SON DAKİKA
header-ad

Çocuk oyun parkı olan ender camilerden biri !

Bir zamanlar camiler buluşma noktalarıydı. Sosyal yaşamın en hareketli olduğu mekanlardı.

Camilerin tekrar buluşma noktası olma konusunda bazı cami imamları bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
Bu imamlardan biri de Sanayi Çarşısı’nda bulunan Abdullah Ay Cami İmam- hatibi Ahmet Yavuz.
Cami içerisinde Şehit Ömer Halis Demir isminin verildiği mini bir kütüphane kuran imam-hatip Ahmet Yavuz,  camiye gelen öğrencileri okumaya teşvik ederken, cami bahçesine kurdurduğu çocuk oyun alanı ile de camiye çekme konusunda yoğun bir gayret gösteriyor.
Söz konusu oyun alanından biri de cami içinde bulunurken, cami cemaati arasında çocuk ve gençlere de daha sık rastlanır oldu. * Abdültalip Güngör

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.05 22:13:35
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bakan Bolat: "Türkiye Yüzyılı’na yepyeni hedefler ile giriyoruz"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ’Türkiye Yüzyılı’na yepyeni hedeflerle girdiklerini belirterek, "Halihazırda çalışmalarına başladığımız ’2028 İhracat Tanıtım ve Pazarlama Vizyonu’muz ile mal ihracatımızı 400 milyar dolara, hizmet ihracatımızı 200 milyar dolara, küresel mal ihracatında ülkemizin payını yüzde 1,2’ye, KOBİ’lerin ihracattaki payını yüzde 40’a, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımızın payını yüzde 50’ye ve genel ihracatımız içinde e-ihracatın payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.
Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Mersin’e gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ’Şehir Buluşmaları’ programı çerçevesinde AK Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Bakan Bolat, burada yaptığı açıklamada, yoğun geçen seçim sürecinin ardından oluşan hükümetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmalara ara vermeden başladığını söyledi. Kabine üyelerinin başta deprem bölgesindeki iller olmak üzere sahaya inerek vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Bakan Bolat, "Ben de geçtiğimiz hafta, hem deprem sonrası toparlanma çalışmalarını yerinde incelemek, hem de iş dünyamız ve sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelmek için Kahramanmaraş ve Hatay’a ziyaretler gerçekleştirdim. Bugün de ’Şehir Buluşmaları’ programı kapsamında Mersin’de STK temsilcileri ve gençlere bir araya geleceğiz. İnşallah Mersin’i daha ileriye nasıl taşıyacağımıza dair çok verimli istişareler gerçekleştireceğiz. Bugün ayrıca, Mersin Gümrük Başmüdürlüğü, liman sahası ve Mersin Serbest Bölgesini ziyaret ederek taşra teşkilatımızla bir araya geleceğiz. Bizim Mersin’deki elimiz kolumuz olan teşkilatımızla, vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunmak için plan ve projelerini konuşacağız" diye konuştu.

"Mersin’in ülke ekonomisine önemli katkıları var"
Mersin’in hem limanı hem de serbest bölgesi ile ekonomik anlamda ülke ekonomisine önemli katkıları olan bir il olduğunu vurgulayan Bolat, "Sadece Mersin Serbest Bölgesinde, 97’si yabancı olmak üzere toplam 385 firmada 10 binden fazla kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bin 492 kilometre uzunluğunda kara yolu, 136 kilometre uzunluğunda demir yolu hattına sahip olan Mersin, ticaret ve lojistikteki önemiyle de ön plana çıkmaktadır. Nitekim, yapımı tamamlanan Yenice Lojistik Merkezi ile lojistik sektörüne 896 bin ton taşıma kapasitesi sağlanmış olup, ülkemize 416 bin metrekare lojistik alan kazandırılmıştır. 2022 yılında Mersin’den yapılan 6,2 milyar dolarlık ihracat, ilimizin lojistik altyapısının sağlamlığının yanı sıra üretim, istihdam ve ticaret merkezi olma özelliğini de göstermektedir. Temennimiz hem istihdamın hem de ihracatın, ilimizde ve tüm ülkemizde artmasıdır. Bununla birlikte, bakanlık olarak yasal ticaretin ve ihracatın artması için her türlü desteği sağlarken, yasa dışı ticaretin önüne geçmek için de çalışmalarımızı karalılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından il genelinde gerçekleştirilen operasyonlarda, 2022 yılının başından bu yana toplam 879 milyon TL değerinde kaçak eşya ele geçirilmiştir" ifadelerini kullandı.
Mersin’in ayrıca, Türkiye için önemli bir gider kalemi olan enerjide, dışa bağımlılığın azaltılabilmesi amacıyla stratejik bir önemi olan Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’ne de ev sahipliği yaptığını hatırlatan Bakan Bolat, "Nisan ayında, enerji üretimi öncesi son aşama olan nükleer tesis hüviyetini kazanan santralimiz, önümüzdeki dönemde hem ülkemizin nükleer enerji bilgi ve teknolojilerindeki deneyiminin artmasında hem de dışa bağımlılığımızın azaltılmasında kilit bir rol oynayacaktır" şeklinde konuştu.

"İhracatımız artmaya devam ediyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesinde, ülkenin refahı ve kalkınması için önceki hükümetlerce ortaya konulan çalışmaların yeni dönemde de aynı azim ve kararlılıkla süreceğini söyleyen Bolat, "Küresel ölçekteki tüm sıkıntılara ve krizlere rağmen, ülkemizin ortaya koyduğu ekonomik performans, vatandaşlarımızın güveni ve özel sektörümüz ile sağladığımız güç birliği karşısında aşılamayacak hiçbir engel olmadığını kanıtlamıştır. Nitekim, ülkemiz 2003-2022 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyüyerek küresel anlamda güçlü bir performans sergilemiştir. 2023 yılının ilk çeyreğinde ise ekonomimiz, şubat ayında yaşanan büyük deprem felaketine rağmen yüzde 4 büyüyerek sağlam temeller üzerinde durduğunu kanıtlamıştır.
2002 yılında 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2022 yılı sonunda 7 kat artarak 254,2 milyar dolar seviyesine çıkmış ve Cumhuriyet tarihimizin rekoru kırılmıştır. Benzer şekilde, 2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımız, son 20 yılda 6 kattan fazla artarak 2022 yılında 90,5 milyar dolara ulaşmıştır. İhracatımızdaki bu artış trendi 2023 yılında da devam etmektedir. Geçtiğimiz günlerde açıkladığımız Temmuz ayı ihracatımız tüm zamanların temmuz ayı rekorunu kırarak, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 8,4 artışla 20,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise ihracatımız 143,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" dedi.

"Türkiye Yüzyılı’na yepyeni hedefler ile giriyoruz"
Hükümet olarak hep çıtayı daha yükseğe taşımak ve vatandaşlara daha fazlasını sunabilmek için çalışmalara gayretle devam ettiklerini kaydeden Bolat, şöyle devam etti:
"Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığı olarak, ’Türkiye Yüzyılı’na yepyeni hedefler ile giriyoruz. Halihazırda çalışmalarına başladığımız ’2028 İhracat Tanıtım ve Pazarlama Vizyonu’muz ile mal ihracatımızı 400 milyar dolara, hizmet ihracatımızı 200 milyar dolara, küresel mal ihracatında ülkemizin payını yüzde 1,2’ye, KOBİ’lerin ihracattaki payını yüzde 40’a, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımızın payını yüzde 50’ye ve genel ihracatımız içinde e-ihracatın payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. Hükümetimizin çizdiği vizyon ve özel sektörümüzün gayretiyle bu hedeflere ulaşacağımızdan hiç şüphem bulunmamaktadır. Nitekim bu hafta içinde kabinemizin ekonomiden sorumlu tüm bakanları, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında, bakanlığımız ev sahipliğinde, iş dünyamızın çatı kuruluşu temsilcileri ile bir araya gelmiştir. Bu çalışma ile hükümetimizin ekonomi politikalarına dair çalışmaları hakkında iş dünyamıza bilgi verilmiş, iş dünyamızın beklentileri ve önerileri ele alınmış ve devlet ile özel sektör birlikte atılabilecek adımlar üzerinde durulmuştur. Karşılaşılan zorlukların dayanışma ve iş birliği ruhu ile aşılabileceğini çok iyi bilen bu milletin bir ferdi olarak, ekonomik anlamda da tüm zorlukları birlikte aşacağımıza inanıyorum."

