SON DAKİKA
header-ad

Depremlerin merkezinde kadın ayakkabısı sektörü canlanıyor

Kadın ayakkabısı üretiminde Türkiye'de ikinci sırada yer alan Kahramanmaraş'ta depremlerin ardından iş yerlerini açan esnaf, üretimini devam ettirerek hayatın normale dönmesine katkı sunuyor.

KAHRAMANMARAŞ (İHA) - 6 Şubat'ta yaşanan iki büyük depremin ardından bir yandan felaketin izleri silinmeye çalışılıyor, bir yandan da üretime tekrar başlanarak normale dönüşe çalışılıyor. Kadın ayakkabısı üretiminde Türkiye'de ikinci sırada yer alan Kahramanmaraş'ta, depremlerin ardından iş yerlerini açan esnaflar, yaz sezonu için ayakkabı üretimine bu sene geçte olsa başladı. Kahramanmaraş Kunduracılar Odası Başkanı Ali Köfte, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, ayakkabı sektöründe 5 bin kişiye istihdam sağlandığını belirterek, günde 30 bin kadın ayakkabısı üretildiğini söyledi.
Depremden 20 gün sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladıklarını ifade eden Köfte, "Tüm esnaflarımızın yıkılmış iş yerlerini tespit ettik. Tabi az hasarlı olan esnaflarımız da üretime başladı. İlk günlerde çalışanlarında psikolojisi çok bozuktu. Her geçen gün psikolojileri de düzelmeye başladı. Çalışanlarımızın da yakınlarından vefat edenler oldu. Birçok esnafımız vefat etti. Yaralı olanlarda var. Ölenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz" dedi.

"5 bin insana iş istihdamı sağlıyoruz"
Ayakkabıcılar sitesinde 40 tane iş yerinin yapılacağını belirten Köfte,"Biz de üretime başladık, inşallah devam ediyoruz. İş yeri yıkılan esnaflarımız için de ayakkabıcılar sitemizde 40 tane iş yeri yaptırıyoruz. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımızın da desteğiyle. Koordinatör valilerimiz, kaymakamlarımız, bunların da destekleriyle bu çarşıyı yaptırdığımız da dükkanları yıkılan iş yerleri sahipleri de orada üretime devam edecek. Kahramanmaraş'ta, kadın ayakkabı üretiminde Türkiye'de ikinci sırada üretim yapıyorduk. İnşallah toparlanıp eskisi gibi üretime devam edeceğiz. Günde 30 bin çift üretim yapıyoruz. 5 bin insana iş istihdamı sağlıyoruz"diye konuştu.

"Bizlere bir sanayi arsası tahsisi yaptı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından üretimi artırmak amacıyla yeni yapılacak iş yerleri için arsa tahsisi yapıldığına da dikkat çeken Köfte, "Cumhurbaşkanımız depremden sonra 3-4 kez Kahramanmaraş'a geldi. Allah razı olsun. Tüm bakanlar Kahramanmaraş'taydı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız üretim sektörünü nasıl geliştirebilir diye bizlere bir sanayi arsası tahsisi yaptı. Bu arsada dağınık ortamda yapılan üretimleri bir araya topladığımız da üretimi daha da artıracağımızı. Bunu da Kahramanmaraş Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü koordinatörlüğünde götürüyoruz" şeklinde konuştu.
İlerleyen süreçte konteyner iş yerlerinden kalıcı iş yerlerine doğru geçiş yapacaklarını aktaran Köfte, hem ekonomiye hem de istihdama daha da faydası olacağını sözlerine ekledi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.09 11:00:28
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Isparta Belediyesi, üretimi 2 katına çıkaracak

