SON DAKİKA
header-ad

DERE'DEN 15 TEMMUZ MESAJI

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün yıl dönümünü kutlayarak; gazilerimize şükranlarını sunduğunu, şehitlerimizi ise rahmet ve minnetle andığını belirtti.

AESOB Başkanı Adlıhan Dere 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında; “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü milli iradenin, birlik ve beraberliğimizin yeniden inşa edildiği kutlu bir zaferin yıl dönümüdür. Bu zafer şehit ve gazilerimizin üstün cesareti, milletimizin büyük fedakârlıklarıyla elde edilmiştir. Şanlı Türk Milleti 15 Temmuz 2016 Tarihinde bir kahramanlık destanı yazarak ülkesine ve devletine bağlılığını, demokrasi ve anayasal düzene olan inancını, aydınlık bir gelecek idealinden asla taviz vermeyeceğimizi tüm dünyaya haykırarak darbe girişimini etkisiz kılmış, hainleri hüsrana uğratmıştır. O gece darbe girişiminin püskürtülmesiyle Türk milleti, demokrasi adına büyük bir imtihan vermiş, milli iradeye sahip çıkma azmi ve kararlılığını tüm dünyaya ilan etmiştir. Esnaf ve sanatkarlarımız bu süreçte kepenklerini açarak vatandaşımıza moral vermiştir, bu ülkenin sahipsiz olmadığını göstermiştir. Esnaflarımız bu mukaddes topraklarda demokrasi düşmanlarına devletimizi ele geçirme fırsatını o gün vermediği gibi bundan sonra da vermeyecektir. Esnaf ve sanatkarlarımız Ahilik kültüründen gelen anlayışla her zaman olduğu gibi ülkesinin ve devletinin yanında yer alarak ezanımızın dinmemesi, bayrağımızın inmemesi ve vatanımızın bölünmemesi için ülkesine ve devletine canı pahasına sahip çıkacaktır. Türkiye Cumhuriyeti işte bu inanç, cesaret ve kararlılıkla demokrasimize ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerine bağlı kalacak, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Millet ve Tek Devlet ilkesi etrafında sımsıkı kenetlenerek hür, bağımsız ve aydınlık yarınlara doğru ilerlemeye devam edecek ve sonsuza dek varlığını sürdürecektir.” İfadelerine yer verdi.

 

Başkan Adlıhan Dere: “Bu duygu ve düşüncelerle 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün yıl dönümünde bağımsızlığımız ve demokrasimiz uğruna mücadele veren vatanın birlik ve bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm gazilerimize saygı ve şükranlarımı sunuyorum.” Dedi. -AESOB BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.14 14:03:20
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Çocuklarda Uyumsuzluk ve Davranış Problemlerine Dikkat!

