SON DAKİKA
header-ad

Çocukları Obeziteden Nasıl Koruyabiliriz?

Vücutta aşırı yağ depolanması olarak nitelenebilecek duruma obezite denmektedir.Obezite çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalıklardan biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, ebeveyn ve çocuk etkileşiminin de çocuklardaki obezite üzerinde büyük rolünün olduğunu düşünüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzm. Prof. Alp Gürkan çocukları obeziteden korumanın yollarını açıkladı

Hızlı yaşam koşullarının getirdiği “fast food”lar, televizyon ile başlayan tüm gece atıştırmaları ve yiyecek alışkanlıklarımızda değişiklikle beraber tüm dünyada fazla kiloları da beraberinde getiriyor. Sağlıksız yeme alışkanlığı, kimyasal madde ve hormon içerikli gıdalar, günlük aktivitenin azalması vücutta giderek aşırı miktarda yağ depolanmasına neden oluyor. Özellikle ülkemizde çocukların katlanmak oldukları sınav maratonları, bilgisayar oyunları başında zaman geçirmeleri bu süreci artırıyor. Obez ailelerinin çocuklarının obez olması durumu normalden 2-3 kat daha fazladır. Anne ve babanın her ikisinin obez olması halinde çocuklarında % 80, biri obez ise çocuklarında %40, ikisi normal kilolu ise %10 oranında obez olma riski vardır.

2010 yılında yapılan Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması, 0-5 yaş arası çocuklarda %26,4 oranında; 6-18 yaş arası çocuklarda ise %22,5 oranında kilo sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Yaklaşık her 4 çocuktan birinde kilo problemi bulunmaktadır. Maalesef bu sorun yıllar içinde giderek derinleşmektedir. Beslenme-fizik aktivite bozukluğu dışında nadiren hormonal veya genetik faktörler de söz konusu olabilir. 

“Obezite Psikolojiyi de Olumsuz Etkiliyor”

Obezitenin yaratacağı çok ciddi ve çeşitli fiziksel sağlık sorunları dışında psikolojik rahatsızlıklara da yol açacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Görünüşleri nedeniyle arkadaş ortamından dışlanacaklardır. Buna fiziksel aktivite yetersizliği de eklenince bu kişiler giderek içine kapanırlar ve evden dışarı çıkmak istemezler. Bu da daha fazla psikolojik sorunlara yol açar. Kilolar verildikçe öz güvenleri yeniden artar, toplum yaşamına yeniden katılırlar ve depresyonları sona erer.

Obeziteyi Engellemek İçin Neler Yapılabilir?

Kalori alımının kısıtlanması ve günlük aktivitenin artırılması şeklinde özetlenebilecek yaşam biçiminin değiştirilmesi, obezite tedavisinin temelini oluşturmaktaysa da bunu uygulamak ve kalıcı hale getirmek çok kolay değildir. Her ne olursa olsun tıbbi tedavinin mutlaka endokrin veya metabolizma uzmanı ya da bu konuda deneyimli bir iç hastalıkları hekimi yanında diyetisyen ve psikolog desteğiyle yapılması gerekiyor. Hızlı kilo vermeye neden olan popüler diyet uygulamaları çocuklar için uygun değildir. Büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkilerler. Bunun yerine çocuğa doğru beslenme alışkanlıkları edindirmek önemlidir. 

Çocuğun diyetinde şu değişiklikler yapılabilir:

  • Beyaz ekmek, makarna pilav veya patates gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar yerine tahıllı ekmek, bulgur tüketilmesi,
  • Ara öğünlerde paketli işlenmiş gıdaların yerine meyve ve sebzelerin konulması, 
  • Gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, süt ve kefir içilmesi, 
  • “Fast Food” gıdalar yerine evde sağlıklı yöntemlerle hazırlanmış gıdalar tüketilmesi, 
  • Gidilecek yerlere mümkünse yayan veya bisikletle gidilmesi, 
  • Düzenli olarak yapılacak spor aktivitelerine yönlendirilmesi uygun olacaktır.

 Bunun dışında televizyon, bilgisayar veya telefonla geçirdiği vakte çocuğu da ikna ederek sınır konması yerinde olur. Burada ebeveynlerin çocuğa rol model olması çok önemlidir. Yiyecek tüketim alışkanlıklarına ebeveynlerin de uyması fiziksel aktivitelerini fazlalaştırmaları, günlük yürüyüşler, asansör yerine merdivenin kullanılması çocuğun bu alışkanlığını edinmesini kolaylaştıracaktır. 