(İHA) - Isparta Belediyesi üretmeye, ürettikleri ile de şehri güzelleştirmeye devam ediyor. Belediyenin Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı Doğaltaş ve Beton Elemanları Tesislerinde üretim kapasitesinin arttırılması için yeni makineler gelirken, montaj çalışmalarında sona gelindi. Mevcut fabrika ve makinelerde de bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştiriliyor. Doğaltaş ve Beton Elemanları Tesislerinde kurulan ikinci ek üretim hattıyla kilit, bordür ve begonit taş üretimi 2 katına çıkarılacak. İhtiyaç olan beton santrali kurulumu için de çalışmalar aralıksız sürüyor.  
  Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, fabrikada ikinci ek üretim hattıyla kilit, bordür ve begonit taş üretim tesisi ile ilgili bilgiler aldı, beton santralinin kurulacağı alanı inceledi. Tesislerde önceki makinenin bakımının da büyük oranda tamamlandığı dile getirilirken, yeni üretim hattının kurulumunda da sona gelindiği aktarıldı. Yeni yapım alanlarıyla birlikte tesislerin 1.500 metrekare daha büyüyeceği belirtilirken, 20 yıldır hiç bakımı yapılmayan Doğal Taş Fabrikasında da gerekli çalışmaların başlatıldığı kaydedildi.
  Üretim alanının yeni yapılacak tesis alanlarıyla ve üretim kapasitesiyle iki katına çıkacağını söyleyen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Beton santrali ile birlikte taş üretim makinesi sayımızı 2’ye çıkarıyoruz. Mevcut üretim kapasitemiz de iki misline çıkmış olacak. Tesislerimizin eski halini gördüğümüzde çok kullanışlı değildi. Şu andaki çalışmalarla güzel bir alan oluşturuluyor, emeği geçen arkadaşlarımızın ellerine sağlık. 45 gün sonra tesislerimiz tamamlanacak ve yeni üretimlerimiz başlayacak” dedi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 10:53:41
Son Düzenlenme Tarihi :





PARMAK EMME, KALEM ISIRMA, TIRNAK YEME VARSA DİKKAT!!

Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir 3 yaş diş bakımı noktasında önemli uyarılarda bulundu. Çocukların süt dişlerinin tamamlandığı, ortalama 36 aylık dönemde, dişlerin ve çenelerin ideal büyüme ve gelişim doğrultusunda değerlendirilmesi için muayenenin şart olduğunu belirten Nurgül Demir parmak emme, kalem ısırma, tırnak yeme gibi durumlara dikkat çekti.

“Süt dişler çıkmaya başladığı andan itibaren, daimi diş dizilimlerinin tamamlanacağı yaşa kadar kontrol etmek büyük önem taşıyor.”   açıklamasında bulunan  Dt. Nurgül Demir sözlerine şöyle devam etti: “Dişlerin çiğneme, konuşma gibi fonksiyonlar sırasındaki görevlerini yerine getirebilmesi, çenelerin birbirleri ile olan kapanış ilişkilerinin fizyolojik sınırlarda korunabilmesi ve dişlerin normal konumlarında düzgün dizilmeleri ile estetik görünümün olması gerektiği gibi idame ettirilebilmesi çocuklarda hem ağız sağlığının hem de büyüme ve gelişim sürecinin önemli unsurlarındandır. Çenelerdeki konum ve yapı bozukluklarının, dişlerdeki dizilim ve şekil problemlerinin erken teşhisi, başarılı bir tedavinin ilk adımıdır.”

 

Diş yapısında hazar bırakabilir

Çocuklarda kötü ağız alışkanlıkları olarak tanımlanan alışkanlıkların ilerde sorunlara yol açabileceğini belirten Dt. Nurgül Demir “Parmak emme, kalem ısırma, tırnak yeme gibi bazı alışkanlıklar, dişler ve dişlerin dizildiği çene kemiklerine sürekli bir kuvvet uygulanmasına sebep olur. Dişlere ve çenelere iletilen bu kuvvetin sıklığı, süresi ve yoğunluğu dişler ve çenelerde oluşabilecek hasarın boyutu için belirleyici rol oynar. Dişlerin fazla önde konumlanması, ‘openbite’ dediğimiz ön ve arka dişlerin arasında çeneler kapandıktan sonra açıklık kalması, çenelerde oluşabilecek gelişim bozukluğunun bir sonucu olarak alt ve üst yüz oranlarının değişmesi çocuklardaki kötü ağız alışkanlıklarından kaynaklanabilecek problemlerden bazılarıdır. Dişler ve çenelere uygulanan kuvvetin süresi ve sıklığı, uygulanan kuvvetin büyüklüğünden çok daha büyük bir risk faktörü olarak karşımıza çıkar.”

 

Gelişimi engelleyebilir

“Dişlerin düzgün diziliminde ve çenelerin fizyolojik gelişimlerinin tamamlanmasında, dudakların, yanakların ve dilin fonksiyon sırasında ve istirahatte doğru konumlanması büyük önem taşımaktadır.” diyen Dt. Nurgül Demir “Dil veya dudakların fizyolojik işlevlerini yerine getirebilmesi için dudak ve dil bağı boyutlarının, yerleşimlerinin ideal olması gerekmektedir. Aynı şekilde, dilin pozisyonlanma farklılıklarına bağlı olarak görülen yanlış yutkunma alışkanlıkları ve dil itimi problemi ile dilin sürekli ön dişlere kuvvetlere uygulaması da çenelerin büyüme gelişim dönemlerinde bozukluklara sebep olabilir.” açıklamasında bulundu.