Bakanlıkça Mersin’e verilen destekler
Bakanlık olarak Mersin’deki esnafın, ihracatçının ve tüm iş dünyasının yanında oldukları ve olmaya da devam edeceklerini belirten Bakan Bolat, "Malumunuz, korona virüs salgınından zarar gören esnafımızı ve ticaret erbabımızı mali açıdan rahatlatmak üzere devletimizce çeşitli destekler hayata geçirilmiştir. Bu çerçevede, salgın nedeniyle işleri zarar gören Mersin’deki 55 binin üzerindeki esnaf ve sanatkâr ile gerçek kişi tacirlere de bakanlığımızca gelir kaybı ve kira destekleri sağlanmıştır. Yine bu kesime, ekonomik faaliyet kodları itibariyle iki grup halinde 3 bin TL ve 5 bin TL tutarlı destekler verilmiştir. Türkiye genelinde gelir kaybı desteği ve kira desteği kapsamında 4,6 milyar TL’yi aşan tutarda destek sağlanmış olup, bu tutarın yaklaşık 110,4 milyon TL’lik bölümü Mersin’deki ticaret erbabımız için kullanılmıştır. 3 bin TL ve 5 bin TL tutarlı destekler kapsamında Bakanlığımızca Türkiye genelinde verilen destek tutarı toplamı ise 4,3 milyar TL’yi aşmış olup, bu tutarın yaklaşık 101,2 milyon TL’lik kısmı ise yine Mersin için kullanılmıştır. Ayrıca, Mersin’de Temmuz ayı sonu itibariyle 20 bin 179 esnaf ve sanatkârın, kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla kullandırılan kredilerde yaklaşık 4 milyar 804 milyon TL tutarında kredi bakiyesi bulunmaktadır. 1 Ocak-31 Temmuz 2023 tarihleri arasında il genelinde esnaf ve sanatkârlara kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla yaklaşık 2 milyar 865 milyon TL tutarında faiz indirimli (yüzde 50 ve yüzde 100 faiz indirimli) kredi kullandırılmıştır. Öte yandan, Mersin’e Bakanlığımızca verilmiş ihracata yönelik devlet yardımları, 2022 yılında 38,5 milyon TL olmuştur. Bu tutar, 2023 yılında ise yaklaşık 57 milyon TL olmuştur. Bunların yanında, hizmet ihracatının gelişmesine yönelik olarak da sağlık ve bilişim sektörlerinde faaliyet gösteren Mersinli yararlanıcılara 4,8 milyon TL destek sağlanmıştır. Öte yandan, 2022 yılında Mersin’e Eximbank destekleri çerçevesinde 202 milyon doları kredi,158,1 milyon doları sigorta olmak üzere toplamda 360,2 milyon dolar destek sağlanmıştır" diye konuştu.
Bakan Bolat, Mersin’de gerçekleştireceği temaslar kapsamında, iş dünyasının, gençlerin ve tüm Mersinlilerin görüşlerini dinleyeceğini, bakanlık olarak yapabileceklerini not ederek, ivedilikle gerekli adımları atacaklarını, ayrıca gerekli konularda da kabinemizin diğer bakanlarına ilgili hususları ileteceklerini sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 16:33:13
Son Düzenlenme Tarihi :





Düzen: “Korkunun ecele faydası yok”

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler ve ekibinin tertiplediği kahvaltılı toplantısına katıldı. Düzen, “Bizim derdimiz kavga etmek değil. İktidar yandaşları yeri geldiği zaman işi çığırından çıkarıp bir kavga ortamı oluşturmayı adeta zorluyorlar son zamanlarda. Ama inşallah korkunun ecele faydası yok’ diye bir tabir var bizde” dedi.

Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları Başkanlığınca teşkilat binasında tertiplenen kahvaltılı toplantıya katılan Saadet Partisi İl Başkanı Ramazan Düzen seçim gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Bu toplantıyı tertipleyen İl Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler ve ekibine teşekkür ederek sözlerine başlayan İl Başkanı Ramazan Düzen, “Bizim derdimiz kavga etmek değil. İktidar yandaşları yeri geldiği zaman işi çığırından çıkarıp bir kavga ortamı oluşturmayı adeta zorluyorlar son zamanlarda. Ama inşallah korkunun ecele faydası yok’ diye bir tabir var bizde. Bu korku bu arkadaşların siyasetteki sonlarını getirecek. Aslında bir bakıma onlar da memnun olacaklar bunaldılar çünkü. Bu işi nasıl bırakacaklarını bilemiyorlar. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Hepimiz pazar günü inşallah kanaatlerimizi sandıkta ifade edeceğiz” dedi.

