SON DAKİKA
header-ad

Depremin merkezinde buruk Kurban Bayramı

Depremin merkezi Kahramanmaraş’ta Kurban Bayramı namazı camiler ve konteyner kentlerde idrak edildi.
Kurban Bayramı namazı nedeniyle sabahın erken saatlerinde Karacasu Konteyner Kent’teki mescide gelen depremzedeler bayram namazını idrak etti. Namaz sonrası imam hatibin yaptığı dualara hep birlikte amin diyen depremzede vatandaşlar bayramlaştı. Türkiye’nin en büyük dördüncü camisi Abdülhamit Han Camii’ne gelen yüzlerce vatandaş, kurban ibadeti öncesinde bayram namazlarını idrak etti.
Depremzede Alper Altay, "Buruk bir bayram yaşıyoruz yine. Geçmişlerimize Allah rahmet eylesin. Bu günlerimizi ve yaşadıklarımızı unutmayalım unutturmayalım hepimize ders olsun" dedi.
Bir başka depremzede ise, "Deprem sonrası ailelerimizden hayatını kaybedenler oldu hepsine Allah rahmet eylesin. Konteyner Kentte namazımızı kıldık. Allah herkesi birbirine kavuştursun. Hasret giderelim" diye konuştu.
Yaşanan depremlerden dolayı buruk bir bayram geçirdiklerine değinen Mücahit Bulut, “Tüm İslam Aleminin, tüm Türkiye’nin ve Kahramanmaraşlıların Kurban Bayramı’nı tebrik diyorum, depremde yakınlarını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah bu bayram mahsun gönüllere dokunmaya vesile olur. Onlara da sabırlar diliyorum. İnsanların birbirlerine destek çıkması gereken zamanlardır bayramlar. İnşallah insanlar birbirlerine farklı yollarla, ziyaretlerle, kestikleri kurbanlardan verecekleri paylarla destek olmaya çalışırlar. Bu zor zamanlarda zor günlerde insanların birbirlerine sahip çıkması önemli. İnşallah bir nebze de olsa bu bayramlar bu duruma vesile olur” ifadelerini kullandı.
Depremlerde birçok akrabasını kaybettiğini dile getiren Erol Boz da, “Rabbim ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmasın. Kahramanmaraş ve deprem bölgesinde buruk bir bayram yaşıyoruz. Kahramanmaraş ve deprem bölgesinde yaşayıp da depremden dolayı akrabasını kaybetmeyen biri yok sanırım. Ülkemize ve İslam alemine Kurban Bayramı’nın mübarek olmasını diliyorum. Bu ibadet Allah’ın bizlere bir talimatıdır, emridir. Kurban kesen vatandaşlar, kesmeyen kardeşlerimize yardımda bulunması lazım” diye konuştu.
Vatandaşlardan Fatih Bağcı ise “Tüm İslam Alemi’nin, ülkemizin ve milletimizin Kurban Bayramı mübarek olsun. İnsanlar mutlu ama bu buruk bir mutluluk” diye kaydetti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.28 07:07:56
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kemer Belediyesi EMITT Fuarı’nda

İstanbul’da düzenlenecek olan ve dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri olarak gösterilen 26’ncı Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na Kemer adeta çıkarma yapıyor. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer’in tanıtımı için çalışmalara ara vermeden devam ettiklerini söyledi.
Bu yıl 26’ncı defa kapılarını açacak olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na (EMITT) Kemer, kalabalık bir tanıtım heyeti ile katılıyor. Şu ana kadar düzenlenen uluslararası turizm fuarlarının tamamına katılan Kemer Belediyesi, Türkiye’nin en önemli turizm fuarında da yerini alıyor.
TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleşecek olan fuara; Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Belediyesi Başkan yardımcısı Emin Gül, Belediye Meclis üyeleri Hasan Ali Acar ve Ferhan Fidan’ın yanı sıra Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV), Kemer Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (KETOB) ve otel yöneticileri katılıyor.
Bu yıl Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya 30’a yakın ülkeden 5 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması beklenen fuarda; Kemer, deniz, kum ve güneş turizminin dışında tarihi alanları, spor organizasyonları ve doğal güzelliklerini de tanıtacak.
Katıldığı turizm fuarlarında özellikle tur operatörlerinin temsilcileri ile yaptığı ikili görüşmelerle Kemer’in tanıtımına büyük katkı sağlayan Başkan Topaloğlu, EMITT fuarında da gerekli görüşmeler için randevularını aldıklarını belirterek, "Kemerimizi turizm sektöründe hak ettiği noktaya getirmek adına çalışmalarımız devam ediyor. Hepimizin içini yakan deprem felaketinden dolayı ertelenen EMITT Fuarı yeniden kapılarını açacak. Turizm camiasına hayırlı uğurlu olsun. Kemer olarak şu ana kadar yapılan tüm uluslararası turizm fuarlarına katıldık. Fuarlara bizzat katılım sağlayarak son derece önemli görüşmeler yaptık. Bunlardan en önemlisi de, Londra’da temaslarda bulunarak tanıtım sözleşmesi imzaladığımız Jet2 turizm operatörü oldu. Tanıtım kampanyalarına İngiltere’de başladılar. Oldukça verimli bir anlaşma oldu. Kemer’e daha fazla İngiliz misafir gelecek. EMITT’te de Kemerimize daha fazla turist çekme çalışmalarını sürdüreceğiz" dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.11 13:59:45
Son Düzenlenme Tarihi :





ATSO Başkanı Hacısüleyman : Kentte turizm hareketliliği geçen yılın yaklaşık yüzde 6,5 gerisinde

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ekonomide işletmelerin en önemli ihtiyacının belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu vurguladı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, enflasyon, sanayide erken sanayisizleşme riski, KOBİ’lerin finansmana erişimi, turizm, COP31 hazırlıkları ve denizlerin korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Hacısüleyman, iş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konunun belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu söyledi.