 

Ağızdan nefes alıp verme diş gelişimini etkiliyor

Çocukların ağızdan nefes alıp verme probleminin çocuklarda diş sağlığı ve çene gelişimini etkileyebilecek bir diğer risk faktörü olduğunu da söyleyen Dt. Nurgül Demir “Burundaki kemik eğrilikleri, geniz eti veya bademcik büyümeleri, alerjiler, üst çenenin normale göre daha geride konumlanması gibi etkenlerle, çocuklar, burundan değil, ağızdan nefes alıp vermeye başlarlar. Ağız solunumuna sebebiyet veren etken ortadan kaldırılmadığı sürece, dil istirahat konumunda üst çeneyi destekleyemez ve üst çene daralmasına, kapanış sırasında alt çene kaymasına, diş diziliminde bozulmalara, yüz yüksekliğinin artmasına ve çene eklemi hasarına neden olabilir.”

 

Diş sıkma yaygınlaştı

Artık yetişkinler kadar çocuklarda da diş sıkma alışkanlığının görülmeye başladığını söyleyen Dt. Nurgül Demir “Diş dizilim ve çene gelişimi bozukluklarındaki etkisine de değinmeden geçmeyelim. Diş sıkma alışkanlığı, duygusal stres, nörolojik problemler, dişlerdeki dizilim bozukluğu gibi etkenlerle oluşabilir ve diş sıkmaya, diş gıcırdatma da eşlik edebilir. Uyku sırasında veya gün içinde, diş yüzeylerine dikey veya yatay yönlerde iletilen kuvvet, çiğneme kuvvetlerine göre çok daha yıkıcı kuvvetlerdir. Zaman içinde çene eklemi problemleri, dişlerde çatlak ve kırıklar, kulak ve baş ağrılarının yanısıra; aynı zamanda diş yüzeylerinde aşınmalara da sebep olarak çenelerin kapanış sırasındaki normal boyutunun azalmasına, alt yüz yüksekliğinde düşüşe yol açabilir” diyerek ebeveynlere özel önerilerini şöyle sıraladı: 

 

1-Çocukların süt dişlerinin tamamlandığı, ortalama 36 aylık dönemde, dişlerin ve çenelerin ideal büyüme ve gelişim paternleri doğrultusunda değerlendirilmesi için, çocuk diş hekimi muayenesi şarttır.  

 

2-Eksik veya fazla dişler, kist, tümör vb. dişlerin düzgün dizilimini ve çenelerin gelişimini bozabilecek patolojilerin erken dönemde tespit edilmesi ve çocuğun yaşına göre ideal tedavinin planlanması gerekmektedir.

 

3-Çocuklarda kötü ağız alışkanlıklarının önüne geçilebilmesi, dil, dişler ve çenelerin ideal olmayan pozisyonlarının erken fark edilmesi, solunum bozukluklarının, diş sıkma probleminin, vücudun genel bütünlüğünü bozan sistemik hastalıkların diş ve çeneler üzerine olan etkilerinin erken teşhisi, uzun dönemde karşılaşılabilecek sorunları engelleyebilmemiz için önemlidir.

 

4-Çocuklarda erken yaşlarda önüne geçilemeyen kötü ağız alışkanlıklarının ve zamanında önlemi alınmayan diğer problemlerin ilerleyen yaşlarda da devam etmesi durumunda, dişlerdeki çapraşıklık ve çenelerdeki bozukluk için bir tedavi uygulansa dahi tedavinin geri dönme riski daha fazla olur. 

 

5-Çocuklarda yapılacak olan diş tedavilerinde başarının anahtarı çocuğun kooperasyonu ve ebeveynlerin tedavi sürecinde aktif ve yapıcı rol almalarıdır. Bu iki koşul sağlandığı takdirde, erken yaşta planlanacak ideal diş tedavileri ile ilerleyen yaşlarda rahat bir nefes almak mümkün olabilir.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.29 09:21:26
Son Düzenlenme Tarihi : 2024.06.29 09:24:38