Biz seçimin huzur içinde, barış içinde geçmesini arzu ediyoruz diyen Düzen, Demokrasilerde seçim en önemli konudur. Seçimin mutlaka huzurlu bir ortamda yapılması icap eder. İnsanlar kendileri ve kendi ülkelerini geleceği için oy kullanırlar. Bundan kimsenin korkmaması icap eder diyerek; “Ancak seçimlerde bir başka husus daha var. Siyasi partilerin adayları, siyasi partilerin temsilcileri seçime giderken halkı yanıltmamalıdırlar. Yalandan, iftiradan ve hakaretten uzak durmaları icap eder. Bugün farklı kanaatlere sahip olabiliriz. Yarın iktidar değiştiğinde gerçekleri görür gerçekleri kabul etmek mecburiyetinde kalırız ama bundan dolayı birbirimizle kavga etmemizin ihtiyacı yok” diye konuştu.

Düzen, konuşmalarında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim ilk hedefimiz neden bir araya geldik. Altı siyasi parti bugün değil bundan 5-6 sene önce de bir araya geldik. Temel sebep, bugünkü başkanlık sisteminden kurtulmak. Bugünkü haliyle başkanlık sistemi diktatörlüğe eviriliyor. Dediğim dedik. Kimsenin fikrine itibar etmem. Meclis mi? ‘Benim nazarımda hiçbir kıymeti yok’ noktasına geliyor. Bundan dolayı da biz başkanlık sistemini mutlaka değiştirip bir müzakere, istişare ortamının doğmasını sağlayacağız. İhtisas sahibi arkadaşlarımız, kardeşlerimiz farklı konularda fikirlerini tartışıyorlar. Projeler hazırlıyorlar ama geldiğimiz nokta şu oldu. Biz bu seçime gittiğimiz zaman bu seçimden sonra sistem değişene kadar altı partinin liderleriyle birlikte istişare ederek karar vereceğiz. Adımımız bu oldu, çok açık ve net. Cumhurbaşkanlığı yardımcısı konusu böylece gündeme geldi. İstişareye hazır olmayanlar istişare ne olur bilmeyenler altı kişi bir araya gelecek. İki tane belediye başkanlarımız da cumhurbaşkanlığı yardımcılığını üstlenecekler. Nasıl Türkiye’yi idare edecekler? Bırak sen altı kişiyi, 600 kişilik mecliste istişare etmek mecburiyetindesin. Bunu akıllarına bile getirmeyenler bir konuda altı kişinin, sekiz kişinin bir araya gelip meseleleri tartışmasını karar almanın önünde bir engel gibi görüyor. Bu arkadaşlar demokrasi nedir hala anlamamış, içselleştirememişler demokrasiyi. Bunu unutamayız. Biz birbirimizin düşmanı değiliz, savaşa gitmiyoruz. Birbirimizle taban tabana zıt fikirlerimiz olabilir ancak biz bu fikirlerimizi, düşüncelerimizi kavga etmek için değil birbirimize anlatmak ikna etmek için gündeme getiririz. Neticede bir karar veririz… Bu seçimlerde bir numaralı hedefimiz bugünkü başkanlık sistemini değiştirmektir.”