Parmak emme, tırnak yeme, altına kaçırma, yalan söyleme, inatçılık, saldırganlık, kekemelik gibi davranış ve uyum bozuklukları çocuklarda sıklıkla görülüyor. Psikolog Ebru Özer Özkul, yanlış ebeveyn tutumları ve evlerdeki huzursuz ortamların bu tür sorunlara neden olabildiğini söyledi. Özkul ailelere önerilerde bulundu.
Çocuğumuzda uyum problemleri veya davranış bozukluğu varsa ne yapmalıyız? Ona karşı nasıl davranmalıyız? Psikolog Ebru Özer Özkul, çocuklarda görülen davranış ve uyum bozuklukları  ve bunların nedenleri konusunda önemli bilgiler verdi,
Çocukların bazı becerileri büyüme sürecinde yavaş yavaş kazandıklarını hatırlatan Ebru Özer Özkul, çocukta bir problem fark edildiğinde öncelikle bunun o gelişim dönemine uygun bir davranış mı, yoksa fizyolojik ya da psikolojik bir sorun mu olduğunun doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Davranışın sürekliliği ve yoğunluğunun davranış bozukluğu konusunda önemli bir gösterge olduğunu kaydeden Özkul; “çocuklarımız geniş ailemizin benzersiz mozaikleridir. 4 yaşındaki bir çocuk olmamış şeyleri olmuş gibi anlatabilir bu normaldir. Ama ilkokul çağına gelmiş bir çocuk bu davranışı gösterdiğinde uyum bozukluğundan söz edebiliriz.  Ya da çalma davranışından örnek verecek olursak; okul öncesi yaşlarda çocuklarda mülkiyet kavramı gelişmemiştir. Çocuk bir başkasına ait bir şeyi izinsiz alabilir, bu normaldir. Ama 12 yaşındaki bir çocuğun çalma davranışını bilmesini bekleriz” diye konuştu.
Tırnak yeme, altını ıslatma, kekemelik, gibi sorunların daha çok huzursuz ev ortamında ve baskıcı ailelerde büyüyen çocuklarda görüldüğünü kaydeden Psikolog Ebru Özer Özkul, çocuklarda görülen davranış ve uyum bozuklukları ile bunların çözümü konusunda şunları söyledi:
Parmak Emme
Çocuklarda en çok karşılaşılan davranış bozukluğudur. Çocuk ilk birkaç yıl parmağını emiyorsa bu normal. Fakat 7 yaşına gelmiş başparmağını deforme etmesine rağmen hala emiyorsa bu uyum bozukluğudur. Emme refleksi doğuştan karşılanması gereken bir refleks. Emme refleksinin giderilememesi buna sebep olabilir.  İki yaşına kadar emzik, biberon kullanmasına izin vermek gerekiyor. Eğer izin vermezsek ileriki yaşlarda da devam edebilir.
Ev ortamında yaşanan gerginlikler, yeni bir kardeşin doğması, okuldaki başarısızlık, terk etmeler, ayrılmalar, ölüm, travmalar, yer değiştirmeler, anneden ayrılma gibi durumlar çocuğun bu davranışına sebep olabilir.
Tırnak Yeme
3-4 yaşından sonra çocukların yüzde 33'ünde, erken ergenlik çağı çocuklarının yüzde 40-45'inde görülüyor. Ailede aşırı baskı, otoriter bir tutum, anne babanın geçimsizliği, evdeki sıkıntılı ve gergin ortam, çocuğun sürekli eleştirilmesi, azarlanması, kıskançlık gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Aşırı ilgili koruyucu ailelerin çocuklarında da görülebiliyor. Öğrenilmiş bir davranış olarak da ortaya çıkabiliyor. Çocuk çevresinde ağabey, abla ya da aile büyüklerinden birinin tırnaklarını kemirdiğini görüyorsa bu davranışı örnek alabiliyor.
Alt ıslatma & Kaka Kaçırma
Tuvalet eğitimi almış çocuğun altını ıslatması da bir problemdir. Sebebi fiziksel ya da duygusal olabilir. Genetik faktör önemlidir. Eğer ebeveynlerden biri geçmişte altını ıslatma sorunu yaşamışsa çocukta görülme oranı yüzde 25, eğer her iki ebeveynin geçmişinde de böyle bir sorun varsa çocukta görülme olasılığı yüzde 65'tir. Altını ıslatan çocuğu öncelikle fiziksel bir problem olup olmadığının belirlenmesi için doktora götürmek gerekir. 
Bazen çocuğun uykusu ağır olduğu için de altını ıslatabilir. Gece uyanamaz. Bu durumda onu uykuya dalmadan tuvalete götürmek ve gece uyandırmak gerekir.