Bir diğer dikkat edilmesi geren konu da uyku düzeninin sağlanmasıdır. Uyku süresinin yeterli ve zamanında olması hormonal dengeyi sağlayacağı gibi, açlık hissini de azaltacaktır. Günde 8-10 saat uyumak ve en geç gece 11’de uykuya gitmek çocuklar için en sağlıklı olanıdır. 

En önemli nokta; obezite oluşmadan önce çocuğa sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının kazandırılmasıdır. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının ve bilincinin kazanılması özellikle çocukluk döneminde mümkündür. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.07 07:56:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






81’ilden talep görüyor: Yayladağı lokumu 60 yıldır üretiliyor

Hatay’ın Yayladığı ilçesinde yaklaşık 60 yıldır üretimi yapılan lokum, Türkiye’nin 81 iline gönderiliyor. Yayladağı lokumunun en çarpıcı özelliği ise pişirim şekli, dişlere ve damağa yapışmaması sebebiyle tercih ediliyor.
Kahramanmaraş depremlerinin en çok etkilediği yerlerin başına gelen Hatay’da toparlanma süreci devam ediyor. Bölge esnafı hız kesmeden üretimini sürdürüyor. Yayladağı ilçesi ise meşhur olan lokumuyla ülkenin dört bir yanında biliniyor. Diğer lokumlardan kendini ayıran ürünü meşhur kılan özelliği, katkı maddesi kullanılmaması, yerken ağızda erimesi, dişe yapışmaması olarak biliniyor. Bundan dolayı da tatlı severler tarafından çokça tercih edildiği belirtildi.

“4 kuşaktır üretim yapıyoruz”
4 kuşaktır üretim yaptıklarını dile getiren Hüseyin Okay,” Aile içerisinde kuşaktan kuşağa geçen firma. Üretim içerisinde sadece aile fertleri bulunmakta yaklaşık 55-60 yılı bulan üretim serüvenimiz var. Şu anda kardeşim Furkan Okay ile birlikte üretimde biz bulunuyoruz” dedi.
Okay, ”Yayladağı lokumu ilk üretildiği andan itibaren üretim formülü olsun, üretim şekli olsun sadece aile fertleri biliyor. Sadece aile fertlerinin ürettiği bir ürün. Yayladağı lokumu dediğimiz zaman insanların aklına ilk gelen sade lokum. Bu zamanla insanların ihtiyaçlarına piyasa şartlarına göre de değişerek yaklaşık 35 çeşit ürünle hizmet veriyoruz” diye konuştu.

“Özelliği pişirim şekli ve dişlere, boğaza yapışmaması”
Lokumun özelliğe değinen Okay,” Yayladağı lokumunu diğer lokumlardan ayıran özelliği pişirim şekli, ustalık. Birçok usta şeker nişasta kullanarak üretiyor. Herkesin bir el kıvamı, el lezzeti ve ustalığı var. Bizi buradan diğer lokumlardan ayıran, insanlar lokumu tüketirken dişlerine, damaklarına yapışmadan boğazlarını yakmadan yeniyor olması, bunları da bize müşterilerimiz söylüyor. Biz ürünlerimizi 55-60 yıldır aynı formülde üretiyoruz, hiçbir şekilde formül değiştirmeden aynı şekilde üretime devam ediyoruz” dedi.

“Türkiye’nin 81 ile Yayladağı lokumu gidiyor”
Yurt dışından da talep olduğunu vurgulayan Okay, ”Ama biz işimize artık ticari olarak değil de sanat olarak bakıyoruz. O yüzden dört kuşaktır üretimimiz devam ediyor. Yurt dışına ihracat yapacak olsak ürünün özelliğini değiştirmemiz gerekiyor. Biz bundan yana değiliz. Ama yurt içinde çok güzel bir talep var. Yayladağı bilmeyen insanlar, bugün 81 ilden Yayladağı lokumu diye bilirler. Türkiye’de 81 ile kargo vasıtasıyla gönderim yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 10:14:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Hataylı depremzede kebap ustasından, seçim hakaretlerine videolu sert cevap