Avrupa’da herkes yoksulluk sınırının üzerinde ücret alırken biz neden açlık sınırın altına mahkum ediliyoruz diye konuşan Düzen. Sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama şunu da biliyoruz. Meclis devreye girecek, Anayasa değiştirilecek. Bu bir süreç gerektiriyor. Mecliste 400 kişilik bir çoğunluğumuz olursa bu süreç kısalır. Burada Antalyalılara da büyük mesuliyet düşüyor. Seçime gittiğimiz zaman Antalya’da bir patlama yapmamız gerekiyor… Ele alacağımız konuların başında her zaman mağdur insanlarımız geliyor. Şimdi Kanun Hükmünde Kararname mağdurları olan kardeşlerimiz var. Kirasını ödeyemeyen, çalışan insanımız var. İşçimiz var. Emeklimiz memurumuz var. Borç almış, borcunu ödeyemeyen esnafımız var. Biz her mağdur kardeşimizin elinden tutmayı görev vaat ediyoruz. Şu bizdendi, şu bizden değildi diye bir ayrım yapmadan bu hizmetleri gerçekleştireceğiz. Onun için kim nerede olursa olsun mağdursa şu anda problemlerini çözemiyorsa bir pandemi dönemi yaşadık arkasından bir deprem hadisesi ile karşı karşıya geldik. İnsanlarımız perişan oldu. Elbette borcunu ödeyemeyen esnafın tepesine yumruk vuramayız. Memurumuz, çiftçimiz, işçimiz, esnafımız hepsi bizim kardeşlerimiz elbette biz onların derdiyle dertlenmeyi görev addediyoruz. Bu arkadaşlarımız belli konularda Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarla ‘Ben ekonomistim bana güvenin ekonomiyi bana bırakın, kısa zamanda nasıl düzelteceğim’ demişti. Biz bu sözü unutmuyoruz. Ama bir gerçeği gördük ki Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin ekonomi problemlerini çözemedi. Çözmek bir taraf daha korkunç boyutlara çıktı. Çalışan insanlarımızdan büyük bir kesim asgari ücretin altında maaş alıyor. Açlık sınırının altında ücret alıyor biz buna rıza gösteremeyiz ki. Ne işveren ne devlet böyle bir anlayışta olamaz. Biz insanlarımız sadece karnının doymasını değil bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücreti almasını isteriz. Avrupa’da çalışan emekli olan memurluk yapan emekli herkes yoksulluk sınırın üzerinde ücret alırken biz neden açlık sınırın altında ücret almaya mahkum ediliyoruz.”

Düzen, Sadece ekonomi değil şu anda memleketimizde huzur içinde değil. Neden? Başına bir sıkıntı geldiğinde bir problemle karşı karşıya kaldığında adalete güvenemiyor ifade ederek; “Bir yerde adalet olmazsa o ülkede yaşanamaz zulüm var demektir. Bizim inancımızın temelinde de bu  yatar. Müslümanlıktan bahsediyorlar. Peygamber efendimiz ne buyurmuş, ‘İslam güzel ahlaktır’ diyor. Güzel ahlakın başında da adalet gelir. Harama el uzatmamak gelir. Yolsuzluktan vazgeçmek, israfı terk etmek gelir. Siz bunların hepsini yapacaksınız ondan sonra da alnı secdeye gelenlerle şampanya patlatanlar arasında tercih yapıyormuşuz diye bir safsata ortaya atacaksınız. Yok arkadaş. Biz güzel ahlakın Müslüman’ın şiarı olduğuna inanıyoruz. Hem yolsuzluk yap hem de alnım secdeye de yahu. Cenabıhak’tan en büyük cezaya sen müstahak olursun. Bundan dolayıdır ki, gençler arasında İslam’a temayülde bir azalma görüldü. Neden? Bu laflarla İslam’ı tarif etmeye insanlar kalkarsa bir genç niye Müslümanlığa özensin? Özenmez. Biz bu anlayışı kökünden değiştireceğiz. Her ilimizde yatırımlar olacak. Adalet denilen mefhum bizim en başta taşıdığımız levha olacak. Biz şahsiyetli bir dış politika güdeceğiz. Çevremizde, her ülkeyle uyum içinde bir politika sürmeye kararlıyız. İki şey önemli bizim için. Birincisi; Türkiye Cumhuriyeti olarak sınırlarımızı korumakta kararlıyız. Hiçbir suretle bu sınırları değiştirecek bir politika içine girmeyiz. Buna rıza göstermeyiz. Başkalarının sınırlarına tecavüz etmeyi de istemeyiz. İkincisi de biz aile mefhumumuzu mutlaka koruyacağız. Aile toplumun temelidir. Aile ile mefhumu ortadan kalkarsa o ülkede huzur olmaz. El birliğiyle aile mefhumunu güçlendirmek için ellimizden her şeyi göstereceğiz. Pazar günü oyların sandıklara atıldığı gün olacak. Pazartesi günü de inşallah bayram günü olacak" diye sözlerini noktaladı. -BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.12 12:28:45
Son Düzenlenme Tarihi :