Diğer yandan genetik geçiş, ağır uyku durumu  veya fiziksel bir sorun yoksa, 4 yaşını geçirmiş çocukların haftada 3-4 kez altını ıslatmasının psikolojik sebepleri olabilir. Bu durumda uzman yardımı alınmalıdır. Çocuğun ciddi duygusal sorunları var ama bunun altında yatan sebepler görülmezse tedavisi daha zor olur.
4 yaşını geçirmiş çocuklarda kaka kaçırma daha büyük bir sorundur. Anneye çok bağlı, daha inatçı, daha ketum çocuklarda görülür. Çocuk yetersiz eğitim nedeniyle bu alışkanlığı kazanamamış da olabilir. Eğer psikolojik nedenlerden kaynaklanıyorsa bu saldırgan bir tutumdur. Çocuk çok titiz bir anneyi cezalandırıyor, anneyle inatlaşmaya girmiş olabilir.
Yalan Söyleme
6 yaşına kadar çocuğun söylediği hayal ürünü şeyleri kabul etmemiz gerekir. Sonraki yaşlar bu bir davranış problemi olarak kabul edilir. Sebeplerine bakacak olursak; bazen bu öğrenilmiş bir davranış olarak ortaya çıkmaktadır. Anne baba yalan söylediği için, bazen kendi yalanlarına çocukları ortak ettikleri için çocukların da yalan söylediklerini görebiliyoruz. Çocuğa susması için ödül vaat etmek de onu yalana sürükler. Çocuk yalan söyleyerek kendine bir kazanç sağlamaya çalışır. Ceza korkusu varsa da çocuk yalan söyler. Çocuğun söylediği yalanı yargılamak yerine ona doğru davranışı kazandırmaya çalışmak gerekir.
Çalma Davranışı
Okul öncesi çocuklarda mülkiyet duygusu çok gelişmediği için başkasına ait bir şeyi alabilir. Bunu çalma olarak nitelendirmemek gerekir. Çocuğa başkasının bir şeyini almanın doğru bir davranış olmadığını açıklamak gerekir. Anne babanın paraya aşırı düşkün olması, cimri olması, ya da çocuğu parayla cezalandırma durumunda çocuklarda çalma davranışı gelişebilir. Bazen kıskançlıktan, rekabetten veya kendini daha değerli hissetmek için de bunu yapabilirler. Kardeşinin bir şeyini almak gibi.  Anne babaların aşırı disiplinli, katı, kıyaslayıcı olmaması gerekir.
İnatlaşma
Çocuğun inatçı olmasının sebebi annesiyle olan gergin ilişki dinamiği göze çarpan ilk bulgudur. Anne bir şeyleri dayatıyor, onunla inatlaşıyor olabilir Bazı çocukları disipline etmek zorlayıcı olabilir. Annenin ısrarcılığı çocuğu pasif bir direnmeye iter. Çok söylenen, çok ayrıntı veren, bir şeyin çok üzerinde duran, sürekli söyleyen, sürekli uyaran, sürekli kıyas halinde olan anne çocuk ilişkisi varsa inatçılık pasif agresif şekilde devam eder. 2-3 yaşlarında gelişimsel olarak inatlaşmayı normal kabul ederiz. İlerleyen yaşlarda sürerse davranış bozukluğu olduğu düşünülebilir.
Kekemelik
Çocuk küçük yaşlarda bazı kelimeleri telaffuz etmekte zorlanabilir. Genetik bir durum olan dil bağı ile doğan çocuğun cerrahi müdahale ile bu sorunu ortadan kalkabilir. Gelişim sürecinde mesela 4-5 yaşında bazen konuşma bozuklukları ve kekeleme durumuyla karşılaşabiliriz. Ama 12 yaşındaki çocuğun kekeme davranışı daha yerleşiktir. Öncelikle fizyolojik bir sorun olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu tür bir sorun varsa konuşma terapileri ile sorun giderilebilir.
Psikolojik kökenli kekemelikler ise çoğunlukla geçicidir. Çocuğun içsel dünyasının izlenmesi anlaşılmaya çalışılması önemlidir, Ergenlikte azalmaya başlar 20'li yaşlardan sonra geçer. Ama kişi korktuğu, strese girdiği, çaresiz kaldığı, baş edemediği durumlarda yetişkinken yeniden ortaya çıkabilir.
Çocukta kekeleme göründüğünde onu küçümsemek, eleştirmek yanlış olur. Görmezden gelmek de doğru değildir. Kendiliğinden geçmesi beklenmemeli, kekemeliğin sebebine göre uzman yardımı alması sağlanmalıdır.
Saç Koparma
Daha çok kız çocuklarında saç koparma, kaş koparma, deri yolma gibi durumlarla karşılaşılabilir. Genellikle stresi yenmek, kendilerini sakinleştirmek için yaptıkları bir davranıştır. Anneyle çocuk arasında bağın sağlıklı kurulamamasından kaynaklı olabilir.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 13:31:32
Son Düzenlenme Tarihi :