ENFLASYONLA MÜCADELEDE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Ekonomide en önemli gündem başlıklarından birinin enflasyon olduğunu belirten Hacısüleyman, yıllık enflasyonun yüzde 31,75, üretici fiyat endeksinin ise yüzde 27 seviyesinde olduğunu söyledi. Yıla daha olumlu hedeflerle başlandığını ancak küresel gelişmeler ve bölgedeki savaşların etkisiyle hedeflerin revize edilmek zorunda kalındığını belirten Hacısüleyman, iş dünyası açısından en büyük sorunun belirsizlik olduğunu ifade etti.

Hacısüleyman, “Öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, yatırım ve üretim kararlarının sağlıklı alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Yedi aylık dönemde Euro yüzde 11,29, dolar ise yüzde 11,93 oranında artarken, aynı dönemde enflasyon yüzde 19,96 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo ihracatçımız açısından önemli bir kur makası oluşturuyor. Döviz geliri elde eden firmalarımız, içeride Türk lirası bazında artan maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor. Kur ile maliyetler arasındaki makasın ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmaması için gerekli adımların atılması gerekiyor” dedi.

SANAYİDE ERKEN SANAYİSİZLEŞME RİSKİ
Sanayinin gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payının gerilemesinin önemli bir risk olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, Türkiye’nin erken sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini söyledi.

Hacısüleyman, “Güney Kore, Çin, Vietnam ve Tayland gibi ülkelerde sanayinin ekonomideki payı yüzde 20’lerin üzerinde. Sanayide yaşanacak bir gerilemenin telafisi hizmet sektöründeki kadar kolay değil. Fabrikaya, makine ve teçhizata ve uzmanlaşmış iş gücüne ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle sanayileşme konusunda uzun vadeli ve güçlü politikalar geliştirmeliyiz” diye konuştu.

Küresel gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve değişen ekonomik politikaların işletmelerin planlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Hacısüleyman, birçok işletmenin artık yıllık bütçeler yerine üç aylık dönemler üzerinden planlama yapmak zorunda kaldığını söyledi.

Hacısüleyman, “Ekonomik koşullar kötü olabilir, ancak öngörülebilir olduğunda işletmeler buna göre önlem alabilir. İş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konu, belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesidir” dedi.

TURİZMDE SADECE ZİYARETÇİ SAYISINA BAKILMAMALI
Antalya turizmine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, kentte turizm hareketliliğinin geçen yılın yaklaşık yüzde 6,5 gerisinde olduğunu belirtti. Turizmin yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, şehrin elde ettiği gelirin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Hacısüleyman, “Sayısal olarak hedefleri yakalasak dahi gelir açısından ciddi bir erozyon yaşanabilir. Antalya’nın turizmdeki başarısını sürdürülebilir kılmak için ziyaretçi sayısının yanında kişi başı harcama ve toplam turizm gelirini de temel göstergeler olarak ele almalıyız” dedi.

Konaklama işletmelerine çalışan başına 3 bin 500 TL SGK prim desteği sağlanmasının önemli bir adım olduğunu ifade eden Hacısüleyman, ancak basit konaklama turizm işletme belgesine sahip tesislerin bu desteğin dışında bırakılmasının doğru olmadığını söyledi.

Her iki işletme grubunun da istihdam sağladığını, vergi ödediğini ve aynı maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten Hacısüleyman, “Aynı şartlarda faaliyet gösteren işletmelerin aynı teşviklerden yararlanabilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda gerekli düzenlemenin bir an önce yapılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

COP31 ANTALYA İÇİN BİR KIVILCIM OLMALI
Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in kent için önemli bir fırsat olduğunu belirten Hacısüleyman, sürecin yalnızca 9-20 Kasım tarihleri arasındaki bir organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Hacısüleyman, “Sıfır atık, temiz enerji, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği, gençlik ve eğitim gibi başlıklar COP31 sonrasında da gündemimizde olmalı. COP31 bizim için yalnızca bir organizasyon değil, Antalya’da kalıcı bir farkındalık ve dönüşüm başlatacak bir kıvılcım olmalı” dedi.

Antalya’nın iç ve dış turizmle birlikte yılda yaklaşık 25-26 milyon kişiyi ağırlayan bir şehir olduğunu belirten Hacısüleyman, su, enerji, atık yönetimi ve doğal kaynakların kullanımı gibi konuların yalnızca belirli sektörleri değil, herkesi ilgilendirdiğini ifade etti.
Bu kapsamda yürütülen “Antalya Kriterleri” çalışmasına da değinen Hacısüleyman, “Sürdürülebilir turizm konusunda Antalya’dan dünyaya örnek olacak bir model ortaya koymayı hedefliyoruz” diye konuştu.

DENİZLERİMİZİ KORUMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU
Antalya’nın en önemli değerlerinden birinin denizler olduğunu belirten Hacısüleyman, denizlerin sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi için öncelikle temiz tutulması gerektiğini söyledi.
Denize ulaşan atıkların önemli bir bölümünün dereler ve akarsular üzerinden taşındığını ifade eden Hacısüleyman, denizlerin korunmasının yalnızca kıyı temizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Hacısüleyman, “Denizlerimizin korunmasını yalnızca kıyı temizliği olarak değil, kaynağından başlayan bütüncül bir çevre yaklaşımı olarak ele almalıyız. Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin de bu anlayışla hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.08.26 13:10:04
Son Düzenlenme Tarihi :