Deprem bölgesindeki illerde AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oy verenlere sosyal medya üzerinden hakaret içerikli video ve görsel paylaşanlara depremzedelerin tepkisi devam ediyor. Hataylı kebap Ustası Ahmet Vurgun’un tepki maksatlı paylaştığı video kısa sürede binlerce beğeni ve yorum alırken, "Karşı gruba oy verseydik, bir ses çıkmayacaktı. Cumhurbaşkanımızın sonuna kadar destekçisiyiz, Sinan Oğan’a çıkan yüzde 5 oyun, yüzde 0.1’i diğer adaya gitmeyecek"dedi.
AK Parti’nin 14 Mayıs seçimlerinde deprem bölgelerinin ekseriyetinde birinci parti olması nedeniyle, sosyal medya üzerinden bazı kullanıcılar depremzedelere oy tercihleri nedeniyle hakarete varan paylaşımlarda bulundu, görseller paylaştı. Bu duruma kayıtsız kalamayan birçok depremzede paylaşımda bulunanlara sert tepki gösterdi. Hatay’ın Belen ilçesinde esnaflık yapan depremzede Ahmet Vurgun’un da depremde evi yıkıldı ve tahsis edilen konteynerde yaşamaya başladı. Sosyal medyayı da aktif kullanan Vurgun, gördüğü bu paylaşımların üzerine kendisi de “Depremzedelere hakaret eden vatan hainlerine cevap” ismiyle bir video çekip yayınladı. Kısa sürede bu videoya binlerce destek geldi.

Videosunun bu derece ses getirmesini beklemediğini dile getiren, depremzedeleri eleştirenlere sert tepki gösterdi. Depremde evinin yıkıldığını anlatan Vurgun, devletin gönderdiği konteynerde yaşadıklarını belirtti.

"Yardım siyasi maksatla yapılmaz"
İki gün önce sosyal medyada depremzedelere yönelik yapılan paylaşımları gören Vurgun, “Sosyal medyada Almanya’da bulunan normalde Türkçe konuşan bir vatan haini depremzedelere ağza alınmayacak küfürler etti. Çok sinirlendim, kızdım. Yani öfkelendim ne yapacağımı bilmedim. Elden de bir şey gelmiyor, Almanya’da. Burada olsa o cesareti olmazdı. Ne yapayım diye düşündüm. Ben de sosyal medyaya video atayım dedim. Ona nispeten, ona gönderi maksatlı devletimizin yanında olduğumuzu ifade ettik. Küfürsüz, argosuz ona bir gönderme yaptık. Gece 00.00’ attığım video sabah kalktığımda çok izleyen olmuş. Tuhaf oldum beni normalde fazla takip eden yoktur. Yapılan hayır Allah için yapılır, siyasi maksatla yapılmaz” diye konuştu.

"Bir ses çıkmayacaktı"
Binlerce yorum aldığını eleştirenlere uygun dille cevap verdiğini aktaran Vurgun,“ Güzel yorumlar aldım, bunun karşısında duygulandım. Özelden hakaret edenler de oldu. Allah ıslah etsin bunları. Rabbim hainlere fırsat vermesin. Karşı gruba oy verseydik, bir ses çıkmayacaktı. Biz devletimizin yanındayız. 28 Mayıs’taki seçimde Cumhurbaşkanımızın sonuna kadar destekçisiyiz. Sinan Oğan’a çıkan yüzde 5 oyun, yüzde 0.1 diğer adaya gitmeyecek hepsi Erdoğan’a gelecek. Hele bu yapılanları gördükten sonra kanım dondu” dedi.

"Paylaşımlar bizi yaraladı"
Siyasi olarak bakmadığını bütün belediyelerin taşın altına ellerini koyduğunu dile getiren Vurgun, “Kürdü, Türkü, Lazı hepsi geldi. Paylaşımları görünce bizi siyaset olarak mı kullandılar dile geldi aklıma. Eğer biz diğer cumhurbaşkanı adayına yüzde 80 destek verseydik daha mı güzel olacaktı. Özgürlük diye bir şey var, herkes istediğine oy verebilir, kısıtlayamazsınız. ‘Siz bize oy vermediniz haram zıkkım olsun, paramızı, yardımlarımızı geri gönderin” paylaşımlar bizi çok yaraladı. Bu olayları kınıyoruz. Devletimizin içindeki hainleri ayırt etmek lazım. Beni destekleyen Kürt kardeşlerimize de teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.18 17:39:35
Son Düzenlenme Tarihi :