Boşanma sürecinde velayeti alan baba, annesinin götürdüğü 4 yaşındaki oğlundan haber alamıyor

Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Levent Koç, 4 yaşındaki oğlunun boşanma sürecindeki eşi Ü.K. tarafından kaçırıldığını iddia ederek, "Boşanma davası açınca 6 ay önce annesi oğlumu alarak babasının evine götürdü. Mahkeme temmuz ayı içinde velayeti bana verince annesi oğlumla birlikte ortadan ..

Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Levent Koç, 4 yaşındaki oğlunun boşanma sürecindeki eşi Ü.K. tarafından kaçırıldığını iddia ederek, "Boşanma davası açınca 6 ay önce annesi oğlumu alarak babasının evine götürdü. Mahkeme temmuz ayı içinde velayeti bana verince annesi oğlumla birlikte ortadan kayboldu. Eşim oğlumu sık sık dövüyordu. Oğlumun hayatından endişe ediyorum"dedi.
Alanya’nın Kestel Mahallesi’nde kendilerine ait 3 katlı binada yaşayan Levent Koç, temmuz ayından itibaren velayeti kendisinde olan 4 yaşındaki oğlunu boşanma aşamasındaki eşi Ü.K.K., tarafından kaçırıldığını iddia etti. 6 aydır oğlu Y.K’nin annesi ile birlikte kayınpederinde kaldığını söyleyen Levent Koç, velayet çıktığı tarihten beri 1 aydır oğlundan haber alamadığını ifade etti.
Jandarmaya ve savcılığa müracat ettiğini kaydeden Levent Koç, çocuğunun bir gün beşiğinde yatmadığını, aldığı oyuncaklarla bile annesinin oynatmadığını söyledi.

"Saklıyorlar"
Baba Levent Koç, boşanma davası sürecinde eşi Ü.K.K.’nın psikolojik sorunları olduğunu ve bunların belgeleriyle kanıtlanarak mahkemede çocuğun velayetini aldığını iddia ederek şöyle konuştu: "Normal bir durumda küçük çocuk babaya verilmez, anneye verilir ama eşimin psikolojisi bozuk olduğu için bana verildi. Elimdeki görüntülerde eşim oğlumun kolunu sıkıyor. Oğlum ağlıyordu o sırada bende arkadan gizlice görüntü çekiyordum. Bunu anlayınca bana da saldırdı. Bunlar ispatlandı, velayetini aldım. Adliyeden memurlar çocuğumu almak için gitti, çocuğun olmadığını ve kaybolduğunu söylemişler. Ancak çocuk kayıp diye arama ilanı vermiyorlar. Eşimin akrabaları gizliyorlar ve kendilerininde bilmediklerini söylüyorlar. Madem bilmiyorlar neden bugüne kadar kızlarının ve torununun kayıp olduğuna dair jandarma yada savcılığa şikayette bulunmamışlar. Saklıyorlar".

"Babaannenin gözyaşları"
Kayıp çocuğun babaannesi Ümmühani Koç ise gözyaşları içinde, "Torunumun bulunmasını istiyorum. Onsuz yaşayamıyorum. Çocuğumu sağlıklı, huzurlu teslim almak istiyorum. Görenlerin haber versin"dedi.
Levent Koç eşinin ailesinin kendisine çeşitli iftiralar attığını dile getirerek, evindeki ambalajı açılmamış oyuncak, mutfak malzemeleri ve giyecekleri gösterdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.28 15:30:39
Son Düzenlenme Tarihi :