Başkan Böcek’ten hastalığı ile mücadele ederken yaşanılanların aktörlerine şarkılı cevap
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, zor ve sıkıntılı bir tedavi sürecinin ardından Yaratanın izni, doktorların gayreti ve sevenlerin dualarıyla ayağa kalkarken, yokluğu sırasında çok şeyler yaşandı.
Sanki hayatını kaybetmiş gibi büyükşehirde başkanlık koltuğu savaşı başlatılırken, ekibi de saf dışı bırakılmak istendi.
O günlerde yaşanılanlara, “Antalyalılara sözüm var. Son nefesime kadar bu kente hizmete devam edeceğim, bizi hiçbir şey yolumuzdan çeviremez. Çünkü”
mesajının ardından çeşitli zamanlarda halkla içiçe olmuş görüntülerini sosyal medya hesabından paylaşan Başkan Böcek’in aynı anda geri fonda çalan Selda Bağcan’ın “ Denizlerin Dalgasıyım” şarkısıyla, kendisi hastalığı ile mücadele ederken, Böcek’siz bir büyükşehir için yaşanılanların aktörlerine adeta bir mesaj niteliği taşıyordu.
Sevinmesin ey zalımlar
Öldüğüme benim benim
Sevinmesin ey zalımlar
Öldüğüme benim benim
Yiğit ölmez kolay kolay
Ben ölmedim ki,
ben ölmedim ki
Yiğit ölmez kolay kolay
Ben ölmedim ki,
ben ölmedim ki
Bakmayın suskunluğuma
Bakmayın durgunluğuma
Bedel verdim her kavgada
Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.12.14 09:48:18
Son Düzenlenme Tarihi :
İftar ve sahur sofralarında bunlara dikkat
Alanya Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Diyetisyeni Şule Yavuz Demir, Ramazan ayı öncesinde vatandaşlara “Ramazanda Sağlıklı Beslenme” konulu seminer verdi. Alanya Belediyesi Aile Kadın Destek Merkezinde düzenlenen seminerde Diyetisyen Demir, Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken sofra sırlarını katılımcılarla paylaştı. Demir, “Ramazan ayında uzun süren bir açlığın ardından kurulan sofralar çoğu zaman gereğinden fazla yemek çeşidi içermektedir. Oysa iftar öğününün de diğer günlerdeki akşam yemeklerinden farklı olmaması gerekir. Sağlıklı ve israftan uzak bir beslenme şekli uygulanması çok önemlidir” dedi.
“Sahur atlanmaması gereken en önemli öğün”
“Ramazan ayı boyunca mutlaka sahur öğünü yapılmalıdır” diyen Diyetisyen Şule Yavuz Demir, “Sahur öğünü olmadan tutulan oruç süresince metabolizma kıtlık korkusu yaşar ve tembelleşir. Kan şekeri çok fazla düşer. Sahurda az yağlı kahvaltılık besinler ve salatalar tercih edilmeli, yanında yoğurt veya süt bol tarçınlı olarak tüketilmelidir. Hafif sebze yemekleri, tam buğday ekmeği, yoğurt ve kuru meyveden oluşan bir menü de kullanılabilir. Bağırsak tembelliği sıklıkla yaşanan bir sorun olduğu için sahurda mutlaka kuru kayısı, kuru incir, kuru erik gibi gaz yapmayan ve aynı zamanda bağırsak çalıştıran meyveler tüketilmelidir” diye konuştu.
“İftarda aceleci olmayın”
İftarda dikkat edilmesi gereken konulardan da bahseden Demir, “İftarda kan şekerimiz iyice düşük olacağından onu normale getirmek için kuru meyve; tansiyonu dengelemek için de zeytin tüketilip üzerine sıcak bir çorba yavaş yavaş içilmelidir. Sonrasında ara verilmesi önerilir. Beynimize tokluk hissinin gitmesi ve kan şekerinin ani yükselip düşmesinin engellenmesi için bu arayı vermek çok önemlidir” şeklinde konuştu.
“Meyve ve tatlı için 2 saat ara verin”
“Meyve veya tatlı tüketimi iftardan 2 saat sonra yapılmalı” uyarısında bulunan Demir, tatlı olarak da sütlü tatlıların tercih edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. İftar sonrası yapılacak yürüyüşlerin hem sindirim hem de enerji dengesi için faydalı olacağını belirten Demir, “Beyaz ekmek, pide yerine özellikle sahurda tam buğday ekmeği tercih edilmeli. Her iki öğünde de pişirme tekniğimiz sebze ve etler için ızgara veya fırınlama yöntemi gibi az yağlı yöntemler olmalıdır. Protein alımı tokluk hissi vermesi sebebiyle önemli olduğundan; et tüketilmediği zaman yerine az yağlı peynir, yumurta, yoğurt ve kuru baklagiller mutlaka koyulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
“Sahur atlanmaması gereken en önemli öğün”
“Ramazan ayı boyunca mutlaka sahur öğünü yapılmalıdır” diyen Diyetisyen Şule Yavuz Demir, “Sahur öğünü olmadan tutulan oruç süresince metabolizma kıtlık korkusu yaşar ve tembelleşir. Kan şekeri çok fazla düşer. Sahurda az yağlı kahvaltılık besinler ve salatalar tercih edilmeli, yanında yoğurt veya süt bol tarçınlı olarak tüketilmelidir. Hafif sebze yemekleri, tam buğday ekmeği, yoğurt ve kuru meyveden oluşan bir menü de kullanılabilir. Bağırsak tembelliği sıklıkla yaşanan bir sorun olduğu için sahurda mutlaka kuru kayısı, kuru incir, kuru erik gibi gaz yapmayan ve aynı zamanda bağırsak çalıştıran meyveler tüketilmelidir” diye konuştu.
“İftarda aceleci olmayın”
İftarda dikkat edilmesi gereken konulardan da bahseden Demir, “İftarda kan şekerimiz iyice düşük olacağından onu normale getirmek için kuru meyve; tansiyonu dengelemek için de zeytin tüketilip üzerine sıcak bir çorba yavaş yavaş içilmelidir. Sonrasında ara verilmesi önerilir. Beynimize tokluk hissinin gitmesi ve kan şekerinin ani yükselip düşmesinin engellenmesi için bu arayı vermek çok önemlidir” şeklinde konuştu.
“Meyve ve tatlı için 2 saat ara verin”
“Meyve veya tatlı tüketimi iftardan 2 saat sonra yapılmalı” uyarısında bulunan Demir, tatlı olarak da sütlü tatlıların tercih edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. İftar sonrası yapılacak yürüyüşlerin hem sindirim hem de enerji dengesi için faydalı olacağını belirten Demir, “Beyaz ekmek, pide yerine özellikle sahurda tam buğday ekmeği tercih edilmeli. Her iki öğünde de pişirme tekniğimiz sebze ve etler için ızgara veya fırınlama yöntemi gibi az yağlı yöntemler olmalıdır. Protein alımı tokluk hissi vermesi sebebiyle önemli olduğundan; et tüketilmediği zaman yerine az yağlı peynir, yumurta, yoğurt ve kuru baklagiller mutlaka koyulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA






