  * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.18 21:14:41
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AKTOB Başkanı Kavaloğlu: "Çeşitlilik turizmde direnci arttırır"

Türkiye ve Antalya’nın çok zengin turistik kaynak ve ürünlere sahip olduğunu belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği(AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, çeşitliliğin turizmin direncini artıran en önemli rekabet aracı olduğunu belirterek, "Türkiye turizmi ve Antalya destinasyon olar..

Türkiye ve Antalya’nın çok zengin turistik kaynak ve ürünlere sahip olduğunu belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği(AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, çeşitliliğin turizmin direncini artıran en önemli rekabet aracı olduğunu belirterek, "Türkiye turizmi ve Antalya destinasyon olarak turizm arzındaki rekabet üstünlüğünü geçtiğimiz yıl ortaya koydu ve şu anda dünya sıralamasında 4. sırada, pandemi sonrasında da en hızlı toparlanan ülkeler arasında en başlarda yerini aldı" dedi.
Kavaloğlu, dünyanın en önemli jeopolitik konuma sahip ülkelerinden biri olan Türkiye’nin, turizm çeşitleri bakımından birçok alternatifi barındırdığına değindi.
Türkiye’nin turizm arzının doğal, kültürel ve sosyal kaynakların zengin bir bileşkesi olduğunun altını çizen Kavaloğlu, "Ülkemiz doğu ve batının muhteşem bir arakesiti. Bu kaynak zenginliği içinde sektörümüzün hem gelişerek sürdürülebilir olması hem de rekabet üstünlüğü elde edebilmesi için temel turistik ürünler ile birlikte spesifik ürünlere yönelmelerini gerektirmektedir. Bölgemizde yer alan pek çok işletme, dünya standartlarında yapılan spor, sağlık, kongre tesisleri ile turizmde ürün gamının genişlemesine önemli katkılar sağladı. Türkiye’de yer alan golf tesisleri ile özellikle kış döneminde golf oyucularını bölgeye çekebilmektedir. Futbol klüpleri kış döneminde uzun süreli konaklamalar sağlamakta aynı zamanda klüplerin ait oldukları ülkelerde destinasyon tanıtımına katkıda bulunuyor" diye konuştu.
"12 ay sürdürülebilir turizm"
Sağlık işletmelerinin turizm hareketlerini 12 ay boyunca sürdürdüğünü dile getiren Kaan Kavaloğlu, "Türkiye turizmi ve Antalya destinasyon olarak turizm arzındaki rekabet üstünlüğünü geçtiğimiz yıl ortaya koydu ve şu anda dünya sıralamasında 4. sırada, pandemi sonrasında da en hızlı toparlanan ülkeler arasında en başlarda yerini aldı. Fuar ve kongre turizmi yine tüm yıla yayılan turizm hareketlerinin devamını sağlıyor. Antalya bir destinasyon olarak gelişen altyapısı ve üst yapısı ile 12 ay sürdürülebilir turizmin tüm bileşenlerini taşımaktadır. Üzerimize düşen; ürün çeşitliliği oluşturulurken doğal kaynakları koruyarak kaliteli bir çevre oluşturmayı kültürel değerlere ve bunların korunarak kullanılmasına uygun hareket etmek olacaktır” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.20 16:52:23
Son Düzenlenme Tarihi :





Domuz gribine dikkat !

Dünyanın en yaygın hastalıklarından biri olan grip salgını sebebiyle, her yıl milyonlarca kişi hastalığa yakalanıyor, hastaneye yatırılıyor ve komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybediyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Servet Öztürk H1N1 Virüsü ile ilgili önemli bilgilendirmelerde bulundu.


Dr. Öğr. Üyesi Servet Öztürk, ”İnfluenza yaş ve ek hastalık durumuna bağlı olarak özellikle hastaneye yatışa hatta ölüme dahi neden olabilecek viral bir hastalıktır. H1N1 domuz gribi olarak adlandırılan ve en çok hastalığa neden olan virüs tipidir. Her grip sezonunda milyonlarca kişi hastalığa yakalanarak ciddi iş gücü kaybına uğramakta, yüzbinlerce insan hastaneye yatırılmakta, on binlerce insan influenza ve komplikasyonları nedeniyle yaşamını yitiriyor.  Grip virüsü damlacık, aerosol ve temas ile bulaşabilmektedir. Özellikle kapalı ortamda bulaş ihtimali artmaktadır. Covid-19 pandemisi nedeniyle kullandığımız maske, mesafe ve hijyen önlemleri grip virüsü için de koruyucudur. Son yüzyılda grip virüsüne bağlı dünyada 4 pandemi meydana gelmiştir” dedi.

Domuz gribinde aşağıdaki semptomlar görülmektedir:

  • Boğaz ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Ateş yüksekliği
  • Yaygın vücut ağrısı (Kas-eklem-Kemik ağrıları)
  • Burun akıntısı
  • Öksürük
  • Nefes Darlığı
  • Kusma, İshal

Domuz Gribinden Nasıl Korunuruz?

Grip aşılarının hastalığın ortaya çıkmanın azalması, hastaneye yatış ve ölüm oranlarının azalmasının yanında diğer insanlara hastalığın bulaşının azalması gibi birçok faydası vardır. Grip aşısının yapılmasından iki hafta sonra koruyucu antikorlar oluşur.

“İdeal olarak herkes aşılanmalı”

Herkesin aşılanması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, “Özellikle 65 yaşın üzerinde, astım, KOAH, Diabetes mellitus(şeker hastalığı), Kalp yetersizliği, İnme, Gebelik ve lohusalık, HIV/AIDS, Kanser hastalığı, kronik böbrek yetersizliği, bağışıklık sistemi baskılayan ilaç kullanımı, morbid obezite ve huzurevi/bakımevinde yaşayanlar kişilerde hastalık daha sık ve ağır geçmektedir. 6 ay-18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanlarda her grip sezonu aşılanmalıdırlar.

“İki nedenle grip aşıları her yıl tekrarlanmalıdır”

Birincisi aşıya bağlı koruyucu antikorlar aylar içinde azalır. İkinci olarak da her yıl grip virüsü şekil değiştirdiği için, güncel aşıların bileşimi her yıl en yaygın virüsler için yeniden düzenlenir” diye söyledi.

Ayrıca Dr. Öğr. Üyesi Öztürk”, Grip aşıları genel olarak burun yoluyla uygulanan canlı aşılar ve parenteral yolla uygulanan inaktif aşılar olarak ikiye ayrılır. Gebelik ve bağışıklık yetersizliği olan durumlarda canlı aşı uygulanmamalıdır. İnaktif(cansız) grip aşıları bu grup hastalarda tercih edilmelidir” diye belirtti.

Grip Aşılarının Faydaları Nelerdir?

  • Grip aşısı, grip hastalığına yakalanma ihtimalinizi azaltır.
  • Grip aşısının, aşı olan ancak yine de hasta olan kişilerde hastalığın şiddetini azalttığı çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir.
  • Grip aşısı, griple ilişkili hastaneye yatış riskini azaltır.
  • Grip aşısı, belirli kronik sağlık problemlerine sahip kişiler için önemli bir önleyici araçtır.
  • Grip aşısı, hamilelik sırasında ve sonrasında hamile kişilerin korunmasına yardımcı olur.
  • Aşı olmak, bebekler ve küçük çocuklar, yaşlılar ve belirli kronik sağlık sorunları olan kişiler gibi ciddi grip hastalığına karşı daha savunmasız olanlar da dahil olmak üzere çevrenizdeki insanları da koruyabilir.

Grip Aşısının En Sık Yan Etkileri Nelerdir?

  • Aşının yapıldığı yerde ağrı, kızarıklık ve/veya şişlik
  • Baş ağrısı (düşük dereceli)
  • Ateş
  • Kas ağrıları
  • Mide bulantısı
  • Halsizlik

Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, “Aşılanmayan ve hastalık semptomları olan hastaların erken teşhisi oldukça önemlidir. Çünkü Grip virüsü özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan virüsler arasında antiviral tedavisi olan nadir virüslerden birisidir. Semptomlar başlamasından sonraki 48 saat içerisinde başlanan tedaviler ile hastalık süresi kısalmakta, hastaneye yatış ihtimali azalmaktadır. Akdeniz diyeti ile beslenin, aktif olun, erişkin yaş aşılamaları için doktorunuza başvurmayı unutmayın.” diyerek sözlerini noktaladı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.17 08:32:48
Son Düzenlenme Tarihi :